Jonathan Neale – Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim! (2009)

Küresel ısınma günümüzün en baş ağrıtan ve gelecekte daha da ağrıtacak gibi görünen sorunlarının başında geliyor.

Bu konuda neler yapılabileceğine kafa yoran isimlerden Jonathan Neale, kitabında, küresel ısınmanın başlıca müsebbibinin büyük şirketler ve neoliberal politikalar olduğunu gösteriyor ve böylece sorunun boyutlarını gözler önüne seriyor.

İşe yarayabilecek çözümlere, zenginlerin neden harekete geçmek istemediklerine, iklim politikalarına ve alternatiflerin neler olabileceğine odaklanan Neale, daha iyi bir geleceğin yaratılabilmesi için büyük şirketlere kafa tutabilecek 6 milyar insanın harekete geçirilmesi gerektiğini söylüyor.

  • Künye: Jonathan Neale – Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim!, çeviren: Doğan Tarkan, Yordam Kitap, siyaset, 336 sayfa

Maude Barlow – Mavi Sözleşme (2009)

Maude Barlow, alt başlığı ‘Küresel Su Krizi ve Su Hakkı Mücadelesi’ olan ‘Mavi Sözleşme’de, okuru, büyük şirketlerin suyu bir metaya dönüştürme heveslerine karşı mücadele etmeye davet ediyor.

“Yaşamak için temiz suya erişim şarttır; su hakkını inkâr etmek yaşam hakkını inkâr etmektir.” diyen ve su mücadelesine katılan bir eylemci olan Barlow, suyun bir insan hakkı olarak kabul edilebilmesi için acil olarak harekete geçilmesi gerektiğini söylüyor.

Beşinci Dünya Su Forumu, yakın zamanda Türkiye’de yapıldı.

Büyük şirketlerin su üzerinde imtiyaz kurmaktaki hırslı ve pervasız çabalarını gözler önüne seren Barlow, anayasalarda suyun bir insan hakkı olarak güvence altına alınmasının zorunluluğunu anlatıyor.

  • Künye: Maude Barlow – Mavi Sözleşme, çeviren: Barış Cezar, Yordam Kitap, siyaset, 208 sayfa

Fahri Erdinç – Destur Ya Sefalet (2009)

‘Destur Ya Sefalet’, zamanında Türkiye’den kaçmak zorunda kalmış Fahri Erdinç’in 1945-49 yılları arasında dergilerde yayımlanmış öykülerini bir araya getiriyor.

Öyküye bir rastlantı sonucu Sabahattin Ali’nin özendirmesi ile başlayan yazar, yayımladığı ilk öykülerinden itibaren ilgi çekmişti.

Erdinç, yazın dünyasında adı bilinen bir öykücüyken, 1949 yılında Bulgaristan’a kaçtıktan sonra büyük bir unutulmuşluğa terk edildi.

Dergi sayfalarında kalmış ürünleri barındıran elimizdeki kitap, gerçekçi ve kendine has bir öykü dünyası yaratan yazarı yeniden okumak için iyi bir fırsat.

Kitapta ayrıca, Erdinç’e ve öykücülüğüne dair kapsamlı bir giriş yazısı da bulunuyor.

  • Künye: Fahri Erdinç – Destur Ya Sefalet, hazırlayan: Mehmet Ergün, Yordam Kitap, öykü, 224 sayfa

Mike Wayne – Marksizm ve Medya Araştırmaları (2009)

Mike Wayne ‘Marksizm ve Medya Araştırmaları’nda, anahtar Marksist kavramlar aracılığıyla kapsamlı bir medya analizine girişiyor.

Yazar analizini yaparken, kimi bölümlerde internet, dijital teknoloji, televizyon, yazılı medya, sinema, belgesel ve Biri Bizi Gözetliyor türü programlar gibi, argümanlarını daha sağlam kılan çeşitli medya örneklerinden yararlanıyor.

Wayne’ın, bir medya tarihçesini vermekten özellikle imtina eden çalışmasının asıl özgünlüğünün, karşılıklı bir dinamik içinde, güncel medya uygulamalarının analizine Marksizmin kavramları çerçevesinden bakması ve aynı zamanda medyanın bu kavramlarla nasıl ilişki kurabildiğini göstermesidir diyebiliriz.

