Amit Bein – Kemalist Türkiye ve Ortadoğu (2024)

Bugün hâlâ daha tartışma konusu olan, Osmanlı sonrası Ortadoğu’da uluslararası ilişkilerin devam eden etkisini daha iyi anlamak için Amit Bein yeni bir perspektif sunuyor.

Kasıtlı bir kopuş ve komşularıyla kopmuş bağlar dönemi olarak kabul edilen Türkiye’nin bu dönemi için Amit Bein, detaylı araştırmasıyla 1930’ların çalkantılı ortamında Türkiye’nin aslında bölgesel etkinliğini artırmaya yönelik adımlar attığını savunuyor.

Kemalist ideolojinin bıraktığı mirasın günümüz siyasetindeki yankılarını irdeleyerek, Türkiye’nin bölgesel politikalarına ve uluslararası ilişkilere katkısını derinlemesine analiz ediyor.

‘Kemalist Türkiye ve Ortadoğu’, tarih meraklılarına, siyaset bilimcilerine ve bölgesel ilişkilerin karmaşıklığını anlamak isteyen herkese sesleniyor.

Bein’in, etkileyici ve çekici bir üslupla yazılmış olan kapsamlı ve içgörülü araştırması, Ortadoğu, Türkiye ve özellikle Britanya gibi sömürge güçlerinin bölgedeki rolüne ilgi duyan herkes için okunması gereken bir eser.

  • Künye: Amit Bein – Kemalist Türkiye ve Ortadoğu: İki Dünya Savaşı Arası Dönemde Uluslararası İlişkiler, çeviren: Ceren Can Aydın, Alfa Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2024

Kolektif – Modernleşme Sürecinde Osmanlı Kentleri (2024)

‘Modernleşme Sürecinde Osmanlı Kentleri’, imparatorluğun kritik kentlerine farklı açılardan yaklaşan, ama yolları günün sonunda devlet müdahalesi ve değişim mevzuunda kesişen on incelemeyi bir araya getiriyor.

İdari anlayışın, dini yapılanmaların, modernleşmenin, yangınların, salgınların, halk sağlığının ve çatışmaların kent dokusu üzerindeki etkisine hasredilmiş olan bu incelemelerde İstanbul, Selanik, Manastır, Bursa, Ankara, Van, Bağdat ve İskenderiye gibi kentlerin bir başka hikâyesini okuyor, geçmişten koparılıp getirilmiş acı tatlı bir karanfili kokluyoruz.

  • Künye: Kolektif – Modernleşme Sürecinde Osmanlı Kentleri, editör: Paul Dumont, François Georgeon, çeviren: Ali Berktay, Alfa Yayınları, tarih, 272 sayfa, 2024

Mark Changizi – Doğayı Dizginlemek (2024)

Dil ve müziğin kökenlerine üzerine çok iyi bir inceleme.

Mark Changizi, Changizi’nin, dil ve müziğin evrimsel dinamiklerini açıklayarak bizi kuyruksuz maymunlardan ayıran şeyin ne olduğunu gözler önüne seriyor.

Bilimsel fikir birliği, insan konuşmasını anlama yeteneğimizin yüzbinlerce yılda geliştiği yönündedir.

Daha yürümeden konuşmaları anlamayı öğreniyoruz ve çok büyük miktarda bilgiyi sadece duyarak sorunsuz bir şekilde özümseyebiliyoruz.

Çocuklar okumayı çok küçük yaşta öğrenirler ve bilgileri, işittiklerinden çok daha hızlı bir şekilde okuyarak özümseyebilirler.

Oysa okumak için gelişmediğimizi biliyoruz çünkü yazı sadece birkaç bin yaşında.

Mark Changizi, insan konuşmasının çok özel olarak doğanın seslerini kullanmak için “tasarlandığını” gösteriyor; bu sesler, kolayca anlamak için milyonlarca yıl boyunca evrimleştirdiğimiz seslerdir.

Hangi dil olursa olsun, konuşmamız çok açık bir şekilde doğanın seslerine dayanmaktadır.

