Duygu Çayırcıoğlu – Kadınca Bilmeyişlerin Sonu (2022)

1960-1980 arasında Türkçe edebiyatta feminist hissiyat ve fikriyatın temelinin oluşturulmasına katkı sunmuş edebiyatçılar üzerine çok önemli bir inceleme.

Duygu Çayırcıoğlu, bu yazarların hayat verdiği metinlere odaklanarak bu durgun yılların kadın sözü, kadınların kadınlık durumu üzerine düşünmesi ve feminist düşünce açısından sanıldığı kadar çorak ve pasif geçmediğini gözler önüne seriyor.

Çayırcıoğlu, Türkiye’de feminizmin henüz adının anılmadığı, anılsa da olumsuz şekilde anıldığı bir dönemde, feminist duyarlılığın edebiyatta yol alan güçlü̈ dip dalgasına dikkat çekiyor bu kitapla.

Kadınların siyasal ve toplumsal hareketliliğinin, görünürlüğünün arttığı fakat özerk seslerinin henüz gür çıkmadığı 1960-1980 döneminde, edebiyat evreninde bir ön-feminizmin geliştiğini gösteriyor.

Nezihe Meriç, Sevim Burak, Sevgi Soysal, Leylâ Erbil, Adalet Ağaoğlu, Füruzan ve Tezer Özlü’nün eserlerinde, erkek egemenliğinin ve ataerkil aile kurumunun nasıl sorgulandığını görüyoruz.

Özel olanın gerçekten politik olduğunu ve kadınların hayatının nasıl daraltıldığını “canhıraş” tasvir eden bu eserler, aynı zamanda kadınların bu baskıya –bazen de “delilikle”- nasıl direndiklerini hikâye ediyorlar.

Sevgi Soysal, ‘Tante Rosa’yı “bütün kadınca bilmeyişlerin tek adı” diye tanımlamıştı.

‘Kadınca Bilmeyişlerin Sonu’ da, kadınca bilinçlenmenin hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Duygu Çayırcıoğlu – Kadınca Bilmeyişlerin Sonu: 1960-1980 Döneminde Feminist Edebiyat, İletişim Yayınları, feminizm, 196 sayfa, 2022

Kolektif – “Gülebilir miyiz Dersin?” (2016)

Edebiyatımıza damgasını vurmuş Tezer Özlü’yü edebiyat, sosyoloji, felsefe, psikanaliz ve dilbilim gibi disiplinler aracılığıyla tartışan, bir nevi Tezer Özlü okuma kılavuzu.

Kimi yazarların Özlü’yle anılarını da barındıran kitap, yazarın yapıtlarının ve yaşamının izini sürmek için harika bir fırsat.

  • Künye: Kolektif – “Gülebilir miyiz Dersin?”, derleyen: Feryal Saygılıgil ve Beyhan Uygun Aytemiz, İletişim Yayınları

Kolektif – İstanbul Öyküleri Antolojisi (2009)

Oyun yazarı ve öykücü Jale Sancak’ın hazırladığı ‘İstanbul Öyküleri Antolojisi’, balığı, balıkçısı, Evgeniya’sı, meyhaneleri, sarhoşları, genelevleri ve sevdalarıyla bir İstanbul resmi çiziyor.

İstanbul, köklü tarihiyle, sanatın her dalının olduğu kadar, edebiyatın da ilgi duyduğu bir şehir.

Şehre dair yayımlanmış edebi eserler, başlıbaşına bir külliyat haline gelmiş durumda.

Bu zengin kaynaktan bir demeti okurlarına sunan antolojide öyküleri bulunan isimler ise şöyle: Sait Faik Abasıyanık, Abidin Dino, Peride Celal, Zeyyat Selimoğlu, Oktay Akbal, Bilge Karasu, Demir Özlü, Nursel Duruel, Tezer Özlü, Nemika Tuğcu, Mehmet Coral, Selim İleri, Hulki Aktunç, Necati Güngör, Semra Aktunç, Nedim Gürsel, Peride Çiçekoğlu, Vecdi Çıracıoğlu, Murathan Mungan, Sezer Ateş Ayvaz, Mehmet Ünver, Yasemin Yazıcı, Jale Sancak, Nalan Barbarosoğlu, Jaklin Çelik ve Makbule Aras.

  • Künye: Kolektif – İstanbul Öyküleri Antolojisi, hazırlayan: Jale Sancak, İkaros Yayınları, antoloji, 246 sayfa

Tezer Özlü – Yeryüzüne Dayanabilmek İçin (2014)

  • YERYÜZÜNE DAYANABİLMEK İÇİN, Tezer Özlü, hazırlayan: Sezer Duru, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 165 sayfa

YERYUZUNE

Tezer Özlü külliyatına önemli bir katkı sunan ‘Yeryüzüne Dayanabilmek İçin’, Özlü’nün edebiyat, sinema ve tiyatroyu konu alan, Türkiye’deki bazı dergilerde uzun zaman önce yayınlanmış yazılarını bir araya getiriyor. Özlü, yazılarının bir kısmında Franz Kafka, Stefan Zweig, Hilde Domin, Christian Enzensberger ve Werner Herzog gibi yazarlar üzerine düşünüyor. Yazar Peter Weiss’la yapılan bir söyleşinin de bulunduğu kitapta, Özlü’nün Berlin Film Festivali, Cannes ve Locarno Film Festivalleri ve Frankfurt Kitap Fuarı ile ‘Hakkari’de Bir Mevsim’in Berlin Film Festivali’ndeki başarısıyla ilgili değerlendirmeleri de yer alıyor.