Kolektif — Birlikte Düşünmek: Fatmagül Berktay’a Armağan (2026)

‘Birlikte Düşünmek: Fatmagül Berktay’a Armağan’, yalnızca bir akademisyene adanmış bir derleme olmaktan öte, düşünmenin kendisini politik ve etik bir eylem olarak yeniden hatırlatan kolektif bir çağrı niteliğinde. Kitap, Fatmagül Berktay’ın metinlerini tekrar etmek yerine, onun nasıl düşündüğünü, hangi soruların peşinden gittiğini ve dünyayla nasıl bir ilişki kurduğunu izliyor. Böylece düşünceyi kapalı bir kuramsal alan olmaktan çıkarıp, dünyaya yönelen, sorumluluk üstlenen ve birlikte üretilen bir pratik olarak konumlandırıyor.

Kitapta yer alan yazılar, politik aktörlük, dünyaya karşı sorumluluk, bakım emeği, suskunluk deneyimi gibi temalarda yazılmış metinleri bir araya getiriyor. Siyaset teorisinden feminist düşünceye, otoriterlik tartışmalarından dostluk ve bakım kavramına kadar uzanan geniş bir yelpaze, düşünmenin tekil değil çoğul bir faaliyet olduğunu gösteriyor. Metinler, yalnızca analiz yapmıyor; aynı zamanda dünyaya karşı sorumluluk alma, eşitsizlikleri sorgulama ve politik olanı yeniden kurma çabasını birlikte taşıyor. Böylece kitap, farklı disiplinlerin kesiştiği bir düşünsel karşılaşmalar alanına dönüşüyor.

Kitabın Sevgi Uçan Çubukçu tarafından yazılan sunuş metni ise bu bütünün felsefi zeminini kuruyor. Düşünmenin, dünyadan kopuk bir zihinsel egzersiz değil, etik ve politik bir yükümlülük olduğunu vurguluyor. Yaşamanın, yalnızca var olmak değil; anlam aramak, sorgulamak ve müdahil olmak anlamına geldiğini hatırlatıyor. Bu yaklaşımda düşünmek, iktidar ilişkilerini görünür kılan, geçmişle hesaplaşan ve bastırılan seslerin izini süren bir eylem haline geliyor.

Kitapta öne çıkan bir diğer eksen, dostluk ve çoğulluk fikri etrafında şekilleniyor. Dostluk, burada özel alanla sınırlı bir duygu değil; birlikte düşünmenin ve kamusal bir dünya kurmanın koşulu olarak ele alınıyor. Farklılıkların yan yana durabildiği, mesafenin ve ayrılığın korunduğu bir ilişki biçimi olarak dostluk, politik bir anlam kazanıyor. Bu bağlamda birlikte düşünmek, yalnızca entelektüel bir faaliyet değil; aynı zamanda dünyayı birlikte kurma iradesi anlamına geliyor.

Eserde feminist düşünce de belirleyici bir yer tutuyor. Kadınların tarih boyunca nasıl görünmez kılındığını sorgulayan yaklaşım, yalnızca eksik bir temsili düzeltmeye çalışmıyor; bilginin, tarihin ve teorinin nasıl kurulduğunu da yeniden düşünmeye açıyor. Böylece kitap, kişisel olan ile politik olan arasındaki bağı güçlendirirken, düşünmenin aynı zamanda bir konum alma ve müdahale etme biçimi olduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak bu armağan kitabı, okuru düşünmeye, sorgulamaya ve dünyaya karşı sorumluluk almaya çağırıyor. Berktay’ın entelektüel mirası burada, yeni başlangıçların zemini olarak yeniden kuruluyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Alev Aslan, Asuman Suner, Aykut Çelebi, Aylin Kılıç Cepdibi, Aynur Soydan Erdemir, Ayşe Güneş Ayata, Ayşe Köse Badur, Ayşenur Emer, Deniz Kandiyoti, Eser Köker, Feride Çiçekoğlu, Füsun Üstel, Gürcan Türkoğlu, Güven Gürkan Öztan, H. Birsen Hekimoğlu, İnci Özkan Kerestecioğlu, Kağan Şeker, Levent Köker, M. İnanç Özekmekçi, Meral Özbek, Namık Sinan Turan, Nimet Altıntaş, Nur Kıpçak, Özgür Emrah Gürel ve Virginia Keyder.

Kolektif — Birlikte Düşünmek: Fatmagül Berktay’a Armağan
Hazırlayan: Sevgi Uçan Çubukçu • Metis Yayınları
Armağan • 512 sayfa • 2026

Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları (2018)

Kitabın ilk baskısındaki kapak tasarımı. Güncel kapak, yazının sonundadır.

 

İlk olarak 2010’da yayınlanmış ‘Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları’, aynı adla düzenlenen bir konferansa sunulan bildirilerin bir kısmı ile konferansa sunulmamış farklı çalışmalardan oluşuyor.

Toplumsal cinsiyet olgusunu hukuktan felsefeye, sosyolojiden ekonomiye farklı disiplinlerin bakış açılarıyla inceleyen makaleleri bir araya getiren kitabın, çarpıcı bilgi ve belgeler barındırmasıyla dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

Kitapta,

  • Türkiye’de kadın ve eğitim
  • Felsefenin kadına bakışı,
  • Simone de Beauvoir’e göre abjeksiyon ve eros etiği,
  • İkinci dalga Fransız feminizmi,
  • Osmanlı kadın hareketi,
  • Bir yeni sosyal hareket olarak Türkiye’de 1980 sonrası feminist hareket,
  • 2000’li yıllarda kadın kotası tartışmaları,
  • Uluslararası insan hakları hukuku merceğinden kadının siyasal hayata katılımı ve bazı kota uygulamaları,
  • Kadınların mekânsal davranışlarının siyasal niteliği,
  • CEDAW örneği bağlamında Kadınların insan haklarında ulusalüstü standartlar ve denetim,
  • Anayasa’da kadın sorunsalı,
  • Ceza Muhakemesi hukukunda müdahillik ve suçtan zarar gören kavramı,
  • Yargıtay kararları bağlamında, medeni hukukta kadının cinsel ve ekonomik kimliği,
  • İstihdamda cinsiyetler arası eşitlik ve iş mevzuatında yapılması gereken değişiklikler,
  • Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliği,
  • Türkiye’de kırsal kadının toplumsal konumu,
  • Novamed grevi bağlamında küresel sermayeye karşı küresel kadın dayanışması,
  • Sosyal politika reformu çerçevesinde kadınlar ve vatandaşlık,
  • Ve Türkiye’de fuhuş sektöründe çalışan göçmen kadınların çalışma koşulları gibi önemli konular tartışılıyor.

Çalışmaya makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Çiğdem Kağıtçıbaşı, Zeynep Direk, Hülya Durudoğan, Serpil Çakır, Feyda Sayan Cengiz, Ayşe Güneş-Ayata, Özlem Gölgelioğlu, Zeynep Oya Usal, Elif Ekin Akşit, Feride Acar, Fatoş Gökşen, Deniz Yükseker, Bertil Emrah Oder, Nur Centel, Filiz Kerestecioğlu, Kadriye Bakırcı, Bruce H. Rankin, Işık A. Aytaç, Ayşe Gündüz Hoşgör, Ayça Kurtoğlu, Tore Fougner, Azer Kılıç ve Aslıcan Kalfa.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları: Eşitsizlikler Mücadeleler Kazanımlar, derleyen: Hülya Şimga, Fatoş Gökşen, Bertil Emrah Oder ve Deniz Yükseker, Koç Üniversitesi Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 360 sayfa, 2018