Thomas S. Szasz – Deliliğin İmalatı (2007)

  • DELİLİĞİN İMALATI, Thomas S. Szasz, çeviren: Gözde Genç, Yerdeniz Yayınları, psikoloji, 422 sayfa

Thomas S. Szasz’ın ‘Deliliğin İmalatı’ isimli bu kitap, ‘Engizisyon ve Akıl Sağlığı Hareketi Üzerine Karşılaştırmalı İnceleme’ alt başlığını taşıyor. Szasz’ın çalışmasının ana fikri, deliliğin bir hastalık olarak tanımlanması ve bununla beraber deli olarak yaftalananların akıl sağlığı yerinde olanların altında bir sınıf olarak kabul edilmeleri ezberine karşı çıkmak. Szasz, sosyal bakışın ‘öteki’ye olan ön yargısının, ‘öteki’yi yok etme çabasının dışında, kötülüğü ona yakıştırarak kendi iyiliğini doğrulamak şeklinde de ortaya çıktığını ve böylece ‘öteki’yi yeniden ve yeniden yarattığını belirtiyor. Dolayısıyla verili sistemin yaşamını sürdürübilmesi, Szasz’a göre, sürekli olarak ‘ötekiler ve kötüler’in yaratılmalarıyla mümkün kılınıyor. Bu bakış açısından hareketle kaleme kitap, kurumsal Psikiyatrinin tarihine dair önemli bir alternatif kitap özelliği gösteriyor.

James Shreve – Gen Savaşları (2007)

GEN SAVAŞLARI, James Shreve, çeviren: Özgür Atılım Turan, Doğan Kitapçılık, inceleme, 382 sayfa

James Shreve’in ‘Gen Savaşları’, “insanlığın geleceği kimlerin elinde?” sorusuyla başlayarak, son zamanlarda gen teknolojileri alanındaki gelişmelere dair kaygıları dillendirmeyi amaçlıyor. Kitap, gen araştırmaları konusunda bilim, ticaret ikileminin yarattığı hırs savaşlarını birebir vermesi yönüyle ilgi çekici. Bilim, siyaset ve büyük şirketler arasında bu konuda varolan büyük savaş, gen araştırmalarındaki ilerlemenin tehdit oluşturan yönü. Shreve’in bilim adamlarıyla beraber geçirdiği iki yıl sonunda hazırladığı çalışması, bilimdeki çıkar çatışmalarını ve genetik şifreyi çözüp bunun üzerinden rant elde etmeyi amaçlayanları deşifre etmeyi amaçlıyor.

Gillian R. Evans – Akademisyenler ve Gerçek Dünya (2007)

  • AKADEMİSYENLER VE GERÇEK DÜNYA, Gillian R. Evans, çeviren: Ebru Kılıç, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, bilim, 250 sayfa

Kendisi de akademisyen olan Gillian R. Evans, günümüzde üniversitelerin nereye gittiğini, akademisyenlerin nasıl bir dünyada yaşadığını ve kendilerinin “gerçek dünya”yla ilişkilerinin nasıl olduğunu merak eden isimlerden biri. Dolayısıyla kendisinin kitabı da, bu sorulara cevap arar mahiyette. Ticaretin üniversiteye, bilime girmesi, son dönemlerde dünyada olduğu kadar Türkiye’de de dillendirilen bir kaygı. Evans’ın çalışması, üniversitelerin özerkliğini kaybetme kaygısından hareketle, bu kurumların geldiği noktayı sorguluyor.

Bekir Balkız ve Vefa Saygın Öğütle (ed.) – Bilim Sosyolojisi İncelemeleri (2011)

 

Birçok yazarın makaleleriyle katkıda bulunduğu ve kapsamıyla dikkat çeken ‘Bilim Sosyolojisi İncelemeleri’, konuya dair temel yaklaşımları, kavramları ve tartışmaları barındırıyor.

Beş bölümden oluşan çalışmada ilk olarak, alanın kapsamını ve alandaki temel konumlanmaları ortaya koyan metinlere yer veriliyor.