  • Künye: Mark Changizi – Doğayı Dizginlemek: Dil ve Müzik Nasıl Doğayı Taklit Ederek Kuyruksuz Maymunu İnsana Dönüştürdü? çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 264 sayfa, 2024

Pierre Vidal-Naquet – Homeros’un Dünyası (2024)

Homeros’un ‘İlyada’ ve ‘Odysseia’sı Batı kültürünün mihenk taşı kabul edilir.

En saygın antikçağ uzmanlarından Pierre Vidal-Naquet işte bu iki destanın yazarının dünyasını bizlere ulaşabilir kılıyor.

Vidal-Naquet savaş alanının, olayların geçtiği yerlerin ve kahramanların yolculuğunun kartografyasını çıkarıyor; demokratik toplumun başlangıcını Homeros’un kendi diliyle nasıl betimlediğini açıklıyor; özgür yurttaşlar ile köleler, Yunanlar ile “barbarlar” ve insanlar ile tanrılar arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

‘İlyada’ aracılığıyla tragedya; ‘Odysseia’ aracılığıyla komedi olmak üzere Batı edebiyatının doğum noktası kabul edilen bu iki eserin savaş, ölüm, öte dünya, güç ve gücün anlamı üzerine söylediklerini okura aktarıyor.

Ayrıca Rönesans bilginlerinden James Joyce ve Primo Levi’ye dek, Homeros’un dünyasını öğrenmek, yaşamak ve umudu canlı tutmak için bir neden olarak gören kuşakları takip ediyor.

‘Homeros’un Dünyası’, yarım yüzyıldan daha uzun bir süredir Yunan evreniyle haşır neşir olan bir tarihçinin tüm tecrübesini ortaya koyarak hazırladığı kısa ve öz bir çalışmadır.

Homeros’un ‘İlyada’ ve ‘Odysseia’ya yansıyan dünyasının şifrelerini çözen eşsiz bir çalışma.

  • Künye: Pierre Vidal-Naquet – Homeros’un Dünyası, çeviren: Devrim Çetinkasap, Alfa Yayınları, inceleme, 136 sayfa, 2024

Edward W. Said – Joseph Conrad ve Otobiyografinin Kurgusu (2023)

Uzun süren 19. yüzyıl artık tamamlanmak üzeredir ama aynı zamanda birçok savaşa ve devrime gebedir.

Tam bu zamanlarda, yirmi yıllık denizcilik hayatından emekli olan Conrad yazarlık hayatına başlamıştır.

Bol maceralı geçen hayatı, edebi eserlerine yansıyacaktır.

Conrad’ın yaşamını ve eserlerini tüm yönleriyle ele alan Said bize, Conrad’ın hem biyografisini hem romanlarına düşen otobiyografik yansımayı hem de tüm bunların ayrıntılı bir izleğini sunuyor.

Said’in Harvard Üniversitesi’nde Monroe Engel ve Harry Levin’in danışmanlığında yazdığı doktora tezini güncelleyerek hazırladığı ‘Joseph Conrad ve Otobiyografinin Kurgusu’ “Conrad’ın bilincinde çıkılan bir fenomenolojik keşiftir.”

Bu kitap, Conrad’ın novellasının, G. Jean-Aubury’nin 1927’de, yazarın ölümünden üç yıl sonra düzeltip yayımladığı mektuplarıyla nasıl dolayımlandığı ve hatta pekiştiği üzerine uzun soluklu, titiz bir inceleme.

  • Künye: Edward W. Said – Joseph Conrad ve Otobiyografinin Kurgusu, çeviren: Yonca Cingöz, Alfa Yayınları, inceleme, 304 sayfa, 2023

Baskın Oran – Etnik ve Dinsel Azınlıklar (2023)

1969’dan beri milliyetçilikle, 1974’ten beri de azınlıklar konusuyla uğraşan Baskın Oran bu geniş çalışmasında ilkin, azınlık kavramının tarihçesini geçmişten günümüze bir belgesel film gibi anlatıyor.

Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, AGİT, Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerin bu dikenli konuya yaklaşımlarını antlaşmalar, sözleşmeler, bildirgeler ışığında ortaya koyuyor.

Ardından kavramın tarihine, teorisine, hukukuna, dünya ve Türkiye uygulamalarına birer birer değiniyor.

Konu üzerindeki bütün tartışmaları asimilasyon, etnik temizlik, self determinasyon gibi uygulamalı kavramlarla veriyor.

“Azınlık hakları” denildiğinde yanlış bir anlayışla sadece Gayrimüslim haklarının kastedildiği Türkiye tecrübesini alışılmış Ermeniler, Museviler/Yahudiler, Rumlar, Süryaniler gibi Gayrimüslimler açısından ele almakla kalmıyor bu kitap.

Bunun yanı sıra uluslararası standartları uygulayarak, Alevilerin ve Kürtlerin haklarını Türkiye mevzuat ve içtihadını didiklemek suretiyle inceliyor.

Kimlik politikaları, nefret söylemi ve ayrımcılık gibi konularda yapılan hukuki düzenlemeleri ve uygulamaları örnek olaylarla anlatıyor.

Daha sonra, Türkiye’nin Avrupa Birliği eşiğinde gerçekleştirdiği reformların neler olduğunu ve 2016 OHAL döneminde bunların nasıl büyük kırılmalara uğratıldığını karşılaştırmalı yöntemlerle gözler önüne seriyor.

Uluslararası standartlara fazla aşina olunmayan Türkiye’de azınlık konusunu tarih, siyaset bilimi, sosyoloji ve hukuk alanlarında disiplinler arası bir yaklaşımla ele alan bu çalışma bir ders kitabı niteliği taşımakla kalmıyor.

İç ve dış politika üzerine fikir yürüten her okurun rahatça yararlanabileceği, geçmişi ve bugünü aydınlatan bir eser olarak da literatürde yerini alacaktır.

  • Künye: Baskın Oran – Etnik ve Dinsel Azınlıklar: Tarih, Teori, Hukuk, Türkiye Gayrimüslim, Kürt, Alevi Hakları, Alfa Yayınları, inceleme, 568 sayfa, 2023

Ronald T. Merrill – Manyetik Yerküremiz (2023)

 

800.000 yıl önce pusula ibresi kuzeyi değil güneyi gösterecekti.

Manyetik kuzey ve güney kutup noktaları tarih boyunca sık sık yer değiştirdi.

Yirminci yüzyılda manyetik alan kuvveti yüzde 6 azaldı ve kuzey manyetik kutbu neredeyse 10° kuzeye kaydı.

Bu değişkenliğin sonuçları nelerdir?

Yerkürenin manyetik alanındaki bu değişmeler kimi zaman büyük güç boşalımlarına neden olan manyetik fırtınalarla mı ilişkili?

Manyetik alanı hisseden ve kullanan hayvanlar ciddi sorunlarla karşılaşacaklar mı?

Bunlar bilim insanları tarafından sorulan soruların sadece birkaçı.

‘Manyetik Yerküremiz’ iklimden uzaydaki hava durumuna, jeolojik zamandan Güneş’e kadar çeşitli konuları manyetizmanın büyük başlığı altında bir araya getiriyor.

Ronald Merrill anlatısını, bilim felsefesi üzerine söylemlerle ve yaratılışçıların evrime ve Dünya’nın yaşına yönelik saldırılarına karşı cevaplarla harmanlıyor.

Bilimin nasıl yapıldığını öğrenmek isteyenler ile bir pusula iğnesinin kuzeyi göstermesinin nedenini merak eden herkese tavsiye ederiz.

  • Künye: Ronald T. Merrill – Manyetik Yerküremiz: Jeomanyetizma Bilimi, çeviren: Murat Alev, Alfa Yayınları, bilim, 352 sayfa, 2023

Meropi Anastassiadou – 19. Yüzyıl İstanbul’unda Rumlar (2023)

Meropi Anastassiadou bu kitabında Pera Rumları özelinde İstanbul’un toplumsal, ekonomik, kültürel ve kentsel değişiminin izlerini sürüyor.

