Marshall Sahlins – Büyülü Evrenin Yeni Bilimi (2022)

Tanrılar nerede?

‘Büyüsü bozulmuş dünyanın’ modern sakinlerinden bazılarına göre öldüler.

Bazılarına göre, başka bir âlemden bizi izleyip sadece gerek gördüklerinde müdahale ediyorlar.

Evreni yaratıp kendi köşelerine çekildiklerini söyleyenler de var.

Kimine göreyse hiç var olmadılar; insanlığın olgunlaşınca inanmaktan vazgeçtiği çocukluk hayalleri ve korkularıydılar.

Oysa dünyanın dört bir yanında tanrıların, ataların, iyicil ve kötücül ruhların ve hayaletlerin günlük hayatın olağan bir parçası olduğu topluluklar insanlık tarihinin büyük bölümünde vardı, bugün de var.

Bu ruhsal varlıklar yağmuru yağdırıyor, bitkileri büyütüyor, insanlarla birlikte avlanıyor, bazen onlara düşman oluyor, hatta onlarla evleniyorlar.

Her evde, her ağacın dibinde bizi izliyor, bazen ödüllendiriyor, bazen de cezalandırıyorlar.

2021 yılında aramızdan ayrılan aykırı antropolog Marshall Sahlins’in yetmiş yıla varan bilgi birikiminin ve deneyimlerinin zirve noktası olan bu eser, bir yandan gözden düşmüş, uzun süredir can çekişen antropoloji biliminin durumunu değerlendirirken, diğer yandan da onu yeniden canlandırmanın ve tanrılarla iç içe yaşayan halkları ve kültürleri anlamanın yeni bir yolunu öneriyor.

Afrika’dan Amerika’ya, Kuzey Kutbu’ndan Yakındoğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, her taşın altından ruhların çıktığı, her köşe başında bir tanrıya denk gelinen ‘büyülü’ bir dünyada okuru etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu kültürlerin, insanlığın ‘çocukluk çağının kalıntıları’ olmadığını gösteriyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Büyülü Evrenin Yeni Bilimi: İnsanlığın Çoğunluğunun Antropolojisi, çeviren: Melih Pekdemir, Fol Kitap, antropoloji, 248 sayfa, 2022

Marshall Sahlins – Thukydides’ten Özür Dileyerek (2022)

‘Thukydides’ten Özür Dileyerek’, kültürel antropolijinin kurucu isimlerinden Marshall Sahlins’in başyapıtlarından biridir.

Sahlins bu eserinde, çok zengin bir tarihsel ve etnografik malzeme eşliğinde antropolojinin tarihyazımına yapabileceği katkıyı araştırıyor.

Sahlins, Thukydides’ten “özür dileyerek”, bu büyük ismin tarihini yazdığı Atina ile Sparta arasındaki Peloponnesos Savaşı’nı, MS 19. yüzyılda Fiji krallıkları Bau ile Rewa arasındaki Polinezya Savaşı’yla karşılaştırıyor.

Batı düşüncesini derinlemesine etkileyen Thukydides, tarihe insanın “güç ve kâr arzusunun” yön verdiğini savunur.

Peki tarih, insan doğasına atfedilen bu evrensel eğilimlerden hareketle okunabilir mi?

Kültürü dışarda bırakarak “insan doğasından” hareket eden Thukydides’in tersine Sahlins, insanın kültürel bir varlık olduğu görüşünde.

Böylece, Atina ile Sparta’yı olduğu kadar Bau ile Rewa’yı da birbirine bağlı bir tarihsellik içinde gelişmiş kültürel-tarihsel oluşumlar olarak analiz ediyor.

Bu oluşumlar içinde eyleme geçen insanlar da motivasyonlarını birbirinden farklı düzenlerden, ilişkiler ve değerler bütününden alırlar.

