Carole Hillenbrand — Ortaçağda Türkler (2026)

Carole Hillenbrand’ın bu çalışması, Ortaçağ İslam dünyasında Türklerin oynadığı tarihsel rolü geniş bir perspektifle yeniden değerlendiren kapsamlı bir derleme niteliği taşıyor. 1981 ile 2023 yılları arasında yayımlanmış makale ve ansiklopedi maddelerini bir araya getiren kitap, Türklerin yalnızca askerî başarılarıyla değil, İslam medeniyetinin siyasal, toplumsal ve kültürel dönüşümündeki belirleyici etkileriyle de öne çıktığını gösteriyor.

Hillenbrand, Orta Asya bozkırlarından İslam dünyasının merkezlerine uzanan Türk hareketliliğini ele alırken, göçebe yaşam biçiminin Türk toplumunun siyasal örgütlenmesini, savaş stratejilerini ve gündelik kültürünü nasıl şekillendirdiğini inceliyor. Türklerin askerî disiplinleri, atlı savaş konusundaki ustalıkları ve hareket kabiliyetleri, onları Abbasilerden Selçuklulara kadar birçok İslam devletinde vazgeçilmez bir güç hâline getiriyor. Ancak kitap, Türk tarihini yalnızca fetihler ve savaşlar üzerinden okumuyor; devlet kurma becerileri, yönetim anlayışları ve İslam dünyasına getirdikleri yeni siyasal modeller üzerinde de duruyor.

Eserde dikkat çeken başlıklardan biri de Türklerin İslamiyetle kurduğu ilişkinin karmaşık yapısı. Hillenbrand, İslamlaşma sürecinin tek yönlü bir dönüşüm olmadığını; Türklerin de İslam dünyasını dönüştürdüğünü savunuyor. Eski bozkır gelenekleri, hükümdarlık anlayışları ve toplumsal değerler, İslamî kurumlarla birleşerek yeni sentezler ortaya çıkarıyor. Böylece Selçuklu ve sonraki Türk-İslam devletleri yalnızca din değiştirmiş toplumlar değil, İslam medeniyetinin karakterini yeniden şekillendiren tarihsel aktörler olarak beliriyor.

‘Ortaçağda Türkler’ (‘The Medieval Turks’), kadınların toplumsal konumu, saray kültürü, dinî hayat ve kroniklerde Türk imgesine dair bölümlerle de zenginleşiyor. Özellikle göçebe geleneklerin kadınlara sağladığı görece hareket alanı, yerleşik İslam toplumlarıyla karşılaştırmalı biçimde ele alınıyor. Hillenbrand ayrıca Arap, Fars ve Bizans kaynaklarında Türklerin nasıl tasvir edildiğini inceleyerek, dönemin önyargılarını, hayranlıklarını ve korkularını da görünür kılıyor.

‘Ortaçağda Türkler’, Türkleri yalnızca “kenardan gelen savaşçılar” olarak değil, Ortaçağ İslam dünyasının merkezî kurucu unsurlarından biri olarak değerlendiren bütünlüklü bir çalışma. Kronikler, modern tarih yazımı ve kültürel analizleri bir araya getiren eser, Türklerin İslam medeniyetindeki yerini daha geniş ve daha karmaşık bir tarihsel bağlam içinde yeniden düşünmeye çağırıyor.

Carole Hillenbrand — Ortaçağda Türkler
Çeviren: Yavuz Alogan • Alfa Yayınları
Tarih • 400 sayfa • 2026

Peter Watson — İngiliz Hayal Gücü (2026)

Britanya’nın birkaç yüzyıl içinde nasıl küresel bir kültürel, bilimsel ve siyasal güç haline geldiğini fikirler tarihi üzerinden anlatan kapsamlı bir çalışma. Peter Watson, Britanya’nın yükselişini yalnızca savaşlar ya da ekonomik başarılarla değil, düşünce üretme kapasitesiyle açıklıyor ve bu dönüşümün ardındaki zihinsel dünyayı incelemeye odaklanıyor.

‘İngiliz Hayal Gücü: I. Elizabeth’ten II. Elizabeth’e Fikirler Tarihi’ (‘The British Imagination: A History of Ideas from Elizabeth I to Elizabeth II’), I. Elizabeth döneminden başlayarak modern Britanya’nın şekillenmesinde etkili olan büyük kırılmaları takip ediyor. William Shakespeare’in edebiyatı, Francis Bacon’ın deneyci düşüncesi, Isaac Newton’ın bilimsel devrimi ve Charles Darwin’in evrim teorisi gibi dönüştürücü fikirler, Britanya’nın dünyaya bakışını belirleyen temel uğraklar olarak ele alınıyor. Watson, bu isimlerin yalnızca bireysel dehalar olmadığını; belirli tarihsel koşullar içinde ortaya çıkan daha geniş bir entelektüel atmosferin ürünü olduklarını gösteriyor.

