Paul M. Cobb – Müslümanların Gözüyle Haçlı Seferleri (2018)

Haçlı Seferlerini konu edinen anlatılardaki en büyük sıkıntılardan biri, genelde bu süreci yalnızca Batılıların gözünden izlemeleri.

Bu kitabın Batılı yazarı Paul Cobb ise, Haçlı Seferlerinin başından sonuna tüm serüvenini İslam dünyasının gözünden bakarak izleyerek çok özgün bir çalışmaya imza atmış.

Bu yönünden kaynaklı olarak, özellikle Ortaçağdaki İslam ve Haçlı Seferlerini ele alan İslam literatürünü Batılılara aktarması ve konuya dair Batı dünyasındaki yanlış anlamaları düzeltmesi kitabı dikkat çekici kılan hususlardan.

Kitabın bir diğer önemli katkısı da, Haçlı Seferlerini, sık yapıldığı gibi Hıristiyanlık ve İslam arasındaki çatışmanın yalnızca bir evresi olarak görmemesi, ayrıca coğrafi olarak da sadece Ortadoğu’yla sınırlandırmaması.

Cobb, araştırmacıların Haçlı Seferlerini 11.-14. yüzyıllar arasıyla sınırlandıran bakışına karşılık, Batılı devletler ile İslam dünyası arasındaki çatışmaları çok daha geniş bir tarihsel bağlam içinde, örneğin Aragon ve Kastilya krallıklarının Endülüs’teki, Normanların Sicilya’daki ve Osmanlıların Rumeli’deki fetihlerini de içine alacak şekilde genişleterek irdeliyor.

  • Künye: Paul M. Cobb – Müslümanların Gözüyle Haçlı Seferleri, çeviren: Ekin Duru, Say Yayınları, tarih, 464 sayfa, 2018

Vercihan Ziflioğlu – Araftaki Ermenilerin Hikâyesi (2015)

Müslüman çoğunluğun içinde asimile olmuş, “Ne Hz. İsa’ya ne Hz. Muhammed’e yaranabilmiş” Ermenilerin hikâyeleri, bu özgün çalışmada sunuluyor.

Kitap, Sünni bir Türk/Kürt gibi veya Kürt/Alevi gibi yaşamış, kimisi molla-müezzin olmuş veya hacca gitmiş; Ermeni kimliklerine döndükten sonra ise Hıristiyan Ermeniler tarafından kabul görmekle ilgili sıkıntı yaşayanların tanıklığını sunuyor.

  • Künye: Vercihan Ziflioğlu – Araftaki Ermenilerin Hikâyesi, İletişim Yayınları

Mary Douglas – Doğal Semboller (2018)

İnsan kültürü ve simgecilik hakkındaki yaptığı çalışmalarla tanınan İngiliz antropolog Mary Douglas’ın ‘Doğal Semboller’i, ilk olarak 1970’te yayınlanmıştı.

Şimdi Türkçeye kazandırılan kitap, ritüelin modern dünyadaki yerini çok zengin, disiplinler arası bir perspektifle irdeliyor.

Douglas’a göre, bilhassa yirminci yüzyılın ikinci yarısında toplumsal yapılarda ve bireysel tavırlarda ritüel hor görülse de, gerçek hayattaki işleyiş tam olarak öyle değildir.

Zira ritüel, farklı formlara bürünse de her zaman insan varoluşuna etki etmiştir.

Buna modern dünya da dâhildir.

Din sosyolojisi disiplininin henüz olgunlaşmadığı bir dönemde yazılan ve dolayısıyla bir antropoloji çalışması olmasının yanı sıra iyi bir din sosyolojisi eseri olarak da okunabilecek kitap, sembollerin, ritüellerin ne gibi toplumsal anlamlar taşıdığını ve kültürel seçimler ile beden sembolizmi arasındaki ilişkiyi irdelemesiyle dikkat çekiyor.

Douglas’ın çalışması, sosyal ritüel ve sembollerin içerikleri ve çeşitlilikleri üzerine düşünürken, toplum ile dini ve siyasi hareketler arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturmasıyla da büyük öneme haiz.

  • Künye: Mary Douglas – Doğal Semboller: Kozmoloji Keşifleri, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, antropoloji, 280 sayfa, 2018

Esra Özyürek – Müslüman Olmak, Alman Kalmak (2015)

Almanya örneğinden hareketle, Müslüman olan Batılıların Müslüman olma süreçlerindeki deneyimlerini aktaran ve yorumlayan nitelikli bir inceleme.

Kitap, mühtedi Almanların karşılaştıkları zorluklar ve çelişkiler ile Müslümanları marjinalleştiren bir toplumda İslâm’ı seçmenin ne anlama geldiğini araştırıyor.

