Susan Sontag – Amerika’da (2015)

Kaynağını gerçek bir olaydan alan, Polonyalı ünlü aktrist Maryna Zalezowska’nın cesaret ve mücadeleyle örülü hayatı.

1876’da, California’da hayalindeki komünü kurmak için Amerika’ya göç eden Zalezowska, beklemediği tepkilerle karşılaşır.

Genç kadın, tüm engellemelere rağmen ideallerinden taviz vermeyecektir.

  • Künye: Susan Sontag – Amerika’da, çeviren: Püren Özgören, Can Yayınları

Osman Şahin – Selam Ateşleri / Ay Bazen Mavidir (2009)

Osman Şahin’in bütün öykülerinin üçüncü cildinde, 1989’da yayımlanan ‘Selam Ateşleri’ ve 1993’te yayımlanan ‘Ay Bazen Mavidir’ adlı öykü kitapları yer alıyor.

On sekiz öykünün yer aldığı bu ciltte yer alan öykülerinde Osman Şahin, kendine has bakışıyla, Türkiye coğrafyasını ve insanını anlatıyor.

Yazar, okurlarını Doğu, Güneydoğu, Çukurova ve Toros insanının dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarırken, insanın özünde var olan kötülüğü, ölümü, korkuyu, çarpıtılmış cinsellikleri, kıtlığı, umutsuzluğu, insanın doğa ile savaşımını, efsaneleşmiş aşkları, teknoloji ile gelen değişimin toplumsal hayata etkilerini, eski pagan kültürlerinin günümüzdeki izlerini, şiirsel bir dille anlatıyor.

  • Künye: Osman Şahin – Selam Ateşleri / Ay Bazen Mavidir, Can Yayınları, öykü, 240 sayfa

Olivier Rolin ve arkadaşları – Odalar (2009)

‘Odalar’, kısa bir süre önce yayımlanan ‘Sırça Otel’de Bir Oda’nın yazarı Olivier Rolin ve arkadaşlarının, birer otel odasını tasvir etmeleriyle meydana gelmiş.

Burada her bir yazar, bir gece geçirdikleri ya da tümüyle kurguladıkları bir otel odasını, kendilerine has bir üslupla anlatıyor.

Kitapta okurun karşısına çıkan ve kimisi hayali kentlerde bulunan yirmi sekiz oda, dünyanın farklı coğrafyalarından farklı insan manzaraları sunmalarıyla ilgi çekiyor.

Rolin’in, “Dostlara yaraşır bir kervansaray” olarak tanımladığı derlemenin bir diğer özgünlüğünün de, çağdaş Fransız yazınının henüz Türkçe’ye çevrilmemiş kalemlerini okurlarla buluşturmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Olivier Rolin ve arkadaşları – Odalar, çeviren: Orçun Türkay, Can Yayınları, anlatı, 212 sayfa

J. M. Coetzee – Kötü Bir Yılın Güncesi (2009)

Coetzee’nin ‘Kötü Bir Yılın Güncesi’, ilginç biçim denemesiyle dikkat çekiyor.

Burada, romanın başkahramanı yazar ile yazıları temize çeken kadının ve kadının sevgilisinin yaklaşımı, aynı sayfa içinde üç farklı bölümde sergileniyor.

Roman, başkahramanı olan yaşlı yazarın, ‘Çarpıcı Fikirler’ isimli kitaba katkı sunması için kendisine yapılan teklifi kabul etmesi ve devamında yaşadıkları üzerinden ilerliyor.

Yazar, kitaba katkıda bulunurken Makyavelizm, anarşizm, El Kaide, devlet ve vatandaş arasındaki ilişki, Avustralya’nın Ortadoğu’daki savaşa katkı sunması gibi birçok konuya uzanacak; özel hayatında da beklenmedik gelişmelere tanık olacaktır.

  • Künye: J. M. Coetzee – Kötü Bir Yılın Güncesi, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 239 sayfa

Ziya Osman Saba – Konuşanlar, Bir Hüzünle Sesinde (2015)

Türkiye edebiyatının hüzünlü kalemlerinden Ziya Osman Saba’nın, yazı, söyleşi ve mektupları.

Çalışma, Saba’nın kitap değerlendirmelerini, sanat yazılarını, Yaşar Nabi Nayır’a yazdığı mektupları ve Ahmet Kutsi Tecer, Sait Faik, Hüseyin Cahit Yalçın ve Orhan Veli gibi isimlere ilişkin fikirlerini barındırmakta.

  • Künye: Ziya Osman Saba – Konuşanlar, Bir Hüzünle Sesinde, derleyen: Tahsin Yıldırım, Can Yayınları

Mihail Bulgakov – Kol Manşetinde Notlar (2015)

Sovyet toplumunu eleştiren yergili fantezileri nedeniyle resmi çevrelerin baskısına uğramış Mihail Bulgakov’un kaleminden birbirinden güzel öyküler.

Gerçek bir aydına yaraşır şekilde hep muhalif kalmış Bulgakov, keskin, sert ve neşeli üslubuyla iç savaşın, kuşkuların ve taraf tutmanın parçaladığı Kiev ve Moskova’nın günlük hayatının bir panoramasını çiziyor.

  • Künye: Mihail Bulgakov – Kol Manşetinde Notlar, çeviren: Ergin Altay, Can Yayınları

Carol Dyhouse – Gösteriş (2015)

Tüketim kültürünün altın çağını yaşadığı 20. yüzyılı, kadın kimliğinin gelişimi perspektifinden irdeleyen bir çalışma.