  • Künye: Marshall Sahlins – Thukydides’ten Özür Dileyerek: Tarihi Kültür ve Kültürü Tarih Olarak Anlamak, çeviren: Ebru Kılıç, Bgst Yayınları, tarih, 315 sayfa, 2022

Marshall Sahlins – Taş Devri Ekonomisi (2010)

Zamanımızın en önemli antropologlarından olan Marshall Sahlins, ilk olarak 1972 yılında yayımlanan ‘Taş Devri Ekonomisi’nde, ilkel toplumların ekonomilerine dair kapsamlı bir analiz yapıyor.

Yazar, ‘Orijinal Bolluk Toplumu’ ve ‘Hane Tipi Üretim Tarzı’ başlıklı yazılarında, taş devrinin üretim boyutunu mercek altına alıyor.

Kitapta yer alan diğer makaleler ise, taş devri ekonomisindeki dağıtım ve mübadele gibi konuları ele alıyor.

Kitabın özgünlüğü, genel kabul gören “ilerleme” ve “kültürel üstünlük” gibi Avrupa-merkezli anlayışlara karşı durmasıdır.

Sahlins’in, özgürlükçü antropolojinin kurucu metinlerinden biri olarak kabul edilen çalışmasında en dikkat çeken tez, ilkel toplumların burjuva iktisat teorisiyle açıklanamayacağıdır.

Sahlins buna alternatif olarak da, antropolojik bir iktisadı hayata geçiriyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Taş Devri Ekonomisi, çeviren: Taylan Doğan ve Şirin Özgün, Bgst Yayınları, antropoloji, 330 sayfa

Marshall Sahlins – Akrabalık Nedir, Ne Değildir? (2015)

Akrabalığın özgül niteliğinin “müşterek varoluş” olduğunu iddia eden Marshall Sahlins’, bu olgunun biyolojiden ziyade kültürün alanına girdiğini belirtiyor.

Tezini zengin antropolojik verilerle harmanlayan yazar, akrabaların, duygusal ve simgesel olarak birbirlerinin hayatlarını yaşayan ve birbirlerinin ölümüyle ölen insanlardan oluştuğunu savunuyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Akrabalık Nedir, Ne Değildir?, çeviren: Asena Pala, Dipnot Yayınları

Marshall Sahlins – Tarihsel Metaforlar ve Mitsel Gerçeklikler (2014)

Hem teorik açıdan önemli yenilikler getiren hem de tarihsel bir süreç bağlamında teorisini sınayan, yapısalcı antropoloji alanında öncü bir çalışma.

Sahlins, Kaptan Cook’un Hawaii Adaları’na gidişiyle yaşanan dönüşümü, birbirinden uçurumla ayrılmış iki farklı kültürün karşılaşmasındaki enteresan detayları su yüzüne çıkarıyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Tarihsel Metaforlar ve Mitsel Gerçeklikler, çeviren: Taylan Doğan, Bgst Yayınları

Marshall Sahlins – Batı’nın İnsan Doğası Yanılsaması (2012)

  • BATI’NIN İNSAN DOĞASI YANILSAMASI, Marshall Sahlins, çeviren: Emine Ayhan ve Zeynep Demirsü, Bgst Yayınları, antropoloji, 133 sayfa

 

Antropolog Marshall Sahlins ‘Batı’nın İnsan Doğası Yanılsaması’nda, her türden kültürel biçimi, doğuştan gelen rekabetçi eğilimle açıklayan ve şimdilerde Amerika’da çok rağbet gören genetik belirlenimcilikle hesaplaşıyor. Yazar esas olarak, Eski Yunan’dan modern çağa kadar süregelen Batı’nın “insan doğası” anlayışını sorguluyor. Sahlins, insanı menfaati için her şeyi yapabilecek, ihtiraslı bir varlık olarak tanımlayan Batılı anlamda “insan doğası”nı, ilkel toplumun insana bakışıyla karşılaştırıyor ve Batı toplumları dışında hiçbir toplumun böyle bir “insan doğası” anlayışına sahip olmadığını gözler önüne seriyor.