Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme (2017)

Tanzimat sonrası siyasal ve kültürel ortam, kadın hareketine de önemli bir sıçrama imkânı verdi.

Özellikle bugünlerde, Osmanlı’nın son döneminde kadın hareketinin durumuna dair yoğun bir ilgi gözleniyor.

İşte Ayşegül Utku Günaydın da, Osmanlı’nın sancılı modernleşme sürecini kadın yazarların yapıtları bağlamında derinlemesine inceliyor.

Halide Edib Adıvar’ın ‘Heyûlâ’ romanında yer alan “Kadınlık daima bir muamma!” cümlesinden adını alan kitap,

  • Tanzimat sonrası reformlarla kadın hareketinin yükselişini,
  • Bu dönemde yaşanan siyasal ve kültürel gelişmeleri,
  • Kadın olarak yazmanın toplumsal, politik ve kültürel anlamlarını,
  • Kadın kimliğini simgeleştirmede toplumsal cinsiyetin rolünü,
  • Kadın üzerindeki baskı mekanizmalarını ve kadını yalnızlaştırma çabalarını,
  • Ve modernleşme sürecinde zorlu aşamalardan geçen kadın kimliğinin oluşumunu detaylı bir bakışla tartışıyor.

Günaydın bunu yaparken de, Zafer Hanım, Fatma Aliye’, Selma Rıza Feraceli, Emine Semiye, Fatma Fahrünnisa, Güzide Sabri Aygün, Halide Edib Adıvar, Nezihe Muhiddin, Müfide Ferit Tek, Suat Derviş ve Halide Nusret Zorlutuna’ya ait toplam otuz romanını ele alıyor.

Kitap, modernleşmenin önemli simgelerinden biri olagelmiş, ayrıca derin bir toplumsal değişimin izlerini yansıtan kadınlık ve kadın kimliği üzerine sağlam bir çalışma.

  • Künye: Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme, Metis Yayınları, inceleme, 240 sayfa

Julia Kristeva – Simone de Beauvoir Aramızda (2017)

Simone de Beauvoir, yaşamı ve eserleriyle (1908-1986), kendisini önceleyen ve çevreleyen kadınların özgürlük hareketlerini toparlayıp bir araya getiren, müstesna şahsiyetlerden biri.

Dilbilim, göstergebilim, psikanaliz üzerine yazıları post-yapısalcı teorinin gelişmesinde belirleyici konuma sahip olan Julia Kristeva da bu kitabında, Simone de Beauvoir’ın hayatı ve çalışmaları ekseninde, kadınların dünya çapındaki özgürlük mücadelelerinin izini sürüyor.

Kristeva,

  • Simone de Beauvoir’ın çalışmalarıyla ortaya koyduğu antropolojik devrimin nitelikleri,
  • Beauvoir’ın güncel mirası,
  • Beauvoir’dan önce ve sonra feminist kuramın geçirdiği dönüşümler,
  • Çin’de kadın hakları hareketinin gelişimi,
  • Ve Pakistan’da köktenciliğe karşı Malala Yusufzay’la simgeleşen kadın mücadelesi gibi önemli konu ve meseleleri ele alıyor.

Kristeva bu konuları irdelerken, nüansları ve güncelliğiyle bizi sorgulamaya ve şaşırtmaya devam eden Beauvoir’ın kurucu deneyimini yeniden ve derinlemesine keşfetmeye davet ediyor.

  • Künye: Julia Kristeva – Simone de Beauvoir Aramızda, çeviren: Özgü Berksoy, Sel Yayıncılık, kadın çalışmaları, 118 sayfa

Carole Pateman – Cinsel Sözleşme (2017)

Erkeklerle kadınlar bir zamanlar tümüyle eşitken, ne oldu da erkekler özgür, kadınlar tabi hale geldiler?

Carol Pateman’ın, artık bir klasik olarak kabul edilen bu önemli kitabı, bu eşitsizliği sağlayan toplumsal sözleşmenin ortaya çıkışını ve bunun üzerine inşa edilen koskoca tarihi maharetli bir perspektifle gözler önüne seriyor.

Pateman, ilk sözleşmenin nasıl olup da erkeklerin kadınlara egemen olmasını sağladığını tartışırken, özünde eşitlikçi olduğunu öne süren toplumsal sözleşmenin gerçekte bir siyasi kurgu veya hipotezden öne geçemediğini ortaya koyuyor.

