Andrew Wilson – Patricia Highsmith: Güzel Gölge (2008)

Gazeteci Andrew Wilson ilk kitabı ‘Patricia Highsmith: Güzel Gölge’de, cinayet romanlarının ünlü ismi ve özellikle de yarattığı psikopat karakteri Tom Ripley’le ünlenmiş Patricia Highsmith’in hayatını anlatıyor.

Wilson kitabında, Highsmith’in doğumundan 1995’teki ölümüne uzanan hayatını anlatırken, yazarın kaleminin beslendiği kaynakları ve hayatında iz etmiş edebi eserleri de derli toplu bir şekilde okura sunuyor.

Kitabın bu yönüyle, bir biyografi eseri olmasının ötesinde, çerçevesi edebiyatla kurulmuş, keyifle okunacak bir çalışma olduğunu söylemekte fayda var.

Çalışma, kitapları birçok filme de konu olmuş bu önemli yazarın dünyasını keşfetmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Andrew Wilson – Patricia Highsmith: Güzel Gölge, çeviren: Ebru Kılıç, Everest Yayınları, biyografi, 698 sayfa

John Womack Jr. – Zapata ve Meksika Devrimi (2014)

Ayrıntılı bir Meksika tarihi eşliğinde, kendini bir kavgaya adamış büyük devrimci Emiliano Zapata’nın hikâyesi.

Ondokuzuncu yüzyıl sonları ile yirminci yüzyıl başlarında gelişen kapitalist tarım işletmelerine isyan eden köylülerin başına geçen General Zapata’nın tarihsel ve güncel önemini daha iyi kavramak için güzide bir kaynak.

  • Künye: John Womack Jr. – Zapata ve Meksika Devrimi, çeviren: Zuhal Bilgin, Ayrıntı Yayınları

Andrew Wilson – Sylvia Plath (2014)

Arkadaşları ve sevgililerinden edinilen bilgiler ışığında, 20. yüzyılın en önemli şairlerinden Plath’in iniş çıkışlarla dolu hayatı.

Andrey Wilson, Plath ile Ted Hughes ilişkisi konusunda önemli bilgiler sunduğu gibi, Plath’in ailesi, yetiştiği çevre, arkadaşları ve sevgililerine dair karanlıkta kalmış bilgileri gün yüzüne çıkarıyor.

  • Künye: Andrew Wilson – Sylvia Plath, çeviren: Yeşim Seber, Everest Yayınları

Orhan Gökdemir – Pike (2008)

Orhan Gökdemir, ilk baskısı 2000 yılında yapılan ‘Pike’de, 90’lı yılların simge isimlerinden Mehmet Ağar’ı ve onun simgelediği dönemin Türkiye’sinin hikâyesini anlatıyor.

Mülkiye’de okurken yıllıktaki lakabı “Pike” olan Ağar, hatırlanacağı gibi Susurluk kazasıyla tüm kirli çamaşırları ortalığa saçılan ve Özel Harp, Kontrgerilla, Gladio ve Çete gibi isimlerle anılan karanlık bir örgütlenmenin kilit isimlerinden.

Gökdemir, bu nitelikli çalışmasında, Ağar hakkında ayan beyan olanları, her şeyin unutulmuşluk halesiyle çerçevelendiği veya görmezden gelindiği günümüzde, hatırlatmaktan vazgeçmiyor: “Kendisi gibi polis olan babası 27 Mayıs’ın mağdurlarındandı, belki bu yüzden sola hep düşman oldu. Ülkenin içine düştüğü uzun iç savaş içinde kariyerini yaptı. Kimine göre acımasız ve gözü kara bir polis müdürü, kimine göre ilişkilerini hep sağlam tutmaya çalışan işbilir bir bürokrattı. Ama her halükarda Pike iç savaşın polisiydi.”