  • Künye: Esra Özyürek – Müslüman Olmak, Alman Kalmak: Yeni Avrupa’da Millet, Din ve Din Değiştirme, çeviren: İsmail Ilgar, İletişim Yayınları

İren Özgür – İmam Hatip Okulları (2015)

İmam hatip okullarını merkeze alarak İslami bilgi, siyaset ve siyasi ağların karşılıklı ilişkisini irdeleyen ufuk açıcı bir çalışma.

İren Özgür, imam hatip okullarının genel olarak Türkiye’deki İslami hareketi destekleyen, özellikle de iktidardaki partinin gücünü ve yeni koşullara uyum sağlama yeteneğini şekillendiren, kilit kurumlardan biri olduğunu belirtiyor.

Yazar buradan yola çıkarak, okulların işleyişleri, öğrencilerin tavır ve davranışları ile mezunlarının siyasi ve sivil faaliyetleri hakkında yeni bilgiler sunuyor.

  • Künye: İren Özgür – İmam Hatip Okulları, çeviren: Hazal Yalın ve Egemen Özkan, Kitap Yayınevi

Rıza Yıldırım – Geleneksel Alevilik (2018)

“Anadolu’nun bağrında, parça parça yok olan yitik bir hikâyeden bahsediyorum.”

Rıza Yıldırım bu kapsamlı incelemesinde, geleneksel Aleviliğin inanç yapısını ve kültürünü detaylı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kent düzeni ve modern hayat ile karşılaşma, geleneksel Aleviliği de büyük dönüşüme uğrattı ve Alevilik böylece kentli bir form ve içerik kazandı.

Başka bir deyişle geleneksel Alevilik modern Aleviliğe dönüştü.

İşte Yıldırım da, toplamda 170 günü bulmuş birebir görüşmeler yoluyla, kaybolmak üzere olan bu “geleneksel Alevilik bilgisini” kayıt altına almış.

Esas olarak Amasya, Tokat, Çorum ve Sivas’ta gerçekleştirilen bu görüşmeler,  okurunu Anadolu’nun bağrında saklayan dedelerin, babaların, aşıkların, anaların, kamberlerin, sofuların,

“Yol”un taliplerinin, Hak erenlerinin, Ehl-i Beyt aşıklarının, Ali muhiplerinin ve gelip geçmiş erenlerin geride kalan son temsilcilerinin dünyasına davet ediyor.

Çalışma, 2013-2016 yılları arasında yapılan bir projeye dayanıyor.

Proje kapsamında 670 Alevi köyünde 442 kişiyle yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve 295 görüşmenin kayıtları birebir deşifre edilmiş.

Elimizdeki kitabın kaynağı da, toplam 4700 sayfa civarında olan işte bu görüşmenin metinleri.

  • Künye: Rıza Yıldırım – Geleneksel Alevilik: İnanç, İbadet, Kurumlar, Toplumsal Yapı, Kolektif Bellek, İletişim Yayınları, inceleme, 411 sayfa, 2018

Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri (2018)

Kürt medreseleri, Kürt halkının dini ve milli kültürünün şekillendiği ve geliştiği kurumlar olarak bilinir.

Eğitimin Kürtçe yapıldığı bu medreselerden şu ana kadar Selahaddîn Eyyûbî, Seydayê Xanî, Mevlana Halid, Şeyh Ubeydullah Nehrî, Şeyh Said ve Said Nursî gibi pek çok tarihi aktör yetişti.

Kadri Yıldırım’ın uzun yıllar süren çalışmalarının ürünü olan ve toplamda üç cildi bulan bu eser de, Kürt medreseleri ve âlimleri konusunda şu ana kadar yapılmış en kapsamlı çalışma.

Yıldırım kitabında, Kürt medreselerinde teori ve müfredattan beylik medreselerine ve tekkelere bağlı medreselerden hücrelere en az bin yıldır varlık gösteren bu kurumlara dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Kitabın ilk cildinde medreselerdeki eğitim teori ve müfredat yönleriyle irdeleniyor ve Kürt beyleri tarafından kurulmuş beylik medreselerinin nitelikleri anlatılıyor.

İkinci cilt, tekkelere bağlı medreselere, üçüncü cilt ise, Kürt bölgelerinde çokça bulunan cami ve hücrelere ayrılmış.

Yıldırım bunu yaparken, yalnızca Türkiye’yi değil, İran, Irak ve Suriye coğrafyalarını da kat ediyor, ayrıca Eyyûbiler dönemini de Kürt medrese geleneği içindeki özgün yeri bağlamında irdeliyor.