Pateman bu sorgulamayı da, cinsel sözleşmenin kadın tabiyetini esas alan mahiyetlerini evlilik, kölelik, iş, fahişelik, taşıyıcı annelik gibi olguları merkeze alarak yapıyor.

Aynı zamanda feminist yaklaşımların kimi sorunlu yönlerine, ayrıca bu konuya odaklanan güncel siyasi akla da eleştirel yaklaşan Pateman, eşitlik ilkesine uygun yeni bir toplumsal ve cinsel sözleşmenin imkânları üzerine düşünüyor.

Kitabın siyaset bilimi, siyaset felsefesi, kadın çalışmaları, feminizm, sosyoloji ve hukuk gibi alanlarda çalışanlar için önemli bir kılavuz olduğunu ayrıca belirtmeliyiz.

  • Künye: Carole Pateman – Cinsel Sözleşme, çeviren: Zeynep Alpar, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, toplumsal cinsiyet, 346 sayfa

Fahriye Adsay – Yezidi Kadınlar (2014)

Tarih boyunca katliamlara uğramış Yezidiler, IŞİD saldırıları nedeniyle yeniden gündeme geldi.

Bu nitelikli çalışma, toplumlarının önemli kültürel taşıyıcıları olmuş Yezidi kadınlarının dünyasına inerek, onların Yezidi toplumu arasındaki bölünmüşlüğün giderilmesinde, kültürün yeni nesillere aktarımında tarihten bugüne üstlendiği rolü ele alıyor.

  • Künye: Fahriye Adsay – Yezidi Kadınlar, Avesta Yayınları

Kolektif – Savaş Söylemlerinde Kadın İmgesi (2017)

Savaşın en bariz etkilerinden biri, eril söylemin tüm topluma egemen oluşudur.

Fakat savaş zamanlarındaki eril söylem ilk olarak ve en fazla kadınları hedef alır.

İşte bu kitap, savaş söylemlerinde kadın imgesinin nasıl inşa edildiğini farklı yönleriyle irdeleyen makalelerden oluşuyor.

Kitapta,

  • Birinci Dünya Savaşı’nın İngiliz kadınları üzerine etkileri,
  • İkinci Dünya Savaşı Amerikan propaganda posterlerinde kadın öğesi,
  • İspanya İç Savaşı’nın antifaşist kadın kahramanı Dolores Ibârruri,
  • Natalia Ginzburg’un ‘Bütün Dinlerimiz’ romanında kadın imgesi,
  • Bosna örneğinden hareketle savaş ve çatışmaların kadınlar üzerine etkileri,
  • İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında Bulgar kadınlarının toplumsal mücadeledeki yeri ve önemi,
  • Anaakım medyada Suriyeli kadınların temsili,
  • Ve İran-Irak Savaşı’nın İranlı kadınlara dair kimliksel etkileri gibi, önemli konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda ulunan isimler ise şöyle: Dina Erad, Ayşegül Okka Tağman, Deniz Dilşad Karail, Cristiano Bedin, Hakan Sezgin Erkan, Hülya Gürsoy, R. Bahar Üste, Özlem Akkaya, Yılmaz Kam ve Yüksel Kamacı.

  • Künye: Kolektif – Savaş Söylemlerinde Kadın İmgesi, editör: Onur Yamaner, Yeni İnsan Yayınevi, 200 sayfa

Serdar Akinan – İştar’ın Kızları (2014)

Gazeteci Serdar Akinan’ın, Kandil izlenimlerine dayanan kitabı, Türkiye’nin batısını, ötekinin dünyasına daha yakından bakmaya davet ediyor.

Ağırlıklı olarak PKK içindeki kadın hareketine, kadınların burada geçirdiği dönüşüme odaklanan Akinan, ayrıca, Kürtlerin neden silaha sarıldığını, “Demokratik konfederalizm” kavramının ne anlama geldiğini, Kürtlerin Türkiye’yi bölme amaçlarının olup olmadığını da irdeliyor.

  • Künye: Serdar Akinan – İştar’ın Kızları, Destek Yayınları

Hanne Blank – Bekâretin “El Değmemiş” Tarihi (2008)

Cinselliğe dair tabuların doruğa ulaştığı esas konuların başında, hiç şüphesiz bekâret gelir.