On dokuzuncu yüzyıl başında henüz bir mahalle olan Pera’nın yarım yüzyıl içinde Osmanlı modernleşmesinin vitrini ve yüzünü Avrupa’ya çevirmiş bir başkentin kalbi haline gelişini anlatıyor.

Kiliseleri, okulları, hastaneleri, hayır kurumları ve görkemli mimari eserleriyle İstanbul’daki Rum varlığını, İstanbul Rum toplumunun zengin mirasını aktarıyor.

Aynı zamanda Rumların gündelik yaşamından kesitler sunuyor.

Milliyetçiliğin yükseldiği bir çağda kozmopolit bir kentin dönüşümünü, Tanzimat döneminde yapılan reformların Rum kurumları üzerindeki etkisini gösteriyor.

Siyasal çalkantılar, rakip ideolojiler, savaşlar ve göç ekseninde cemaat içi dinamikleri, tartışmaları, gerilimleri ve uzlaşmaları yorumluyor.

On dokuzuncu yüzyıl dönümünde bir semtin, bir cemaatin, bir idealin parlayışı ve sönüşünün hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Meropi Anastassiadou – 19. Yüzyıl İstanbul’unda Rumlar: Pera Cemaatinin Toplumsal Kültürel Tarihi, çeviren: İsmail Yerguz, Alfa Yayınları, tarih, 480 sayfa, 2023

Stuart A. Kauffman – Kutsalı Yeniden Keşfetmek (2023)

  • Cansız madde nasıl olur da kendiliğinden canlılığa yol açar?
  • Zihin dediğimiz şey nerden çıktı?
  • Peki ya ahlâk?
  • Bütün bunlar tanrısal bir müdahale olmadan çıkar mı?
  • Bilim bu soruya evet olarak cevap verdiği için kutsallığı kaldırmakla suçlanıyor.

Oysa 3,8 milyar yıllık evrimden sonra canlı bir hücrenin örülmüş tümleşik karmaşıklığını düşünün: Hücrenin bir çırpıda biçimlendirildiğini varsaymak mı, yoksa canlı organizmanın gelişen biyosfer tarafından yaratıldığı gerçeğini kabul etmek mi daha harikadır?

Öndegelen karmaşıklık kuramcısı Stuart Kauffman, ortaya çıkmakta olan bilimsel temelli bir dünya görüşüne dayanan yeni bir doğal tanrısallık anlayışı öneriyor.

O soğuk, cansız bir evrene “tanrı” sokmaya çalışmıyor; bunun yerine, kutsal saydığı tanrısal niteliklerin ‒yaratıcılık, anlam, amaçlı eylem– aslında evrenin bilimsel olarak araştırılabilecek özellikleri olduğunu savunuyor.

Kauffman’ın tanrısallık yorumu, okurların fikirlerine bilimsel düşüncenin her düzeyinde meydan okuyacaktır.

  • Künye: Stuart A. Kauffman – Kutsalı Yeniden Keşfetmek: Doğanın Kendini Yaratma Macerası, çeviren: Zekeriya Aydın, Alfa Yayınları, bilim, 408 sayfa, 2023

John Bowker – Dünya Dinleri (2023)

Kutsal metinler, insanoğlunun inşa etmiş olduğu eserler, resimler ve mimari aracılığıyla büyük dinlerin tarihini ve en önemli öğretilerini keşfedin.

Farklı ibadet tarzlarının ve dinsel ilkelerin izini sürün; günümüzde varlığını sürdüren eski inançların benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyin.

Büyük bir açıklık ve duyarlılıkla yazılmış olan bu resimli ve büyüleyici rehber, Klasik Dünyanın kadim mitolojilerinden Zerdüştçülüğe, Hıristiyanlıktan İslama kadar başlıca inanç sistemleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunuyor.

  • Künye: John Bowker – Dünya Dinleri, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, din, 352 sayfa, 2023