Carlo Rovelli – Helgoland (2022)

Genç fizikçi Werner Heisenberg 1925’te henüz yirmi üç yaşındayken Kuzey Denizi’ndeki Helgoland Adası’nda kuantum kuramının temellerini attığında, Carlo Rovelli’nin deyişiyle bizler ile gerçeklik arasındaki bir perdeyi kaldırarak ardındaki dipsiz bir uçurumu görünür kıldı.

Heisenberg’den önce Einstein’ın üzerinde kafa yorduğu, 20. yüzyılın büyük kuramcılarından Richard Feynman’ın kimse tarafından anlaşılmadığını öne sürdüğü kuantum mekaniği çağımızın en büyük bilimsel keşifleri arasındaki yerini koruyor.

Günümüzde de bilim dünyasında ve felsefeciler arasında son derece canlı bir tartışma konusu olan kuantum kuramı, gerçekliğin yapısından kişisel deneyimin doğasına, metafizikten bilincin doğasına dek önemli soruları yeniden ele almak için yeni yollar ortaya attı.

Bugün kimyanın temellerine, Güneş’in, hatta beynimizin işleyişine ilişkin bilgilerimizi borçlu olduğumuz kuantum kuramı aynı zamanda lazerden bilgisayara modern yüksek teknolojinin ardındaki başaktördür.

Buna karşın gizemini korumaya ve bilimcilerin karşısına yeni bulmacalar çıkarmayı sürdürüyor.

Bilimin gücünün dünyayı yeniden düşünmekten korkmamakta yattığını, gerçekliğin sürekli olarak gitgide daha etkili biçimlerde yeniden tasarlandığını söyleyen Rovelli işte bu gizemin izlerini sürüyor:

‘Helgoland’, Heisenberg’in düşüncesinin çekirdeğini tasarladığı bu adadan yola çıkarak gerçekliğin kuantum nitelikli yapısının yarattığı, gitgide daha önemli konulara doğru adım adım genişleyen olağanüstü bir keşif serüveni.

Kitaptan bir alıntı:

“Başlamadan önce bir uyarı… Bilinmeyenin dipsiz derinlikleri her zaman çekici ve baş döndürücüdür. Ama kuantum mekaniğini ciddiye almak, onun sonuçları üstüne düşünmek neredeyse sanrılar yaratan bir deneyimdir: Şu ya da bu biçimde, bizden dünya anlayışımızda somut ve tartışma götürmez gibi görünen bir şeyden vazgeçmeyi talep eder. Gerçekliğin hayal ettiğimizden çok farklı olduğunu kabul etmemizi ister. Akıl sır ermez derinliklere dalmaktan korkmadan o girdabın içine gözünüzü dikmenizi ister.”

  • Künye: Carlo Rovelli – Helgoland: Kuantum Devrimini Anlamlandırmak, çeviren: Tolga Esmer, Tellekt Kitap, bilim, 176 sayfa, 2022

Luigi Luca Cavalli-Sforza  – Kültürün Evrimi (2021)

Popülasyon genetiği alanına büyük katkılar sağlamış ödüllü biliminsanı Luigi Luca Cavalli-Sforza’nın ‘Kültürün Evrimi’, şimdi Türkçede.

Kitap, genetik biliminden biyolojiye, kültürel antropolojiden dilbilime uzanarak disiplinlerarası bir yaklaşımla insanlık tarihinin yüz bin yıllık serüvenini yeniden okuyor.

Çalışma, evrim kuramının anahtar kavramlarından hareketle, “yaklaşık yüz bin yıl önce, bugün yaşayan herkesin atası olan bir avuç insanın gündelik iletişim kurma becerisi geliştirmiş olması sayesinde” filizlenerek insanlığa eşlik etmiş kültürel gelişim süreçlerini mercek altına alan ve biyolojik evrim ile kültürel evrim arasındaki dinamiklerin örtüştükleri ve ayrıştıkları yanların izini sürüyor.

Kitap, Homo sapiens’in evrimleşme sürecine çok boyutlu bir bakış sunarken nereden geldiğimizi, bugün nerede durduğumuzu, bundan sonra nereye gidebileceğimizi düşünmeye de teşvik ediyor.

  • Künye: Luigi Luca Cavalli-Sforza  – Kültürün Evrimi, çeviren: Tolga Esmer, Tellekt Kitap, bilim, 232 sayfa, 2021

Carlo Rovelli – Zamanın Düzeni (2020)

Zaman, bilimin de felsefenin de hakkında en çok tartıştığı konulardan biridir.

