David Fromkin – Barışa Son veren Barış (2025)

Birinci Dünya Savaşı yıllarıyla 1922 arasını merkezine alan ‘Barışa Son Veren Barış’, modern Ortadoğu’nun nasıl kurulduğunu büyük güçlerin kararları, savaşın yarattığı boşluklar ve bölgesel aktörlerin hamleleri üzerinden anlatıyor. Fromkin, imparatorlukların çözüldüğü bu dönemde İngiltere başta olmak üzere ABD, Fransa ve Rusya gibi devletlerin masa başında çizdiği sınırların bugün hâlâ süren çatışmaların temelini nasıl attığını gösteriyor. Bölgenin petrol potansiyeli ve stratejik konumu, Mısır’dan İran’a uzanan geniş coğrafyayı hem yerel halkların hem de küresel güçlerin hesaplarının merkezine yerleştiriyor.

Kitap, Ortadoğu’nun kaderini belirleyen kararların çoğunun savaş alanlarında değil, kapalı kapılar ardında verildiğini vurguluyor. Fromkin, açık arşivlerin sağladığı verilerle Lloyd George, Churchill, Wilson, Kitchener, Lenin, Stalin, Mussolini ve Atatürk gibi figürlerin rolünü yeniden değerlendiriyor. Özellikle Arabistanlı Lawrence’ın efsaneleştirilmiş kişiliğini tarihsel bağlamına yerleştirerek, ona atfedilen etkinin gerçekte ne kadarının gerçek olduğunu sorguluyor. Bu yaklaşım, hem kişisel kahramanlık anlatılarının sınırlarını hem de büyük güçlerin bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirme biçimini açığa çıkarıyor.

‘Barışa Son Veren Barış’ (‘A Peace to End All Peace: The Fall of the Ottoman Empire and the Creation of the Modern Middle East’), Ortadoğu’daki güncel gerilimleri anlamak için tarihsel bir pusula sunuyor. Afganistan ve Irak işgallerinden Suriye iç savaşına, Filistin meselesinden bölgesel güç mücadelelerine kadar pek çok gelişmenin köklerinin bu dönemde atıldığını gösteriyor. Fromkin’in çalışması, devletler, topluluklar ve ideolojiler arasında kurulan kırılgan dengenin nasıl oluştuğunu açıklayarak, modern Ortadoğu’nun neden sürekli bir kriz döngüsünde salındığını anlamaya yardımcı oluyor.

  • Künye: David Fromkin – Barışa Son veren Barış: Modern Ortadoğu Nasıl Yaratıldı?, çeviren: Mehmet Harmancı, Diplomat Yayınları, tarih, 542 sayfa, 2025

Peter Hopkirk – İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun (2023)

Osmanlı İmparatorluğu, İttihatçı liderlerin yaptıkları gizli antlaşmayla I. Dünya Savaşı’na Almanya’nın müttefiki olarak sürüklenirken, Sultan V. Mehmed Reşad tarafından ilan edilen “cihad-ı ekber” ile İtilaf devletlerinin sömürgelerindeki Müslümanlar başlarındaki yönetimlere isyan etmeye çağrıldılar.

Peter Hopkirk, İngiltere ile Rusya arasında 19. yüzyıl boyunca Orta Asya’da süren gizli savaşı konu alan ‘Büyük Oyun’un devamı niteliğindeki ‘İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun’da, cihadın aslında Berlin’de tasarlandığı ve eski Büyük Oyun’un bir anlamda yeni taraflarla sürdüğü tezini işliyor.

Bu defa kralın, kayzerin, sultanın ve çarın istihbarat servisleri arasındaki savaşın alanı, batıda İstanbul’dan doğuda Kabil’e ve Kaşgar’a kadar uzanıp, İran’a, Kafkaslar’a ve Rus Orta Asya’sına dek yayılıyor.

Hopkirk sürükleyici üslubuyla okuyucuyu, Meksika’nın Pasifik kıyıları açıklarında ıssız bir adada verilen randevudan Bolşevik devriminden sonra Bakü’de yaşananlara, Kanal Harekâtı’ndan İran’da Alman ve İngiliz gizli servislerinin kapışmalarına uzanan geniş bir yelpazede, bu gizli savaşın kahramanlarının serüvenleri içinde dolaştırıyor.

  • Künye: Peter Hopkirk – İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun, çeviren: Mehmet Harmancı, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2023

John Le Carré – Rus Evi (2016)

Demir Perde’nin eski ağırlığını yitirdiği bir dönemde, Moskova’da çok önemli askeri belgeler kayıplara karışır.

Bu gelişme, bir Sovyet fizikçisini, belgelerin emanet edildiği bir Rus kadını ve İngiliz istihbaratının belgeleri bulmaya zorladığı yayıncı Barley Blair’in hayatını alt üst eder.

Bir aşk, ihanet ve cesaret hikâyesi.

  • Künye: John Le Carré – Rus Evi, çeviren: Mehmet Harmancı, Alfa Yayınları

Tarık Ali – Ayna Korkusu (2009)

Tarık Ali ‘Ayna Korkusu’nda, başkarakteri Vlady üzerinden 1920’lerden bugüne solun macerasını anlatıyor.

Sosyalist duruşundan taviz vermeyen muhalif Vlady, inançlarından vazgeçmeyi kabul etmediği için işinden olur.

