Mike Davis – Eski Tanrılar, Yeni Bilmeceler (2018)

Amerikalı Marksist tarihçi Mike Davis, tarihsel sosyolojik bir bakışla Karl Marx’ın hem geçmişteki fikirlerinin izini sürüyor hem de Marx’ın dünyanın güncel sorunlarına nasıl yanıt verebileceği üzerine derinlemesine düşünüyor.

“Toplumun devrimci dönüşümüne kimler önderlik edebilir?” ve “Gezegenimizdeki çevresel krizin nedeni ve çözümü nedir?” sorularına Marx’ın fikirlerini referans alarak yanıt vermeye koyulan Davis, kitabının ilk bölümünde Marx’ın ve klasik çerçevedeki diğer sosyalist düşünürlerin paralel bir okumasını yapıyor ve bu düşünürlerin fikirlerinde sınıfsal yeteneklerin ve bilincin nasıl ortaya çıktığını irdeliyor.

Davis, kitaba adını veren ikinci bölümde, Marx’ın ‘Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’ ve ‘Fransa’da Sınıf Mücadeleleri’ adlı eserlerine odaklanıyor ve bunların neden tümüyle devrimci eylemciliğin ivediliği üzerine kurulu bir kazanım olduğunu tartışıyor.

Kitabın üçüncü bölümü, bilim insanı kimliğiyle iklim değişikliği üzerine büyük bir uluslararası tartışmanın fitilini ateşleyen, Marx eleştiricisi Kropotkin’in iklim değişikliğini insanlık tarihinin önemli bir itici gücü olarak saptayan ilk bilim insanı olması üzerine.

Dördüncü bölüm ise, bugünün ekolojik krizi hakkında.

Mike Davis bu son bölümde, iklim değişikliğinin yaratacağı felaketin işçi sınıfı kadar yoksul ülkeleri de nasıl etkileyeceğini anlattıktan sonra, yaklaşan bu felaketi nasıl aşabileceğimizi, sosyalist ve anarşist düşüncenin bunun için sunabileceği pratik çözümleri tartışıyor.

  • Künye: Mike Davis – Eski Tanrılar, Yeni Bilmeceler: Marx’ın Kayıp Teorisi, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, inceleme, 335 sayfa

Findhorn Topluluğu – Ekoköy Findhorn (2018)

İskoçya’daki Findhorn Köyü, kuruluş süreciyle de bugünkü işleyiş biçimiyle de dünya çapındaki en ilginç eko köy örneklerinden biri.

Üç kişinin girişimiyle başlayan proje, pek çok zorluğu ardında bırakarak bugünlere gelmiş, günümüzün en iyi eko köylerinden biri olarak karşımızda duruyor.

İşte elimizdeki kitap da, bizzat bu köyü kuranların ve onu yaşatanların kaleminden Findhorn deneyimini okurla ayrıntılı bir şekilde paylaşmasıyla önemli.

“Findhorn Ekoköyü’nde mit gerçeğe dönüştü ve bize sadece spiritüalizmin yeni bir formunu değil, yeni bir yaşam ve birlik vizyonu da sundu.” diyen kitabın yazarları, bize sıra dışı, çekici ve ilham verici olan Findhorn’u nasıl hayata geçirdiklerini adım adım anlatıyor.

  • Künye: Findhorn Topluluğu – Ekoköy Findhorn, çeviren: Aslı Doğan, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 304 sayfa, 2018

Thich Nhat Hanh – Bizim Dünyamız (2015)

Ünlü bir Zen Budist rahibi ve barış aktivistinin barış ve ekoloji hakkındaki düşünceleri.

“Doğa, her insanı, her ulusu, her inancı birleştirir. Eğer onu korumayı beceremezsek hepimiz yok olacağız.” diyen Thich Nhat Hanh, okurunu, günümüzün çığırından çıkmış tüketim kültürü üzerine düşünmeye ve yaşayan tüm canlılara, doğaya daha şefkatli davranmaya çağırıyor.

  • Künye: Thich Nhat Hanh – Bizim Dünyamız, çeviren: Demet Tığın Hakman, Sinek Sekiz Yayınevi, ekoloji, 176 sayfa, 2015

Toby Hemenway – Permakültür Şehirde (2018)

Toby Hemenway’in burada da daha önce yer verdiğimiz, Türkçeye kazandırılan ilk kitabı ‘Permakültür Bahçeleri’ adlı kitabı büyük ilgi görmüştü.

Yazar şimdi ‘Permakültür Şehirde’ ile şehirde yaşayıp bahçecilik yapmanın hem teknik hem de kültürel boyutlarını derinlemesine irdeleyerek konuyu bir üst boyuta taşıyor.

Şehir hayatı içinde keşmekeşten ve betondan nefes alamayanların fazlasıyla yararlanabileceği kitap, her okurun aynı zamanda nasıl iyi bir permakültür tasarımcısı olabileceğini, şehirde yaşarken nasıl yaratıcı ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyabileceğini adım adım anlatıyor.