Bu çok doğal, çünkü insan olarak bizler de neredeyse sürekli zaman üzerine düşünüp dururuz.

Carlo Rovelli’nin kaleme aldığı ‘Zamanın Düzeni’ ise, bilim, felsefe ve edebiyatı buluşturan çok güzel bir kitap.

Rovelli, uçsuz bucaksız gibi görünen, farklı yerlerde farklı hızlarda akan zamanın, kendimizi daha iyi anlamak açısından bize neler söyleyebileceği üzerine düşünüyor.

Rovelli’ye göre, zamanı anlayabilmemiz için kendimiz üzerine, kendimizi anlayabilmek için de zaman üzerine düşünmemiz gerekiyor.

Yine yazara göre, zaman kavramı hakkındaki pek çok tartışmanın akıl karıştırıcı olmasının tek nedeni bu kavramın karmaşık ve katmanlı özelliğinin farkında olmamalarıdır.

Bu nedenle de, farklı katmanların birbirlerinden bağımsız olduklarını görmeme hatasına düşerler.

“Gelmeyecek bir geleceğe karşı arzu duyuyoruz. Belleğin ve öngörünün açtığı bu alan, bizi belki bazen kaygılandıran ama özünde bir lütuf olan zamandır.” diyen Rovelli, edebi yetkinliğiyle de öne çıkan kitabında, bizi zaman üzerine daha derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Kitaptan iki alıntı daha:

“’Şimdi’ kavramı işe yaramaz; uçsuz bucaksız evrende mantıklı şekilde ‘şimdi’ diyebileceğimiz hiçbir şey yoktur.”

“Bizim için zaman işte budur: Çok katmanlı, karmaşık, farklı yaklaşık kestirimlerden gelen çok sayıda farklı özelliği olan bir kavram.”

  • Künye: Carlo Rovelli – Zamanın Düzeni, çeviren: Tolga Esmer, Tellekt Kitap, bilim, 168 sayfa, 2020

James David Lewis-Williams – Mağaradaki Zihin (2019)

Mağarada yaşayan atalarımız nasıl bir zihinsel işleyişe sahipti?

Antropolog James David Lewis-Williams, içinde Lascaux, Chauvet ve Altamira’nın da bulunduğu pek çok mağara duvarında ve taş eşyalardan yola çıkarak mağara adamlarının kafalarındaki görüntüler ve bunların anlamları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Her şeyden önce, insanların sanatı neden ve nasıl geliştirdiğine dair yetkin ve düşündürücü bir kitap olarak okunabilecek ‘Mağaradaki Zihin’, bu erken insanları sanat üretmeye zorlayan bilincin ilk olarak nasıl ortaya çıktığını ve neden Neandertaller gibi insan türlerinin bu yaratıcı ve gelişmiş sanatsal yeteneğe sahip olamadığını derinlemesine sorguluyor.

Mağaralara çizilen resimlerin, topluluğun tüm üyelerinin ilişki kurabildiği bir vizyona sahip olduğunu belirten Lewis-Williams, bunun şamanlar için kişisel ve politik bir güç olduğunu ve aynı zamanda toplumsal katmanlaşmaya da işaret ettiğini belirtiyor.

  • Künye: James David Lewis-Williams – Mağaradaki Zihin, çeviren: Tolga Esmer, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 312 sayfa, 2019

Carlo Rovelli – Gerçeklik Göründüğü Gibi Değildir (2018)

Burada kısa süre önce ‘Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders’ başlıklı çalışmasına da yer verdiğimiz, günümüzün öncü fizik kuramcılarından Carlo Rovelli, şimdi de nesneler, nesnelerin doğası ve dinamiklerini açıklıyor.

Kitabını, kuantum kütle çekimine ve bu konuyla ilgili araştırmaların göz önüne sermekte olduğu garip dünyaya adayan Rovelli, halen sürmekte olan araştırmaların adeta bir canlı yayını eşliğinde, nesnelerin temel doğasına ilişkin ne öğrendiğimizi, ne bildiğimizi ve bugün ne anlamaya başladığımızı anlatıyor.

Yazar, bugün dünya hakkındaki düşüncelerimizi düzenlememizi sağlayan bazı temel fikirlerin Antik Çağ’daki kökenleriyle başlıyor ve 20. yüzyılın iki büyük keşfini, Einstein’ın genel görelilik kuramı ile kuantum mekaniğini, fiziksel içeriklerinin özüne odaklanarak açıklıyor.

