Zeynep Kermen – Uşaklıgil’in Romanlarında Batılı Yaşayış (2009)

Zeynep Kermen elimizdeki çalışmasında, Halit Ziya Uşaklıgil’in romanlarında karşılaşılan Batılı yaşayış tarzını dört bölüme ayırarak inceliyor.

Kitabın birinci bölümünde, yazarın Batı edebiyatıyla ilişkisi; ikinci bölümde, romanlarındaki karakterlerin Batı’yla alakaları ele alınıyor.

Kermen incelemesinin üçüncü bölümünde, Tanzimat’tan sonra edebiyatta ağırlık kazanmaya başlayan geçim, para, iş ve kazanç gibi konuları; son bölümde de, Uşaklıgil’in karakterlerini oluşturmada başvurduğu iç ve dış mekân, kılık, kıyafet ve dekor gibi unsurlara odaklanıyor.

  • Künye: Zeynep Kermen – Uşaklıgil’in Romanlarında Batılı Yaşayış, Dergâh Yayınları, inceleme, 224 sayfa

Dorina L. Neave – Sultan Abdülhamit Devrinde İstanbul’da Gördüklerim (2008)

Lady Dorina Neave, hayatının yirmi altı yılını, 1881 yılında ailesinin görevi nedeniyle geldiği İstanbul’da geçirdi.

Neave’ın bu dönemdeki anılarından oluşan kitap, İstanbul’u düşsel güzellikleriyle anlatıyor; dönemin sosyal ve siyasal yapısını da kendi bakış açısıyla okuyucuya sunuyor.

İstanbul’un oryantal dekoru, birçok milletten esnaf ve satıcılar, renkli ve zengin çarşılar, Göksu ve Kâğıthane dereleri, gelenekler, Boğaziçi ve Sultanahmet semtleri ile dini toplulukların yaşam biçimi, Neave’ın anlatımında okurun karşısına çıkan kimi konular.

  • Künye: Dorina L. Neave – Sultan Abdülhamit Devrinde İstanbul’da Gördüklerim, çeviren: Neşe Akın, Dergah Yayınları, anı, 180 sayfa

Hester Donaldson Jenkins – Robert Kolej’in Kızları (2008)

Hester Donaldson Jenkins ‘Robert Kolej’in Kızları’nda, Osmanlı topraklarındaki misyonerlik faaliyetlerini, Mary Mills Patrick ve Robert Kolej üzerinden izliyor.

Patrick, ülkesi Amerika’dan Türkiye’ye gelerek İstanbul Kız Koleji’nin müdireliğini üstlenmişti.

Kitapta, Patrick’le başlayan ve daha sonra gelenekselleşen eğitim anlayışı ele alınıyor.

Bu eğitim kurumunun öteki din ve mezheplere hoşgörülü yaklaşma kültürüyle Amerika ve Avrupa’daki feminist anlayışı Türkiye’ye getirme misyonuyla hareket ettiğini belirten Jenkins, Osmanlı’nın son dönemlerinde kurulan ve o zamandan bu yana Türkiye’deki eğitimin en önemli ve başarılı duraklarından biri haline gelen Kolej’in kapsamlı bir hikâyesini sunuyor.

  • Künye: Hester Donaldson Jenkins – Robert Kolej’in Kızları, çeviren: Ayşe Aksu, Dergah Yayınları, inceleme, 280 sayfa

Auguste Comte – İslamiyet ve Pozitivizm (2008)

Auguste Comte’un pozitivizmine yöneltilen başlıca eleştiri, sisteminin maneviyatı reddeden ve Tanrısı insanlık, peygamberi de bilim insanı olan, başlı başına bir din olduğu yönünde.

Gerçekte de pozitivizm, 1845’ten başlayarak, insanlığın dinler ve Tanrılarla hesaplaşmasının lokomotif görüşlerinden, anlayışlarından biri haline gelerek kurumsallaştı.

Comte’un Christian Cherfils tarafından hazırlanan bu kitabı ise kendisinin İslamiyet hakkındaki görüşlerini barındırıyor.

Kitapta, Comte’un 1853 yılında Sadrazam Reşit Paşa’ya gönderdiği ve Osmanlı’yı “insanlık dini” dediği pozitivizme davet eden ünlü mektubu da bulunuyor.

