Todd McGowan – Evrensellik ve Kimlik Siyaseti (2023)

Modern dünyanın büyük siyasi fikirleri ve hareketleri evrensel bir özgürleşme vaadi üzerine kurulmuştur.

Ancak son yıllarda solun büyük bir kısmı bu tür isteklere şüpheyle yaklaşmaya başladı.

Eleştirmenler evrensellik çağrısını bir tahakküm biçimi veya başkaları adına konuşmanın bir yolu olarak görüyor ve genellikle “kimlik siyaseti” olarak alay edilen bir tikelcilik siyasetini desteklemeye başladılar.

Diğerleri, hem merkezciler hem de muhafazakârlar, evrenselciliği yirminci yüzyıl totalitarizmi ile ilişkilendirmekte ve felakete yol açmaya mahkûm olduğunu düşünüyor.

Bu kitap, siyasi düşünce ve eylemi yeniden düşünmemize yardımcı olacak yeni bir evrensellik anlayışı geliştiriyor.

Todd McGowan, eşitlik ve özgürlük gibi evrensellerin bize dayatılmadığını savunuyor.

Bunlar, yokluklarına dair ortak deneyimlerimizden ve onlara ulaşmak için verdiğimiz mücadeleden ortaya çıkıyor.

McGowan, Nazizm ve Stalinizm tarihini yeniden gözden geçiriyor ve ırkçılık, cinsiyetçilik ve homofobiyle mücadele eden hareketlerin evrenselliğini geri kazanıyor.

Sağ ve Sol arasındaki ayrımın tikelliğe karşı evrensellikten kaynaklandığını gösteriyor.

Solculara yöneltilen kimlik siyaseti suçlamasına rağmen, her özgürleştirici siyasi proje temelde evrenseldir ve kimlik siyasetinin gerçek savunucuları sağ kanattır.

‘Evrensellik ve Kimlik Siyaseti’, çağdaş siyaset, film ve tarihten çok çeşitli örneklerle kimlik çıkmazlarına bir panzehir ve yirmi birinci yüzyıl kolektif mücadelesine dair ilham verici bir vizyon sunuyor.

Evrensellik nedir?

McGowan, kendine özgü titizliğiyle, evrenselliğin ortak eksikliğimiz, her şeye rağmen gerekli bir toplumsallığın eksik temeli olduğunu çarpıcı bir şekilde savunuyor.

Evrenselliği pozitif içerik ve şiddetli baskı ile birleştiren birçok teoriye karşı, Evrensellik ve Kimlik Politikaları tikelin ötesindeki hareketlerin dayanışma için nasıl vazgeçilmez olduğunu gösteriyor.

Kitaptan bir alıntı:

“… modern dünyaya hızlı bir bakış, gemi azıya almış özgürlüksüzlüğün ve eşitsizliğin her yerde hazır ve nazır olduğunu gösterir. Başlangıcından itibaren modernite Fransız Devrimi’nde dile getirilen vaadi yerine getirmemiştir. Ve şimdi, bugünün toplumu bu başarısızlığın bir anıtı olarak ortada duruyor. Ufacık çocuklar Kongo’da ölümcül koşullarda iPhone üretimi için gerekli madenleri çıkarıyor. Vietnam’daki işçiler açlık sınırındaki ücretler karşılığında, binlerce dolara mâl olan elektronik teçhizatın montajını yapıyor. ABD’de polis siyah bireyleri sırf siyahlar diye vuruyor. İnsan taciri şebekeleri gezegenin dört bir yanında binlerce kadını seks kölesi olarak satıyor. Gey gençlerin intihar etme oranı heteroseksüel gençlere kıyasla dört kat daha fazla. Sağcı popülist liderler zengin çıkar gruplarının gücünü korumak için milli bölünmeleri sertleştiriyor. Bu dehşetengiz eşitsizliklerin modernitenin doğuşundan yüzyıllar sonra bile devam ediyor olması bunların modern dünyanın salt anomalileri değil, kurucu unsurları olduğunu gösteriyor. Modernitede, siyasi gerekçesini yitirmiş olsa da eşitsizliği kabul ediyoruz.”

  • Künye: Todd McGowan – Evrensellik ve Kimlik Siyaseti, çeviren: Erkal Ünal, Axis Yayınları, siyaset, 254 sayfa, 2023

Kolektif – Konut ve Yaşam Çevreleri (2023)

Türkiye’de inşaata dayalı ekonomik büyüme modeli, büyük ölçekli altyapı ve konut projeleri, konut üretim seferberliği, sosyal konut projeleri ve kentsel dönüşüm hamlelerinin yanında ortaya çıkan konut ve yaşam çevreleri krizini nasıl yorumlayabiliriz?

Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyesi Ö. Burcu Özdemir Sarı’nın editörlüğünü üstlendiği ‘Konut ve Yaşam Çevreleri: Çok Boyutlu Bir Sorun Alanı’; sosyal politikalara, konuta, kente, yaşam çevrelerine ve alternatif yaşam kurgularına ulusal ve küresel ölçekte odaklanıyor.

Yirmi birinci yüzyılda konut sorununun; yeterli, yaşanabilir, insana yakışır ve karşılanabilir konuta erişim krizine dönüştüğü iddiasını taşıyan bu çalışma, konut ve yaşam çevrelerine ilişkin konuları irdeliyor.

Bu çalışma, özellikle 2000’li yıllarda; iklim değişikliği, ekonomik krizler ve Covid-19 gibi küresel ölçekte etkileri olan olayların konut ve yaşam alanlarımızı nasıl etkilediğiyle ilgileniyor.

Konuta erişim krizinin her geçen gün arttığı günümüzde, dünya çapında bu krizden etkilenen toplum kesimlerinin genişlediği biliniyor.

Çalışma, odağını Türkiye’ye çevirdiğinde; son yirmi yıllık süreçte, küresel boyuttaki konut krizinin ulusal ölçekteki yansımalarının yanı sıra konut ve yaşam çevrelerinde ülkemize özgü çok sayıda konu ve sorun alanı geliştiğini ortaya koyuyor.

Mimarlık, şehir planlama, kentsel politika, sosyoloji gibi alanlardan beslenen çok disiplinli çalışma, sosyal konut politikalarından afetlere dirençli konut politikalarına, enerji verimlilik yaklaşımlarından yakıt yoksulluğuna, Covid-19 salgınından toplumsal cinsiyete, toplu konut alanlarında mekân kalitesinden sürdürülebilirlik kavramına birçok konuda, okurları konut krizi hakkında soru sormaya ve ortak çözümler aramaya davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – Konut ve Yaşam Çevreleri: Çok Boyutlu Bir Sorun Alanı, editör: Ö. Burcu Özdemir Sarı, İdealKent Yayınları, kent çalışmaları, 470 sayfa, 2023

Kolektif – Cumhuriyet Fikri (2023)

Düşüncenin özgürlüğüyle birlikte o düşüncenin canlılığı ve sürekliliği esastır.

Özgürlük, eşitlik ve adaletin önce düşüncede soyut olarak ortaya koyulması, sonrasında dayanışma, kardeşlik ve ortaklıkta somut bir belirlenim alması, devrim fikrinde ve bunun bir tezahürü olan cumhuriyette yankısını bulmuş, geri döndürülemez bir fikrin tarih-üstülüğü, tarihsel belirlenimler kazanmasıyla kendi bedenini oluşturmuştur.

Bu kitap, Cumhuriyet’in 100. yıl dönümünde farklı veçheleriyle ve eleştirel anlamda bu sürekliliğe ve kopuşa geniş bir çerçeveden bakıyor.

  • Künye: Kolektif – Cumhuriyet Fikri, derleyen: Güçlü Ateşoğlu, Kurtul Gülenç, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 208 sayfa, 2023

Meropi Anastassiadou – 19. Yüzyıl İstanbul’unda Rumlar (2023)

Meropi Anastassiadou bu kitabında Pera Rumları özelinde İstanbul’un toplumsal, ekonomik, kültürel ve kentsel değişiminin izlerini sürüyor.

