Doğan Gürpınar – Zincirli Hürriyet Diyarında (2025)

Bu kitap, Türkiye’de “liberalizm”in dışarıdan gelme bir ideoloji olarak algılanmasının ötesine geçiyor. Doğan Gürpınar, bu düşünceyi, ülkenin kendi siyasi dinamiklerinden türeyen yerel ve melez bir fikir kümesi olarak inceliyor. Kitap, Hürriyet ve Özgürlük gibi kavramların Türkiye siyasetindeki farklı anlamlarını ve bu kavramlar uğruna verilen mücadelelerin karmaşıklığını ortaya koyuyor.

Yüz elli yılı aşkın süredir devam eden bu özgürlük arayışının, kimlik siyasetleri, çokkültürcülük, cinsiyet politikaları ve yeni kapitalist şiddet gibi güncel sorunsallarla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Gürpınar, liberalizmin günümüzdeki çelişkili ve karmaşık rolünü analiz ederken, yükselen Yeni Sağ karşısında başka liberalizmlerin mümkün olduğunu ve özgürlük talebinin önemini vurguluyor.

‘Zincirli Hürriyet Diyarında’, Türkiye’nin iki yüz yıllık özgürlük mücadelesinin tüm yönlerini –coşkusunu, hayal kırıklıklarını ve yeniden doğuşlarını– mercek altına alıyor. Daha özgür, adil ve onurlu bir toplum özleminin bir muhasebesi olarak, gelecekteki özgürlük arayışları için bir yol haritası sunuyor.

  • Künye: Doğan Gürpınar – Zincirli Hürriyet Diyarında: Türkiye’de Liberalizmin Mazisi ve İmkânları, Telemak Kitap, siyaset, 632 sayfa, 2025

John Rawls – Siyasal Liberalizm (2019)

John Rawls, 21. yüzyılın en önemli siyaset felsefecilerinden ve liberal görüşün önde gelen savunucularından.

Düşünürün, bizde ilk baskısı 2007’de yapılan ve şimdi yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan bu kitabı, kendisinin ‘Bir Adalet Kuramı’ adlı eserinde sunduğu, hakkaniyet olarak adalet fikrini gözden geçiriyor ve bu fikrin felsefi yorumunu değiştiriyor.

Rawls, istikrarlı, temel ahlaki inançları açısından görece homojen, iyi yaşamın ne olduğu konusunda geniş tabanlı bir uzlaşmaya varmış “iyi düzenlenmiş bir toplumu” varsayıyor.

Ancak modern demokratik toplumlarda uyuşmaz ve uzlaşmaz dinsel, felsefi ve ahlaki doktrinlerin bulunduğunu belirten Rawls, demokrasinin bu aşamada nasıl yaşatılabileceğine odaklanıyor.

Rawls’a göre, bu ideal, herhangi bir siyasal ideal ve ahlâkî tutumun üzerindedir ve özünde de benimsemiş oldukları makul doktrinlerle birbirlerinden farklılaşmış eşit ve özgür yurttaşlar arasında sosyal düzeni, adaleti ve dayanışmayı sağlayacak niteliktedir.

Yazara göre bunun gerçekleşmesi için de, toplumun temel yapıları siyasî bir adalet kavramıyla düzenlenmelidir, bu siyasî kavram makul kapsamlı doktrinler arasında örtüşen bir görüş birliğine sahip olmalıdır ve anayasal esaslar ve temel adalet sorunları mevzubahis olduğunda kamusal tartışmalar bu siyasî adalet kavramına uygun olarak yapılmalıdır.

Rawls’un çalışması, kendisinin 1971’de yayımlanan ve büyük tartışma yaratan ‘Bir Adalet Kuramı’ adlı eserinin devamı olarak okunmalı.

Kitabın sonunda ise, yazarın ölümüyle yarım kalan “Kamusal Aklın Yeniden Ele Alınması” adlı makale de yer alıyor.

  • Künye: John Rawls – Siyasal Liberalizm, çeviren: Mehmet Fevzi Bilgin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset felsefesi, 534 sayfa, 2019

Frederick C. Beiser – Aydınlanma, Devrim ve Romantizm (2018)

Frederick Beiser, Alman İdealizmi, Alman Romantizmi, İngiliz Aydınlanması ve genel olarak 19. yüzyıl felsefesi konusundaki çalışmalarıyla, dünya çapında ün sahibi bir felsefeci.

Beiser’in bu kapsamlı çalışması da, 1790 ile 1800 arasındaki on yıllık zaman diliminde modern Alman politik düşüncesinin nasıl biçimlendiğini incelemesiyle çok değerli.

Beiser, bu on yıl zarfında, Fransız Devrimi karşısında oluşan reaksiyon, Almanya’da liberalizm, muhafazakârlık ve romantizm gibi üç karşıt politik geleneğin ortaya çıkmasına neden olduğunu ve bu geleneklerden her birinin, modern Alman politik düşüncesinin on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllardaki gelişiminde merkezî rol oynadığını belirtiyor.

Yazar, bu geleneklerin köken ve bağlamlarını belirleyerek temel politik ideallerine dair bir analiz ortaya koyuyor.

1790’ların belli başlı politik düşünür ve hareketlerinin bir incelemesi niteliğinde olan çalışmada her bölüm, bu on yılın merkezî figürlerini, bunların politik teorilerinin kökenlerini, Fransız Devrimi karşısındaki tepkilerini ve savundukları düşüncelerde politikanın önemini tartışıyor.

Kitabın en dikkat çekici katkısı ise, Alman düşüncesinin on sekizinci yüzyıl ve hatta Fransız Devrimi boyunca apolitik olduğu yönündeki, hâlâ hâkim olan görüşe temelden karşı çıkması.

Beiser, 1790’lardaki Alman felsefesinde hâkim olan politik amacı ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Frederick C. Beiser – Aydınlanma, Devrim ve Romantizm: Modern Alman Politik Düşüncesinin Doğuşu (1790-1800), çeviren: Aslı Önal, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 576 sayfa, 2018

Francisco Vergara – Liberalizmin Felsefi Temelleri (2006)

  • LİBERALİZMİN FELSEFİ TEMELLERİ, Francisco Vergara, Bülent Arıbaş, İletişim Yayınları, siyaset, 216 sayfa

Francisco Vargara ‘Liberalizmin Felsefi Temelleri’nde, akıma öncülük etmiş isimlere odaklanıyor; liberalizm ve etik ilişkisini irdeliyor. Klasik liberalizmin felsefi temellerini oluşturanlar denince Condorcet, Adam Smith, John Stuart Mill, John Locke, Jeremy Bentham ve nihayet David Hume, akla ilk gelen isimler. Günümüzde, insan haklarının, özgürlüğün savunulmasında bir referans olarak varlığını koruyan klasik liberalizm ile insanın vahşi ve dizginlenemez hırslarının meşrulaştırıcısı olarak kullanılan bir liberalizmden bahsedilebilir. Vergara’nın kitabı, bu iki farklı liberalizm ailesini ayıran derin farkları açıklamayı amaçlıyor.