Yan Marchand – Herakleitos’un Gizemleri (2016)

 

“Aynı ırmakta iki kez yıkanılmaz” sözüyle tanınan, Efesli filozof Herakleitos’un dünyasına hoş geldiniz…

En büyük filozoflar olan çocuklar için yazılan kitap, Herakleitos’un düşünce sistemindeki kavramları kapsamlı bir şekilde aydınlatıyor.

Donatien Mary’nin harikulade çizimleri ise, kitabı ayrıca zenginleştiriyor.

  • Künye: Yan Marchand – Herakleitos’un Gizemleri, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları

Elisabeth Roudinesco – Sigmund Freud (2016)

Doğu Galiçyalı Yahudi tüccarların soyundan gelen ihtiraslı bir adamın varoluş öyküsü.

Elisabeth Roudinesco’nun, Sigmund Freud’un hayatının, yapıtının, özel ve kamusal yaşamının kapsamlı bir fotoğrafını çeken bu çalışması, yeni açılan arşivlerin ışığında Freud’un Nazi faşizmiyle kıyasıya hesaplaştığı hayatının son dönemine dair bilinmeyenleri de aydınlatıyor.

  • Künye: Elisabeth Roudinesco – Sigmund Freud, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları

Didier Anzieu – Beckett (2020)

“Tanrı öldü, biliyoruz, ama gelmesini beklemeye devam ediyoruz.”

Psikanalize getirdiği otoanaliz ve deri-ben konusundaki özgün katkılarıyla bildiğimiz Didier Anzieu, Samuel Beckett’ın ‘Godot’yu Beklerken’ oyununu ilk izlediğini böyle düşünmüş.

Kendisinin Samuel Beckett üzerine kaleme aldığı eldeki kitap da, edebiyat, psikanaliz ve yaratıcılık üzerine derinlemesine bir sorgulamanın bir araya geldiği usta işi bir metin.

Kendini “tutkulu” bir Beckett okuru ve tedavi etmeye çalışan bir psikanalist olarak tanımlayan Anzieu, Beckett’ın henüz pek tanınmayan İrlandalı bir yazarken Londra’da gerçekleştirdiği bir psikanaliz tedavisinin seyrini takip ediyor.

Bu tedavinin seyrini ve girdiği çıkmazı ayrıntılı bir bakışla irdeleyen Anzieu, bu sürecin özelilkle Beckett’ın kişiliği ve edebi yaratıcılığında nasıl bir verimliliğe yol açtığını araştırıyor.

Anzieu’nün metni bir yönüyle de denemeden, klinik gözlemden, seyir defterinden ve biyografiden izler taşıyor.

Kitap, Beckett’ı ve onun dolayımıyla insan olarak sefaletimizi ele alıyor ve bunu da trajediyi mizahla birleştirerek yapmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Didier Anzieu – Beckett, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2020

Norman Manea – Holigan’ın Dönüşü (2010)

‘Holigan’ın Dönüşü’, baskılar nedeniyle ülkesi Romanya’yı terk etmek zorunda kalan ve yıllar sonra geri dönen Norman Manea’nın tanıklığından oluşuyor.

1941’de, beş yaşındayken ailesiyle birlikte Ukrayna’daki Transnistira toplama kampına gönderilen Manea, burada dört sene tutulduktan sonra ailesinin hayatta kalan fertleriyle Romanya’ya geri dönmüştü.

Çavuşesku’nun totaliter rejimin baskısı nedeniyle 1989’da da ülkeyi terk eden Manea, duyarlı ve ayrıntılı üslubuyla dikkat çeken kitabında, savaş öncesi Romanya’yı, Nazileri, tehciri, ülkeyi alt üst eden terör ortamını, komünizmi ve büyük umutlarla ortaya çıkan Doğu Avrupa sosyalizminin iflasını anlatıyor.

  • Künye: Norman Manea – Holigan’ın Dönüşü, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, anlatı, 372 sayfa

André Green – Yazı ve Ölüm (2018)

Hem analitik hem de kültürel araştırmalar alanında otorite kabul edilen André Green, aynı zamanda tam bir edebiyat tutkunu olarak edebi metinler ve edebiyatçılar üzerine pek çok analiz çalışması da gerçekleştirdi.

Bu kitap ise, edebiyatçı Dominique Eddé’nin Green’le 2000 ve 2001 yılları arasında yapmış olduğu edebiyat ve psikanaliz temalı söyleşilere dayanıyor.

