Gil Anidjar – Düşmanın Tarihi (2012)

  • DÜŞMANIN TARİHİ, Gil Anidjar, çeviren: Timuçin Binder, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 265 sayfa

Gil Anidjar ‘Düşmanın Tarihi’nde, kutuplaşmış Yahudi ve Arap kimlikleri arasına yerleşmiş düşmanın tarihiyle ilgileniyor. Düşman figürünün izini edebiyat, felsefe, politika, teoloji, ırk, tarih gibi farklı alanlara ve Carl Schmidt ile Jacques Derrida gibi isimlerin düşüncelerine uzanarak süren Anidjar, Arap ile Yahudi arasındaki mesafeyi muhafaza eden ve düşmanlığı canlandıran şeyin ne olduğunu ve eski İncil dönemine kadar giden bu karşıtlığın hangi amaçlara hizmet ettiğini araştırıyor. Anidjar’ın buradaki dikkat çeken tezlerinden biri de, düşmanlığın, genel olarak dinin ve politikanın esaslarını da belirlediği.

Jacques Derrida – Nietzschelerin Şöleni (2011)

  • NIETZSCHELERİN ŞÖLENİ, Jacques Derrida, derleyen ve çeviren: Ali Utku ve Mukadder Erkan, Otonom Yayınları, felsefe, 250 sayfa

 

‘Nietzschelerin Şöleni’, ünlü Fransız düşünür Jacques Derrida’nın Friedrich Nietzsche okumalarından oluşuyor. Kitapta, Derrida ve Richard Beardsworth arasında gerçekleşen Nietzsche konulu bir söyleşi de yer alıyor. Derrida, dört bölümden oluşan kitabında, bir yandan Nietzsche sorununa özgün yorumlar getirirken, diğer yandan Nietzsche’nin felsefesinde kendi söylemine bir zemin aralıyor diyebiliriz. Nietzsche’nin ismi, imzası ve metni üzerinden genel yorum politikası; devletin özel ideolojik aygıtı olarak öğretim kurumları ve üniversite; demokrasi sorunu; adaletin mümkün olup olmadığı ve Yeni Mesihçilik, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Jacques Derrida – Önemsizin Arkeolojisi (2007)

  • ÖNEMSİZİN ARKEOLOJİSİ, Jacques Derrida, çeviren: Ali Utku ve Mukadder Erkan, Otonom Yayıncılık, felsefe, 136 sayfa

 

‘Önemsizin Arkeolojisi’, Jacques Derrida’nın, Fransız filozof Condillac’nın felsefesine odaklanıyor. Condillac yazılı dili incelerken, çok sayıda önemsizliği de buldu. Condillac bundan hareketle, dilde neden bu kadar hata ve anlamsızlık bulunduğunu, çarpıtmaların nereden kaynaklandığını ve bunlara nasıl çare bulunabileceğine odaklanmıştı. Derrida bu çalışmasında, Condillac’ın girişimini yeniden ele alarak, filozofun o zamandan bu yana epistemolojiyi ve dilbilimsel felsefeyi tıkayan pek çok meseleyi öngördüğünü göstermeyi amaçlıyor.

Roy Boyne – Foucault ve Derrida’da Feminizm ve Ayırım (2011)

  • FOUCAULT VE DERRIDA’DA FEMİNİZM VE AYIRIM, Roy Boyne, çeviren: Ayşe Banu Karadağ, Sel Yayıncılık, inceleme, 91 sayfa

Roy Boyne, elimizdeki nitelikli makalesinde, Fransız düşünürler Michel Foucault ve Jacques Derrida’nın “cinsiyet”, “ayırım”, “kadın-erkek ilişkileri” ve “erk” konulu çalışmalarını inceleyerek, bu metinlerin feminizme ilişkin mesajlarının olup olmadığını araştırıyor. Yaptığı çalışmayı “metin kazısı” olarak  tanımlayan Boyne’un, iki düşünürün metinlerini ayrıntılı bir şekilde okuduğu görülüyor. Bir dönemin iki ünlü düşünürü Foucault ve Derrida’nın kadın özgürlüğü, kadının özne oluşu ve feminist mücadele konusundaki düşüncelerinin izini süren yazarın, aynı zamanda postmodern dönemin feminist harekete bakışını da ortaya koyduğu söylenebilir.