Kitapta Royal Society, Industrial Revolution ve Britanya İmparatorluğu gibi yapılar da fikirlerin somutlaşma alanları olarak inceleniyor. Bilimsel düşüncenin yükselişi, teknolojik ilerleme ve liberal siyaset anlayışı, Britanya’nın küresel etkisini mümkün kılan temel unsurlar arasında gösteriliyor. Aynı zamanda sömürgecilik ve imparatorluk fikrinin, yalnızca ekonomik değil kültürel ve zihinsel bir genişleme biçimi olduğu da vurgulanıyor.

Watson, modern romanın gelişiminden feminist düşünceye, kent kültüründen eğitim sistemine kadar uzanan geniş bir alanı ele alarak “Britanya hayal gücü”nün nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışıyor. Virginia Woolf gibi isimler üzerinden bireyin iç dünyasına yönelen modern duyarlılıklar da bu anlatının önemli parçalarından biri haline geliyor.

Sonuç olarak kitap, Britanya tarihini yalnızca politik olaylar zinciri olarak değil, fikirlerin uzun süreli etkisi üzerinden yeniden yorumluyor. Watson, okuru sonunda önemli bir soruyla baş başa bırakıyor: Britanya İmparatorluğu siyasi olarak sona ermiş olsa bile, onun düşünsel ve kültürel etkileri bugün hâlâ dünyayı biçimlendirmeye devam ediyor olabilir mi?

Peter Watson — İngiliz Hayal Gücü: I. Elizabeth’ten II. Elizabeth’e Fikirler Tarihi
Çeviren: Yavuz Alogan • Say Yayınları
İnceleme • 528 sayfa • 2026

Slavoj Žižek – Özgürlük (2024)

Özgürlük kimi zaman aldatıcı biçimde basitken, kimi zaman da düşünce tarihinin en çetrefilli ve içinden çıkılması güç kavramlarından biri olmuştur.

Avrupa Kıtası’nın aykırı filozoflarından Slavoj Žižek, bu yeni felsefi araştırmasında gerçek ve radikal özgürlük deneyimimizi ve ona dair yanlış inançlarımızın altını kazıyor; özgürlüğün kırılgan ve geçici teması üzerinde dururken, özgürlükçü bireycilik anlayışını da eleştiriyor.

Hegel, Kierkegaard, Heidegger gibi büyük filozofların yakın okumalarının yanı sıra, Kandinsky ve Agatha Christie gibi isimlerden de ilham alan Žižek, özgürlüğün her yönünü ve bu düşünürlerden neler öğrenebileceğimizi tartışıyor.

  • Özgürlüğümüzün “sınırlarını” nasıl yeniden keşfetmek (ya da sınırlamak) zorunda kalacağız?
  • Özgürlük, sonlu yaratıklar olarak bizlerin yaşamlarının şaşırtıcı yönlerini hangi şekillerde tanımlar?
  • Özgürlükten kaçmak yerine onu nasıl kucaklayabiliriz?

Žižek, okurlarını tüm bu soruları cevaplamaya ve özgürlük kavramının karmaşıklığıyla yüzleşmeye çağırıyor.

  • Künye: Slavoj Žižek – Devası Olmayan Dert: Özgürlük, çeviren: Yavuz Alogan, Say Yayınları, felsefe, 400 sayfa, 2024

Ulbe Bosma – Şekerin Tarihi (2024)

Uzun tarihlerinin çok büyük bölümünde insanlar rafine şeker olmadan da yaşamlarını gayet güzel sürdürdüler.

Ne de olsa rafine şeker, tüketmeye mecbur olduğumuz bir besin değil.

Toz şeker ilk kez MÖ 6. yüzyılda üretildi, ama yine de sonraki 2500 yıl boyunca çoğu halkın beslenme rejiminde marjinal bir ürün olarak kaldı.

Sonra birdenbire her yere yayıldı.

Şeker nasıl oldu da yediğimiz tüm besinlerin içine sızmayı başardı, hastalıkları ve ekolojik krizi besleyip büyüttü?

Şeker; sanayileşme, emek göçü ve beslenme değişiklikleri yoluyla bazı kültürleri yok edip, bazı kültürleri ise sıfırdan yaratarak her kıtada yaşamı dönüştürdü.

Şeker servet kazandı, hükümetleri yozlaştırdı ve teknokratların politikalarını şekillendirdi.

Dünyayı değiştirecek sonuçlar doğuran özgürlük çığlıklarını kışkırttı.

Ulbe Bosma, mütevazı şeker kristalini, küresel tarihin ve içinde yaşadığımız dünyanın çeşitli yönlerini anlamamızı sağlayacak güçlü bir prizmaya dönüştürüyor.

  • Künye: Ulbe Bosma – Şekerin Tarihi: Bu Tatlı Madde 2000 Yıl Boyunca Politikalarımızı, Sağlığımızı ve Çevremizi Nasıl Değiştirdi?, çeviren: Yavuz Alogan, Say Yayınları, tarih, 432 sayfa, 2024

Lawrence Freedman – Savaşın Geleceği (2022)

Ödüllü bir askeri tarihçi, profesör ve siyasi danışman olan Lawrence Freedman bu benzersiz insani şiddet biçimini neyin yönlendirdiğini ve sürdürdüğünü göstererek savaşın hikâyesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Savaşın geleceği ile ilgili sorular siyasi tartışmaların, stratejik analizlerin ve popüler kurgunun özelliğidir.