On dokuzuncu yüzyıl başında henüz bir mahalle olan Pera’nın yarım yüzyıl içinde Osmanlı modernleşmesinin vitrini ve yüzünü Avrupa’ya çevirmiş bir başkentin kalbi haline gelişini anlatıyor.

Kiliseleri, okulları, hastaneleri, hayır kurumları ve görkemli mimari eserleriyle İstanbul’daki Rum varlığını, İstanbul Rum toplumunun zengin mirasını aktarıyor.

Aynı zamanda Rumların gündelik yaşamından kesitler sunuyor.

Milliyetçiliğin yükseldiği bir çağda kozmopolit bir kentin dönüşümünü, Tanzimat döneminde yapılan reformların Rum kurumları üzerindeki etkisini gösteriyor.

Siyasal çalkantılar, rakip ideolojiler, savaşlar ve göç ekseninde cemaat içi dinamikleri, tartışmaları, gerilimleri ve uzlaşmaları yorumluyor.

On dokuzuncu yüzyıl dönümünde bir semtin, bir cemaatin, bir idealin parlayışı ve sönüşünün hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Meropi Anastassiadou – 19. Yüzyıl İstanbul’unda Rumlar: Pera Cemaatinin Toplumsal Kültürel Tarihi, çeviren: İsmail Yerguz, Alfa Yayınları, tarih, 480 sayfa, 2023

Erol Çağlar – Napolyon’un Peşinde Bir Osmanlı (2023)

Osmanlı İmparatorluğu en uzun yüzyılına girerken Avrupa önce Fransız Devrimi’nin sonrasında da Napolyon ordularının yol açtığı son derece çalkantılı bir dönemden geçiyordu.

Napolyon Bonapart’ın İtalya’dan Mısır’a, İber’den Rusya’ya uzanan macerası, İmparator oluşu ve 1814’te iktidardan düşüşü Modern tarihin en büyüleyici sahnelerinden biri olmuş, Napolyon efsanesi iki yüz yıldır edebiyattan akıl hastalıklarına her sahada temsil bulmuştur.

Erol Çağlar büyük bir titizlikle, yolu sadece Napolyon’la kesişmekle kalmamış, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu büyük sarsıntılar döneminde kilit bürokratlarından biri olmuş Seyyid Mehmed Emin Vahîd Efendi’nin hikâyesini ve 1808 yılında III. Selim’in görevlendirmesiyle çıktığı elçilik seyahatini gün yüzüne çıkarıyor.

Vahîd Efendi, Fransız elçisi General Sebastiyani’nin aracılık ettiği bu seyahatinde Napolyon’la olası bir Rusya seferi için ittifak antlaşması yapmak ve detayları istişare etmek için yola çıkar.

‘Sefâretname’de Edirne’den başlayarak Vidin, Temeşvar, Budapeşte, Viyana, Krakov, Varşova üzerinden Paris’e gider.

Vahîd Efendi’nin hatıratı hem diplomatik hem de dönüşen Batı şehirlerine dair gözlemlerde bulunur.

Çağlar’ın geniş bir özetle, özgün dilinde sunduğu bu sefaretnameye Vahîd Efendi’nin İngiltere ile imza ettiği Kale-i Sultaniye Antlaşması’na dair takrirleri ve antlaşma metni eşlik ediyor.

  • Künye: Erol Çağlar – Napolyon’un Peşinde Bir Osmanlı: Seyyid Mehmed Emin Vahîd Efendi ve Fransa Sefâretnamesi, Telemak Kitap, tarih, 220 sayfa, 2023

Çiğdem Oğuz – Osmanlı’da Ahlak Buhranı (2023)

 

Çok çeşitli orijinal kaynaklara dayanan bu çalışma, bize Birinci Dünya Savaşı sırasında bir İslam İmparatorluğu olarak Osmanlı’nın meşruiyeti açısından çok önemli olan genel ahlak meselesine ilişkin tartışmaların ve bu konudaki gerçeklerin tam ve çok katmanlı bir resmini sunuyor.