  • Künye: Auguste Comte – İslamiyet ve Pozitivizm, hazırlayan: Christian Cherfils, çeviren: Özkan Gözel, Dergah Yayınları, felsefe, 55 sayfa 

 

 

Cyrus Hamlin – Robert Kolej Uğrunda Bir Ömür (2012)

  •  ROBERT KOLEJ UĞRUNDA BİR ÖMÜR, Cyrus Hamlin, çeviren: Ayşe Aksu, Dergâh Yayınları, anı, 469 sayfa

 ROBERT

Dindar bir çiftçi ailesinden gelen Amerikalı Cyrus Hamlin, Türkiye’nin yabancı okulları arasında özgün bir yere sahip Robert Kolej’in kurucusu. Dolayısıyla elimizdeki anılar, Hamlin’in kendi hayatı hakkında anılar kadar, özellikle Robert Kolej’in kuruluş sürecini ve eğitim amaçlarını ilk ağızdan vermesiyle oldukça önemli. Hamlin burada çocukluk yıllarını, yetiştiği çevreyi, eğitim anlayışını ve uygulamaya koyduğu muhtelif eğitim kurumlarından edindiği deneyimleri; Amerikalı zengin Christopher R. Robert’ın maddi katkısı ve geniş çevresinin sağladığı destekle Robert Kolej’i kurma aşamasını ve kurumun temel felsefesini anlatıyor.

Jean Chesneau – D’Aramon Seyahatnamesi (2012)

  • D’ARAMON SEYAHATNAMESİ, Jean Chesneau, çeviren: Işıl Erverdi, Dergâh Yayınları, seyahatname, 102 sayfa

 DARAMON

Jean Chesneau elimizdeki çalışmasında, Fransa Kralı I. François tarafından Kanuni devri İstanbul’una büyükelçi olarak gönderilmiş bir soylu olan D’Aramon’nun Osmanlı topraklarında tanık olduklarını sunuyor. D’Aramon’nun seyahatnamesi, İstanbul, İran, Kudüs, Suriye, Mısır ve buradan yine İstanbul’a yapılan uzun bir yolculuğu kapsıyor. İstanbul ve Anadolu’daki gündelik hayat, Türklerin dini hayatı, gelenekleri, Kanuni ve saray hayatının anlatıldığı seyahatname, tuhaf, egzotik bir coğrafyaya gelmiş bir Batılının, burada karşılaştığı hokkabaz, soytarı gibi kişiler ile garip hayvanlara dair gözlemleriyle de ilgi çekiyor.

Sezai Coşkun – Esir Şehrin Hür İnsanı: Kemal Tahir (2012)

  • ESİR ŞEHRİN HÜR İNSANI: KEMAL TAHİR, Sezai Coşkun, Dergâh Yayınları, biyografi, 664 sayfa

 

Sezai Coşkun elimizdeki kitabında, roman ve öykü alanında ortaya koyduğu eserlerle Türkiye edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olmayı başarmış Kemal Tahir’in hayat hikâyesini sunuyor. Üç bölümden oluşan kitabında Coşkun, ilk olarak, Kemal Tahir’in mektuplarından, dostlarının kaleme aldığı anılardan ve röportajlarından yararlanarak yazarın hayatını kronolojik olarak ortaya koyuyor. Kitabının ikinci bölümünde Kemal Tahir’in şiir, öykü ve romanlarını içerik ve yapı yönleriyle değerlendiren Coşkun, son bölümde de, yazarın gerek roman ve öykülerinde konu ettiği gerekse notlar halinde kalmış fikirlerini irdeliyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar – On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi (2012)

  • ON DOKUZUNCU ASIR TÜRK EDEBİYATI TARİHİ, Ahmet Hamdi Tanpınar, yayına hazırlayan: Abdullah Uçman, Dergâh Yayınları, inceleme, 656 sayfa

 

Ahmet Hamdi Tanpınar, bu klasikleşen yapıtında, 19. yüzyıl Türk edebiyatını kuru bilgilerle tanıtmak yerine, bu dönemde ortaya konan eserleri ve dönemin yazarlarını, devrin siyasî, edebi ve kültürel havası içinde ele alıyor. Divan şiirinin de kendi şartları içinde estetik bir yapısı olduğunu ortaya koyan geniş bir giriş kısmıyla çalışmasına başlayan Tanpınar, devamında, Lale Devri’nden başlayıp Tanzimat’a kadar uzanan Batılılaşma hareketlerini ele alıyor. Yazar ardından, bu yüzyılın ilk yarısındaki divan ve halk edebiyatı örneklerini inceliyor ve Tanzimat’ın ilanını takip eden yıllardaki edebiyat ortamını irdeliyor.