Bugün insan üretiminin ve tüketiminin beşiği artık kentlerdir ve dolayısıyla ürünlerin tümü buralarda hareket ediyor.

Dolayısıyla yenilenebilir bir şehir kültürü oluşturmak artık zorunlu bir hal almış durumda.

Bunun en iyi yollarından biri de, besin üretimini şehirde gerçekleştirmenin en iyi yollarından biri olan permakültür bahçeciliğidir.

  • Apartman balkonlarında küçük saksı bahçeleri oluşturmak,
  • Hobi bahçelerinde alçakgönüllü fakat ilham verici parseller kurmak,
  • Dar şehir arka bahçelerinde mikrobesin ormanları oluşturmak,
  • Parklarda besin üreten vahşi yaşam bahçeleri kurmak,
  • Ve kenar mahallelerde verimli çiftlikler tasarlamak isteyenlerin kesinlikle edinmesi gereken bir rehber kitap.

Künye: Toby Hemenway – Permakültür Şehirde, çeviren: Almıla Çiftçi, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 256 sayfa, 2018

James Howard Kunstler – El Yapımı Dünya (2009)

James Howard Kunstler’in, “Çok uzakta olmayan gelecekte bir zaman”da geçen ‘El Yapımı Dünya’ isimli elimizdeki romanı, dünyanın bu gidişle varacağı felaketin bir resmini çiziyor.

Son zamanların en kaygı veren gündemi, iklimdeki değişiklikler.

Dünyanın yaşadığı dönüşümlerin, yakın zamanda bize neler getireceği konusu da, bilindiği gibi pek iç açıcı değil.

İşte Kunstler, azalan kaynaklar nedeniyle birçok iç savaşın baş gösterdiği bir dünyayı tasvir ediyor.

Yazar, ABD’nin kuzey kesimindeki bir yerleşim bölgesinde baş gösteren savaşlardan sonra, insanlığın geldiği noktayı irdeliyor.

Roman, kaçınmak için fazla bir şey yapılmayan, insanlığı bekleyen tehlikelere dikkat çekiyor.

  • Künye: James Howard Kunstler – El Yapımı Dünya, çeviren: Ufuk Duruman, APRIL Yayıncılık, roman, 400 sayfa

Michael Löwy – Ekososyalizm (2015)

Michael Löwy, çevreye yönelik gün geçtikçe artan kapitalist saldırılara karşı nasıl harekete geçebileceğimizin yolları üzerine düşünüyor.

Ekolojik dengenin korunmasının, kapitalist sistemin yayılmacı ve yıkıcı mantığına ters düştüğünü hatırlatan yazar, kapitalizmin sınır tanımayan vahşetine karşı durmak için somut ve çabuk sonuç verecek mücadele yollarının neler olduğunu irdeliyor.

  • Künye: Michael Löwy – Ekososyalizm, çeviren: Hande Turan Abadan, Epos Yayınları

Bülent Şık – Mutfaktaki Kimyacı (2018)

Bülent Şık, bu aralar gıda sağlığı ve güvenliği konusunda yaptığı çalışmalar kadar, bu konuları işlediği ufuk açıcı yazılarıyla da bizi aydınlatıyor.

Şık şimdi bunu bir adım daha ileriye taşıyarak, yiyip içtiklerimizin ne kadar güvenli olduğu hakkında bir başucu kitabına imza atmış.

Şık burada, çocuk sağlığı ve beslenmesini gıda güvenliği konusunun odak noktasına yerleştiriyor ve bunun yanı sıra, gıda güvenliğiyle ilgili meselelerin hem ekolojiye hem de mutfak kültürümüze nasıl yansıdığını çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın yanıt aradığı kimi sorular şöyle:

  • Çocuk gelişimini bozan kimyasal maddeler gıdalara nasıl bulaşıyor?
  • Çocuklar neden bu kadar hızlı kilo alıyor?
  • Çocukluk çağında görülen obezitenin gerçek nedenleri neler ve çözüm için ne yapılmalı?
  • Toksik kimyasalların gıdalara ve sulara bulaşması neden önlenemiyor?
  • İklim krizi mutfak alışkanlıklarımızı etkileyecek mi?
  • Küresel ısınma sorunu gıda üretim ve tüketim süreçlerinde ne gibi değişimlere yol açacak?
  • Ekmek yemekten vazgeçtiğimizde neleri yitiririz?
  • Zeytin ağaçlarının yokluğu neden hikâyelerimizin de yokluğudur?
  • Medyanın fast food hali ile kötü beslenme arasında bir ilişki var mı?
  • Evde yoğurt yaparak kapitalizmi yıkabilir miyiz?
  • Gıda güvenliğini sağlamaktan sorumlu kamu kurumları ne yapıyor?
  • Gıda ve beslenme sorunlarını çözecek politikaları nasıl oluşturabiliriz?

