Edward W. Said – Müzik Üzerine Görüşler (2021)

Edward Said’in muazzam bir müzik tutkusu vardı.

Said’in müzik üzerine düşüncelerini bir araya getiren bu çalışma da, müziğin, müzikologlara bırakılamayacak kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

Müzik ve müziğin temsili konusuna hem icracı hem de eleştirmen rolüyle uzun yıllar kafa yoran Said, burada, çağdaş kültürel çalışmalar alanındaki büyük bir boşluğu dolduruyor.

Müziğin kamusal ve özel anlamını, Adorno ve Proust’un gözlemleri ve Glenn Gould, Toscanini, Wagner ve Beethoven gibi sanatçı ve besteciler üzerinden tartışıyor.

Kitap, müzik ve müzisyenler üzerine ilginç kişisel görüşler barındırmasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Edward W. Said – Müzik Üzerine Görüşler, çeviren: Gül Çağalı Güven, Alfa Yayınları, müzik, 192 sayfa, 2021

Edward W. Said – Kültür ve Emperyalizm (2021)

Edward Said’ten modern Batı metropolleri ile bu metropollerin denizaşırı toprakları arasındaki ilişkilerin biçimlenişi üzerine eşsiz bir analiz.

Said’in kült yapıtı ‘Şarkiyatçılık’ın devamı olarak da okunabilecek ‘Kültür ve Emperyalizm’, Batı edebiyatı ve emperyalizm arasındaki karşılıklı ilişki üzerine derinlemesine düşünüyor.

Bunu yaparken Conrad, Gide, Camus, Chateaubriand, Flaubert, Goethe, Bronte, Kipling ve Orwell gibi Batılı yazarlara ait birçok eseri merkeze alan Said, emperyal kültüre ait anlatıların kodlarını çözümlüyor, aynı zamanda Batılı emperyal güçlerin her zaman mutlaka bir direnişle karşılaştığı olgusunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Çalışma aynı zamanda Fanon, C.L.R. James, Yeats, Chinua Achebe ve Salman Rüşdi gibi yazarlardaki “muhalefet” anlatılarının da izini sürüyor.

Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Kültür ve Emperyalizm’, bir yandan kültürün, Batı “yüksek kültürü”nün emperyalizmle ilişkisini sorgulayıp bu ilişkiyi ortaya çıkarmasıyla, diğer yandan da buna maruz kalanların, sömürgeleştirilenlerin emperyalizme düşünsel ve edebi direnişlerini incelemesiyle çok önemli.

  • Künye: Edward W. Said – Kültür ve Emperyalizm, çeviren: Necmiye Alpay, Metis Yayınları, inceleme, 464 sayfa, 2021

Zeynep Çelik – Avrupa Şark’ı Bilmez (2020)

Osmanlı-Türk aydınlarının Edward Said ve diğer çağdaş düşünürlerden çok daha önce, 19. yüzyıl sonlarından itibaren Şarkiyatçılığa dair eleştirilerini bir araya getiren çok özgün bir çalışma.

Zeynep Çelik, Namık Kemal’den Ahmed Haşim’e, Halide Edib’ten Şevket Süreyya’ya ve Celal Esad’tan Ahmed Midhat ve Fatma Aliye’ye pek çok Osmanlı-Türk aydınının Şarkiyat eleştirilerini birebir onların metinleriyle sunuyor ve seçtiği bu metinleri kapsamlı bir giriş yazısında derinlemesine inceliyor.

Kitap, geç dönem Osmanlıların ayakları yere basan, entelektüel, kozmopolit bir dünyasının olduğunu, hem “modernite projeleri”ne katıldıklarını hem de Avrupalı bilim insanlarının “Şark” konusundaki varsayımlarını keskin bir eleştirel gözle değerlendirdiklerini gözler önüne sermesiyle önemli.

Bu yönüyle, 19. yüzyılın Şarkiyatçı kuramcılarına karşı çıktığı gibi, Şark’ın kuramsal kurtuluşunu Avrupa-Amerika entelektüel düşüncesinin evrenine yerleştiren bazı 21. yüzyıl düşünürlerinin görüşlerini de sarsacak çalışma, Osmanlı İmparatorluğu ve Ortadoğu’nun modernleşmesini anlamak için de büyük öneme haiz.

Geç dönem Osmanlı İmparatorluğu ve erken dönem Türkiye Cumhuriyeti’nde Batı’nın kültürel egemenliğine karşı entelektüel tartışmaların ne kadar zengin ve canlı olduğunu sergileyen çalışma, Şarkiyatçılık çalışmalarına büyük katkıda bulunacak bir çalışma.