İkinci bölüm, kronolojik sırayla Marksist, pozitivist ve konvansiyonalist yaklaşımlara çığır açan kurucu metinlere; üçüncü bölüm de, alanda gerçekleştirilmiş bazı ampirik çalışmalara ayrılmış.

Kitabın, kuşkusuz en önemli bölümlerden olan dördüncü bölümünde, alanın usta kalemleri vasıtasıyla, bilim-ideoloji tartışmalar aktarılıyor.

Çalışmanın son bölümünün amacı ise, rölativist/konvansiyonalist yaklaşımların bilim sosyolojisine getirdiği katkılar kadar, alanı ne türden bir çıkmaza sürüklediklerini göstermek.

  • Künye: Kolektif – Bilim Sosyolojisi İncelemeleri, editör: Bekir Balkız ve Vefa Saygın Öğütle, çeviren: Barış Yıldırım, Bekir Balkız, Beno Kuryel, Dilek Hattatoğlu, Emrah Göker, Eren Buğlalılar, Erhan Işıklar, Kemal İnal ve Ümit Tatlıcan, Doğu Batı Yayınları, bilim, 592 sayfa

Bryan Sykes – Havva’nın Yedi Kızı (2007)

  • HAVVA’NIN YEDİ KIZI, Bryan Sykes, çeviren: Güniz Büyüktür, Çitlembik Yayınları, inceleme, 323 sayfa

1991 yılında Alplerde, Buz Adam Ötzi keşfedilmişti. Oxford Üniversitesi’nden Bryan Sykes ise, Ötzi’nin şu anda İngiltere’nin güneyinde yaşamakta olan kızıl saçlı Marie’yle akraba olduğunu ıspatlamıştı. Sykes’in bu keşfi ve bu kitapta sunulan bilimsel macera, insanların genetik atalarının nerede ve nasıl yaşadıklarını bilebilme imkânını da beraberinde getirmişti. Sykes bu keşfini, Avrupa’nın dört bir yanından topladığı örneklerde, yalnızca anneden çocuğa aktarılan ve nesiller boyunca değişmeden kalabilen mitokondriyal DNA adlı geni araştırarak yaptı. Bu araştırma sonucunda, bu genin toplam yedi gruba dahil olduğunu saptayan Sykes, yerli Avrupalıların hepsinin, şu anda nerede yaşıyor olurlarsa olsunlar, toplam yedi kadının soyundan geldiklerini buldu. Sykes’ın kitabı, söz konusu yedi kadının izini yakalamak için ortaya koyduğu bilimsel çalışmaları okuyucuya sunuyor.

Metin Hotinli – 50 Soruda Büyük Patlama Kuramı (2010)

  • 50 SORUDA BÜYÜK PATLAMA KURAMI, Metin Hotinli, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, bilim, 118 sayfa

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi Bölümü’nde uzun yıllar görev almış olan Metin Hotinli ’50 Soruda Büyük Patlama’da, evrenin nasıl oluştuğunu ve geleceğini açıklayan büyük patlama kuramını çok yönlü bir bakışla ele alıyor. Hotinli, insanlığın evrenin doğumuna dair ilk düşüncelerini içeren mitoslardan başlayarak, büyük patlama kuramının ortaya çıkışına kadar uzanıyor. “Aristoteles’in kozmoloji modelinin özellikleri nelerdi?”, “Newton kuramı ile birlikte, kozmolojinin paradigması nasıl değişti?” ve “Einstein’ın geliştirdiği statik evren modeli, bilim çevrelerinde nasıl karşılandı?”, kitapta yanıtı aranan sorulardan birkaçı.

Jacques Barzun ve Henry F. Graff – Modern Araştırmacı (2010)

  • MODERN ARAŞTIRMACI, Jacques Barzun ve Henry F. Graff, çeviren: Fatoş Dilber, Kırmızı Yayınları, bilim, 428 sayfa

Uzun zamandır kullanımda olan ‘Modern Araştırmacı’, araştırma tekniklerinin öğretilmesi amacına uygun olarak, eğitim ve her meslekten öğrenci ve araştırmacıya hitap ediyor. Kitap, bilimsel olma amacını taşıyan bütün araştırmalarda, araştırmacının, gerçekleri, fikirleri ve o konuda söylenmişleri içeren kayıtlara nasıl ulaşacağını ve bunları nasıl kullanacağını gösteriyor. Çalışma, kütüphanelerden nasıl yararlanılabileceğinden not tutma tekniklerine, yazma yöntemlerinden çeviri konusunda ipuçlarına, alıntı yapmanın inceliklerinden sunuş biçimlerine kadar pekçok ayrıntıyı barındırmasıyla, günümüz araştırmacısı için nitelikli bir kılavuz.

