Çiğdem Kılıç – Geleneksel Türk Tiyatrosunda Zenneler (2008)

  • GELENEKSEL TÜRK TİYATROSUNDA ZENNELER, Çiğdem Kılıç, Kitap Yayınevi, inceleme, 198 sayfa

Çiğdem Kılıç’ın ‘Geleneksel Türk Tiyatrosunda Zenneler’i, Türkiye’de kadının tiyatro alanındaki görünümü konusunda ilginç bir inceleme. Kitabın giriş bölümü, geleneksel Türk tiyatrosunu biçimlendiren temel koşulların zenne tipinin oluşmasındaki etkilerini değerlendiriyor. Birinci bölüm, erkek oyuncuların kadın rollerine çıkmalarını oluşturan koşulları irdelerken, ikinci bölüm de, zenne tipinin özellikleri ile ortaoyunu dışındaki türlerde nasıl görüldüğüne ve algılandığına odaklanıyor. Kitabın son bölümünde ise, ortaoyunundaki zenne tipleri kendi içlerinde sınıflandırılarak ve basılı ortaoyunu metinlerinden örneklemeler yapılarak inceleniyor.

Robert Greene ve Joost Elffers – 33 Stratejide Savaş (2008)

  • 33 STRATEJİDE SAVAŞ, Robert Greene ve Joost Elffers, çeviren: Füsun Doruker, Altın Kitaplar, inceleme, 768 sayfa

33-stratejide-savas

İki yazarlı ’33 Stratejide Savaş’, dünya tarihinde etkili olmuş birçok savaş stratejisini enine boyuna analiz ediyor. Sun-tzu’nun ‘Savaş Sanatı’ kitabından alıntılarla bezenmiş kitap, Napoleon’dan Margaret Thatcher’a, Zulu Reisi Shaka’dan Lord Nelson’a, Hannibal’den Ulysses S. Grant’a, samuraylardan diplomatların yaşamına kadar geçmişteki ve günümüzdeki savaş stratejilerini hem inceliyor hem de onları gündelik hayata uyguluyor. Çalışma, “Bizim sorunumuz barış için eğitilmemiz ve gerçek dünyada karşı karşıya kaldığımız savaş için hazırlıksız olmamızdır,” gibi tartışmaya açık bir teze sahip.

 

François Delamare ve Bernard Guineau – Renkler ve Malzemeleri (2008)

  • RENKLER VE MALZEMELERİ, François Delamare ve Bernard Guineau, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 160 sayfa

renkler-ve-malzemeleri

İki yazarlı ‘Renkler ve Malzemeleri’, renkleri hem bir zanaat hem de bir sanat dalı olarak, ayrıntılı bir bakışla ele alıyor. Resim ve kumaş boyası, mürekkebin bulunuşu, Blue-jean’in kökeni, çivit renginin en niteliklisinin hangisi olduğu, Ortaçağ’ın kendine has renkleri, canlı kumaş boyalarının ortaya çıkması, ressamların renkleri, renklerde sanayi uygulamaları ve zırnık sarısının neden tehlikeli olduğu, kitapta yer alan konulardan birkaçı. Kitap, Mısır gömütlerini süsleyen ressamlardan kitap bezeklerinin renklerine ve araba boyamada kullanılan sedefli pigmentlere kadar, renk konusundaki birçok bilinmeyeni aydınlatmakta.

Ayşe Kudat – Al Kocayı Vur Sopayı (2007)

  • AL KOCAYI VUR SOPAYI, Ayşe Kudat, Doğan Kitap, inceleme, 229 sayfa

al-kocayi-vur-sopayi

Ayşe Kudat, ‘Al Kocayı Vur Sopayı’da, oldukça ilgi çeken ve Türkiye için ilk olabilecek bir konuyu, erkeğin maruz kaldığı şiddeti masaya yatırıyor. Bilindiği gibi, aile içi şiddetin birinci mağdurları kadınlar, ikinci olarak da çocuklardır. Kudat’ın çalışması da bunu daha çok, kadın şiddetine maruz kalan erkeğin dünyasından izliyor. Birçok erkeğin eşi veya sevgilisinden şiddet gördüğünü belgelemeyi amaçlayan çalışma, erkeğin yalnızca sevgilisinin değil, erkek arkadaşlarının şiddetine de maruz kaldığını belirtiyor. Özellikle doğu toplumlarında, erkeğin pısırık görünmemek için, maruz kaldığı şiddeti gizlediğini belirten Kudat, sevgi ilişkileri çerçevesinde, kadından erkeğe yönelen şiddeti anlatıyor.

Başak Ergil – İngiliz-Amerikan Yayın Dünyasında Nâzım Hikmet İmajı (2007)

  • İNGİLİZ-AMERİKAN YAYIN DÜNYASINDA NÂZIM HİKMET İMAJI, Başak Ergil, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yayınları, inceleme, 296 sayfa

ingizil-amerikan-yayin

Başak Ergil’in Nâzım Hikmet’in imajını 1930’lardan günümüze dek İngiliz-Amerikan dergi ve kitapları üzerinden inceliyor. Çalışmanın ilgi çeken yönü, yapılan kaynak incelemelerinde oralarda ilk olarak “Türkiye’nin komünist şairi” olarak sunulan Nâzım Hikmet’in, 2000’lere gelindiğinde romantik yönleriyle tanımlanan mistik, lirik bir kahramana nasıl dönüştüğünü saptamasıdır diyebiliriz. Başak Ergil’in çalışması, İngilizceye en çok şiiri çevrilen şairimize dair önemli bir eksikliği gideriyor.

