Stanford J. Shaw – Yahudi Soykırımı ve Türkiye (2014)

  • YAHUDİ SOYKIRIMI VE TÜRKİYE, Stanford J. Shaw, çeviren: Fahir Armaoğlu, Timaş Yayınları, tarih, 511 sayfa

Stanford J. Shaw, Yahudi Soykırımı sırasında Avrupa Yahudilerine kapılarını açan Türkiye’nin rolünü irdeliyor. Türkiye’nin 1930’larda, Nazilerin ülkeden attığı Yahudileri korumasına almasını ve ülkede Nazilerden esinlenilen Yahudi aleyhtarı hareketlerin bastırılmasını ele alan Shaw, bu uygulamalarla karşıtlıklar oluşturan Varlık Vergisi faciasını; devamında ise, Soykırım esnasında Yahudilerin Nazilerden kurtarılması için Türkiye’nin Yahudilere Türk pasaportu ve vatandaşlık belgesi vermesini; Fransa’daki Yahudi aleyhtarı kanunların uygulanmasının önüne geçmek amacıyla yürütülen diplomatik teşebbüsleri araştırıyor.

Gül Yaşartürk (der.) – Ve Sinema (2014)

  • VE SİNEMA, kolektif, derleyen: Gül Yaşartürk, Doruk Yayınları, sinema, 303 sayfa

‘Ve Sinema’, uzmanlık alanı sinema dışı disiplinler olan akademisyen ve yazarların, Türkiye sinemasında 1990 sonrası üretilen filmlere dair yazılarından oluşuyor. Kitap bu yönüyle resim, tiyatro, edebiyat, mimari, fotoğraf, felsefe, psikanaliz, sosyoloji, tarih ve çağdaş sanatlar gibi disiplinler ile sinema arasında bağlantılar kurmasıyla dikkat çekiyor. ‘Vizontele Tuuba’da ses ve müzik, ‘Cenneti Beklerken’de resim sanatının görünümü, dünya edebiyatı ve Türk sinemasında Yalnız Çelebi arketipi, sinemada fotoğrafik temsil, ‘Uzak’ın Lacan’cı yorumu ve çağdaş sanatta belgesel temelli yaklaşım, kitapta ele alınan bazı konular.

Selahattin Yolgiden – Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler (2014)

  • EVE GEÇ KALDIM YALNIZLIK BEKLER, Selahattin Yolgiden, Kırmızı Kedi Yayınevi, şiir, 68 sayfa

Selahattin Yolgiden’in son şiirlerinden oluşan ‘Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler’deki şiirler, ressamların adını taşıyor.  Şair ‘dürer’de şöyle diyor: “gömmeye kıyamadığım ölülerim / koltuğumun altındaki çantada / yüzümü kıyamete kadar sakladım // gelene geçene kalbimi gösteriyorum / çıkarıp sımsıkı avuçlarımda / bütün bir yıl sığınıyorum, biteceğini bile bile / baharla birlikte uzaklara gidecek kedere // yağmuru özleyenlerden misiniz / kuleli evlerinin damlarında tıp tıp / doğu avrupa’nın ıssız bir sokağının // içinde acıdan bir tepe oluştu ve dışım / aldırmaz görünür hiçbir şeye / görmezden gelir gibi bir körün gözlerini (…)”

Nikolay Vasilyeviç Gogol – Mirgorod Öyküleri (2014)

  • MİRGOROD ÖYKÜLERİ, Nikolay Vasilyeviç Gogol, çeviren: Mehmet Özgül ve Kayhan Yükselir, Everest Yayınları, öykü, 278 sayfa

Kendisi de Ukrayna’da orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya gelen Gogol’ün ‘Mirgorod Öyküleri’, yazarın kökenine, çocukluğuna doğru yaptığı bir yolculuk. Gogol burada yer alan öykülerinde, çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak geleneklerini yoğun bir biçimde kullanıyor. Kitapta, yazarın daha önce ayrı ayrı yayınlanmış ‘Eski Zaman Beyleri’, ‘Taras Bulba’, ‘Viy’ ve ‘İvan İvanoviç ile İvan Nikiforoviç’in Nasıl Tanıştıklarının Öyküsü’ isimli eserleri yer alıyor. Yazar, bu öykülerinden en meşhuru olan ‘Taras Bulba’da, saygın bir Kazak komutan olan Taras Bulba ile oğulları Ostap ve Andrey’in kahramanlık hikâyesini sunuyor.

Mihail Bulgakov – Kader Yumurtaları (2014)

  • KADER YUMURTALARI, Mihail Bulgakov, çeviren: Erdem Erinç, Everest Yayınları, roman, 98 sayfa

Mihail Bulgakov, hiciv romanı ‘Kader Yumurtaları’nda, Rusya’da bir profesörün adeta bir Frankenstein yaratarak ülkeyi büyük bir karmaşaya sürüklemesi üzerinden, Stalin döneminin “büyüme” ve “ilerleme” politikalarıyla alay ediyor. Romanın başkahramanı olan zooloji profesörü Vladimir Persikov, canlı organizmaların büyüme hızını artıran bir “kızıl” ışın keşfeder. Fakat keşif, felaketle sonuçlanacaktır. Keşfin neticesinde korkunç değişimler geçiren sürüngenler, Moskova’nın kapılarına dayanacaktır. Bulgakov, başkahramanı Persikov’da Lenin’i, işler bozulunca çareyi kaçmakta bulan Kadert’te ise Troçki’yi resmetmiş.