  • Künye: Zeynep Çelik – Avrupa Şark’ı Bilmez: Eleştirel Bir Söylem (1872-1932), Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 256 sayfa, 2020

Edward W. Said – Hümanizm ve Demokratik Eleştiri (2020)

Erich Auerbach’ın ‘Mimesis’i, modern çağın en büyük hümanist yapıtıdır.

Edward Said de bu son kitabında, bu yapıtın muazzam katkısından yola çıkarak hümanizmin bizim açımızdan neden hayati olduğunu tartışıyor.

Neoliberalizmin, ya da diğer adıyla sağcılığın akıl almaz şekilde pervasızlaştığı günümüzde, hümanist tutum da tarihte örneği görülmemiş büyük büyük bir tehdit altında.

Said de, burada, birleştirmeyi, özgürleştirmeyi ve aydınlatmayı hedefleyen daha demokratik bir hümanizmin hâlâ mümkün olduğunu savunuyor.

Düşünür, beşeri bilimleri canlandırmada bir strateji olarak geliştirilmiş bir diyalog ileri sürüyor ve devamında da sorgulayan, bozan ve yeniden düzenleyen yorumun hümanist perspektif için neden vazgeçilmez olduğunu tartışıyor.

  • Künye: Edward W. Said – Hümanizm ve Demokratik Eleştiri, çeviren: Çağdaş Dedeoğlu, Alfa Yayınları, felsefe, 216 sayfa, 2020

Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm (2019)

Gilbert Achcar, Marksizm, oryantalizm ve kozmopolitanizmi çok yönlü bir bakışla tartıştığı dört enfes metinle karşımızda.

Kitabın “Marksist Bir Perspektiften Günümüzde Din ve Politika” başlıklı ilk makalesi, Hıristiyan kurtuluş teolojisi ve İslami köktendinciliğin karşılaştırmalı bir değerlendirilmesine yapıyor.

Yazar buradan yola çıkarak Marksist bir perspektiften karşılaştırmalı dinler sosyolojisi bağlamında, Marx’ın dine bakışını ele alıyor.

İkinci makale, İslama dair alışılmamış bir “Oryantalizm” örneği sunan Saidci perspektiften hareket ediyor.

“Marx, Engels ve Oryantalizm: Marx’ın Epistemolojik Evrimi Üzerine” başlıklı üçüncü makale, Edward Said’in meşhur kitabında kendisinin başlattığı, Saidci anlamdaki Oryantalistlerin Marx’ı sınıflandırma konusunda yaşadıkları ihtilafları tartışıyor.

Bu makalenin asıl katkısı, Said’deki Marx eleştirilerine karşı eleştirilerle cevap vererek Marksizmin radikal özcülük eleştirisini gözler önüne sermesi.

Kitaptaki son makale “Marksizm ve Kozmopolitanizm” ise, kozmopolitanizm fikrinin genel bir değerlendirmesiyle başlayıp konuyla ilgili yaygın olarak kullanılan dört kavram arasındaki farkları belirtir.

Yazar ardından, bu mefhumun Marx ve Engels’in yazılarındaki kullanımı ve gelişimini inceliyor, ayrıca günümüz küreselleşme çağındaki sol içi güncel tartışmalara varana kadar kavramın Marksizm tarihindeki aşırı kullanımlarını da sorguluyor.

  • Künye: Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm, çeviren: Engin Abat, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa, 2019

Kaan Durukan – Doğu-Batı İkilemine Dört Bakış (2010)

Kaan Durukan ‘Doğu-Batı İkilemine Dört Bakış’ta, Montesquieu, Frantz Fanon, Eduardo Galeano ve Edward Said’in eserleri ışığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarını da içine alan 250 yıllık tarihi, Doğu-Batı ikilemi üzerinden sorguluyor.

Durukan bunu da, Montesquieu’nün ‘İran Mektupları’, Fanon’un ‘Yeryüzünün Lanetlileri’, Galeano’nun ‘Latin Amerika’nın Açık Damarları’ ve son olarak da Said’in ‘Oryantalizm’ isimli eserlerini baz alarak yapıyor.

Söz konusu dört ismin yaklaşımları da, geride kalan muhtelif dönemler kadar, bugün yaşananların anlaşılmasına da katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kaan Durukan – Doğu-Batı İkilemine Dört Bakış, Everest Yayınları, inceleme, 86 sayfa

Joe Sacco – Filistin (2009)

‘Filistin’, Joe Sacco’nun dokuz sayılık, aynı adlı çizgi roman serisini bir araya getiriyor.

‘Filistin’i, 1991-92 kışında işgal altındaki topraklarda geçirdiği iki ayın sonrasında yazıp çizen Sacco, burada Birinci İntifada sürecini, anlamlı ve zengin çizgilerle resmediyor.

