Karl Marks û Friedrich Engels – Manîfestoya Komunîst (2011)

  • MANÎFESTOYA KOMUNÎST, Karl Marks û Friedrich Engels, werger: Samî  Tan, Yordam Kitap, sîyaset, 61 rûpel

 

Yordam Kitap bir ilki gerçekleştirerek, Karl Marx ve Friedrich Engels’in ölümsüz eseri ‘Komünist Manifesto’yu Kürtçeye kazandırdı. 1848’de yazılan sosyalizmin bu temel yapıtı, sosyalist dünya görüşünün kısa, çarpıcı ve özlü bir anlatımını içeriyor. Manifestonun ünlü son sözü olan “Dünyanın bütün işçileri, birleşin!” cümlesi, “Karkerên hemû welatan, bibin yek!” şeklinde Kürtçeye çevrilmiş. Yayınevi çeviriyi, doğru bir tespitle, “Yasaklı ideoloji ile yasaklı dilin kucaklaşması” olarak tanıtıyor. Yordam Kitap’ın, Karl Marx’ın ünlü eseri ‘Kapital’in çizgiromana uyarlanmış halini içeren ‘Kapital Manga’yı da Kürtçeye çevirdiğini belirtelim.

Jim Stanford – Herkes İçin İktisat (2011)

  • HERKES İÇİN İKTİSAT, Jim Stanford, resimler: Tony Biddle, çeviren: Tuncel Öncel, Yordam Kitap, iktisat, 336 sayfa

 

Jim Stanford, bir iktisatçı olarak bütün mesleki hayatı boyunca, iktisat konusunda uzman olmayanları, yani işçileri, sendika üyelerini, eylemcileri ve tüketicileri ekonomiyle ilgili bilgilendirmeye çalışmıştı. Stanford’un bu deneyimlerinin ürünü olan ve kapitalist sömürünün ne olduğunu gözler önüne seren elimizdeki kitabının asıl dikkat çekiciliği, konuyu rahat ve anlaşılabilir bir üslupla ele alması. Tony Biddle’ın resimleriyle de zenginleşen kitap, ekonomi ve iktisat, kapitalizm, iktisat tarihi ve iktisat siyaseti gibi temel konuları açıklayarak başlıyor; ardından karmaşık bir sistem olarak kapitalizmi detaylı bir şekilde irdeliyor.

Mike Wayne – Politik Film: Üçüncü Sinemanın Diyalektiği (2011)

  • POLİTİK FİLM: ÜÇÜNCÜ SİNEMANIN DİYALEKTİĞİ, Mike Wayne, çeviren: Ertan Yılmaz, Yordam Kitap, sinema, 192 sayfa

Daha önce Türkçede ‘Marksizm ve Medya Çalışmaları’ isimli kitabı yayımlanan Mike Wayne elimizdeki eserinde, 1960 ve 1970’li yıllarda ortaya çıkan “Üçüncü Sinema”nın detaylı bir analizini yapıyor. Politik filmlerden oluşan üçüncü sinema, egemen, anaakım sinemadan oluşan Birinci Sinema ile sanat ve yönetmen sinemasından oluşan İkinci Sinema’dan sonra gelir. Eric Hobsbawm, Walter Benjamin ve Georg Lukács gibi düşünürlerden de beslenen Wayne, türün kendine has yönlerini, önemli Avrupalı öncülerini ve “haydut” figürünün burada kendine nasıl yer bulduğunu araştırıyor. Yavuz Turgul’un ‘Eşkıya’sı da, Wayne’ın incelemesine konu ettiği filmlerden.

Mustafa Sönmez – Paran Kadar Sağlık (2011)

  • PARAN KADAR SAĞLIK, Mustafa Sönmez, Yordam Kitap, siyaset, 157 sayfa

 Temel bir insan hakkı olan sağlığın, kâr amacı güden bir alan olarak tasarlanmaya çalışılması sadece Türkiye’de değil, dünya çapında yaşanan önemli bir sorun. İktisatçı Mustafa Sönmez ‘Paran Kadar Sağlık’ta, sağlığın bir meta haline getirilmesi anlamına gelen “kapitalist tıp modeli”ni kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Sönmez ilk olarak, dünyada sağlık hakkının metalaşmasını, neoliberal sağlık politikalarında Dünya Bankası-IMF etkisini ele alıyor. Yazar devamında ise, Türkiye’de sağlık hakkı ve sağlık harcamalarını; sağlıkta özel sermaye birikiminin boyutlarını ve sağlıkta uygulanan “dönüşümler”in haklarını budadığı çalışanları anlatıyor.

Daniela Dahn – Batı Diye Diye (2007)

  • BATI DİYE DİYE, Daniela Dahn, çeviren: Yılmaz Onay, Yordam Kitap, siyaset, 223 sayfa

Daniela Dahn ‘Batı Diye Diye’ isimli bu kitabında, iki Almanya’nın birleşmesinden sonraki hayal kırıklıklarını dillendiriyor. Almanya’nın tek çatı altında birleşmesi, daha önce dillendirilen pembe rüyayı mümkün kılmadı. Çünkü Federal Almanya’nın Nazizm kalıntıları yasalarla görmezden gelindi ve Doğu Almanya vatandaşları sosyalist teşkilatlara üye oldukları için takibata uğrama tehdidi altında yaşadı. Dahn, bu gerçekleşmeyen rüyanın sebep ve sonuçlarını yerli yerine oturtmayı amaçlıyor. Berlin doğumlu ve Doğu Almanya’daki Sosyalist düzene muhalif olmuş Dahn’ın, bu muhalifliğini, kendisinin deyimiyle bu “doğu inadı”nı hâlâ devam ettirmesinin nedeni de, Almanya’nın Doğusu ile Batısı arasında ortadan kalkacağı söylenen adaletsizliklerin olduğu gibi durması. Dahn, bu hayal kırıklığını merkeze alırken, demokrasi ve insan hakları gibi kavramları da sorguluyor.