Samed Behrengi – Tarhun (2014)

  • TARHUN, Samed Behrengi, çeviren: İlknur Özdemir, resimleyen: Serap Deliorman, Kırmızı Kedi Yayınevi, çocuk, 62 sayfa

Samed Behrengi ‘Tarhun’da, hayatı sorgulamasıyla kardeşlerinden ayrılan Tarhun’un, babasından beklenmedik bir hediye istemesinin ardından yaşadıklarını anlatıyor. Bir tüccarın kızı olan Tarhun, ablalarına hiç benzememektedir. Her birinin ayrı şımarıklıklara, çeşit çeşit isteklere sahip olduğu ablalarının aksine Tarhun, yalnızca kendisine verilenle yetinen, asla babasından hediye istemeyen bir karakterdedir. Günün birinde baba, büyük bir kutlama yapmaya karar verir. Tüccarın bütün kızları babalarından değerli hediyeler ister. Fakat Tarhun’un istediği hediye, o kadar sıra dışıdır ki, baba bunu tüm aramalarına rağmen bulamaz.

Dilek Yankaya – Yeni İslâmi Burjuvazi (2014)

  • YENİ İSLÂMİ BURJUVAZİ, Dilek Yankaya, çeviren: Melike Işık Durmaz, İletişim Yayınları, inceleme, 270 sayfa

Dilek Yankaya dikkat çekici çalışmasında, AKP iktidarıyla hız kazanarak 2000’li yıllardan beri büyüyen İslâmi burjuvaziyi derinlikli bir analize tabi tutuyor. Çalışma, MÜSİAD’ın beş kurucu üyesi ve bir başkan yardımcısının yanı sıra İstanbul’da ve ekonomik dinamizmi dolayısıyla seçilen Sakarya, Konya, Kayseri ve Antalya’daki üyelerle gerçekleştirilen bir saha çalışmasının verilerine dayanıyor. Yankaya, İslâmi burjuvazinin ortaya çıkışını, İslâmi burjuvazinin seçkinler sınıfına girişini, İslâmi burjuvazinin örgütlenme kültürünü ve İslâm’ın ekonomik davranış biçimlerine eklemlenmesinin toplumsal/politik dinamiklerini araştırıyor.

Filiz Özdem (haz.) – Erciyes’in Rüyası: Kayseri (2014)

  • ERCİYES’İN RÜYASI: KAYSERİ, hazırlayan: Filiz Özdem, fotoğraflar: Hakan Ezilmez, Yapı Kredi Yayınları, şehir, 495 sayfa

Kapsamı ve görsel zenginliğiyle öne çıkan çalışma, Kayseri’yi tarihinden mimarisine, müzik kültüründen ekonomik faaliyetlerine pek çok yönüyle irdeliyor. Eski Anadolu’nun uluslararası ticaret merkezi Kültepe-Kaniş, Kayseri’deki Roma ve Bizans dönemi eserleri, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Kayseri, Kayseri’de yaşam ve sivil mimari, şehrin geleneksel bağ evleri, Kayseri’de müzik kültürü, Türk sinemasında Kayseri ve Kayserililer, Kayseri yöresi geleneksel el sanatları ve Kayseri ekonomisi gibi, şehri farklı açılardan ele alan makalelerin bulunduğu kitap, Kayseri’yi belgeleyen çok sayıda fotoğrafla da zenginleştirilmiş.

Müjdat Gezen – Yababilirsin (2014)

  • YAPABİLİRSİN, Müjdat Gezen, Elma Yayınları, kişisel gelişim, 139 sayfa

Usta tiyatrocu Müjdat Gezen ‘Yapabilirsin’de, kendi deneyimlerinden de yola çıkarak, başarılı olmak konusunda ipuçları sunuyor. Gezen, tiyatro sanatını icra ederken yaşadığı zorlukları ve bunları hangi motivasyonlarla aştığını; gündelik hayatın her alanında karşılaşılan başarı ve başarısızlığa dair durumları; öfkenin ve başarısızlık duygusunun nasıl aşılabileceğini Nelson Mandela, Aziz Nesin ve Nâzım Hikmet gibi isimlerin azim öyküleriyle harmanlayarak anlatıyor.

Michael Norton – Hollanda Altın Çağı’nda Sanat ve Ticaret (2014)

  • HOLLANDA ALTIN ÇAĞI’NDA SANAT VE TİCARET, Michael Norton, çeviren: Taciser Ulaş Belge, İletişim Yayınları, sanat, 205 sayfa

Michael Norton nitelikli çalışmasında, 17. yüzyıl Avrupa’sının en kentleşmiş toplumu olan Hollanda’daki ekonomik, toplumsal ve sanatsal gelişmeleri araştırıyor. Bu yüzyılda, Hollanda’da yılda 70 bin resim yapıldığını ve 110 bin parça kumaş dokunduğunu söyleyen Norton, Hollanda resminin tarihsel özelliklerini; Hollanda ekonomisi ve Hollanda toplumunun özgünlüklerini; sanatçıların kökeni, nasıl bir eğitim gördükleri, sanatsal üretimlerini nasıl örgütledikleri ve böylece geçimlerini nasıl sağladıklarını; ticari gelişmelerin bir yansıması olarak ortaya çıkan sanatçı himaye kültürünü, sanat pazarını ve koleksiyonculuğu irdeliyor.