Feridun M. Emecen – İmparatorluk Çağının Osmanlı Sultanları 1 (2011)

  • İMPARATORLUK ÇAĞININ OSMANLI SULTANLARI 1, Feridun M. Emecen, İSAM Yayınları, tarih, 163 sayfa

 

Yeniçağ tarihi konusunda uzman isimlerden Feriden M. Emecen, daha önce yayımladığı Osmanlı klasik çağıyla ilgi üçlemesinde, dönemin Osmanlı’sında savaşı, siyaseti, devlet ve toplumu ayrıntılı bir bakışla irdelemişti. Emecen, ‘İmparatorluk Çağının Osmanlı Sultanları’nın  elimizdeki ilk cildinde de, Osmanlı’da klasik devlet formunun yerleşmesinde önemli payları olan Fatih Sultan Mehmed’den sonraki üç padişahı ele alıyor. Bunlar, padişahlığı zamanında bir anlamda “Doğu Rönesansı”nın yaşandığı II. Bayezid; yaptığı Doğu seferleriyle Osmanlı’ya dini bir misyon kazandıran Yavuz Sultan Selim ve Orta Avrupa, Akdeniz ve Batı politikalarını ağırlık veren Kanuni Sultan Süleyman. Dönemin ayrıntılı bir resmini veren Emecen, bu üç padişahın siyasetleriyle birlikte Osmanlı’da emperyal bir zihniyetin ortaya çıktığını belirtiyor.

Selim İleri – Kamelyasız Kadınlar (2011)

  • KAMELYASIZ KADINLAR, Selim İleri, Everest Yayınları, inceleme, 265 sayfa

 

Selim İleri, yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Kamelyasız Kadınlar’da, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyıl başlarına kadar, Türkiye edebiyatının öncü isimlerinin, eserlerinde kadına nasıl yer verdiklerini inceliyor. İleri bu sorgulamayı da, Namık Kemal’in ‘Âkif Bey’ oyunu ile Samipaşazade Seza’nin ‘Sergüzeşt’ ve Halit Ziya Uşaklıgil’in ‘Aşk-ı Memnu’ adlı romanları gibi, köşe taşı olarak tanımlanabilecek üç eseri temel alarak yapıyor. Çağdaş Türkiye edebiyatında kadın karakterlerin nasıl şekillendiğini, kendine has duyarlı ve detaya inen anlatımıyla ortaya koyan İleri’nin çalışması, başka eserlere yaptığı göndermelerle de dikkat çekiyor.

Cesar Millan ve Melissa Jo Peltier – Ailenin Bir Üyesi (2011)

  • AİLENİN BİR ÜYESİ, Cesar Millan ve Melissa Jo Peltier, çeviren: Perran Yavuz, Epsilon Yayıncılık, rehber, 360 sayfa

 

İki yazarlı ‘Ailenin Bir Üyesi’, evine köpek almak isteyenler için biçilmiş kaftan. Yazarlar bu kitapta, köpeğin evdeki ilk gününden ölümüne kadar yapılması gerekenler konusunda ipuçları veriyor. Yazarlar, köpek eğitiminde başarılı olmanın, evde bir köpekle yaşamaya tam anlamıyla karar vermiş güçlü bir ailenin varlığıyla mümkün olduğunu belirtiyor. Kitapta, bireyin kendisi ve ailesi için en uygun köpeği nasıl belirleyebileceği, köpeğin aileyle tanıştırılması, yavruların bakımı, sınırlar ve kısıtlamalar koyma, köpekle seyahat, temel bakım ve aile yaşamının iniş çıkışlarında köpeğe nasıl yardımcı olunabileceği gibi konular anlatılıyor.

Zerdüşt: Avesta (Bölümler) (2011)

 

Eshat Ayata’nın hazırlayıp çevirdiği bu kitap, M. Ö. 1500-1000 yılları arasında yaşamış olan ilk Arya din kurucusu Zerdüşt’ün kutsal kitabı Avesta’dan bölümler içeriyor.

