Kolektif – Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek (2010)

‘Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek’, milliyetçilik konusundaki kuram ve uygulamaları geniş bir perspektifle, Avrupa’nın tarihsel ve güncel eleştirisi ekseninde masaya yatırıyor.

Birçok bölümden oluşan çalışma, konuya dair güncel ve nitelikli bir eser olmasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Yazarlar burada,

  • Milliyetçilik kuramlarının tarihi ve kaynakları,
  • Milliyetçilik ve çokkültürlülük,
  • Siyasal milliyetçilik ve kültürel milliyetçilik,
  • Uluslararası ilişkilerde milliyetçilik ve şiddet,
  • Milliyetçilik, demokrasi ve din,
  • Dil milliyetçiliğinin başarıları ve başarısızlıkları,
  • Ulusal kimlikler ve sınırlar,
  • Küreselleşen dünyada milliyetçiliğin direnişi,
  • Kozmopolitizm ve milliyetçilik,
  • Milliyetçiliğin farklı topraklardaki tezahürler,
  • Ve bunun gibi önemli konuları irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Alain Dieckhoff, Christophe Jaffrelot, Pierre Birnbaum, Daniel Sabbagh, Anne-Marie Thiesse, Astrid von Busekist, Paul Zawadzk, Guy Hermet, Pierre Hassner, Jean-Marc Ferry ve Philip Resnick.

  • Künye: Kolektif – Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek, yayına hazırlayan: Alain Dieckhoff ve Christophe Jaffrelot, çeviren: Devrim Çetinkasap, İletişim Yayınları, siyaset, 372 sayfa

Anne Jourdain ve Sidonie Naulin – Pierre Bourdieu’nün Kuramı ve Sosyolojik Kullanımları (2016)

Toplumsal hiyerarşilerin yeniden üretilmesi ve bireylerin toplumsal kökenleri konularında ufuk açıcı perspektifler geliştirmiş Pierre Bourdieu’nün kuramını ve bunun sosyolojik kullanımlarını ele alan sağlam bir inceleme.

Çalışma, Bourdieu sosyolojisine sıkı bir giriş niteliğinde.

Kitap, Bourdieu’nün sosyolojiye başlıca katkılarını hem sentetik hem de isabetli bir şekilde yeniden ortaya koyuyor; özellikle de dilinin biçimsel sarmalanmalar ve kelime oyunlarından kaynaklanan karmaşıklığıyla ün salmış Pierre Bourdieu’nün metinlerinin okunmasını kolaylaştırıyor.

İlk bölüm, Bourdieu’nün hayatı boyunca yön verdiği epistemolojik düşünceyi konu alıyor. Bu bölüm, sosyolojiyi ve sosyolog mesleğini kavrayış biçimini anlamak, toplumsal dünyayı ve insanın eylemlerini nasıl ele aldığını kavramak için bir başlangıç noktası sunuyor.

Sonraki iki bölüm, Bourdieu düşüncesine ait iki konudan (okul ve kültür) yola çıkarak, yazarın temel kavramlarının ampirik olarak nasıl oluştuğunu ortaya koyuyor, ayrıca, her iki durumda da bu kavramların bu alanlardaki düşünceye nasıl derin ve kalıcı bir yenilik getirdiğini gösteriyor.

Son bölüm ise, sosyal uzam kuramını ele alıyor.

Bu kuram, bilindiği gibi, toplumsal hayatın farklı alanlarının işleyişini açıklayarak genellemenin daha üst seviyeye çıkmasını sağlar.

  • Künye: Anne Jourdain ve Sidonie Naulin – Pierre Bourdieu’nün Kuramı ve Sosyolojik Kullanımları, çeviren: Öykü Elitez, İletişim Yayınları, sosyoloji, 148 sayfa, 2016

Tahire Erman – “Mış Gibi Site” (2016)

Gecekondular yıkılıp yerlerine TOKİ tarafından gecekondu dönüşüm siteleri yapıldıkça insanlar nasıl dönüşmekte, nasıl bir kent ve toplum ortaya çıkmakta?

Tahire Erman’ın bu kapsamlı incelemesi, derinlemesine mülakatlarla zenginleşen bu nitelikli çalışma, Ankara Keçiören’deki TOKİ sitesinde yaşanan dönüşümleri kayda geçirerek yukarıdaki sorulara tatmin edici yanıtlar veriyor.