Doğan Özlem – Bilim Felsefesi (2010)

  • BİLİM FELSEFESİ, Doğan Özlem, Notos Kitap, bilim, 223 sayfa

Doğan Özlem’in ‘Bilim Felsefesi’, uzun zamandır vermiş olduğu bilim felsefesi ders notlarını yeniden gözden geçirmesi ve bunlara yeni eklemeler yapmasıyla ortaya çıkmış. Kitap, “Doğa Bilimleri Felsefesi” ve “Tarih-Toplum Bilimleri Felsefesi” başlıklı iki kesimden oluşuyor. Bu kesimlerin altında da, sosyal bilimleri felsefesi, tin bilimleri felsefesi ve kültür bilimleri felsefesi gibi bölümler yer alıyor. Özlem’in kitabı, yıllarca felsefe ve bilim ilişkisi konusunda yapılmış tek çalışma olmuş ve bu alanda çalışmak isteyenler için Türkçede kaynak kitap haline gelmişti. Aradan geçen zamana rağmen kitap, güncelliğini hâlâ koruyor diyebiliriz.

Ehsan Masood – İslam ve Bilim (2010)

  • İSLAM VE BİLİM, Ehsan Masood, çeviren: Şafak Timur, Picus Yayınları, tarih, 192 sayfa

Bilim politikaları alanında dersler veren Ehsan Masood ‘İslam ve Bilim’de, 8. ve 16.yüzyıllar arasında, İslam imparatorlukları devrinde gerçekleşmiş bilimsel devrimleri anlatıyor. Söz konusu dönemlerde, bilim ve İslamın birbirine çok daha yakın olduğunu söyleyen Masood, İslam biliminin gelişimini, dönemin siyasî ve dini koşullarının, bu şartlarda ortaya çıkmış bilim adamlarının, mühendislerin ve hâmilerinin öyküleriyle de harmanlayarak veriyor. Hz. Muhammed’in sözlerinin rasyonel sorgulamayı teşvik edici olduğunu savunan Masood, kitabında ağırlıklı olarak İslam’ın özünde bilime karşı olduğu savının yanlış olduğunu kanıtlamaya koyuluyor.

Louann Brizendine – Kadın Beyni (2007)

  • KADIN BEYNİ, Louann Brizendine, çeviren: Zeynep Heyzen Ateş, Kelebek Arges Yayınları, psikoloji, 295 sayfa

Louann Brizendine’in, ilginç bir konuyu irdeleyen elimizdeki ‘Kadın Beyni’ adlı kitabı, “Her beyin kadın doğar. Bazıları erkek büyür” cümlesiyle başlıyor. Brizendine bu cümleyi, doğumdan sekiz hafta sonra testosteronun, erkek beyninin iletişim merkezine yayıldığı ve erkeklerin daha sonra bu özelliklerini yitirdikleri gerçeğinden hareketle söylüyor. Nöropsikiyatrist olan Brizendine’in çalışması, görüldüğü gibi ağırlıklı olarak kadın beyninin kendine has yönlerine odaklanıyor. “Kadınlar, erkeklerin hiç hatırlamadıkları kavgalarını asla unutmazlar.”, “Genç bir kız görünüşüne ve telefon konuşmalarına hiçbir şeye olmadığı kadar takıntılıdır.” ve “Seks düşüncesi, bir kadının beynine gün aşırı uğrarken, erkeklerin hemen hemen hiç aklından çıkmaz.” gibi tanımlar,  Brizendine’ne göre kadın beynini farklı kılan hususlardan birkaçı. Kitap, kadının bedenine daha çok ilgi duyan erkekleri, görünenin altındaki perdeyi aralamaya davet ediyor.