Julien Benda – Aydınların İhaneti (2017)

Aydın nedir?

Aydının hakikatle ilişkisi nasıl olmalıdır?

Aydın, iktidarın muhalif görünen sözcüsü müdür?

Aydın, ait olduğu grubun ve cemaatin çıkarlarını mı gözetir?

Julien Benda’nın bizde 3. baskısına ulaşan bu kitabı, Batı’da aydınlar hakkında yapılmış ilk kapsamlı eleştirilerden.

Yukarıdaki sorulara yanıt arayan Benda’nın burada tanımladığı şekliyle aydın, maddi kazançla ilgilenmez, kişisel çıkarını gözetmez, siyasi iktidarlara yaranmaz, güçlünün yanında değil zayıfın yanında saf tutar, kralın soytarılığına soyunmaz.

Entelektüelin en başta siyaset karşısında ilkesiz davranmaması gerektiğini belirten Benda, tarihin nasıl büyük aydın ihanetlerine sahne olduğunu örnekler üzerinden gözler önüne seriyor.

Yazar, aydınları zayıflayan hakikat ve vicdan duygularına dönüp bakmaya, çarmıha gerilme riskine girmek pahasına onurlarına sahip çıkmaya davet ediyor.

  • Künye: Julien Benda – Aydınların İhaneti, çeviren: Cem Soydemir, Doğu Batı Yayınları, siyaset, 189 sayfa

Kolektif – Şerif Mardin Okumaları (2008)

Sosyolog ve tarihçi Şerif Mardin son zamanlarda, özellikle basının çok ilgisini çeken “mahalle baskısı” teorisiyle Türkiye’nin gündemine gelmişti.

Oysa Mardin’in bu kuram dışında, merkez-çevre ilişkileri, ideolojiler, din sosyolojisi, Yeni Osmanlılar, Jön Türkler, Türk modernleşmesi, kültür ve kimlik sorunları, hatta Türk edebiyatı konulu çalışmaları da bulunuyor.

Editörlüğünü Taşkın Takış’ın üstlendiği ‘Şerif Mardin Okumaları’, Mardin’in düşünce dünyasına odaklanan muhtelif yazılardan oluşuyor.

Bu yazılarda, Mardin’in sivil toplum, Türkiye’de din, din sosyolojisi, siyaset ve sosyal bilimler alanlarındaki düşünceleri ayrıntılı bir bakışla değerlendiriliyor.

  • Künye: Kolektif – Şerif Mardin Okumaları, editör: Taşkın Takış, Doğu Batı Yayınları, sosyoloji, 315 sayfa

Şerif Mardin (ed.) – Orta Doğu’da Kültürel Geçişler (2007)

  • ORTA DOĞU’DA KÜLTÜREL GEÇİŞLER, editör: Şerif Mardin, çeviren: Birgül Koçak, Doğu-Batı Yayınları, sosyoloji, 308 sayfa

ortadoguda-kulturel-gecisler

Editörlüğünü Şerif Mardin’in üstlendiği ‘Orta Doğu’da Kültürel Geçişler’ isimli bu çalışma, Orta Doğu’nun kültürel yapısını analiz eden sosyolojik yazılardan oluşuyor. Kitapta, Said Emir Ercümend, Samir Khalaf, Richard K. Khuri, Fedwa Malti-Douglas, Shahrough Akhavi, Michael E. Meeker, Şerif Mardin, Sabri Sayarı, Irene Markoff ve son olarak da Mehrzad Boroujerdi’nin konuyla ilgili birer yazısı bulunuyor. Kitap, şimdiye kadar üzerinde fazlaca durulmamış bir kültürel coğrafyanın düşünsel haritasına odaklanmasıyla önemli bir eksiği kapatıyor.

Ku Hung-Ming – Çin Halkının Zihniyeti (2013)

  • ÇİN HALKININ ZİHNİYETİ, Ku Hung-Ming, çeviren: Hanife Güven, Doğu Batı Yayınları, kültür, 158 sayfa

CIN

Çinli bir anne ile Portekizli bir babanın oğlu olan Ku Hung-Ming, eğitimini Avrupa’da almış. Yazarın, 1915’te kaleme aldığı bu  kitap, Çin halkı ve kültürü konusunda önemli ayrıntılar sunuyor. Yazar, kitabının ilk bölümünde Çin insanını, Çin kadınını ve Çin dilini anlatıyor. Kitabının ikinci bölümünde, Batılı yazarların Çin kültürüyle ilgili yanlış veya eksik saptamalarını ortaya koyan Hung-Ming, devamında da Çin uygarlığının diğer dünya medeniyetlerinin feyz alabileceği ne gibi olumlu niteliklere sahip olduğunu, dünyayı bekleyen savaşların aşılması konusunda Çin uygarlık değerlerine nasıl başvurulabileceğini irdeliyor.

Özgür Taburoğlu – Resim, Söz ve Yazı (2013)

  • RESİM, SÖZ VE YAZI, Özgür Taburoğlu, Doğu Batı Yayınları, inceleme, 343 sayfa

RESIM

Özgür Taburoğlu ‘Resim, Söz ve Yazı’da, farklı imge yaratma biçimlerini aydınlattığı gibi, imgenin bozulmasına neden olan kültürel, sanatsal ve siyasal etkenleri de irdeliyor. Taburoğlu, birçok düşünür ve sanat kuramcısının fikirlerini izleyerek, geleneksel resimlerde çizgi, renk ve boşluk; imajın pornografisi; Lacan’da imgesel düzey; beden imgeleri; arketiplerin görünme biçimleri; retoriğin yarar ve zararları; gerçeklik arayışı olarak dil oyunları; akademide sözlü bilgi arayışları; tipografi sonrası dünyada resim, söz ve yazı; eski şiirde muhayyilenin yeri ve kapitalist dünyada imgenin oluşturulmasını tartışıyor.

Güçlü Ateşoğlu (ed.) – Alman İdealizmi 2: Hegel (2013)

  • ALMAN İDEALİZMİ 2: HEGEL, editör: Güçlü Ateşoğlu, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 794 sayfa

ALMAN

‘Alman İdealizmi’nin ilk cildi, filozof Johann Gottlieb Fichte’nin fikirlerini irdelemişti. Çalışmanın ikinci cildi ise, Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in düşüncesine odaklanıyor. Hegel’in hayat hikâyesiyle başlayan çalışmanın ilk bölümünde, düşünürün kimi yazılarına yer veriliyor. Kitabın ikinci bölümünde ise, Hegel düşüncesinin farklı açılardan yorumlandığı makaleler yer alıyor. Hegel’de öz-bilinç diyalektiği, Hegel’in metafizik problemi, Hegel’de felsefe kavramının gerçekleştirilmesi, Hegel’in hukuk felsefesi ve devlet kuramı, Hegel’in ‘Geist’ kavramı ve Hegel’de mutlak öznellik, burada ele alınan konulardan birkaçı.

Ahu Tunçel ve Kurtul Gülenç (ed.) – Siyaset Felsefesi Tarihi (2013)

  • SİYASET FELSEFESİ TARİHİ, editör: Ahu Tunçel ve Kurtul Gülenç, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 902 sayfa

SIYASET

Kapsamıyla dikkat çeken ‘Siyaset Felsefesi Tarihi’, siyaset felsefesinin bugünü belirleyen temalarını, tarihsel ve problematik bakımdan irdeleyen makalelerden oluşuyor. Alana dair nitelikli bir başvuru kaynağı olarak değerlendirilebilecek çalışmada, klasik ve çağdaş siyaset felsefesine özgün katkılarda bulunmuş, Platon’dan Žižek’e, Farabi’den Judith Butler’a, John Locke’tan Giorgio Agamben’e ve John Stuart Mill’den Michel Foucault’ya pek çok düşünürün yaklaşımları kronolojik bir şekilde sunuluyor. Betül Çotuksöken, Gürol Irzık, Örsan K. Öymen, Ferda Keskin, Zeynep Direk, Yıldız Silier ve Kaan H. Ökten, kitaba katılan isimlerden birkaçı.

