Frans de Waal – Ataerkil Düzene Hapsolan Yalnızca Biz miyiz? (2022)

Gücü, muhtemelen başkalarına çekici gelebilen ama kesinlikle bize öyle gelmeyen bir şeymiş gibi tartışıyoruz.

Güç, bir tabu konusu olmayı sürdürüyor ve biz bu bağlamda diğer türlerle ne kadar benzer olduğumuzu kesinlikle duymak istemiyoruz.

Primatolog Frans de Waal, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet konusunda dilsel bir kafa karışıklığı yaşandığını; birincisinin biyolojik, ikincisinin kültürel cinsiyet olduğunu ancak farklı anlamlarına rağmen bu iki terimin özünde birleşmiş olduğunu ve birini diğeri olmadan tartışamayacağımızı ifade ediyor.

Genç erkek ve dişi primatların cinsiyet rollerini birbirlerine benzer şekilde geliştirdiğini düşünüyor.

Nasıl davranılacağını öğrenmek için kendi cinsiyetlerinden yetişkinleri gözlemlediğini söylüyor.

Primatların davranışsal ve biyolojik farklılıklarını aydınlatırken insan davranışıyla karşılaştırmaktan da geri durmuyor.

‘Ataerkil Düzene Hapsolan Yalnızca Biz miyiz?’, klasik konuşma tarzı ve alaycı gözlemlerle dolu anlatımıyla cinsiyet kimliği, toplumsal cinsiyet rolleri, cinsellik, eşcinsellik, arkadaşlık ve yetiştirme gibi konuları ele alıyor.

  • Künye: Frans de Waal – Ataerkil Düzene Hapsolan Yalnızca Biz miyiz?: Bir Primatoloğun Gözünden Cinsiyet Kavramı, çeviren: İrem Sağlamer, Sander Yayınları, bilim, 336 sayfa, 2022

Frans de Waal – Mama’nın Son Sarılışı (2019)

Şempanzeler sevimli, şefkatli ve anlayışlı hayvanlardır, fakat düşünebildiğimizden daha fazla bize benzerler.

Kırk yıldan uzun süredir hayvanların duygu ve davranışları üzerine çalışan Frans de Waal de bu çarpıcı çalışmasında, insanların sevme, nefret etme, korkma, utanma, suçluluk duyma, neşelenme, iğrenme ve empati kurma becerilerinin şempanzelerdekilerle ne denli benzer olduğunu ortaya koyuyor.

Kitap, biyolog Jan von Huff ile derin bağlar kurmuş bir şempanzenin, Mama’nın ölümünün ortaya koyduklarıyla başlıyor.

Mama, ölmek üzereyken Van Huff gece vakti son bir sarılma için onu ziyaret etti.

Bu olay filme alınmıştı ve bilindiği gibi tüm dünyada bu veda vakti büyük yankı yarattı.

Bu kayıt sayesinde, Mama’nın genellikle insanlara özgü olduğu düşünülen ancak bütün primatlar için ortak bir davranış olan kocaman bir gülümsemeyle güven verişine, profesörün sırtını okşayıp onu kucaklamasına yakından tanık olmuştuk.

Waal tam da bu kayıttan yola çıkarak hayvan ve insan duygularının büyüleyici dünyasını keşfe koyuluyor ve insan politikalarının ardındaki duyguları, özgür iradeyi, hayvan sezgilerini tartışıyor.

‘Mama’nın Son Sarılışı’, insan duygu ve davranışlarının evrimsel köklerini tartışmaya açmak açısından çok önemli bir yapıt.

Çalışmanın, dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olan PEN Amerika Bilim Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Frans de Waal – Mama’nın Son Sarılışı: İnsan ve Hayvan Duyguları, çeviren: Gülsün Arıkan, Sander Yayınları, bilim, 368 sayfa, 2019

Frans de Waal – Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz? (2017)

İnsanoğlu uzun yıllar önce doğaya egemen oldu.

Fakat bu egemenlik, aynı zamanda kendi zekâ ve becerilerini diğer tüm türlerin üstünde görmesine neden olacak müzmin bir kibri de beraberinde getirdi.

Fakat daha da önemli ve tehlikelisi, bu kibrin beraberinde getirdiği cahilliktir.

Örneğin hayvanların zekâları ve duyguları hakkında neler biliyoruz?

Charles Darwin’in insan ve hayvan duyguları üzerine çokça yazdığı biliniyor ve 19. yüzyıldaki pek çok bilim insanı, hayvanlarda ileri seviyede zekâ keşfetmeye hevesliydi.

Bu çabaların neden geçici bir süre askıya alındığı veya neden biyolojinin yoluna bile isteye taş koyduğumuz, bugün hâlâ gizemini koruyor.

İşte primat davranışı ve bilişi hakkında önemli çalışmalar yapmış Frans de Waal da, hayvan zekâsının olağanüstü boyutlarını gözler önüne seriyor.

Konuyla ilgili yapılmış pek çok keşiften yola çıkan yazar, son yirmi yılda bu alanda yaşanan heyecan verici gelişmeleri sunuyor.

“İnsanlar neden hayvan zekâsını küçümsemeye bu kadar hevesli? Kendimiz söz konusuyken hiç sorgulamadan kabul ettiğimiz becerileri hayvanlar söz konusu olduğunda sürekli reddediyoruz,” diye soran de Waal, kargalar, yunuslar, papağanlar, koyunlar, eşekarıları, yarasalar, balinalar, primatlar ve daha pek çok türün insanları şaşkına uğratacak olağanüstü zekâlarından örnekler veriyor.

  • Künye: Frans de Waal – Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz?, çeviren: Ahmet Burak Kaya, Metis Yayınları, bilim, 344 sayfa

Frans de Waal – Köken Ağacı (2013)

‘Köken Ağacı’, primat davranışlarını inceliyor ve bu davranışların insan evrimi konusunda nasıl fikirler verebileceğini tartışıyor.

Şempanzelerde toplumsal yapılanma ve üreme; bonobolar ve insanın toplumsal evrimiyle ilişkileri; kuyruksuz maymunlarda et yeme, et paylaşımı ve bunun insan evrimiyle benzerlikleri; atalarımızın evriminin yediklerine ne kadar bağlı olduğu; primat zekâsının toplumsal ve teknik biçimleri ve primat iletişimi ile insan dili arasındaki benzerlik ve farklılıklar gibi ilgi çekici konuların yer aldığı kitap, türümüzün diğer primatlarla ilgili bilgilerimize uyuşup uyuşmadığını irdelemesiyle önemli.

  • Künye: Frans de Waal – Köken Ağacı, çeviren: Dilek Eylül Dizdaroğlu, Alfa Yayınları, bilim, 365 sayfa