Georg Lukács – Goethe ve Çağı (2011)

  • GOETHE VE ÇAĞI, Georg Lukács, çeviren: Ferit Burak Aydar, Sel Yayıncılık, inceleme, 299 sayfa

 

Georg Lukács, 20. yüzyılın en önemli felsefeci, edebiyat eleştirmeni, estetikçi ve Marksist teorisyenlerinden. Lukács’ın edebiyat incelemelerindeki yetkinliğinin en iyi örneklerinden biri olan elimizdeki eser, düşünürün 1930 ve 1940’lı yıllarda kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Lukács burada, Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Goethe’nin çalışmalarını ve onların Alman kültüründeki rolünü tartışıyor. Goethe’nin yanı sıra, Schiller, Hölderlin, Schelling ve Lessing gibi Alman yazarlarının da incelendiği kitap, Alman kültürünün ve sosyal düşüncesinin evrimleşme dinamiklerini özgün bir bakış açısıyla yorumlamasıyla dikkat çekiyor.

Jean Duval (ed.) – Charles Bukowski ve Beat Kuşağı (2007)

Amerikan yeraltı edebiyatı, çok popüler ismi Charles Bukowski dışında, Beat Kuşağı edebiyatçılarla da adından bayağı söz ettirmişti.

İşte, ‘Charles Bukowski ve Beat Kuşağı’ isimli bu kitap, ele aldığı iki ayrı ekolü, Amerikan yeraltı edebiyatı çatısı altında bir araya getiriyor.

Kitap, iki ekol arasındaki benzerlik ve farklılıkları gösterirken, Beat’lerden Punk’a, Punk’tan Bukowski’ye, Amerikan yeraltı edebiyatını karşılaştırmalı bir analizine girişiyor.

Çalışma, beat sonrası punk döneme yakın bir isim olarak tanımlanan Bukowski dışında, Jack Kerouac, Allen Ginsberg, William S. Burroughs ve Ken Kesey gibi önemli isimlere de yer vermesiyle önemli.

  • Künye: Jean Duval (ed.) – Charles Bukowski ve Beat Kuşağı, çeviren: Artemis Günebakanlı, Altıkırkbeş Yayınları, inceleme, 120 sayfa

Jale Erlat ve Özlem Kasap – Başlangıcından Günümüze Fransız Edebiyatında Kadın Yazarlar (2011)

  • BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE FRANSIZ EDEBİYATINDA KADIN YAZARLAR, Jale Erlat ve Özlem Kasap, Bilgesu Yayınları, inceleme, 303 sayfa

Kadınlar, her alanda olduğu gibi yazın alanında da görmezden geliniyor. İki yazarlı elimizdeki eser, Fransız edebiyatında kalem oynatmış, fakat uzun yıllar ihmal edilmiş kadın yazarları okurlarına sunuyor. Eski çağlardan günümüze Fransız kadın yazarların serüvenini sunan kitap, aynı zamanda bu yazarların yapıtlarını inceleyip tanıtıyor. Kitap ayrıca, kadın yazarların Fransız toplumunun neresinde durduklarını, nasıl algılandıklarını, verdikleri savaşımları, deneyimlerini, yazma tutkularını, yazım tarzlarını, duygusal ve sosyal ilişkilerini, aşklarını ve nefretlerini de aydınlatıyor. Kadın yazarların seçme metinlerinin de verildiği kitapta, 16. yüzyılda yaşamış Madame Jeanne Flore’den 2009’un Goncourt ödülünü kazanan Marie NDiay’e kadar, Fransız edebiyatında varolma savaşı vermiş kadınların hikâyelerini anlatıyor.