  • Künye: Orhan Gökdemir – Pike, Güncel Yayıncılık, biyografi, 272 sayfa

Françoise Giroud – Alma Mahler veya Sevilme Sanatı (2008)

Françoise Giroud ‘Alma Mahler veya Sevilme Sanatı’nda, bir dönemin femme fatale’i Alma Mahler Werfel’in hikâyesini anlatıyor.

İlk kocası Gustav Mahler’den sonra Alma Mahler, Oscar Kokoschka’nın metresi, Walter Gropius’un karısı olmuş ve en son da Franz Werfel’le evlenmişti.

Zamanında Thomas Mann ile eşit tutulan Werfel’in, “Yaşayan çok az sayıdaki büyücülerden biri,” dediği Anna Mahler, yaşadığı dönemde müzik, resim, mimari ve edebiyat dünyasının ünlü isimlerini etkiledi.

Mahler’in hayatını ilginç kılan en önemli hususlardan biri de, hayatı boyunca yaratıcı insanlar arasında yaşamasıydı.

Fakat yaşadığı ilişkilerde bağlanmayı reddetmesi ve bu ilişkileri bozan, ihanet edenin daima o olması, bu nev-i şahsına münhasır kişiliğin karakteristik özelliği oldu.

Giroud, bir dönemin bu efsane isminin ilginç kişiliğini ve yaşadığı ilişkileri anlatıyor.

  • Künye: Françoise Giroud – Alma Mahler veya Sevilme Sanatı, çeviren: Ayşe Öktem, Pan Yayıncılık, biyografi, 239 sayfa

Margaret Hooks – Devrimci Fotoğrafçı: Tina Modotti (2008)

İtalya’da doğan komünist devrimci fotoğrafçı Tina Modotti, yüzyılın en büyük fotoğrafçılarından biri olarak kabul ediliyor.

Modotti’nin çektiği fotoğraflar, Meksika hayatına dair önemli birer yapıt olmalarıyla öne çıkıyor.

‘Flor de Manita’, ‘Woman With Olla’, ‘Campesinos’, ‘Bandolier, Corn, Guitar’, ‘Reading el Machete’, ‘Hands of the Puppeteer’, ‘May Day March’ ve ‘Mother and Child’, Modotti’nin kariyerinin önemli fotoğraflarından birkaçı.

Margaret Hooks’un kaleme aldığı kitapta, Modotti’nin fotoğraf sanatındaki yaratıcılığının yanı sıra, politik kimliği ve özel dünyasıyla ilgili ayrıntılar da bulunuyor.

Sanatçının fotoğraf çekmeyi öğrendiği Edward Weston’la ilişkisi, Meksika’da Diego Rivera, Frida Kahlo; İspanya iç savaşının efsane isimlerinden Vittorio Vidali, nam-ı diğer ‘Kumandan Carlos’la ilişkileri, kitapta yer alan kimi konular.

  • Künye: Margaret Hooks – Devrimci Fotoğrafçı: Tina Modotti, çeviren: Laleper Aytek, Agora Kitaplığı, biyografi, 334 sayfa

Tarık Velioğlu – Osmanlı’nın Manevi Sultanları (2008)

Tarık Velioğlu ‘Osmanlı’nın Manevi Sultanları’ başlıklı bu kitabında, Osmanlı İmparatorluğu zamanında bu topraklarda yetişmiş önemli ârif ve velilerden yüzünün portresini sunuyor.

Somuncu Baba, Emir Sultan, Eşrefoğlu, Hacı Bayram, Şeyh Vefa, Sünbül Sinan, Merkez Efendi, Hamza Bâlî, İdris Mehtefî, Beşiktaşlı Yahya Efendi, Şaban-ı Velî, Hüsammeddin Uşşâkî, Hz. Hüdayî, Niyâzî-i Misrî, Nasûhî Efendi, İsmail Hakkı Bursevî, Mehmed Emin Tokadî, Mevlânâ Halîd, Tâhâ Hakkârî, Ahmed Ziyaeddin Gümüşhânevî, Esad Erbilli, Abdülkâdir Belhî, Abdülhâkim Arvasî, Kenan Rifâî, Ali Haydar Efendi ve Fahreddin Cerrâhî, bu portrelerden birkaçı.