Ayrıca, standart kozmolojik modelin Planck uydusundan edinilmiş verilerle doğrulanması (2013) ve pek çoklarının beklediği ama CERN’de bir türlü ortaya çıkmayan üstünsimetrili parçacıklar (2013) gibi doğanın bize sunduğu son işaretleri göz önünde tutarak,  günümüzde kuantum kütle çekimi araştırmalarından doğmakta olan dünya imgesini anlatan çalışma, bu fikirlerin, uzayın tanecikli yapısından zamanın çok küçük ölçeklere inildiğinde yok olmasına, Büyük Patlama fiziğinden kara delik ısısının kaynağına ve bilginin fiziğin temelinde oynadığı rol hakkında gözümüze çarpanlara dek pek çok farklı sonucu tartışıyor.

Tanecikler, kuantum devrimi, kuantum uzayı ve ilişkisel zaman, uzay ve zaman, kuark, ışık parçacıkları, kara deliklerin ısısı, uzay dalgaları ve sonsuzluk gibi temel fiziğin ana gündem ve sorunları hakkında aydınlanmak isteyenler kaçırmasın.

  • Künye: Carlo Rovelli – Gerçeklik Göründüğü Gibi Değildir, çeviren: Tolga Esmer, Can Yayınları, bilim, 272 sayfa, 2018

Fernando Báez – Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi (2018)

Bu kitabın sahibi, Venezuelalı yazar Fernando Báez, kültür kıyımına karşı toplumları bilinçlendirmek amacıyla, dünya çapında çalışmalar yürüten isimlerden.

Kendisinin bu konuya uzun zamandır duyduğu ilginin ve birikiminin neticesi olan elimizdeki çalışması ise, Sümer tabletlerinin yok edilişinden 2003’te Irak işgal edilirken ülkenin ulusal kütüphanesindeki elyazmaları ve sanat eserlerinin yok edilişine uzanan bir çerçevede, kitap kıyımının geniş bir tarihini sunuyor.

  • İskenderiye kütüphanesinin yakılışı,
  • Kaybolan büyük Yunan klasikleri,
  • Moğol hükümdarı Hülagu’nun, 13. yüzyılda, dönemin kültür başkenti Bağdat’ı işgal ederken kentin kütüphanelerini yakıp yıkması,
  • Amerika’nın keşfi sürecinde misyonerlerin Aztek ve Maya uygarlıklarına ait kodeksleri yakması,
  • Engizisyonun kitap düşmanlığının sınır tanımazlığı,
  • Nazilerin programlı kitap yakma faaliyetleri,
  • Ve daha fazlası, bu kitapta karşımıza çıkıyor.

Báez çalışmasında, tarihte kitaplara yönelik kıyımı anlatmakla yetinmiyor, aynı zamanda dini ve siyasi erklerin pek çok yazar ve düşünüre uyguladığı sansürü de geçmişten günümüze izliyor.

Heinrich Heine, “Kitap yakılan bir yerde sonunda insanları yakarlar.” demişti.

Bu çalışma da, kitap yakmanın hakikaten insanı ve medeniyeti yok etme girişimleriyle nasıl at başı gittiğini gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Fernando Báez – Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi, çeviren: Tolga Esmer, Can Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2018

Carlo Rovelli – Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders (2018)

‘Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders’, karmaşık bilimsel kuramları her seviyeden okurun anlayabileceği şekilde açıklamasıyla rehber niteliğinde bir çalışma.

Çağdaş fizikçi Carlo Rovelli burada, Albert Einstein’ın genel görelilik kuramı, kuantum mekaniği, evrenin mimarisi, temel parçacıklar, kuantum çekimi, olasılık ve kara delikler gibi, isimleriyle bile kimi okurlara korkutucu gelebilecek, fizik tarihinde gerçekleşmiş en büyük yedi devrimi anlatıyor.

Evren ve onun özgün kanunları, insanoğlu için hep muamma olmuştur. Neyse ki fizik bilimi, bizim adımıza bu büyülü dünyayı daha anlaşılabilir kılan kimi ufuk açıcı keşiflere imza atmış durumda.

Carlo Rovelli’nin akıcı kitabı da, modern fiziğin bu en sarsıcı keşiflerinin sağlam bir özeti.

  • Künye: Carlo Rovelli – Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders, çeviren: Tolga Esmer, Can Yayınları, bilim, 72 sayfa, 2018