Gürsel Aytaç – Çağdaş Alman Edebiyatı (2012)

  • ÇAĞDAŞ ALMAN EDEBİYATI, Gürsel Aytaç, Doğu Batı Yayınları, inceleme, 523 sayfa

 

Gürsel Aytaç ‘Çağdaş Alman Edebiyatı’nda, Alman edebiyatını 16. yüzyıldan günümüze uzanarak irdeliyor. Alman edebiyatında natüralizme karşı akımlarla kitabına başlayan Aytaç, devamında, ekspresyonizm ve dadaizm, yeni nesnelcilik, yeni bireycilik ve postmodern yaklaşımların Alman edebiyatındaki izlerini inceliyor; savaş sonrası dönemde Alman edebiyatının durumunu araştırıyor. Bu anlatımda, Thomas Mann, Robert Musil, Franz Kafka, Bertolt Brecht, Heinrich Böll, Peter Weiss, Günter Grass ve Friedrich Dürrenmatt gibi bilinen kalemlerin yanı sıra, Hubert Fichte ve Michael Roes gibi postmodern yazarların da izi sürülüyor.

Hakkı Hünler – Estetik’in Kısa Tarihi (2011)

  • ESTETİK’İN KISA TARİHİ, Hakkı Hünler, Doğu Batı Yayınları, sanat, 515 sayfa

 

Hakkı Hünler, ‘Estetik’in Kısa Tarihi’ başlıklı elimizdeki kitabında, modern kültür ve sanatı felsefi düşüncenin kılavuzluğunda inceliyor. Sanatı ve sanatın dilini etkileyen, modern öznenin parçalanmasının sanat felsefesindeki izini süren yazar, politika, estetik ve ahlak arasındaki bağlantıları Descartes, Hume, Rousseau ve Kant gibi klasik düşünürlerin fikirleri aracılığıyla ortaya koyuyor. Hünler ayrıca, avangard ile postmodern süreçleri toplumsal bağlamları içine yerleştirmeye çalışıyor. Estetiğin, burjuva toplumunun bir ürünü olduğunu söyleyen yazar, bu toplumdaki varoluş trajedisinin estetik söylemdeki yansımalarını araştırıyor.

Jacqueline Russ – Avrupa Düşüncesinin Serüveni (2011)

  • AVRUPA DÜŞÜNCESİNİN SERÜVENİ, Jacqueline Russ, çeviren: Özcan Doğan, Doğu Batı Yayınları, inceleme, 422 sayfa

 

Fransız yazar ve felsefe profesörü Jacqueline Russ ‘Avrupa Düşüncesinin Serüveni’nde, Antik çağlardan günümüze Batı düşüncesinin izini sürüyor. Avrupa bilindiği gibi, uzun süreden beri evrensel nitelikte temel düşüncelerin ortaya çıktığı bir medeniyet birliğini oluşturuyor. Russ’un çalışması, bu evrenselliği Kitab-ı Mukaddes ve Eski Yunan’dan başlayıp günümüze uzanarak ele alıyor. Yunan, Helenik ve Roma gibi Batı’nın kurucu düşünceleri; Ortaçağ düşüncesi; Rönesans, Hümanizm ve Aydınlanma düşüncesi; devrimler yüzyılındaki ahlaki, politik düşünceler ve bunalımlarıyla öne çıkan 20. yüzyıl Batı düşüncesi, kitapta karşımıza çıkan konulardan birkaçı. Russ’ın kitabı, politik olarak hiçbir zaman birlik haline gelememiş, fakat ortak düşünsel mirasıyla bütünleşmiş Avrupa düşüncesini kapsamlı bir analize tabi tutuyor.