Semih Gümüş – Roman Kitabı (2011)

  • ROMAN KİTABI, Semih Gümüş, Can Yayınları, eleştiri, 223 sayfa

Semih Gümüş’ün, aynı zamanda bir eleştiri serüveni olarak da değerlendirilebilecek ‘Roman Kitabı’, “iyi roman”ın ne olduğunu tartışıyor. Eleştirmenin bu kitabını ilgi çekici kılan hususların başında, başka bir sanatsal yaratım alanına gönül indirmeden, romanı nirengi noktası alarak çözümlemeye koyulması. Kitaptaki yazılarda, roman ve arayış, romanda tip, yazının kendiyle yüzleşmesi, romanda tarihsellik, roman ve tarihsel gerçeklik gibi konular ele alınıyor. Kitap bunun yanı sıra, eleştirel okuma, görüngü, içeylem, kitsch-roman, organik roman, retorik ve yanılsama gibi, roman türüne dair kavramları irdelemesiyle de rehber nitelikte bir eser.

Mehmet Nuri Gültekin – Orhan Kemal’in Romanlarında Modernleşme, Birey ve Gündelik Hayat (2007)

  • ORHAN KEMAL’İN ROMANLARINDA MODERNLEŞME, BİREY VE GÜNDELİK HAYAT, Mehmet Nuri Gültekin, Ürün Yayınları, inceleme, 270 sayfa

 

Orhan Kemal’in eserlerinin asıl ilgi çekici yönlerinden biri, kurgunun taşıdığı karakter zenginliğidir. Özellikle kahramanların gerçekçi sosyolojik çizimi, Orhan Kemal’in eserlerini sosyoloji disiplini incelemelerine dahil etmiş bulunuyor. Orhan Kemal, Türkiye’nin politik, ekonomik ve sosyal modernleşme sürecinin bir bölümünü yaşayan bir isimdi ve bu sürecin iniş çıkışları romanlarının ana temasını oluşturur. Mehmet Nuri Gültekin’in bu çalışması da, yazarın eserlerini sosyolojik incelemeye tabi tutan bu tarz eserlerden biri. Gültekin kitabında, 19. yüzyılın son dönemi ve 1950’li yıllara kadar olan siyasi gelişmelerin, modernleşme çabalarının kırsal/tarımsal yapıya ne şekilde yansıdığını, Orhan Kemal’in romanları üzerinden inceliyor. Yazarın, çalışmaya konu olan kitapları da, bu süreci en iyi veren eserlerinden seçildi.

Kadri Yıldırım – Kültür Bakanlığı’nın Mem û Zîn Çevirisine Eleştirel Bir Yaklaşım (2011)

Ardımızda bıraktığımız 2010’un en dikkat çeken kültür-sanat olaylarından biri, Kültür Bakanlığı’nın, 1650-1707 arasında yaşamış Ehmedê Xanî’ye ait ‘Mem û Zîn’i Türkçeye kazandırmasıydı.

Devletin bir bakanlığının klasik Kürt edebiyatının başyapıtlarından olan bir eseri çevirmesi, kuşkusuz önemli bir gelişmeydi.

Fakat Namık Açıkgöz’e yaptırılan çeviri, eksikleri nedeniyle eleştirilere maruz kaldı.

İşte Kadri Yıldırım elimizdeki çalışmasında, söz konusu çeviriyi eleştirel bir bakışla yorumluyor; Açıkgöz’ün çevirisindeki hataları beyit sırasına göre ortaya koyuyor.

Yıldırım, Açıkgöz’ün hatalarının daha çok iki nedenden kaynaklandığını söylüyor.

Birincisi, çevirmenin bu eseri tercüme edecek kadar Kürtçe bilmemesi, ikincisi de, Mehmet Emin Bozarslan’ın ilk baskısı 1968 yılında yapılan Türkçe çevirisini taklit etmesi.