Sacco, çizgilerin olağanüstü gücüyle, işgal altındaki topraklarda her şeye rağmen inatla sürdürülen gündelik hayatı, Filistinlilerin mücadelelerini ve maruz kaldıkları büyük aşağılanmaları anlatıyor.

Kitabın sunuşunu kaleme alan Edward Said ise, Sacco’nun Filistinlileri vicdanlı ve merhametli bir şekilde çizdiğini söylüyor.

Joe Sacco’nun ‘Filistin’le, 1996’da Amerikan Kitap Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Joe Sacco – Filistin, çeviren: Hilal Zeybek, İthaki Yayınları, çizgi roman, 287 sayfa

Fırat Mollaer – Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık (2019)

Kimlik ve tanınma, modern dünyanın en önemli ve neredeyse her zaman en karmaşık meselelerindendir.

Türkiye’de de kimlikler Tanzimat’tan itibaren belirlenmiş olsa da, aradan geçen zamana rağmen kimlikler arasındaki çatışma sona ermedi.

İşin kötü bir tarafı da, bu çatışmalar her seferinde hem politikayı belirledi hem de politika tarafından bizzat belirlendi.

İşte Fırat Mollaer’in bu önemli çalışması, kimlik, kimliğin mahiyeti ve kimlik politikasının dinamikleri üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Mollaer’in bunu yaparken de, kimlik ve tanınma mücadelesini çağdaş sosyal-siyasal kuram ile postkolonyal çalışmalar çerçevesinde, Edward Said’in izinde çözümlemesi ise, kitabı özgün kılan hususların başında geliyor.

Kimliklere dair kavramsal, kuramsal bir çerçeve oluşturarak kitabına başlayan Mollaer, devamında da, tanınma politikasından sömürge toplumlarında tanınma olgusuna, dünyadaki kimlik ve sürgün anlatısından kimlik alegorilerine pek çok konuyu irdeliyor.

Kimlik ve tanınma sorununun etik-politik sorumlulukla yakından ilgili olduğunu belirten Mollaer’in kitabı, konuya dair yürütülen tartışmaların ne denli canlı olduğunu da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Fırat Mollaer – Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık (Edward Said’in İzinde), Metis Yayınları, inceleme, 360 sayfa, 2019

Edward Said – Kültür ve Direniş: David Barsamian’la Konuşmalar (2009)

‘Kültür ve Direniş’, “Amaçsız kalan bir hayat sürmeyi başaramadım” diyen Edward Said’in, David Barsamian’la yaptığı uzun soluklu söyleşilerini bir araya getiriyor.

Ağırlıklı olarak İsrail-Filistin sorunun ele alındığı söyleşilerinde Said, bu sorun bağlamında, tek devlet yerine iki uluslu devletin çözüm için zorunluluğunu, Filistin’i ebediyen baskı altına almanın neden mümkün olmadığını, kendisine yönelik saldırılara yanıt vermeme gerekçelerini ve bir Filistinli olarak İsrail’le neden çatıştığı gibi konuları anlatıyor.

Kitap, Said’den yayılan muazzam enerjiyi, onun entelektüel atılımını ve coşkusunu yansıtmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Edward Said – Kültür ve Direniş, söyleşi: David Barsamian, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, siyaset, 235 sayfa

Brad Evans ve Sean Michael Wilson – Şiddetin Eleştirel Tarihi (2018)

Cehaletin siyasal ve kültürel yaşamın belirleyici özelliklerinden birine dönüştüğü bir dönemde yaşıyoruz.

O yüzden, özellikle de bugün en acil ihtiyacımız, şiddetin çeşitli biçimlerini eleştirmek için elzem olan pedagojik araçların geliştirilmesi.

İşte bu harikulade grafik roman, tam da bu ihtiyaca yanıt veren eserlerden biri.

Kitap, düşünce tarihinin önde gelen isimlerinin eleştirel düşüncelerinden yola çıkarak şiddet döngüsünün nasıl kırılabileceğini anlatıyor.

Kitapta, Hannah Arendt, Frantz Fanon, Paulo Freire, Michel Foucault, Edward Said, Noam Chomsky, Judith Butler ve Giorgio Agamben’in düşüncelerine farklı çizerlerin çizimleri eşlik ediyor.

Kitabın çizerleri ise şöyle: Inko, Carl Thompson, Robert Brown, Chris Mackenzie, Michiru Morikawa ve Yen Quach.

Başka bir dünya mümkün diyenlerin, bunun için ısrar edenlerin ve her şartta mücadele devam diyenlerin keyifle, aydınlanarak okuyacağı, çizimleriyle de göz dolduran bir çalışma.

  • Künye: Brad Evans ve Sean Michael Wilson – Radikal Düşünürlerin Gözünden Şiddetin Eleştirel Tarihi, çeviren: Utku Özmakas, Dipnot Yayınları, grafik roman, 135 sayfa, 2018