Hanne Blank’in bu çalışması, konuya çok yönlü bir biçimde eğilmesiyle dikkat çekiyor.

Kitabın ‘Bekâretbilim’ başlıklı ilk bölümünde, bekâret tıbbi ve bilimsel yönleriyle ele alınıyor; aslında incecik bir zar olan “himen”in nelere kadir olabileceği gösteriliyor.

‘Bâkire Kültürü’ isimli ikinci bölümünde ise bekâretin kültürel ve toplumsal yönleri irdeleniyor; bu kültürün kuşaklar boyu nasıl aktarıldığı ve günümüzde ne şekilde tezahür ettiği ele alınıyor.

  • Künye: Hanne Blank – Bekâretin “El Değmemiş” Tarihi, çeviren: Emek Ergün, İletişim Yayınları, tarih, 414 Sayfa

Meral Harmancı McDermott – Bastırılanın Geri Dönüşü (2016)

Eril tarihin ısrarla görmezden geldiği kadınların izini süren, onları mahkûm edildikleri karanlıktan çıkaran değerli bir çalışma.

Meral Harmancı McDermott ‘Bastırılanın Geri Dönüşü’nde, Osmanlı’nın son yılları, Tanzimat ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşamış ve bugün neredeyse kimsenin bilmediği feminist kadın oyun yazarlarını anlatıyor.

Kadınların kendi tarihlerini oluşturabilmeleri açısından önemli bir kaynak vazifesi görecek çalışma, ele aldığı kadınları yalnızca üretimleriyle değil, aynı zamanda yaşadıkları çağın kendine has dinamikleri içinde de ele alıyor.

Yalnızca tiyatro çalışmaları alanında değil, feminist çalışmalar, kadın araştırmaları, kadın tarihi açısından da önemli bir kaynak.

  • Künye: Meral Harmancı McDermott – Bastırılanın Geri Dönüşü: Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Kadın Oyun Yazarlarında Toplumsal Cinsiyet, Habitus Kitap, tiyatro, 320 sayfa

M. Esra Yıldırım – Yeni Bir Hayat Kurmak: Kadınlar Anlatıyor (2017)

“Kendi paramı kazanıyorum, kendim yiyorum, kendim içiyorum, kimseye verilecek hesabım yok. Ben bu topluma saygı duydum, bu toplum da bana saygı duymak zorunda.”

Bu ifadeler, babalığın ve erkekliğin baskısı altında, yürütemediği bir evliliği sürdürmektense tüm engellemelere rağmen boşanmayı tercih etmiş, bu kitap için görüşülen bir kadına ait.

Esra Yıldırım imzalı elimizdeki nitelikli çalışma, Türkiye’nin farklı illerinden kadınlarla yapılan görüşmelerle kotarılmış ve bu görüşmeler yoluyla boşanma deneyimlerinin kadınlar üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Patriyarkanın kurumsallaştığı ve kendini yeniden ürettiği bir yer olarak “Yuva”,
  • Babalığın dokunulmazlığı,
  • Zoraki evlilik,
  • Bir kaçış planı olarak evlilik ve ihtiyaçtan evlilik,
  • İşsiz aile reisinin evdeki konumu,
  • Aile içi şiddet,
  • Babayla yüzleşme ve bir başarı öyküsü olarak boşanma,
  • Eşi boşanmaya ikna etmek ve çocukların desteğini almak gibi, Türkiyeli kadınların evlilik ve boşanma sürecinde yaşadıkları pek çok durum, kayıt altına alınıyor.

Künye: M. Esra Yıldırım – Yeni Bir Hayat Kurmak: Kadınlar Anlatıyor (Babalık, Evlilik ve Boşanma), İletişim Yayınları, sosyoloji, 159 sayfa

 

Diana Scully – Cinsel Şiddeti Anlamak (2014)

Tutuklu tecavüzcü erkeklerin dünyasına inerek, erkeklerin kadınlara yönelttiği cinsel şiddetin nedenlerini irdeleyen sağlam, derinlikli bir sosyoloji çalışması.

Bizzat mahkûm tecavüzcülerle yapılan görüşmelere dayanan kitap, cinsel şiddetin, kökeni erkek egemen kültürde yatan yaygın bir sorun olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Diana Scully – Cinsel Şiddeti Anlamak, çeviren: Şirin Tekeli ve Laleper Aytek, Metis Yayınları