Kitapta, Avesta’daki Gata duaları, Zerdüşt’ün itirafları, temizliğe övgü, ruhun ölümden sonraki durumu, Ahura Mazda için övgü, köpeğin kutsallığı, ölülerin ruhları, iyi duygu, Peygamberin istekleri ve tarım hayvanları ruhunun yakarması gibi bölümler yer alıyor.

Eshat Ayata’nın kaleme aldığı giriş yazısında da, Zerdüştlükte inanç ve ahlak; Zerdüştlüğün tarihsel kaynakları; Zerdüştlükte kült, eskatoloji ve apokaliptik; Zerdüştlükteki mitler ve efsaneler konuları irdeleniyor.

  • Künye: Zerdüşt – Avesta (Bölümler), çeviren ve hazırlayan: Eshat Ayata, Kora Yayınları, din, 206 sayfa

Wilfred Scawen Blunt – İslam’ın Geleceği (2011)

  • İSLAM’IN GELECEĞİ, Wilfred Scawen Blunt, çeviren: M. Fatih Karakaya, Ayrıntı Yayınları, din, 111 sayfa

Edward Said, Wilfred Scawen Blunt’ın, on dokuzuncu yüzyıl oryantalistlerinin en anlayışlılarından biri olduğunu söylemişti. Elimizdeki kitap, Blunt’ın 1875’te Ortadoğu’ya yaptığı uzun yolculuğunun sonucunda ortaya çıktı. Blunt burada, Muhammed Abduh ve Cemaleddin Afgani gibi reformcu İslam bilginleriyle yakın ilişkiler kurmuş, ayrıca Osmanlı padişahı Abdülhamid’le de birkaç defa yüz yüze görüşmüştü. Kitap gerek İngiliz kamuoyunun yabancısı olduğu ve önyargılarla baktığı bir dünyayı anlatması ve gerekse yazarının ilginç kişiliğiyle, bilhassa Ortadoğu, İslam ve oryantalizm gibi konularda çalışmak isteyenlere hitap edecek nitelikte.

Suskunluk Suçu (2011)

  • SUSKUNLUK SUÇU, kolektif, çeviren: İsmail Toksoy, Zekiya Hasançebi ve Ülkü Sağır, Pencere Yayınları, siyaset, 348 sayfa

 

‘Suskunluk Suçu’, Daimi Halk Mahkemesi’nin Paris’te 13-16 Nisan 1984’te gerçekleştirdiği oturuma, Ermeni soykırımı konusunun uzmanı olarak tanınan kişilerin sunduğu bildirilerden ve mahkeme jürisinin kararından oluşuyor. Mahkeme bilindiği gibi, üç insan hakları kuruluşunun başvurusu üzerine gerçekleştirilmiş ve burada, Ermenileri hedeflediği belirtilen soykırımın meydana gelişi ve bu suçun ayrıntıları ele alınıyor; bundan dolayı Ermenilerin hangi haklarının ellerinden alındığı ve uluslararası toplumun Ermeniler karşı yükümlülüklerinin ne olduğu sorgulanıyor. Kitap bu yönüyle, Ermenilerin Osmanlı’da yaşadıkları konusunda önemli bir belge.

Jean Ziegler – Utanç İmparatorluğu (2011)

  • UTANÇ İMPARATORLUĞU, Jean Ziegler, çeviren: Hüseyin Boysan, Altın Kitaplar, siyaset, 304 sayfa

 

İsviçreli sosyolog ve siyasetçi Jean Ziegler, üçüncü dünya üzerine yazdığı kitaplarla uluslararası alanda büyük yankılar uyandıran bir isim. Ziegler elimizdeki kitabı ‘Utanç İmparatorluğu’nda da, Doğu’yu borç ve açlıkla ele geçiren Batı ülkelerini yerden yere vuruyor. Ziegler’in çalışması, Batı kamuoyunun hiç bilmediği veyahut ısrarla görmezden geldiği Doğu’ya dair korkunç tabloyu, sözlerini sakınmadan gözler önüne seriyor. Yazarın yaklaşımını özgün kılan hususların başında da, politika ve diplomasiyi bir kenara bırakıp, tamamıyla vicdanın sesine kulak vererek, Doğu’yu bu hale getiren Batı ülkelerinin sonu gelmez oburluğuyla hesaplaşması.