  • Yeni tehlikeleri nerede aramalıyız?
  • Bir saldırganın aklında hangi kurnaz planlar olabilir?
  • En iyi savunma biçimleri nelerdir?
  • Barış nasıl korunabilir?

Freedman 1870’te Fransa’nın Sedan’da yaşadığı yenilgiden, Afganistan ve Irak savaşlarına kadar çoğu savaşta savaşın geleceğine yönelik tahminlerde bulunanların nasıl yanıldıklarını anlatırken aynı zamanda 1990’lardan itibaren sayıları artan iç savaşlara yeterince ilgi gösterilmediğini ve barış ile savaş, ordu ile sivil arasındaki ayrımların nasıl bulanıklaştığını da açıklıyor.

  • Künye: Lawrence Freedman – Savaşın Geleceği: Strateji Savaşın Geleceğini Nasıl Etkileyecek?, çeviren: Yavuz Alogan, Say Yayınları, siyaset, 488 sayfa, 2022

Stanley Lane-Poole – Osmanlı Tarihi (2022)

Bu özenli çalışma, bir akıncı ve fatihler topluluğu olarak kuruluşundan 15. ve 16. yüzyıllardaki yadsınamaz gücüne ve daha sonrasındaki iki yüzyıl boyunca kazanılan toprakların kaybına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun dramatik hikâyesini anlatıyor.

Stanley Lane-Poole ayrıca, Osmanlı kimliğinin doğası, Batı ile yüzleşmesi ve işbirliği hikâyelerinin yanı sıra Osmanlı edebiyatı ve yönetimi gibi alanlarda da okuyuculara doyurucu bilgiler sunuyor.

Kitap, konuya iyi bir giriş yapmak isteyenler için önemli bir kaynak.

  • Künye: Stanley Lane-Poole – Osmanlı Tarihi, çeviren: Yavuz Alogan, Say Yayınları, tarih, 280 sayfa, 2022

Jeremy Black – Kısa İspanya Tarihi (2020)

İspanyollar ve İspanya, yalnızca Dünya tarihini şekillendiren başlıca aktörlerden biri değildir, aynı zamanda Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki din savaşlarının en önemli sahnesidir.

Jeremy Black bu kitabında, en eski Avrupa uygarlığı olarak bilinen Keltlerin de vatanlarından biri olmuş İspanya’nın zengin ve inişli çıkışlı tarihini anlatıyor.

Çalışma, İspanya’nın sömürgecilik geçmişinden engizisyon sürecine, Orta Çağ’dan Aydınlanma ve modernite süreçlerine, Altamira’daki 36 bin yıllık duvar resimlerinden Elhamra Sarayı ve Kordoba Camii gibi mimarlık şaheserlerine, Goya ve El Greco’dan Dali ve Picasso’ya, bu sıra dışı uygarlığa daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Jeremy Black – Kısa İspanya Tarihi, çeviren: Yavuz Alogan, Say Yayınları, tarih, 280 sayfa, 2020

Peter Vronsky – Kadın Seri Katiller (2016)

Kadınlar neden ve nasıl katil olurlar?

Peter Vronsky hem, Marry Ann Cotton’dan Jane Toppan’a, Irma Grese’ten Susan Atkins’e pek çok kadın seri katilin izini sürüyor, hem de, kadın şiddetinin doğası, kadın seri katillerin karakteristiği ve feminizm ile kadın seri katilliği arasındaki ilişki gibi ilginç ayrıntıları tartışıyor.

  • Künye: Peter Vronsky – Kadın Seri Katiller, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları

Paul T. Mason ve Randi Kreger – Diken Üstünde Olmayı Bırakın (2016)

Sınır Kişilik Bozukluğu (SKB) teşhisi konmuş biriyle yakın ilişki içindeyken nelere dikkat etmeliyiz?

Bu soruya ayrıntılı bir yanıt veren çalışma, ilişkileri olumsuz etkileyen SKB davranışlarının öteki insanlarda uyandırdığı tepkileri anlamak ve bu tepkilerle başa çıkmak için zengin bir rehber.

  • Künye: Paul T. Mason ve Randi Kreger – Diken Üstünde Olmayı Bırakın, çeviren: Yavuz Alogan, İmge Kitabevi

Nassir Ghaemi – Birinci Sınıf Delilik (2016)

Churchill, Lincoln, Gandi, Roosevelt, Kennedy, Hitler…

Güçlü liderlik ile akıl hastalıkları arasında bir bağ olabilir mi?

Bu sorunun yanıtını arayan psikiyatri profesörü Nassir Ghaemi, ortaya çok tartışılacak bir iddia koyuyor: Depresyon, bipolar bozukluk gibi sorunlar kriz zamanlarında en iyi liderleri ortaya çıkarır.

  • Künye: Nassir Ghaemi – Birinci Sınıf Delilik, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları