Michel Foucault – Bilme İstenci Üzerine Dersler (2013)

  • BİLME İSTENCİ ÜZERİNE DERSLER, Michel Foucault, çeviren: Kerem Eksen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 304 sayfa

BILME

İlk kez Türkçeye çevrilmesiyle önemli bir boşluğu dolduran ‘Bilme İstenci Üzerine Dersler’, Michel Foucault’nun Collège de France’da 1970-1971 döneminde verdiği dersleri bir araya getiriyor. Foucault derslerinde ağırlıklı olarak, verili tarih anlayışını, bilgi ve hakikatle ilişkisi ekseninde tartışıyor ve buradan hareketle, Batı düşüncesinin dil, söylem, bilgi ve hakikati ele alma biçimiyle felsefi bir hesaplaşmaya girişiyor. Güncelliği tarihle kesiştirme ustalığıyla öne çıkan bu analizlerinde Foucault, insanın tarihsel olarak “inşa” edilmesi sürecinin Antik Yunan’daki temellerine, bilgi ve hakikat sorununa odaklanıyor.

Gülsün Gürkan Yay – Para ve Finans (2012)

  • PARA VE FİNANS, Gülsün Gürkan Yay, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 574 sayfa

 PARA

Gülsün Gürkan Yay’ın, bu alanda eğitim alan öğrenciler ile akademisyenlere yönelik hazırladığı ‘Para ve Finans’ı, kendisinin uzun yıllardır vermekte olduğu para teorisi, parasal iktisat ve para ve finans derslerinin birikimlerinin sonucu. Paranın ekonomideki rolü, işlevleri; finansal piyasalar, finansal piyasaların ekonomideki yeri; Klasik, Neo-Klasik para talebi teorileri; modern para talebi teorileri; portföy seçim teorileri; döviz kuru ve ödemeler dengesi; enflasyon; para politikası; bankacılık teorisi; finansal krizler; 2001 Türkiye krizi ve Türk bankacılık sisteminin yeniden yapılanması, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Hakan Yılmaz ve Emre Erdoğan – “Bizi Yanlış Tanıyorlar…” (2012)

  • “BİZİ YANLIŞ TANIYORLAR…”, Hakan Yılmaz ve Emre Erdoğan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 173 sayfa

 BIZI

Bu denli geniş kapsamda yürütülen ilk araştırmalardan biri olan “Bizi Yanlış Anlıyorlar…”, Avrupalıların Türkiye ve Türkler hakkındaki algılarını araştırıyor, yani Avrupa aynasından görünen Türkiye’nin kapsamlı bir portresini sunuyor. Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve Polonya gibi Avrupa ülkelerinden çok sayıda kişiyle yapılan bir anket çalışmasına dayanan araştırma, Avrupa halklarının Avrupa denince ne anladığını, Türkiye hakkındaki bilgilere hangi kaynaklardan ulaştıklarını, Türkiye ve Türklere dair imajlarını ve hangi sebeplerle Türkiye’nin AB üyeliğine destek olduklarını veya buna  karşı çıktıklarını ortaya koyuyor.

Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black – Freud ve Sonrası (2012)

  • FREUD VE SONRASI, Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black, çeviren: Ayhan Eğrilmez, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 312 sayfa

 FREUD

İki yazarlı ‘Freud ve Sonrası’, uzmanların yanı sıra, sıradan okurlara da hitap eden kapsamlı bir modern psikanalitik düşünce tarihi. Psikanalizi Freudcu ekolden ibaret saymayan yazarlar, Sigmund Freud’un çalışmalarından başlayarak günümüzde birbiriyle rekabet eden geniş bir yelpazede yer alan ekollere kadar uzanarak, ortaya, psikanalitik fikirler ve düşünceler için nitelikli bir rehber koyuyor. Freud ve klasik psikanalitik geleneğini ele alarak başlayan kitap, Harry Stack Sullivan ve kişilerarası psikanalizi, Melanie Klein ve çağdaş Kleincı kuramı, Erik Erikson ve Heinz Kohut’la temsil edilen kimlik ve kendilik psikolojilerini ve Otto Kernberg ile Jacques Lacan’ın da aralarında bulunduğu çağdaş Freudcu revizyonistlerin çalışmalarını anlatıyor.

Ilany Kogan – Kendilikten Kaçış (2012)

  • KENDİLİKTEN KAÇIŞ, Ilany Kogan, çeviren: Banu Büyükkal, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 120 sayfa

 

Ilany Kogan ‘Kendilikten Kaçış’ta, Yahudi Soykırımından sağ kalmış bir ebeveynin oğlu olan hastasının ruh dünyasını gözlüyor. Kogan, “David” isimli bu hastanın yaşadıkları üzerinden, hastanın yasa karşı verdiği mücadeleyi ve travmanın kuşaktan kuşağa aktarılmasının sınırların yıkılması üzerine etkilerini inceliyor. Yazar, kitabın ilk bölümünde, hastanın acıya ve yasa karşı geliştirdiği stratejilerin hem uyumu artırıcı hem de patolojik yönlerine odaklanıyor. İkinci bölümde de, Yahudi Soykırımı travmasına uğramış bir ebeveynle büyümesi neticesinde, “David”te içsel ve dışsal sınırların nasıl yıkıldığı inceleniyor.