  • Künye: Mike Wayne – Marksizm ve Medya Araştırmaları, çeviren: Barış Cezar, Yordam Kitap, medya, 350 sayfa

China Miéville – Demir Konsey (2009)

Özgün bilimkurgu tarzıyla beğeni toplayan Miéville’den, Yeni Crobuzon üçlemesinin son kitabı.

Demir Konsey’in dikta rejiminin belini büktüğü Tesh şehrinde, örgüt ve çetelerin direnişi sürüyor. Üstelik bu sefer görmezden gelinemez bir umut şehri baştan sona sarmış durumda.

Romanın, Arthur C. Clarke ödülünü kazandığını belirtelim.

  • Künye: China Miéville – Demir Konsey, çeviren: Güler Siper, Yordam Kitap

Ursula Huws – Küresel Dijital Ekonomide Emek (2018)

Gelişmiş bilişim ve iletişim teknolojileri sermaye birikimine yeni alanlar açmakla kalmadı, aynı zamanda emek, kültür ve siyasette de muazzam dönüşümler yarattı.

İşte Ursula Huws’un bu eleştirel analizi, yaşanan söz konusu dönüşümleri başından sonuna izlemesiyle altın değerinde bir kaynak.

Huws kitabında,

  • “Bilgi temelli ekonomi”de mesleki kimliklerin yok olmasını,
  • yüzyıl kentinde iş, kimlik ve işbölümünün mekânsal görünümlerini,
  • Düşünsel faaliyetin metalaşmasını,
  • Emeğin küreselleşmesi ve ulusal hükümetlerin bu konuda yaşadığı çıkmazları,
  • Kamu hizmetlerinin metalaşması yoluyla ortaya çıkan yeni birikimi,
  • Dijital çağda sınıf dayanaklarını oluşturan “geçim”, “emek” ve “değer” kavramlarını,
  • Ve bunun gibi birçok önemli konu tartışılıyor.

Kitabın en büyük katkısı, hem kapitalist sömürü ağlarının dijital ekonomide kendini nasıl ustaca yenilediğini göstermesi hem de kapitalizmin özünü açık bir biçimde gözler önüne sermesidir diyebiliriz.

  • Künye: Ursula Huws – Küresel Dijital Ekonomide Emek: Sibertaryanın Oluşumu, çeviren: Cemre Şenesen, Yordam Kitap, iktisat, 205 sayfa, 2018

Haluk Yurtsever – Neyi, Nasıl Okumalı? (2015)

1960’lardan bu yana Marksist klasikleri okuyan Yurtsever, kendi okuma deneyiminden çıkardığı kimi dersleri bizimle paylaşıyor.

Gazetelere yazılmış tanıtım/eleştiri metinlerini bir araya getiren kitap, Marksist tarih, kapitalizm, Marksizm ve sosyalizm, din ve laiklik, Ortadoğu konularında aydınlanmak yahut bilgilerini tazelemek isteyen okurlara önerilir.

  • Künye: Haluk Yurtsever – Neyi, Nasıl Okumalı?, Yordam Kitap

August H. Nimtz – Lenin’in Seçim Stratejisi, Cilt: 1–2 (2018)

Dünya tarihine yön veren Ekim Devrimi’nin arkasında, Lenin’in ve Bolşeviklerin dehası yatar.

Bu nedenle, Bolşevik örneği, yerkürenin herhangi bir köşesinde günümüz protestocularına potansiyel olarak zengin dersler sunuyor.

İşte August Nimtz’in bu şahane kitabı, tam da bu derslerin neler olduğunu bu iki ciltlik kapsamlı çalışmasında bizlere sunuyor.

Tamı tamına 704 sayfa bulan çalışmasının ilk cildinde Nimtz, Marx ve Engels’ten yola çıkıp 1905 Devrimi’ne uzanarak seçim kampanyalarının nasıl yürütüleceğinden vekillerin partiye karşı sorumluluklarının ne olması gerektiğine ve bütün bu seçim çalışmalarının Ekim Devrimi’ne giden yolda ne denli büyük önem teşkil ettiğine odaklanıyor.