  • Künye: Tahire Erman – “Mış Gibi Site”, İletişim Yayınları

Daniel McCoy – Viking Ruhu (2019)

Odin, Thor, Freya, Loki, Balder, Heimdall…

Norslar ve Cermen halkların Hıristiyanlık öncesi dönemleri, mitolojileri ve pagan inançları üzerine çalışan Daniel McCoy’dan, Nors mitolojisi ve dinleri hakkında harika bir giriş.

McCoy, kitabının ilk kısmında Nors dininin karakteristik özelliklerini açıklıyor.

Yazar burada, tanrı ve tanrıçalarından kozmoloji yaklaşımına, Nors kader kavramından cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı ahlâk anlayışına, ölüm ve öbür dünya görüşünden resmi dinsel uygulamalarına ve büyüden şamanlığa, Nors dininin kendine has niteliklerini açıklıyor.

Kitabın geniş yer tutan ikinci kısmındaysa, Nors mitolojisindeki ana karakterler ve önemli konular aydınlatılıyor.

  • Künye: Daniel McCoy – Viking Ruhu: Nors Mitolojisi ve Dinine Giriş, çeviren: Cumhur Atay, İletişim Yayınları, mitoloji, 320 sayfa, 2019

Kolektif – Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı (2016)

Ermeni soykırımı üzerine bir asırlık araştırmayı mercek altına alan ve bunu yaparken 20. yüzyılın ürünü olan bir soykırımlar ve kitlesel şiddet eylemleri çağını sorgulayan bir kitap.

Çalışma, Ermeni Soykırımı Araştırmaları Uluslararası Bilim Konseyi (CSI) tarafından düzenlenen bir kolokyuma dayanıyor.

  • Künye: Kolektif – Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı, çeviren: Melike Işık Durmaz ve Ümran Küçükislamoğlu, İletişim Yayınları

Xavier Márquez – Demokrasi Dışı Siyaset (2019)

Demokrasi dışı siyaset çok farklı biçimlere bürünür ve farklı isimlerle bilinir.

“Diktatörlük”, “tiranlık”, “otoriterlik”, “otokrasi”, “totaliterlik” ve “despotluk”, demokrasi dışı devletleri demokrasiden ayırt etmek için kullanılan terimlerden yalnızca birkaçı.

İşte otoriterlik, totaliterlik ve diktatörlük gibi demokrasi dışı olarak ele alınan rejim tipleri üzerine çalışan Xavier Márquez bu eseri, “demokrasi dışılık” hakkında çok önemli bir çalışma olup demokratik devletleri demokrasi dışı devletlerden tam olarak hangi niteliklerin ayırdığını derinlemesine irdeliyor.

Demokrasi dışı rejimlerdeki iktidar sahiplerinin hepsi, iktidara tutunmaya çalışırken siyasi rakiplerini katletmez, protesto gösterilerini engellemez veya muhalif grupları doğrudan yasaklamaz.

Zira demokrasi dışı rejimlerin bazıları kendilerini neredeyse demokratik bir rejimmiş gibi gösterecek incelikli yöntemler kullanır ve seçim kaybetmemeyi sağlama alır; ancak bazıları çok daha acımasız yöntemler kullanır.

İşte Márquez’in de bize gösterdiği gibi, uluslararası ilişkilerin seyri, maddi kaynakların ulaşılabilirliği, muhalif grupların örgütlenme seviyesi ve hatta iktidar sahibinin vicdanı bile demokrasi dışı rejimlerin alacağı kendine özgü şekli ortaya çıkarmada önem taşır.

Kitap, demokrasi dışı siyaset içerisindeki belirgin ayrım ve farklılıkları ortaya koyduğu gibi, demokratikleşme sürecinin sancılarını masaya yatırarak bazı rejimlerin nasıl bir yandan otoriter/antidemokratik öğeler barındırırken, diğer yandan demokratikleşme yolunu katedebildiklerini çarpıcı örneklerle ortaya aktarıyor.

  • Künye: Xavier Márquez – Demokrasi Dışı Siyaset: Otoriterlik, Diktatörlük ve Demokratikleşme, çeviren: İsmail Çekem, İletişim Yayınları, 429 sayfa, 2019

Can Kakışım – Sınıf, Etnisite ve Kimlik (2016)

Sosyalist hareketlerin etnik kimlik sorunsalına dair geleneksel ve çağdaş yaklaşımlarının bir karşılaştırması.