Söz konusu isimlerin sahip oldukları şöhret, bir yolun kurucusu veya en önemli temsilcisi olmaları ve eserleri veya takipçileri aracılığıyla kendi zamanlarında ve günümüzde sahip oldukları etki, portrelerin tespitinde gözetilmiş başlıca kriterleri oluşturuyor.

  • Künye: Tarık Velioğlu – Osmanlı’nın Manevi Sultanları, Hayy Kitap, portre, 439 sayfa

Ataol Behramoğlu – Nâzım Hikmet: “Tabu ve Efsane” (2008)

Ataol Behramoğlu, Türkiye şiirinin devrimci siması Nâzım Hikmet’in şiirini, tiyatrosunu ve kişiliğini inceliyor.

Kitapta, Nâzım’ın şiirlerinde biçim özelliklerinden şairin modern Türkiye şiiri üzerindeki etkilerine; Nâzım Hikmet’in düşünce dünyasından dünya şiirinin önemli isimleriyle ilişkilerine ve bir tabu olmasından önüne geçilemez bir efsane haline gelişine kadar birçok konu yer alıyor.

Kitapta ayrıca, Nâzım Hikmet üzerine yazılmış şiirler ve yurt dışında kendisi hakkında kaleme alınmış yazılar da yer alıyor.

Behramoğlu böylece, başta şair Pablo Neruda’nın Nâzım Hikmet için yazdığı şiir ile Yunanistanlı şair Yannis Ritsos’un Nâzım Hikmet’i anlattığı yazıyı da barındıran kapsamlı bir çalışmaya imza atmış.

Kitap, Nâzım Hikmet’in kişiliğini anlattığı kadar, yaratıcılığındaki evrensel niteliklerin altını çizmesiyle de ilgi çekiyor.

  • Künye: Ataol Behramoğlu – Nâzım Hikmet: “Tabu ve Efsane”, Evrensel Yayınları, inceleme, 216 sayfa

Faruk Bildirici – Serkis Bu Toprakları Sevmişti (2008)

Türkiye siyasetinin önemli isimlerine dair biyografileriyle bildiğimiz Faruk Bildirici, ‘Serkis Bu Toprakları Çok Sevmişti’de, Elazığlı bir Ermeni olan ve geçen sene hayatını kaybeden Serkis Imas’ın hayat macerasını anlatıyor.

Tehcir esnasında ailesinden kırk beş kişiyi kaybeden Imas’ın, kuşkusuz bu topraklara dair söyleyebileceği çok şey var.

Fakat yaşadığı tüm acılara rağmen Imas, kendini hep bu topraklara ait hissetti ve Alman vatandaşı olduktan sonra da, Türkiye’ye ve memleketi Elazîz’e duyduğu özlem azalmadı, aksine gün geçtikçe arttı.

Imas, anılarını ve büyüklerinden duyduklarını on beş deftere kaydetti.

Bu defterler, Bildirici’nin aracılığıyla okura ulaşıyor.

  • Künye: Faruk Bildirici – Serkis Bu Toprakları Sevmişti, Doğan Kitap, biyografi, 166 Sayfa

Jonathan Sperber – Karl Marx (2014)

Ondokuzuncu yüzyılda yaşayıp, kendisinden sonra gelen çağları muhtemelen düşündüğünden daha çok etkilemiş Karl Marx’ın hayatı ve kuramı.

Jonathan Sperber, geçmişi bugünün kavramlarıyla değerlendirme ve yargılama tuzağına düşmeden, Marx’ın içinde yaşadığı 19. yüzyıl dünyası ve Marx’ın çağdaşlarıyla ilintisi hakkında nitelikli bir eser sunuyor.

  • Künye: Jonathan Sperber – Karl Marx, çeviren: Gül Durna, İletişim Yayınları