Pınar Selek – Maskeler, Süvariler, Gacılar (2011)

  • MASKELER, SÜVARİLER, GACILAR, Pınar Selek, Ayizi Kitap, sosyoloji, 208 sayfa

 

Pınar Selek, ilk baskısı 2001’de yapılan ‘Maskeler, Süvariler, Gacılar’da, bir altkültür mekanı olarak Ülker Sokak’taki hayatı, travesti ve transseksüellerle yaptığı görüşmeler aracılığıyla anlatıyor. İstanbul Beyoğlu’ndaki Ülker Sokak’ta, 1996 baharında çok yönlü bir düzenleme operasyonu yaşandı. Operasyonla amaçlanan, travesti ve transseksüeleri sokaktan sürmekti. Fakat sokak sakinlerinin bu düzenlemeye karşı verdiği mücadele, olayın uzun süre gündemde kalmasına vesile oldu. İşte Selek, sosyolojik-siyasî bir bakış açısıyla, bu sürecin derli toplu bir panoramasını sunuyor. Ataerkil dışlama ve eşcinsellik altkültürünü Türkiye bağlamında inceleyerek çalışmasına başlayan Selek, Ülker Sokak’ta yaşanan şiddeti, hem mekânı “temizlemeyi” amaçlayan dışlayan aktörler hem de burada yaşayan dışlananların gözünden anlatıyor.

Sevan Nişanyan – Şirince Meydan Muharebelerinin Mufassal Tarihçesi (2011)

  • ŞİRİNCE MEYDAN MUHAREBELERİNİN MUFASSAL TARİHÇESİ, Sevan Nişanyan, Everest Yayınları, anı, 256 sayfa

 

Sevan Nişanyan, yakın zamanda İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince Köyü’nde bulunan binalarına dair çıkan yıkım kararıyla gündeme gelmişti. Bu yıkımın büyük yankı uyandırmasının bir sebebi de, yalnızca Nişanyan Evleri’ni değil, köylüler tarafından ek yapılmış tüm evleri kapsamasıydı. Bu, hatırlanacağı gibi, Nişanyan’ın evler konusunda yaşadığı ilk sıkıntı değil. Nişanyan, Şirince’de yıkılmakta olan evleri resmi izin olmadan restore ettiği gerekçesiyle 2001 yılında da on ay hapis yatmıştı. Elimizdeki kitap, yazarın bu dönem zarfında bürokrasiyle giriştiği savaşın tarihçesi. Nişanyan, 1992’de Şirince’ye yerleşmesini, köy evlerini restore etmeye başlamasını, evlere yıkım kararının çıkmasını, kamuoyu tepkileri üzerine yıkımın durdurulmasını ve Nişanyan Evleri’nin tapusunu Nesin Vakfı’na neden bağışladığını anlatıyor.

Ergün Yıldırım – Ergenekon Ötesi Türk Milliyetçiliği (2011)

  • ERGENEKON ÖTESİ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, Ergün Yıldırım, Hayy Kitap, siyaset, 232 sayfa

 

Ergün Yıldırım ‘Ergenekon Ötesi Türk Milliyetçiliği’nde, Türk milliyetçiliğinin tarihsel varlığını, inşasını ve gelişimini, günümüzün gelişmelerinden hareketle araştırıyor. Kitap, milliyetçilik kavramı, ideolojisi ve teorisini inceleyerek açılıyor. Yıldırım devamında da, küreselleşme ile birlikte Türkiye’de milliyetçiliğin yaşadığı köklü değişimler sonucunda ortaya çıkan Post-Türkçülük ideolojisini irdeliyor. Milliyetçiliğin, kavmiyetçilik temelinde tarihsel bir devamlılık taşıdığı, yani kavmiyetçiliğin, modernliğin parametrelerinde ve pratik ilişkilerinde yeniden üretildiği, Ergün Yıldırım’ın çalışmasında en öne çıkan tezlerden.