Vlady, oğlu Karl’a yazdığı mektuplar yoluyla, kendisinin ve ailesinin komünizmle tutkulu ilişkisini anlatmaya koyulur.

Burada, aşkı ile komünist ideale bağlılığı eş derecede kuvvetli olan Vlady’nin annesi Gertrude’un yaşadıkları ise, dikkat çeken bir öykü olarak karşımıza çıkıyor.

Ali, ailenin hayatını, Bolşevik Devrimi ve Soğuk Savaş gibi yirminci yüzyılda yaşanan büyük siyasal altüst oluşlarla harmanlayarak, solun yükseliş ve düşüşlerini hikâye ediyor.

  • Künye: Tarık Ali – Ayna Korkusu, çeviren: Mehmet Harmancı, Agora Kitaplığı, roman, 358 sayfa

Carl Sagan – Mesaj (2015)

Radyo frekanslarıyla uzayı dinleyen Dr. Ellie Arroway, bir gün gizemli bir mesaj alır.

Uzaydan, gelişmiş bir uygarlıktan gelen mesaj, olağanüstü bir makinenin planlarını barındırmaktadır.

Tabii, Soğuk Savaş’ın en hararetli zamanlarında yaşanan bu gelişme, Amerika ve Sovyetler arasında bir çekişmeye neden olur.

  • Künye: Carl Sagan – Mesaj, çeviren: Mehmet Harmancı, Say Yayınları, roman, 456 sayfa, 2015

Fidel Castro – Che’li Anılar (2009)

Kuşkusuz, bir insan ve bir devrimci olarak Che Guevara hakkında yazmak söz konusu olduğunda, bunu, Latin Amerika’nın çehresini birlikte değiştirdikleri Fidel Castro’dan daha iyi yapacak başka bir isim düşünülemez.

Bu kitap, kendisiyle 1987 yılında yapılan bir röportajda, “Che’yi hâlâ rüyamda görüyorum” diyen Castro’nun, büyük bir tarihi ortaklık yaptığı Ernesto ‘Che’ Guevara de la Serna’ya dair anılarından oluşuyor.

Castro’nun Che’yle ilgili anıları, konuşmaları, röportajları ve yazılarından oluşan kitap, hem kendisiyle Che Guevara arasındaki bağı hem de Küba’nın ilginç siyasal deneyimini anlamak açısından önemli ayrıntılar barındırıyor.

  • Künye: Fidel Castro – Che’li Anılar, çeviren: Mehmet Harmancı ve Murat Uyurkulak, Agora Kitaplığı, anı, 213 sayfa

John Le Carré – Son Casus (2015)

Diplomat kabuğuna gizlenmiş maharetli bir ajanın, Magnus Pym’in gerilim dolu hikâyesi.

Pym, bir gün aniden ortadan kaybolur ve onu bulmak için gizli servis hummalı bir çalışma başlatır.

Pym’in gizemli hikâyesi adım adım aydınlanırken, istihbarat örgütleri, devletler ve casusların taraf olduğu tehlikeli bir dünya ufukta belirir.

John Le Carré’in heyecanı sürekli diri tutan romanı, hem gerilim hem de ajan hikâyelerini sevenlere hitap edecek nitelikte.

  • Künye: John Le Carré – Son Casus, çeviren: Mehmet Harmancı, Alfa Yayınları

Fidel Castro – İlk Yıllarım (2008)

Fidel Castro, ‘İlk Yıllarım’da, çocukluk ve gençlik dönemlerini anlatıyor.

Castro bu dönemde, katolik ağırlıklı ilk eğitimi sırasında, Hıristiyanlıkla kurduğu ilişkiyi; ütopyacı bir sosyalistken, üniversite yıllarında nasıl devrimci bir eylemciye dönüştüğünü anlatıyor.

Kolombiya’da 1948 yılında patlak veren, Castro’nun da katıldığı halk isyanı; hücreye kapatılmasıyla sonuçlanan 1953’teki başarısız Moncada kışlası saldırısı, kitapta yer alan başlıca konular.

Genç asi Fidel’i kendi ağzından anlatan kitap ayrıca, Castro’nun hücredeyken kaleme aldığı mektupları da barındırıyor.

  • Künye: Fidel Castro – İlk Yıllarım, çeviren: Mehmet Harmancı, Agora Kitaplığı, anı, 195 sayfa

William L. Cleveland – Modern Ortadoğu Tarihi (2008)

William L. Cleveland’ın, ‘Modern Ortadoğu Tarihi’, alanında en kapsamlı ve en çok referans gösterilen kaynaklardan biri.

Çalışmasına, 7. yüzyılda İslamiyet’in doğuşunu anlatmakla başlayan Cleveland, kitabında genel olarak 18. yüzyılın sonlarından günümüze kadar, bu coğrafyanın tanık olduğu önemli gelişmeleri anlatıyor.

Kitap böylece, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Mısır’da gerçekleştirilen reformlardan Batı Emperyalizminin egemenliğine ve İran Devrimi’nden Körfez Savaşı’na uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor.

Kitap, öğrenciler ile konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen okurlara hitap edecek nitelikte.

  • Künye: William L. Cleveland – Modern Ortadoğu Tarihi, çeviren: Mehmet Harmancı, Agora Kitaplığı, tarih, 634 sayfa