  • Künye: Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri, Avesta Yayınları, tarih, 3 Cilt, 1368 sayfa, 2018

Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı? (2018)

Uzun zamandır Arap ve İslâm dünyasında modern sanat, görsel temsil ve tasvir konularını inceleyen Silvia Naef’ten, İslam’da tasvir sorununu çok yönlü bir bakışla irdeleyen ufuk açıcı bir eser.

İslam’ın tasviri tabu olarak görüp görmediği konusu, evveliyatı çok eski tartışmalardandır.

Naef ise, İslam’da tasvirin hep var olduğunu, başka bir deyişle Müslümanların geçmişten bugüne, özellikle de 19. yüzyıldan itibaren canlı bir imge dünyasına sahip olduğunu belirtiyor.

Naef, çalışmasına, İslam dininin kurucu metinlerinin tasvir konusunda aldığı tavırdan yola çıkıyor ve devamında,

  • İslam’ın ilk zamanlarından başlayarak, öncelikle Ortadoğu’da, sonra da İran ve esas olarak Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan figüratif tasvirlere bakarak İslam medeniyetinin bünyesinde tasvirin nerede ve nasıl var olabildiğini,
  • Modern çağda ve bugün, yani Müslüman dünyanın tarihindeki algısıyla 19. yüzyıldan günümüze uzanan dönemde “resmin çoğaltılması”nı,
  • yüzyılın başından itibaren fotoğrafın, heykel sanatının, resmin, sinema ve televizyonun İslam coğrafyasında kendilerini nasıl ifade ettiklerini ve din adamlarının bu fiilî duruma verdikleri tepkileri,
  • Gündelik hayatta tasvire yeni bir yer açan bu yeni medya aygıtlarının, gelişen toplumla dinin arasına nasıl girdiğini,
  • Bu durum karşısında, özgün metinlerin yeni duruma uyarlanarak nasıl yeniden yorumlandığını,
  • Bu yeniden yorumların tasvirin tamamen ya da kısmen kabulünden tamamen yasaklanmasına kadar uzanan bir yelpazede yer alışını,
  • Peygamberlerin ve başka kutsal kişiliklerin temsilindeki tutumları,
  • Ve bunun gibi, birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Naef’in çalışması, konuya, İslam dünyasını bugün hâlâ yaygın bir biçimde sırf din adamlarının düşüncelerinden yola çıkarak açıklamak isteyen ve oryantalist bakışın uzantısı olan yorumların dışında bakmasıyla çok önemli.

  • Künye: Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı?, çeviren: Can Belge, Ayrıntı Yayınları, sanat, 128 sayfa, 2018

Amed Gökçen – Ezidi Ağıtları (2015)

Türkiye, Suriye, Irak, Gürcistan, Ermenistan ve Almanya’da yapılmış uzun soluklu saha çalışmalarına dayanan, Ezidi toplumunun rengini oluşturan birbirinden farklı kültürleri ve sesleri ortaya koyan 7 CD’lik arşivlik bir eser.

Ezidi kültüründe yer etmiş türkü, qewl, beyt, masal, vaaz ve dualara kulak vermek isteyenlere.

  • Künye: Amed Gökçen – Ezidi Ağıtları, Bilgi Üniversitesi Yayınları

M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (2009)

Reza Hamzeh’ee, alt başlığı ‘Bir Kürt Cemaati Üzerine Sosyolojik Tarihsel ve Dini-Tarihsel Bir İnceleme’ olan ‘Yaresan (Ehl-i Hak)’ta, İran’da yoğunlaşmış bu önemli Kürt cemaatine odaklanıyor.

Hamzeh’ee, dokuz bölümden oluşan ve uzun soluklu bir araştırmanın ürünü olan çalışmasında, bu insanların sosyolojik ve dini köklerini, cemaatin ortaya çıktığı bağlamı ve cemiyetin bekaasına katkıda bulunan etmenleri anlatıyor.

Yaresan cemaatinin ortaya çıkışlarından beri yaşadıkları bölge; cemaatin barındırdığı toplumsal tabakalar; cemaatin başlıca ayırt edici özellikleri; Yaresan yaratılış hikâyelerinin bazı İrani yaratılış düşünceleriyle ilişkisi; Tecelli, Melekbilim ve Dualizm’in İrani arkaplanı; Yaresan inancının Tenasüh ve Binyılcılık doktrinleri ile bunların İranı arkaplanı; Yaresan’ın toplumsal yaşamı ve örgütlenmesi, konuyla ilgili bu altın değerindeki kaynakta irdelenen konulardan birkaçı.

  • Künye: M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (Ehl-i Hak), çeviren: Engin Öpengin, Avesta Yayınları, sosyoloji, 415 sayfa