Ahmet İçduygu (der.) – Kentler ve Göç (2012)

  • KENTLER VE GÖÇ, derleyen: Ahmet İçduygu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 375 sayfa

 

Birçok akademisyenin makaleleriyle katıldığı elimizdeki kitap, uluslararası göçün kentsel alanlarda düzenlenmesini Türkiye, İtalya ve İspanya üzerinden inceliyor. Verimli Akdeniz havzasının, tarih boyunca yasal ya da yasadışı uluslararası göç hareketlerinin önemli merkezlerinden biri olduğu bilinir. Akdeniz kıyısındaki AB sınır ülkelerinin şehirlerine yönelik uluslararası göç akımlarının oluşturduğu olguları ve üstesinden gelinmesi gereken güçlükleri anlamaya çalışan makaleler, ayrıca bu konuda hangi sağlam ve somut stratejilerin belirlenebileceğini de araştırıyor. Kitap, göç üzerine çalışan akamedisyenler için iyi bir kaynak.

Amed Gökçen (haz.) – Osmanlı ve İngiliz Arşiv Belgelerinde Yezidiler (2012)

  • OSMANLI VE İNGİLİZ ARŞİV BELGELERİNDE YEZİDİLER, yayına hazırlayan: Amed Gökçen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 566 sayfa

 

Amed Gökçen, elimizdeki çalışmasında, Yezidilere dair İngiliz Ulusal Arşivi ve Başbakanlık Devlet Arşivi’nde yer alan belgeler ile farklı dillerde kaleme alınmış yazılı kaynakları bir araya getiriyor. Belgeler, büyük yıkımlardan, zorluklardan geçerek hayatta kalabilmiş bir halkın hikâyesini barındırdığı kadar, Yezidilerin Osmanlı devleti nezdinde nasıl algılandıklarını da ortaya koyuyor. Kitapta, Amed Gökçen’in Osmanlı’da Yezidiler, Yezidileri Müslümanlaştırma çalışmaları, Osmanlı’nın Yezidi toplumunun dini merkezi Laleş’e saldırıları ve Türkiye’de Yezidi literatürü konularını barındıran aydınlatıcı bir giriş yazısı da yer alıyor.

Pierre Dardot ve Christian Laval – Dünyanın Yeni Aklı (2012)

  • DÜNYANIN YENİ AKLI, Pierre Dardot ve Christian Laval, çeviren: Işık Ergüden, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 462 sayfa

 

Bütünlüklü bir neoliberalizm eleştirisini yürüten ‘Dünyanın Yeni Aklı’, neoliberalizmin iktisadi bir ideoloji değil, genel bir rasyonalite, diğer bir deyişle bireylerin kendileriyle kurduğu ilişkileri belirleyen bir “varoluş kuralı” olduğunu gösteriyor. İki yazarın öne çıkan tezi, neoliberalizmin temel olarak bir akılsallık olduğu ve bu sıfatla, yalnızca yönetenlerin eylemini yapılandırmaya ve örgütlemeye yönelmekle kalmayıp, yönetilenlerin de tutumlarını yapılandırıp örgütlediğidir. Yazarlar, bu yeni akılla öznelliğin kurulması arasındaki ilişkiyi de, Michel Foucault’nun “yönetimsellik” kavramıyla açıklamaya koyuluyorlar.

Ergun Özbudun – 1924 Anayasası (2012)

  • 1924 ANAYASASI, Ergun Özbudun, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 88 sayfa

 

Ergun Özbudun, uzun süre önce 1921 Anayasası’na dair kaleme aldığı bir çalışmadan sonra, şimdi de 1924 Anayasası konusunda benzer bir değerlendirmeye koyuluyor. Özbudun çalışmasına, 1924 Anayasası’nın yapım süreciyle başlıyor. Yazar burada, Anayasa üzerindeki Meclis görüşmeleri ve siyasal akımları ve 1924 Anayasası’nda daha sonra yapılan değişiklikleri anlatıyor. Yazar çalışmasının devamında da, 1924 Anayasası’ndaki temel nitelikler ile genel hükümleri ve yasama, yargı, yürütme organlarının nasıl tanımlandığını irdeliyor; Anayasa’nın temel hak ve hürriyetler ile yerel yönetimleri nasıl değerlendirdiğini inceliyor.

Nilgün Taşkıntuna ve Yeşim Korkut (der.) – Düşler, Düşlemler ve Masallar (2012)

  • DÜŞLER, DÜŞLEMLER VE MASALLAR, derleyen: Nilgün Taşkıntuna ve Yeşim Korkut, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 195 sayfa

 

Psikanalitik Bakışlar-IV sempozyumunda yapılan konuşmaların derlendiği ‘Düşler, Düşlemler ve Masallar’, yerli ve yabancı analistlerin düşüncelerini bir araya getiriyor. Kitapta bir araya getirilen yazılarda, düşlerde aktarım; rüya analizinin öznelleştirici ayna işlevi; psikanalizin bazı para-mitolojik öncülleri; düşlem oluşturmada anlatıcının rolü; günümüz insan doğasını anlamada Gılgamış destanının işlevi; antik uygarlıkların rüyalarının araştırılmasında psikanalitik yaklaşımın ne gibi imkânlar sunduğu; masallardaki kardeş rekabeti ve bir terapötik direnç olarak Külkedisi düşlemi gibi ilginç konular irdeleniyor.