Bu yaklaşımlardaki farklılıkları ortaya koyan çalışma, küreselleşme çağında kimlik siyasetinin yükselişini, sosyalizmin yaşadığı ideolojik krizi ve Türkiye sosyalizminde etnisite sorununun kendine nasıl yer bulduğunu tartışmakta.

  • Künye: Can Kakışım – Sınıf, Etnisite ve Kimlik: Sosyalist Paradigmanın Evrimi, İletişim Yayınları

Kolektif – “Gülebilir miyiz Dersin?” (2016)

Edebiyatımıza damgasını vurmuş Tezer Özlü’yü edebiyat, sosyoloji, felsefe, psikanaliz ve dilbilim gibi disiplinler aracılığıyla tartışan, bir nevi Tezer Özlü okuma kılavuzu.

Kimi yazarların Özlü’yle anılarını da barındıran kitap, yazarın yapıtlarının ve yaşamının izini sürmek için harika bir fırsat.

  • Künye: Kolektif – “Gülebilir miyiz Dersin?”, derleyen: Feryal Saygılıgil ve Beyhan Uygun Aytemiz, İletişim Yayınları

Alexis de Tocqueville – Amerika’da Demokrasi (2016)

Alexis de Tocqueville’in Amerika seyahatinin ürünü olan, ona asıl ününü kazandırmış kitabı.

Yazar klasikleşmiş yapıtında, ABD’de o tarihte yürürlükte olan demokratik sistemin ayrıntılı bir betimlemesini ve çözümlemesini sunuyor, ayrıca demokrasi olgusunu felsefi ve sosyolojik düzeyde tartışıyor.

Uzun bir unutulmuşluğa terk edildikten sonra, 1960’lardan itibaren yeniden hatırlanan kitap, hem çok iyi bir siyasal gözlemcinin eseri, hem başat bir siyaset felsefesi eseri ve hem de bir sosyoloji klasiğidir.

Tocqueville, ağırlıklı olarak Amerika’yı, aynı zamanda Amerika ile Avrupa’yı karşılaştırdığı kitabında, koşulların eşitliği, özgürlük fikri ve din,  efendilerle hizmetkârları arasındaki ilişkiler, ademi merkeziyet ve merkeziyetçilik, demokrasinin kendi içinden yeşeren despotik eğilimler ve bunlara karşı üretilen demokratik engeller gibi pek çok konuyu tartışıyor.

  • Künye: Alexis de Tocqueville – Amerika’da Demokrasi, çeviren: Seçkin Sertdemir Özdemir, İletişim Yayınları

Catherine Mayer – Cinsiyet Eşitliği Dünyayı Nasıl Kurtaracak (2019)

Kadınların her biri erkeklerce ve erkekler için biçimlendirilen bir dünyada yolunu bulmaya çalışıyor.

Başka bir deyişle, dünya, erkeklerin etrafında dönüyor.

Birkaç örnek:

  • Küresel bağlamda kadınlar erkeklerden daha az şeye sahipler ve genellikle en kötü ve en kötü denetlenen işlerde çalışarak erkeklerden daha az kazanıyorlar,
  • İnsan bakımı ve bedelsiz ev işlerinin aslan payını üstleniyorlar ve ayrımcılığa, tacize ve cinsel şiddete maruz kalıyorlar,
  • Pek çok araba modelinde yakın dönemlere kadar sadece erkek boyutlarında çarpma testi mankenleri kullanıldığı için kadın sürücüler kazalarda daha ağır yaralanma riski taşıyorlar,
  • Kimi ilaçlar kadınlarda işe yaramıyor çünkü hormonsal döngülerle uğraşmamak için erkek hayvanlarda test ediliyorlar,
  • İş yerlerinde termostatlar erkek metabolizmasına uygun sıcaklıklara ayarlı olduğu için kadınlar üşüyor…

Catherine Mayer bu kitabında, cinsiyet eşitliğinin aslında nasıl erkeklerin de lehine olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor ve toplumsal cinsiyet açısından gerçek bir eşitliğin yaratılacağı bir dünyanın özünde herkesin menfaatine olacağını çarpıcı örnekler eşliğinde gösteriyor.

Mayer, girift teorik tartışmalar hiç girmeden, bugünün dünyasında eşitsizliğin bertaraf edileceği bir yaşamın olanakları üzerine düşünüyor.

  • Künye: Catherine Mayer – Cinsiyet Eşitliği Dünyayı Nasıl Kurtaracak, çeviri: Barış Cezar, İletişim Yayınları, feminizm, 360 sayfa, 2019