Carol Dyhouse, farklı dişiliklerin temsili ve yapılandırılmasını, arzuların biçimlendirilmesini ve toplumsal koşullar ile moda arasındaki girift ilişkiyi ortaya koyuyor ve böylece feminizm ve genel olarak kadın çalışmalarına önemli bir katkı sunuyor.

Bu obur çağı, tüketimin sınır tanımazlığını daha iyi kavramak açısından önemli bir eser.

  • Künye: Carol Dyhouse – Gösteriş: Kadınlar, Tarih, Feminizm, çeviren: Duygu Akın, Can Yayınları

Carlo Rovelli – Gerçeklik Göründüğü Gibi Değildir (2018)

Burada kısa süre önce ‘Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders’ başlıklı çalışmasına da yer verdiğimiz, günümüzün öncü fizik kuramcılarından Carlo Rovelli, şimdi de nesneler, nesnelerin doğası ve dinamiklerini açıklıyor.

Kitabını, kuantum kütle çekimine ve bu konuyla ilgili araştırmaların göz önüne sermekte olduğu garip dünyaya adayan Rovelli, halen sürmekte olan araştırmaların adeta bir canlı yayını eşliğinde, nesnelerin temel doğasına ilişkin ne öğrendiğimizi, ne bildiğimizi ve bugün ne anlamaya başladığımızı anlatıyor.

Yazar, bugün dünya hakkındaki düşüncelerimizi düzenlememizi sağlayan bazı temel fikirlerin Antik Çağ’daki kökenleriyle başlıyor ve 20. yüzyılın iki büyük keşfini, Einstein’ın genel görelilik kuramı ile kuantum mekaniğini, fiziksel içeriklerinin özüne odaklanarak açıklıyor.

Ayrıca, standart kozmolojik modelin Planck uydusundan edinilmiş verilerle doğrulanması (2013) ve pek çoklarının beklediği ama CERN’de bir türlü ortaya çıkmayan üstünsimetrili parçacıklar (2013) gibi doğanın bize sunduğu son işaretleri göz önünde tutarak,  günümüzde kuantum kütle çekimi araştırmalarından doğmakta olan dünya imgesini anlatan çalışma, bu fikirlerin, uzayın tanecikli yapısından zamanın çok küçük ölçeklere inildiğinde yok olmasına, Büyük Patlama fiziğinden kara delik ısısının kaynağına ve bilginin fiziğin temelinde oynadığı rol hakkında gözümüze çarpanlara dek pek çok farklı sonucu tartışıyor.

Tanecikler, kuantum devrimi, kuantum uzayı ve ilişkisel zaman, uzay ve zaman, kuark, ışık parçacıkları, kara deliklerin ısısı, uzay dalgaları ve sonsuzluk gibi temel fiziğin ana gündem ve sorunları hakkında aydınlanmak isteyenler kaçırmasın.

  • Künye: Carlo Rovelli – Gerçeklik Göründüğü Gibi Değildir, çeviren: Tolga Esmer, Can Yayınları, bilim, 272 sayfa, 2018

Bruno Nardini – Leonardo da Vinci (2009)

Bruno Nardini asıl ününü, kaleme aldığı Michelangelo ve Leonardo da Vinci’nin yaşamöykülerine borçlu.

Bunlardan biri olan ve ‘Bir Ustanın Portresi’ alt başlıklı elimizdeki eser, da Vinci’nin yaşamı ve yapıtlarını çok yönlü bir biçimde okura sunuyor.

Nardini’nin bakış açısı da Vinci’yi, ‘Kayalıklar Madonnası’ ve ‘Mona Lisa’nın ressamı, doğanın gizini çözmeye çalışan bir Rönesans aydını, su bentleri, köprüler tasarlamış bir mimar ve hep uçmayı hayal etmiş bir çocuk olarak tasvir ediyor.

Leonardo da Vinci’nin renkli kişiliği, Bruno Nardini’nin yetkin üslubuyla karşımızda.

  • Künye: Bruno Nardini – Leonardo da Vinci: Bir Ustanın Portresi, çeviren: Kemal Atakay, Can Yayınları, biyografi, 199 sayfa

Alexandre Jardin – Jardin’lerin Romanı (2009)

Çağdaş Fransız edebiyatının başarılı kalemlerinden Alexander Jardin, ‘Jardinler’in Romanı’nda, büyüdüğü evi anlatıyor.

Anlattığı aile ise, çok sıra dışı bireyleri bir araya getirmesiyle dikkat çekiyor.

Sevdiği kadını daha iyi anlayabilmek için solak olmaya karar veren bir amca; şişmanlamamak için başkasının karnındaki paraziti kendine naklettiren bir büyükanne; sağ partilere olduğu kadar sol partilere de para aktaran bir büyükbaba; hizmetçi olarak girdiği evde, büyükbaba ve ardından amcayla aşk yaşayıp evin hâkimi olan Zuzu; dengesiz, senarist bir baba, hikâyesi anlatılan Jardin ailesinin dikkat çeken bireylerinden birkaçı olarak karşımıza çıkıyor.

  • Künye: Alexandre Jardin – Jardin’lerin Romanı, çeviren: Orçun Türkay, Can Yayınları, roman, 227 sayfa