Mihail M. Bahtin – Söylem Türleri ve Başka Yazılar (2016)

  • SÖYLEM TÜRLERİ VE BAŞKA YAZILAR, Mihail M. Bahtin, çeviren: Okan N. Çiftci, Metis Yayınları, edebiyat inceleme

soylem-turleri-ve-baska-yazilar

Dil ve edebiyat alanındaki özgün çalışmalarıyla bildiğimiz Bahtin’in son yazıları. Bildungsroman ve gerçekliğin tarihindeki yeri; romanın tarihsel olarak tiplendirilmesi; dilbilim, filoloji ve beşeri bilimlerde metin meselesi gibi konuların tartışıldığı kitap, düşünürün bazı notlarını da bir araya getiriyor.

Nancy Chodorow – Duyguların Gücü (2007)

duygularin-gucu

Alt başlığı ‘Psikanalizde, Cinsiyette ve Kültürde Kişisel Anlam’ olan ‘Duyguların Gücü’, cinsiyet analizini psikanaliz ve antropolojiyi bir araya getirerek, bireyin hem topluma hem de kendisine nasıl baktığına ilişkin bir kuram geliştiriyor.

Chodorow’un bunu geliştirirken öne sürdüğü temel tez de, “duyguların gücü, yani bireysel özel anlamlar, en az evrensel, kültürel anlamlar kadar önemlidir,” şeklinde özetlenebilir.

Önemli feminist psikanaliz kuramcılarından olan Chodorow, sosyoloji doktorasından sonra psikanaliz eğitimi aldı.

Çalışma, bireyi basit bir toplumsal anlam taşıyıcısı olarak gören egemen anlayışa karşı, bireyi daha çok öne çıkaran yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Nancy J. Chodorow – Duyguların Gücü, çeviren: Jale Özata Dirlikyapan, Metis Yayınları, psikanaliz, 302 sayfa

Léo Malet – Kara Üçleme (2007)

  • KARA ÜÇLEME, Léo Malet, çeviren: Haldun Bayrı, Metis Yayınları, roman, 405 sayfa

kara-ucleme

‘Kara Üçleme’, Leo Malet’in aynı yayınevi tarafından daha önce yayınlanan, ‘Hayat Berbat’, ‘Güneş Bize Haram’ ve ‘Ecel Terleri’ isimli üç kitabını bir araya getiriyor. Dolayısıyla kitap, özellikle Malet hayranlarının ilgisini çekecek nitelikte. Bu romanlardan ‘Hayat Berbat’, bir fabrikanın grevdeki işçileriyle dayanışma için soygun yapan bir grubun üyelerinin birer adi soyguncuya dönüşmesini hikâye ediyor. ‘Güneş Bize Haram’, yetim sokak çocuğu Andre’nin, hayatının tek anlamını ve sıcaklığını kenar mahalle dilberi Gina’da bulmasını anlatıyor. Ciltteki son roman olan ‘Ecel Terleri’ ise, boyundan büyük işlere kalkışan Paul Blondel isimli kahramanının cezaevinden firarını hikâye ediyor.

Benedict Anderson – Üç Bayrak Altında (2007)

  • ÜÇ BAYRAK ALTINDA, Benedict Anderson, çeviren: Emine Bademci, Metis Yayınları, tarih, 307 sayfa

uc-bayrak-altinda

Benedict Anderson’a dünya çapında haklı bir ün getiren ‘Hayali Cemaatler’ isimli kitabı, Türkçe’de de kendine has bir okuyucu kitlesi yaratmış durumda. Yazarın bu kitabı da, kendisinin asıl ihtisas alanına, yani tarih çalışmasına dayanan bir kitap. Anderson bu kitapta, Filipinler tarihinde belirleyici rol oynamış iki aydının yaşam öyküsünü anlatıyor. Bu isimlerden birincisi, Katalan anarşistlerle birlikte Barcelona’daki ünlü Montjuich kalesinde hapsedilen ve Maletesta ile Bakunin gibi anarşistlerin etkisiyle Filipinler’deki ilk militan sendikaları kuran folklorcu Isabelo de los Reyes, ikincisi de otuz beş yaşında İspanyol sömürge rejimi tarafından idam edilen ve “Filipinler ulusunun babası” olarak tanımlanan romancı José Rizal. Anderson, hem akıcı kurgusu, hem de kendine has metin tarzıyla, bu iki tarihi figürü, dünya tarihine yön vermiş kuramlar çerçevesinden anlatıyor.