Barış Akademisyeni Bülent Şık, 2009 yılında öğretim üyesi olarak Akdeniz Üniversitesi’ne geçti.

Üniversitede Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nin kuruluş ve faaliyete geçmesi çalışmalarını yürüttü. 2010-2016 yılları arasında aynı merkezde Teknik Müdür Yardımcılığı yaptı.

Gıdalarda ve sularda katkı maddelerinin ve çeşitli toksik kimyasal maddelerin kalıntılarının belirlenmesi üzerine çalışmalar yaptı.

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde öğretim üyeliği yaparken 22 Kasım 2016’da çıkarılan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarıldı.

  • Künye: Bülent Şık – Mutfaktaki Kimyacı, Doğan Kitap, sağlık, 288 sayfa, 2018

 

Matthew Kahn ve Siqi Zheng – Pekin’de Mavi Bir Gökyüzü (2018)

Çin ekonomisi, dünyanın en büyüklerinden.

Fakat bu büyümenin çevre üzerindeki bedelleri de ağır.

Zira Çin, ağır sanayi üretimi nedeniyle dünyada en çok sera gazı üreten ülkelerden biri.

Aynı zamanda dünyadaki en kirli şehirlerin çoğu da Çin’de bulunuyor.

İşte Matthew Kahn ve Siqi Zheng bu önemli çalışmalarında, Çin’deki kentsel gelişmenin yerel ve küresel düzeyde çevre üzerindeki etkileri hakkında dört dörtlük bir inceleme.

Çin’de şehirlerin bugün içinde bulunduğu vahim durumu hem üst ve orta sınıfın hem de yoksulların gözünden izleyen çalışma, gelecek yıllarda Çin’in çevresel ilerleme konusunda ne gibi süreçlerden geçebileceğini de irdeliyor.

Kitabın bir diğer önemi de, Çin’deki verili durumu, Amerikan şehirlerinin tarihsel evrimiyle karşılaştırarak izlemesi.

Kitap, daha temiz bir Çin’in, yalnızca kendisi için değil, asıl olarak küresel anlamda ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Matthew Kahn ve Siqi Zheng – Pekin’de Mavi Bir Gökyüzü: Çin’in Büyüyen Ekonomisi ve Çevre Sorunları, çeviren: Burcu Uğuz, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 248 sayfa, 2018

Abdullah Aysu – SU: hayat veren 2 damla (2018)

Hayat suda başladı ve hayatın devam etmesi de ancak suyun varlığıyla mümkün.

Fakat suyumuz gün geçtikçe elimizden akıp gidiyor.

Son 200 yılda, doğanın milyarlarca yıllık su birikimini sanayi çöpleriyle kirlettik.

Daha da kötüsü, son 25 yılda iklim değişti ve bununla paralel olarak su döngüsü de bozulmaya başladı.

Hava gibi, doğanın ürünü olan ve tüm varlıkların hakkı olan su, artık şişelenip satılır duruma geldi.

Artık suyumuzu, hayatımızı kurtarmamızın zamanı geldi de geçiyor.

Fakat bundan önce, bunu nasıl yapacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.

Ekoloji ve tarım alanında yaptığı muazzam çalışmalarla bildiğimiz Abdullah Aysu’nun genç okurlar için kaleme aldığı bu kitabı, hem suyumuzu hem de ekolojik dengeyi nasıl koruyacağımızı açık seçik bir üslupla anlatıyor.

Aysu kitabında, şöyle diyor:

“Ben suyum. Çocuklar ve gençler tarafından barış için kullanılacağımı biliyorum. Ben suyum, tıpkı çocuklar ve gençler gibi geçmişten kalan bir şey değil geleceği simgeleyen bir ümidim.”

  • Künye: Abdullah Aysu – SU: hayat veren 2 damla, Epos Yayınları, gençlik, ekoloji, 80 sayfa, 2018

Ali İrfan İlbaş – Organik Tarım (2009)

Ali İrfan İlbaş ‘Organik Tarım’da, organik tarımın ilkelerini, çevreyle ilişkisini ve temel düşünce sistemini anlatıyor.

Çalışmada, organik tarım ürünlerini yetiştirme uygulamaları, ürün işleme, kontrol ve sertifikasyon, etiketleme, nakliye ve pazarlama gibi organik tarım faaliyetlerinin Türkiye organik tarım mevzuatına uygun olarak nasıl yürütülebileceği konusunda faydalı bilgiler yer alıyor.

İlbaş bunları yaparken, Türkiye organik tarım mevzuatına ilişkin resmi kaynakların yanı sıra, birçok kaynak eserden yararlanıyor.

Kitabın, ekolojik ve ekonomik boyutu bulunan bu sürdürülebilir tarım yöntemi konusunda rehber nitelikte bir eser olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Ali İrfan İlbaş – Organik Tarım: İlkeler Ve Ulusal Mevzuat, Efil Yayınevi, tarım, 267 sayfa