Kitabın ikinci cildi ise, 1905’ten 1917’ye uzanarak 3. ve 4. Duma deneyimlerini, Alman sosyal demokrasisi ile yaşanan ayrımları, 1. Dünya Savaşı koşullarını, Troçki ve Stalin’in seçim stratejilerini ve bunun gibi, o süreçte yaşanmış daha pek çok konuyu irdeliyor.

Lenin, Ekim Devrimi’nden tam üç yıl sonra, parlamentoda yer almanın sadece yararlı değil, aynı zamanda zorunlu olduğunu da söylemişti.

Bu önemli, çünkü Rus devriminin işçi sınıfının devlet iktidarına tırmanmasında parlamenter alanı kullanan tarihteki ilk devrim olduğu anlamına geliyor.

Peki, Lenin, parlamentoda olmaktan tam olarak neyi kastediyordu?

İşte Nimtz’in çalışması tam da “Sandık mı, sokak mı, her ikisi mi?” sorusuna yanıt vermesi ve bu yönüyle Bolşevik devriminin günümüz protestocularına potansiyel olarak nasıl zengin dersler sunduğunu gözler önüne sermesiyle çok önemli.

  • Künye: August H. Nimtz – Lenin’in Seçim Stratejisi, çeviren: Deniz Tuna, Yordam Kitap, siyaset, 2 Cilt, 704 sayfa

Metin Çulhaoğlu – Marksizm ve Türkiye Solu (2015)

Marksizme ilişkin genel bir çerçeve oluşturan ve bu çerçevenin ögelerini Türkiye sol hareketi ile ilişkilendiren özgün bir çalışma.

Marksizmin seçilmiş temel alanlarına ilişkin yorum ve değerlendirmeler, Türkiye sol hareketinin özgül gelişimi ve verili sorunları, Marksizmin Türkiye ölçeğindeki belirlenimleri, Metin Çulhaoğlu’nun burada irdelediği kimi konular.

  • Künye: Metin Çulhaoğlu – Marksizm ve Türkiye Solu, Yordam Kitap

Kolektif – Marksizm ve Feminizm (2018)

Bu nitelikli derleme, feminizm ve Marksizm çerçeveleri içinde, toplumsal kuram ve siyasette var olan bir dizi kavram ve konuyu farklı yönleriyle irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Bilhassa Marksizm ve feminizm arasındaki belirsiz ilişkiye merak duyan araştırmacılar, öğrenciler ve aktivistlerin bu çalışmadan oldukça feyz alacağını söylemeliyiz.

Feminizmde neyin burjuva ve ırkçı ve Marksizm’de neyin ataerkil ve ırkçı olduğunu netleştirmek isteyenler ve Marksist-feminizmdeki tire (-) işaretini merak edenler, sınıfın feminist bir analizine ve her iki yaklaşımdaki ırk ve farklılık kavrayışlarının incelenmesine ilgi duyanlar da bu kitapla ilgilenecektir.

Kitabın ilk bölümü, Marksizm ve feminizmin sınıf ve ırk konularına nasıl yaklaştığını irdeliyor.

Kitabın ikinci bölümü ise, demokrasi, finansallaşma, ideoloji, emperyalizm ve ilkel birikim, kesişimsellik, emek gücü, ulus ve ulusçuluk, yeniden üretim, devrim ve bakış açısı kuramı gibi, Marksist-feminist yaklaşımdaki anahtar kelimeleri kapsamlı bir bakışla açıklayıp tartışıyor.

Derlemeyi hazırlayan Shahrzad Mojab, Kanada’da Toronto Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalışıyor.

Toplumsal cinsiyet, eğitim politikaları, devlet, diaspora, kadın, militarizasyon, feminizm, sömürgecilik ve şiddet, Mojab’ın üzerine çalışmakta olduğu kimi konular.

  • Künye: Kolektif – Marksizm ve Feminizm, hazırlayan: Shahrzad Mojab, çeviren: Funda Hülagü, Yordam Kitap, feminizm, 480 sayfa, 2018