Mike Davis – Gecekondu Gezegeni (2007)

  • GECEKONDU GEZEGENİ, Mike Davis, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, sosyoloji, 262 sayfa

gecekondu-gezegeni

Mike Davis kent kuramcısı, tarihçi ve aktivist. Kendisini bu kitabı da, Üçüncü Dünya ülkelerinin kentsel bölgelerinde halen bir milyar insanın yaşamakta olduğu gecekondu mahallelerinin tarihini ve günümüzdeki yapısını inceliyor. Çok sayıda alandan yararlanan Davis, bu yerleşim tarzının Mumbai, Kahire, İstanbul, Sao Paulo ve Seul gibi büyük kentlerdeki aldığı biçimleri analiz ediyor. Çalışmanın en büyük katkısı, IMF ve Dünya Bankası kıskacındaki ülkelerin, kentsel sorunları çözmek için giriştikleri çabanın, daha çok orta sınıfın işine yaradığını gözler önüne sermesi. Zorla tahliye edilen bu toplulukların yerine, orta sınıfın yerleştiğini belirten yazara göre, asıl sorgulanması gereken neo-liberal politikalardır.

Kojin Karatani – Dünya Tarihinin Yapısı (2017)

  • DÜNYA TARİHİNİN YAPISI, Kojin Karatani, çeviren: Ali Karatay, Metis Yayınları

dunya-tarihinin-yapisi

Karatani’nin ilk kez Transkritik adlı kitabında giriştiği sermaye-ulus-devlet sistemi irdelemesi, bu kitapla daha geniş bir alana uzanıyor. Marksizm, tarihi, üretim tarzları, yani kimin üretim araçlarına sahip olduğu perspektifinden ele alır. Karatani ise bunu bir adım ileriye taşıyarak meseleyi mübadele tarzlarına göre değerlendiriyor.

Vanessa Baird – Cinsel Çeşitlilik (2017)

  • CİNSEL ÇEŞİTLİLİK, Vanessa Baird, çeviren: Hayrullah Doğan, Metis Yayınları

cinsel-cesitlilik

Cinsel yönelimlere yönelik baskılar tarihte hiç eksilmese de cinsel yönelim çeşitliliği hiçbir zaman ortadan kalkmadı. Bu kitap da, hem cinselliği kontrol etmeyi amaçlayan siyasetlerden dinin cinsel çeşitlilik üzerindeki baskılarına, konuyu tarihsel boyutlarıyla irdeliyor hem de bu alandaki güncel tartışmaları bir araya getiriyor.

James Ridgeway – Her Şey Satılık (2017)

  • HER ŞEY SATILIK, James Ridgeway, çeviren: Bülent Doğan, Metis Yayınları

her-sey-satilik

Dünyanın kaynaklarını kimler kontrol ediyor? Amerikalı ünlü araştırmacı gazeteci Ridgeway, metal, tatlı su, ormanlar, okyanuslar gibi dünya kaynakların nasıl özel girişimler tarafından mülk edinildiğini, işletildiğini ve dağıtıldığını gözler önüne seriyor. Kapitalizmin dünya için ne denli yıkıcı olduğunu tüm çıplaklığıyla görmek isteyenlere.

Per Petterson-Reddediyorum (2014)

REDDEDIYORUM

Norveç edebiyatının önde gelen isimlerinden Per Petterson ‘Reddediyorum’da, iki kişinin uzun yıllara yayılan arkadaşlığı üzerinden bir dostluk, şiddet ve yıkım hikâyesi sunuyor.

Tommy ve Jim çocukluk arkadaşıdır.

Tommy’nin annesi onları terk etmiş, babanın çocuklarıyla kurduğu tek ilişki biçimi ise, onlara uyguladığı sonu gelmez şiddettir.

Annesiyle birlikte yaşayan Jim ile Tommy arasında, görünüşte güçlü bir ilişki vardır.

Fakat günün birinde, ilk başta önemsizmiş gibi görünen bir olay, bu arkadaşlığı büyük bir yıkıma sürükleyecektir.

Bu kopuş, iki arkadaşın aradan otuz beş yıl geçtikten sonra tesadüfen karşılaşacakları ana kadar sürecektir.

Petterson’dan geçmişin silinmeyecek izleri, unutamama ve intikam hakkında bir hikâye.

  • Künye: Per Petterson – Reddediyorum, çeviren: Banu Gürsaler Syvertsen, Metis Yayınları, roman, 241 sayfa

Renata Salecl – Kaygı Üzerine (2013)

  • KAYGI ÜZERİNE, Renata Salecl, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, psikanaliz, 145 sayfa

KAYGI

Renata Salecl ‘Kaygı Üzerine’de, insanlar için kaygı uyandırıcı olduğu söylenen şeylerin medya temsillerinin arkasına bakarak günümüz toplumunda kaygının nasıl işlediğini analiz ediyor. Kaygı ile korku arasındaki farkı inceleyen Salecl, ağırlıklı olarak kaygı üzerine Freud ve Lacan’ın içgörülerinden faydalanıyor. En büyük kaygı tehdidi haline geldiğini söylediği savaş kaygılarını ve savaşlardan sonra ortaya çıkan travmaları da irdeleyen yazar, günümüzde kapitalizmin, bahsedilen kaygıları gitgide kendi lehine nasıl çevirdiğini, aynı anda işyerlerinde sürekli yeni emniyetsizlikleri nasıl doğurduğunu da ortaya koyuyor.