Sara Rich — Mantar (2026)

Sara Rich’in bu eseri, mantarları yalnızca biyolojik bir varlık olarak değil, insanın doğayla, bilgiyle ve kendisiyle kurduğu ilişkinin sınırlarını sorgulayan çok katmanlı bir anlatı içinde ele alıyor. ‘Mantar’ (‘Mushroom’), tarih boyunca sınıflandırılması zor olan mantarların ne tam anlamıyla bitki ne de hayvan olarak görülebilmesinden hareketle, onların “arada kalmış” doğasını felsefi ve kültürel bir problem olarak yeniden düşünmeye açıyor.

Rich, Ortaçağ’dan günümüze uzanan bir çizgide mantarların büyü, din ve bilim arasındaki geçişken alanlarda nasıl konumlandığını anlatıyor. Mantarlar bir yandan gizemli, hatta tehlikeli varlıklar olarak görülürken, diğer yandan şifa, dönüşüm ve yeniden doğuşun simgesi hâline geliyor. Bu çift anlamlılık, insanın doğaya yüklediği anlamların ne kadar değişken ve kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

Kitap aynı zamanda günümüz ekolojik krizleri bağlamında mantarların yeniden keşfedilişine odaklanıyor. Onlar, kimi zaman doğayı iyileştirebilecek “kurtarıcılar” olarak yüceltiliyor; kimi zamansa modern insanın kaybolmuş aidiyet duygusunu yeniden kurabileceği bir temas noktası olarak görülüyor. Ancak Rich, bu romantik ve faydacı yaklaşımlara mesafeli durarak, mantarları yalnızca insan ihtiyaçlarına indirgemeden anlamaya çağırıyor.

Eserin dikkat çekici yönlerinden biri, yazarın kişisel deneyimlerini anlatıya dâhil etmesi. Ormanda mantar arama anları, pişen kuzugöbeği mantarı kokusu ve arka planda çalan müzikler, metne duyusal ve samimi bir boyut katıyor. Bu anlatım, okuru yalnızca düşünsel değil, aynı zamanda deneyimsel bir yolculuğa çıkarıyor.

Kitap, mantarları merkeze alarak insan-merkezci düşünme biçimini sorgulayan, doğayla kurduğumuz ilişkiyi yeniden değerlendirmeye çağıran bir eser sunuyor. Rich, okuru faydacılığın dar çerçevesinden çıkarıp, doğayı kendi çokluğu ve gizemi içinde kavramaya yönlendiren bir bakış geliştirmeye davet ediyor.

Sara Rich — Mantar
Çeviren: Gizem Kastamonulu • Ayrıntı Yayınları
Deneme • 140 sayfa • 2026

Merlin Sheldrake – Saklı Dünya (2022)

Yeryüzünde süregelen en çarpıcı olayların birçoğu mantarların etkinliği sonucunda oluşur ve oluşmaktadır.

Canlılar dünyasındaki yaşam formlarından biri öyle garip ve muhteşemdir ki bizi yaşamın işleyişi üzerine yeniden düşünmeye zorlar.

Ne bitki ne de hayvanlar.

Yerde, havada, vücudumuzda yaşıyorlar.

Kimisi mikroskobik boyutlarda, kimisi şimdiye dek kaydedilmiş en büyük organizma.

Karasal yaşam, bu canlıların kayaları parçalamasıyla başladı.

Ekmek, alkol ve bazı ilaçları bahşederek insanlık tarihini şekillendirdiler.

Uzayda yaşayabilecek ya da nükleer radyasyonun ortasında serpilebilecek kadar dayanıklı, davranış manipülasyonuyla bazı hayvanları felakete sürükleyebilecek kadar becerikli, atmosferin içeriğini –ve belki de geleceğimizi– değiştirebilecek kadar kudretliler.

Mantarların hayranlık uyandırıcı ama göz ardı edilmiş dünyasına hoş geldiniz.

Merlin Sheldrake, 2021 Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü’nü kazanmış, 23 dile çevrilip kısa sürede bir doğabilim klasiğine dönüşen ‘Saklı Dünya’da, neredeyse bütün canlı sistemleri destekleyen mantarların yaşamlarına büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

“Wood Wide Web” denen ağlar sayesinde bitkileri birbirine bağladıklarının keşfedilmesiyle ekosistemleri anlama biçimimizi, beyinleri olmadığı halde problem çözebildiklerinin anlaşılmasıyla da geleneksel “zekâ” tanımlarını değiştiren mantarların, gerek yaşadığımız gezegeni gerekse zihin ve davranışlarımızı anlamanın anahtarı olduğunu gösteriyor.

Mantarları daha yakından tanıdıkça pek çok şeyin ancak onlarla anlam kazandığını fark ediyoruz.

  • Künye: Merlin Sheldrake – Saklı Dünya: Mantarlar Yaşamı, Zihnimizi ve Geleceğimizi Nasıl Değiştirir?, çeviren: Şiirsel Taş, Domingo Kitap, bilim, 384 sayfa, 2022

Jilber Barutçiyan – Makro Mantarlar (2021)

Türkiye’nin önde gelen mantar uzmanlarından Jilber Barutçiyan, yirmi yılı aşkın bir süre boyunca mantarlar konusunda çeşitli kurs, seminer ve arazi faaliyetlerine katıldı.

Bu kitap ise, mantar toplamanın nasıl bir tutku olduğunu, doğayla iç içe olmanın en iyi yollarından biri olduğunu bizimle paylaşıyor.

Mantarlara ilgisi önce merakla başlayan, sonra hobisi haline gelen, nihayetinde de İsviçre’de uzmanlığa dönüşen Barutçiyan, özel bir tasarımla hazırladığı çalışmasında, mantar tutkusunu ve doğa ile iç içe olma halini okuyuculara da bulaştırıyor.

  • Künye: Jilber Barutçiyan – Makro Mantarlar, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 328 sayfa, 2021