John Reader – Şehirler (2007)

  • ŞEHİRLER, John Reader, çeviren: Fatine Bahar Karlıdağ, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 355 sayfa

sehirler

John Reader ‘Şehirler’de, şehirlerin tarihini, uygarlığın tarihi ekseninde anlatıyor. Şehirlerin ilk ortaya çıkışlarından günümüze kadarki hikâyesini anlatan, onları ekolojik bir bakış açısından anlamaya ve anlatmaya çalışan Reader, dünya çapında belli başlı şehirlerden örneklerle bunu açıklıyor. Şehirlerin nasıl geliştikleri, kendilerini nasıl muhafaza ettikleri, kendilerini çevreleyenlerle ilişkilerini ve şehirlerin temel unsuru olarak insan, oldukça kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınıyor. New Mexico’nun su sorunu, Paris’in bir mühendislik harikası olan kanalizasyon sistemi ve ilk toplu konutlar ise, kitapta dikkat çeken ayrıntılardan birkaçı.

İsmail Gezgin – Masalların Şifresi (2007)

  • MASALLARIN ŞİFRESİ, İsmail Gezgin, Sel Yayıncılık, folklor, 126 sayfa

masallarin-sifresi

Masallar, kıssadan hisse öğütler içermeleri, sembolik ifadeler barındırmalarıyla öne çıkar. Her masalın arka planında, bu sembolik anlamın öne çıktığı başka bir söylem veya söylemler vardır. İşte İsmail Gezgin’in ‘Masalın Şifresi’ isimli bu kitabı, masalların sembolik ve alegorik yönlerini, bunların çocuklar için olduğu kadar, yetişkinler için de ne denli önemli hayal kaynakları oluşturabildiklerini gösteriyor. Her yetişkinin gönlünde bir çocukluk ve bu çocukluk döneminin masallarının öğretici dünyası vardır. Gezgin, kendi çocukluğundan hareketle, geçmişte kalan “çocukluğun masalsı dünyası”nı, bireyin şimdiki “gerçek” ve “olgun” zamanlarına taşımayı amaçlıyor.

André Suaréz – Üç Ölümsüz: Tolstoy, Baudelaire, Cervantes (2007)

  • ÜÇ ÖLÜMSÜZ: TOLSTOY, BAUDELAIRE, CERVANTES, André Suaréz, çeviren: Tahir Yücel, Hece Yayınları, inceleme, 247 sayfa

uc-olumsuz

André Suaréz ‘Üç Ölümsüz: Tolstoy, Baudelaire, Cervantes’te, dünya edebiyatının bu üç önemli yazarının kişiliklerini, yaşadıkları çevreyi, düşüncelerini, kederlerini, inançlarını, yapmak istedikleriyle kaçındıklarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor. Akıcı ve duru bir dille kaleme alınan kitap, hem edebiyat tutkunlarına hem de yaşamları ve eserleriyle çoğu insan için ışık olmaya devam eden, Tolstoy, Baudelaire ve Cervantes’e ilgi duyan her kesimden okuyucuya önerilir.

Anthony Slide – Aurora (2017)

  • AURORA, editör: Anthony Slide, çeviren: Evrim Kaya, Aras Yayıncılık, inceleme, 320 sayfa

aurora

Asıl adı Arşaluys olan ve 1915’te Ermeni tehcirinde halkı yok edildiğinde henüz 14 yaşına basmış Çemişgezekli kız çocuğu Aurora’nın sıra dışı ve can acıtıcı hikâyesi. Aurora o korkunç zamanlarda bir şekilde hayatta kalmayı başarır ve iki yıl sonra Amerika’ya varır. Burada başından geçenleri anlatan Aurora’nın hikâyesi, çok geçmeden Hollywood’daki film yapımcılarının da ilgisini çekmeye başlar. Böylece Aurora, başrolünde kendisinin oynadığı bir filmle yaşadıklarını beyazperdede canlandırır. Fakat bu süreçte, başından geçenleri yeniden hatırlamak gibi büyük bir travmayla da boğuşur. İşte bu kitap, bize Aurora’nın bu trajik hikâyesini anlatıyor. Aurora’nın oynadığı ve gösterime girdiğinde gişe rekorları kırmış film daha sonra ortadan kayboldu. Popüler bir seyirlik haline getirilen Aurora ise unutulup gider ve ilerlemiş yaşında öldüğünde kimsesizler mezarlığına gömülür. Çarpıcı, iz bırakan bir hayat…

Mustafa Duman – Geleneksel Türk Yorgancılık Sanatı (2007)

  • GELENEKSEL TÜRK YORGANCILIK SANATI, Mustafa Duman, Heyamola Yayınları, folklor, 135 sayfa

geleneksel-turk-yorgancilik-sanati

Mustafa Duman’ın görsel açıdan da çok zengin ‘Geleneksel Türk Yorgancılık Sanatı’ isimli bu çalışması, geçmişten günümüze yorgancılığı anlatıyor. Kitabın ilk bölümünde, bu sanatın tarih içindeki seyri, günümüzdeki durumu, yorganların özellikleri, dikimi ve kullanılması anlatılıyor. Yine aynı bölümün bir alt başlığı olan ‘Türk Kültüründe Yorgan’da da, halk edebiyatında yorgan gibi, oldukça keyifli ayrıntılar yer alıyor. Yine burada, yorganla ilgili gezi yazıları, anı ve anlatılardan da örnekler sunuluyor. Çalışmanın ikinci bölümünde ise, görsel malzemelere yer veriliyor ve böylece geleneksel yorgancılık sanatının geçmişten günümüze uzanan yolculuğu resimlerle gösteriliyor. Resimler arasında, 16. yüzyıldan başlayarak İstanbul’da düzenlenen esnaf alaylarında, padişahların ve devlet görevlilerinin önlerinden geçen yorgancıları gösteren minyatür örnekleri de bulunuyor.