Böyle az araştırılmış bir konu hakkında usta işi bir sosyal ve kültürel tarih kitabı olarak okunabilecek Çiğdem Oğuz’un çalışması, ahlaki gerileme ve Müslüman kimliği tartışmalarına odaklanan, cinsiyet ve aileye ilişkin politikaları araştırıyor, bize Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Osmanlı iç cephesi ve bunun yol açtığı sosyokültürel dönüşüm hakkında özgün bir analiz sunuyor.

Çalışma, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı yıllarına ait sağlam empirik verilerini kullanarak, birbiriyle yarışan ahlak vizyonlarının ve ahlaki kriz üzerine artan söylemin kriz, çürüme, kargaşa ve dönüşüm içindeki bir toplumun durumunu nasıl ve neden yansıttığını ortaya koyuyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yaşanan siyasi ve toplumsal krizin nedenlerini ve çözümlerini arayan ve bugünkü Türkiye’ye miras kalan birçok fikrî cereyan ortaya çıktı.

Her kesim kendi reçetesinde önce toplumun ahlak buhranına çare aradı.

Oğuz, ideolojilerin uğrak noktası hâline gelen bu tarihsel olguya geç dönem Osmanlı siyasi düşünce tarihinden günümüz Türkiyesi’ne derinlikli bir bakış sunuyor.

  • Künye: Çiğdem Oğuz – Osmanlı’da Ahlak Buhranı: Birinci Dünya Savaşı’nda Toplum, Siyaset ve Toplumsal Cinsiyet, çeviren: Ertan Akkaş, Fol Kitap, tarih, 320 sayfa, 2023

Stuart A. Kauffman – Kutsalı Yeniden Keşfetmek (2023)

  • Cansız madde nasıl olur da kendiliğinden canlılığa yol açar?
  • Zihin dediğimiz şey nerden çıktı?
  • Peki ya ahlâk?
  • Bütün bunlar tanrısal bir müdahale olmadan çıkar mı?
  • Bilim bu soruya evet olarak cevap verdiği için kutsallığı kaldırmakla suçlanıyor.

Oysa 3,8 milyar yıllık evrimden sonra canlı bir hücrenin örülmüş tümleşik karmaşıklığını düşünün: Hücrenin bir çırpıda biçimlendirildiğini varsaymak mı, yoksa canlı organizmanın gelişen biyosfer tarafından yaratıldığı gerçeğini kabul etmek mi daha harikadır?

Öndegelen karmaşıklık kuramcısı Stuart Kauffman, ortaya çıkmakta olan bilimsel temelli bir dünya görüşüne dayanan yeni bir doğal tanrısallık anlayışı öneriyor.

O soğuk, cansız bir evrene “tanrı” sokmaya çalışmıyor; bunun yerine, kutsal saydığı tanrısal niteliklerin ‒yaratıcılık, anlam, amaçlı eylem– aslında evrenin bilimsel olarak araştırılabilecek özellikleri olduğunu savunuyor.

Kauffman’ın tanrısallık yorumu, okurların fikirlerine bilimsel düşüncenin her düzeyinde meydan okuyacaktır.

  • Künye: Stuart A. Kauffman – Kutsalı Yeniden Keşfetmek: Doğanın Kendini Yaratma Macerası, çeviren: Zekeriya Aydın, Alfa Yayınları, bilim, 408 sayfa, 2023

Kolektif – Anadolu’nun İmarında Yarışmalar (2023)

Kuşkusuz, mimari proje yarışmaları, Cumhuriyetin ilanının hemen ardından ülkede modern mimari kimliğin oluşturulması ve modern mimarlık anlayışının yaygınlaştırılması sürecinde önemli roller üstlendi.