Ellen Meksins Wood – Sınıftan Kaçış (2011)

  • SINIFTAN KAÇIŞ, Ellen Meksins Wood, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, siyaset, 269 sayfa

 

Ellen Meiksins Wood ‘Sınıftan Kaçış’ta, sınıfı ve sınıf mücadelesini sosyalist projeden neredeyse tamamen kopardığını savunduğu postmarksistleri eleştiriyor. Postmarksizm, ideolojiyi ve politikayı her türlü toplumsal temelden, özellikle de her türlü sınıfsal dayanaktan kopararak özerkleştirdiği için Marksistlerin tepkilerine hedef olmuştu. Postmarksizmin, antimarksizme giden yolda sadece kısa bir durak olduğunu savunan Wood da, postmarksist akımın Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe gibi öne çıkan isimlerine kapsamlı eleştiriler yöneltiyor. Ayrıca sürekli bir tartışma konusu olan sosyalizm ve demokrasi arasındaki bağları da inceliyor.

Vladimir İlyiç Lenin – Seçme Yazılar (2011)

  • SEÇME YAZILAR, Vladimir İlyiç Lenin, çeviren: Sungur Savran, Yordam Kitap, siyaset, 383 sayfa

Lenin’in ‘Toplu Eserler’i, ilk olarak 1920’li yıllarda başlatıldı. İşte bu eserlerden Paul Le Blanc tarafından yapılmış bir derlemeden oluşan elimizdeki kitap, Lenin’in devrim, demokrasi ve sosyalizm konusundaki görüşlerini bir araya getiriyor. Lenin burada, Marksist program ve devrimci örgüt, bolşevizmin doğuşu, devrimci yükselişin getirdiği zorlu sorunlar, emperyalist savaş ve 1917 Devrimi gibi konuları ele alıyor.  Lenin’in düşüncesinin asli boyutlarını ve özellikle de devrimci-demokrat bir teorisyen olarak yaptığı katkıların sürekliliği konusunda insana fikir veren kitap, kaliteli baskısı ve görsel zenginliğiyle de dikkat çekiyor.

Kolektif – Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları (2011)

‘Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları’, 2009 yılında yitirdiğimiz sosyalist gerçekçi şiirin önemli isimlerinden Kemal Özer’e adanmış bir armağan kitap.

Özer’in kızı Simge Özer Pınarbaşı tarafından hazırlanan kitapta, şairin hayatı, şiirinin genel özellikleri, dergicilik ve yayıncılık alanındaki çalışmaları kapsamlı bir şekilde anlatılıyor.

Özer’i tanıyan, Türkiye edebiyatının ünlü birçok kaleminin tanıklıklarıyla katkıda bulunduğu kitap, görsel açıdan da oldukça doyurucu.

Uzun soluklu bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan eser, bu üretken ve değerli şairin hayatının, şiirinin ve eserlerinin hatırlanmasına, kuşkusuz önemli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları, hazırlayan: Simge Özer Pınarbaşı, Yordam Kitap, armağan, 240 sayfa, 2011

Oktar Türel – Geç Barbarlık Çağı 2 (2011)

  • GEÇ BARBARLIK ÇAĞI 2, Oktar Türel, Yordam Kitap, iktisat, 300 sayfa

Kısa süre önce burada, Oktar Türel’in ‘Geç Barbarlık Çağı’nın ilk cildine yer vermiştik. Türel, iki ciltlik bu çalışmasında, otuz yılı aşkın zaman diliminde (1979-2010) kaleme aldığı makalelerinden bir seçkiyi okurlarıyla paylaşıyor. Yazar, çalışmanın devamı olan ‘Geç Barbarlık Çağı 2’de ise, ilkin, Türkiye’de merkezi iktisadi planlama (MİT) deneyimine odaklanıyor. Yazar burada, Türkiye’nin 1960-80 arasındaki “planlı dönem”deki yöntemlerini, 1980 sonrası Türkiye’de kurumsal değişmenin boyutlarını inceliyor. Türel, kitabının ikinci kısmında ise, Türkiye’nin sanayileşme sürecini üç farklı tarih kesitinde ve farklı bağlamlarda ele alıyor.

Ben Fine – Sosyal Sermaye, Sosyal Bilime Karşı (2011)

  • SOSYAL SERMAYE, SOSYAL BİLİME KARŞI, Ben Fine, çeviren: Ayşegül Kars, Yordam Kitap, iktisat, 384 sayfa

Ben Fine, nitelikli çalışması ‘Sosyal Sermaye, Sosyal Bilime Karşı’da, sermayenin sosyal köklerini irdeliyor. Kitabına, sosyal sermaye kavramının kökeni ve evrimi ile başlayan Fine, sosyal sermayenin belli bir perspektife yerleşmesine katkısı Becker, Bourdieu, Coleman ve Putnam gibi yazarların eleştirel bir değerlendirmesine koyuluyor. Yazar ardından, sosyal sermayenin kalkınma çalışmalarındaki rolünü ve sosyal sermayenin Dünya Bankası açısından neden bu denli önemli olduğunu ele alıyor. Sosyal sermayenin Türkiye’de görece sınırlı bir kullanım alanına sahip olduğu düşünüldüğünde, kitap bizim açımızdan da önemli bir boşluğu dolduruyor.