Bir çeşit gidiş gelişin ve serbest çağrışımın söz konusu olduğu bu söyleşilerde, Freud’un üç çağdaşı olan Marcel Proust, Joseph Conrad ve Henry James’in yanı sıra, Jorge Luis Borges ve Shakespeare gibi büyük yazarların yapıtları enine boyuna tartışılıyor.

“Kayıp Zamanın İzinde, unutmanın kaçınılmazlığıdır.” diyen Green, yazmanın yazar üzerinde ne gibi bir etkisinin olduğunu, yazma sürecinin kimi yazarları intihara sürükleyecek kadar güçlü olmasının kökenlerini, yazarın yaratımında tamamlanmamışlığın ne olduğunu, kısacası yazı ve ruhsal yaşam arasında ne tür bir ilişki bulunduğunu kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Edebiyat ve psikanaliz bağlamında iyi bir okuma isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: André Green – Yazı ve Ölüm: Bir Psikanalistin Edebiyat Yolculuğu: Proust, Shakespeare, Conrad, Borges…, söyleşi: Dominique Eddé, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, psikanaliz, 160 sayfa, 2018

 

Kolektif – Kadının Görünmeyen Emeği (2008)

Gülnur Acar-Savran ve Nesrin Tura Demiryontan tarafından derlenen ‘Kadının Görünmeyen Emeği’nin ilk baskısı 1992 yılında yapılmıştı.

Yeni bir baskıyla okurun karşısına çıkan çalışma, kadının ezilmişlik tarihini sosyalist feminist bir çerçeveden irdeliyor; erkek egemenliğinin tarihsel kökenlerini araştırıyor; özgül bir üretim tarzı olarak patriyarkanın işlevini inceliyor ve ev emeği, patriyarka ve kapitalizm ilişkisini değerlendiriyor.

Kadınların ezilmişliğinin maddeci bir tahlilini yapmayı ve kadının görünmeyen, yok sayılan emeğini görünür kılmayı amaçlayan çalışma, kadınlarla erkekler arasındaki maddi çatışmalar çerçevesinden bunu analiz ediyor.

Derleme, patriarka ya da erkek egemenliğinin tarihsel kökenleri, patriarka ve kapitalizm, ev emeği ve Marksizmle feminizm arasındaki ilişkiye dair yürütülegelen tartışmalara daha yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

Kitapta, Stephanie Coontz ve Peta Henderson’ın “Sınıflı ve Devletli Toplumların Kökenindeki Mülkiyet Biçimleri, Politik İktidar ve Kadın Emeği”, Christine Delphy’nin “Baş Düşman”, Maxine Molyneux’nun “Ev Emeği Tartışması ve Ötesi” ve Heidi Hartmann’ın “Marksizmle Feminizmin Mutsuz Evliliği” başlıklı yazıları yer alıyor.

Bilenler bilir, feminist tahlilin oluşmasında köşe taşları olarak okunabilecek bu metinler, feminist tahlillere yıllardır önemli katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kadının Görünmeyen Emeği: Maddeci Bir Feminizm Üzerine, hazırlayan: Gülnur Acar-Savran ve Nesrin Demiryontan, Yordam Kitap, feminizm, 206 sayfa, 2008

Layla Al-Zubaidi, Matthew Cassel ve Nemonie C. Roderick (haz.) – Devrimleri Yazmak (2014)

  • DEVRİMLERİ YAZMAK, hazırlayan: Layla Al-Zubaidi, Matthew Cassel ve Nemonie C. Roderick, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, siyaset, 211 sayfa

devrimleri

‘Devrimleri Yazmak’ta yer alan makaleler, Tunus’tan Suriye’ye Arap isyanlarını irdeleyerek, sivil bürokrasi kılığındaki diktatörlükler altında ezilen toplumların yaşadığı duruma ilişkin derin bir kavrayış kazanmamızı sağlıyor. Kitapta Suriye, Yemen, Bahreyn, Libya, Tunus, Suudi Arabistan, Cezayir ve Mısır’da yaşanan devrim deneyimleri, anlık birer kıvılcım olarak değil, geniş bir tarihsel ve siyasal perspektifle ele alınmalarıyla dikkat çekiyor. Yazarların yarısının kadın olmasıyla da önem kazanan çalışma, kişisel deneyim ve insani ayrıntılar aracılığıyla, devrimlere dönüşen hareketlerin nasıl başladığı hakkında fikir veriyor.