Anadolu’nun farklı şehirlerinde kamu yapılarına odaklanan mimari proje yarışmaları düzenlenmiştir.

Bu kitap, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerin dışındaki Anadolu coğrafyasında, modern mimarlık örneklerinin belgelendiği bir çalışma olmanın ötesinde, 1930-1990 yılları arasındaki bir dönemin “mimarlık ortamının” anlaşılmasına katkı sağlıyor.

Literatüre eksik olarak eklemlenmiş veya hiç ele alınmamış yarışmaları belgelemek, yapıların güncel durumlarını ortaya koymak ve sonuç olarak mimarlık yazınına bir kaynak eser kazandırmak hedefiyle tasarlanmış geniş katılımlı bir projedir.

Mimari projelerin gerçekleştirildiği 10’ar yıllık periyotlar halinde ait oldukları dönemlerin sosyal, kültürel ve siyasi bağlamları da dikkate alınarak, seçilen yapılar değerlendirilmiş, analiz edilmiş.

  • Künye: Kolektif – Anadolu’nun İmarında Yarışmalar (1930-1990), editör: Filiz Sönmez, Semra Arslan Selçuk, İdealKent Yayınları, mimari, 480 sayfa, 2023

Melis Gönenç – İslamcı Yıllarda Devlet Opera ve Balesi (2023)

Devlet Opera ve Balesi (DOB), özgül tarihsel koşullar gereği, ülkemizde yalnızca opera ve bale sanatının değil, siyasal alanın da barometrelerinden biridir.

Yüksek sanatlarda laik Cumhuriyet’in en arı kültür ve kurumu niteliğini taşıyor oluşu, Laik Cumhuriyet düşmanı gerici ideoloji ve iktidarların ilk hedeflerinden olmasına yol açmıştır.

İslamcı karanlık, 20 yılı aşkın iktidar döneminde, kurum içinden devşirdiği ve çoğumuzun “ilerici/çağdaş” kimlikli olarak tanıdığı işbirlikçileri eliyle, hem opera-bale sanatında, hem de DOB’da önemli bir yıkıma neden olmuştur. Kitap, Cumhuriyet’in 100.yılında, tarihselci bir yaklaşımla bu yıkımı tutanak altına alma çabasıdır.

  • Künye: Melis Gönenç – İslamcı Yıllarda Devlet Opera ve Balesi, Yazılama Yayınları, sanat, 628 sayfa, 2023

David S. Meyer – Toplumsal Hareketler (Bazen) Nasıl Fark Yaratabilir? (2023)

Dünyayı değiştirmek için protestolara katılırız, değişimde bir katkımız olabileceğini, bir fark yaratabileceğimizi düşündüğümüzden.

Bazen bu hedefe ulaşırız ve bir şeyleri değiştirmeyi başarırız.

Ama kimse bu noktaya kendi kendisine gelemez ve çoğu kez değişim tam istenen şekilde, istenen anda gelmez.

Bu kısa ve öz çalışma, sıradan insanların dünyayı nasıl ve hangi şartlarda etkileyebileceğini, bazen işlerin neden plana göre gitmediğini açıklıyor.

David S. Meyer, toplumsal hareketler külliyatını derinlemesine inceleyerek toplumsal hareketlerin ortaya çıkışını, devrim hareketleriyle arasındaki farkı ve aktivistlerin içine bulunduğu dönemde siyaseti, politikaları, kültürü ve yaşam biçimini nasıl etkilediğini irdeliyor.

Aktivistlerin oluşturduğu siyasi değişim anlatılarının ve bu anlatıların yaratabileceği etkinin üzerinde durarak son noktayı koyuyor.

Çok sayıda toplumsal hareket örneğini masaya yatırarak protesto siyasetinin yapısı ile muhtemel sonuçlarına ışık tutuyor.

  • Künye: David S. Meyer – Toplumsal Hareketler (Bazen) Nasıl Fark Yaratabilir?, çeviren: Zeynep Demir, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 256 sayfa, 2023