  • Künye: Kadri Yıldırım – Kültür Bakanlığı’nın Mem û Zîn Çevirisine Eleştirel Bir Yaklaşım, Avesta Yayınları, inceleme, 204 sayfa

Peter Boxal (ed.) – Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap (2007)

  • ÖLMEDEN ÖNCE OKUMANIZ GEREKEN 1001 KİTAP, genel editör: Peter Boxal, editör: Filiz Ülgüt, çeviren: Beyza Sümer, Berke Göl, Arife Köse vd., Caretta Yayınları, inceleme, 960 sayfa

Okuyucudan okuyucuya fark etse de, edebiyatın mutlaka okunması gereken şaheserleri vardır. Eleştirmenler, akademisyenler, yazarlar, şairler ve edebiyat gazetecilerinin yazılarından oluşturulan bu çalışma, bir okuyucunun mutlaka okunması gereken kitaplara yer veriyor. Çalışmanın barındırdığı eleştirilerle, okurun edebiyat bilgisine katkıda bulunduğunu da belirtelim. Çoğunlukla yabancı kitaplardan oluşturulan çalışma, Türkiye’den de Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Latife Tekin ve Emine Özdamar’ın birer eserine yer veriyor. Fotoğraflarla desteklenen kitabın bir de dizini bulunuyor.

Levent Ali Çanaklı – Türk Romanında Bürokrasi ve Memurlar (2011)

  • TÜRK ROMANINDA BÜROKRASİ VE MEMURLAR, Levent Ali Çanaklı, Özgür Yayınları, inceleme, 581 sayfa

Levent Ali Çanaklı, ‘Türk Romanında Bürokrasi ve Memurlar’da, 1872-1950 yılları arasında Türk romanında dikkat çekecek derecede işlenmiş bürokrasi ve memuriyet konusunu inceliyor. Çanaklı’nın incelemesinde gördüğümüz kadarıyla, romanlarda bürokrasi ve memurluk, çoğu kez olumsuz bir cepheden ele alınmış. Kitap, tarihi bir çerçeve çizmek amacıyla, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk bürokrasisinin ana niteliklerine odaklanarak başlıyor. Birçok romanın incelendiği çalışmanın devamında, Türk romancılarının bürokrasiyi, devlet idaresini, devlet memurluğunu, halk ile bürokrasi ve devlet arasındaki ilişkileri nasıl yorumladıklarını gözler önüne seriyor.

Mehmet Nuri Yardım – Safiye Erol (2011)

  • SAFİYE EROL, Mehmet Nuri Yardım, Anonim Yayıncılık, biyografi, 184 sayfa

Mehmet Nuri Yardım elimizdeki çalışmasında, Türkiye’nin belki de en çok ihmal edilen yazarlarından Safiye Erol’un kapsamlı bir biyografisini sunuyor. Erol’un doğup büyüdüğü çevrenin anlatımıyla başlayan kitap, yazarın ilk eğitimi, Almanya’daki tahsili ve doktorasını bitirerek yurda dönüşüyle devam ediyor. Erol’un, döndükten sonra eserlerini yazması, romanlarının yarattığı etkiler ve fikirlerinde dönüşüm yaşamasını sağlayan Sâmiha Ayverdi ile tanışması, kitapta ele alınan konulardan. Kitap bunun yanı sıra, uzun bir süre unutulmaya terk edilen Erol’un, 2001’de kitaplarının yayınlanmasıyla nasıl yeniden keşfedildiğini de ortaya koyuyor.

James Wood – Kurmaca Nasıl İşler? (2010)

  • KURMACA NASIL İŞLER?, James Wood, çeviren: Ekin Bodur, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 159 sayfa

Harvard Üniversitesi’nde Amerikan ve İngiliz Edebiyatı üzerine dersler veren James Wood ‘Kurmaca Nasıl İşler?’de, kurmaca sanatı üzerine bazı temel sorulardan hareketle, onun işleyişini detaylı bir bakışla irdeliyor. Çalışmasını “Karakter nedir?”, “Başarılı bir mecazı nasıl tanımlayabiliriz?”, “Bakış açısı nedir ve nasıl işler?”, “Kurmaca insanı nasıl etkiler?” ve “Gerçekçilik gerçek midir?” gibi sorular üzerine inşa eden Wood, böylece bir eleştirmenin gözünden sorular sorup, bir yazarın gözüyle bu sorulara yanıt veriyor. Çalışma, teorik sorular sorup pratik yanıtlar üreten bir yapıda olması ve yazarlarla yoğun ve ilgi çekici bir diyaloga girmesiyle bilhassa dikkat çekiyor diyebiliriz.