Hasan Ersel – Kâzım Taşkent, Yapı Kredi ve Kültür Sanat (2014)

Ülkenin kültür ve sanat tarihinde önemli yeri olan pek çok etkinliğe imza atmış Kâzım Taşkent’in, Yapı Kredi’de yönetimde olduğu 1944-1972 arasındaki çalışmaları.

Bankanın bu süreçte üstlendiği başlıca kültür ve sanat etkinlikleri ve bunların gerçekleştirilme maceraları, dönem Türkiye’sinin sanat ortamı bağlamında irdeleniyor.

  • Künye: Hasan Ersel – Kâzım Taşkent, Yapı Kredi ve Kültür Sanat, Yapı Kredi Yayınları

Kudret Emiroğlu, A. Cemal Saydam ve Nihal K. Çevik – Hamsi: Kurban O Göze (2008)

Üç yazarlı eldeki kitap, Türkiye’nin en meşhur balıklarından Hamsi’yi, deniz, tarih ve mutfak kültürü yönleriyle değerlendiriyor.

Doğu Karadeniz kültürünün üretim, mutfak, halk edebiyatı gibi birçok öğesinde hamsinin tuttuğu yerin ne denli önemli olduğu bilinir.

Bölgenin, Türkiye’nin toplam balık ve hamsi üretiminde tuttuğu yer düşünüldüğünde, bu durum anlaşılabilir.

Bu kitap ise, hamsinin bölgede sahip olduğu ağırlığı irdelerken, aynı zamanda balığın tarihteki izini de sürüyor.

Kitapta ayrıca, hamsinin başat eleman olduğu lezzetli yemek tarifleri de yer alıyor.

  • Künye: Kudret Emiroğlu, A. Cemal Saydam ve Nihal K. Çevik – Hamsi: Kurban O Göze, Heyamola Yayınları, yemek kültürü, 198 sayfa

Melis Alphan – “Moda Moda” Dedikleri (2008)

Melis Alphan’ın bu kitabı, modaya dair söyleyeceklerini, “modanın, herkesin hayatının bir parçası haline geldiği” fikrinden hareketle söylüyor.

Bu bakış açısından yola çıkan Alphan’ın yazıları da, arada bir modayla dalga geçmelerinin yanı sıra, insanların giyimden ne anladıklarına da kafa yoruyor.

Kitabın en çok, moda kültürünü, Türkiye’de giyimin nasıl algılandığına dair ayrıntılar çerçevesinden sunmasıyla ilgi çektiğini söylemekte fayda var.

Alphan, Türkiye’nin moda kültürünü, gelenek ve modernlik, yerellik ve evrensellik, ulusallık ve küresellik gibi karşıtlıklar üzerinden anlatırken, bu konuda gözlemlediği trajikomik ayrıntıları da anlatmayı ihmal etmiyor.

  • Künye: Melis Alphan – “Moda Moda” Dedikleri, Ayraç Yayınevi, kültür, 176 sayfa

Derya Koptekin – Biz Romanlar Siz Gacolar: Çingene/Roman Çocukların Kimlik İnşası (2017)

Derya Koptekin’in nitelikli çalışması ‘Biz Romanlar Siz Gacolar’, İzmir’deki çingene/roman mahallelerinde yapılan uzun soluklu çalışmalardan yola çıkarak çingene çocukların anlam haritalarını ortaya çıkarıyor.

Kitapta,

  • Türkiye’de yaşayan çingenelerin anlam dünyası,
  • Çingeneler için kullanılan farklı anlamlandırmalar,
  • Çingenelerin diğer kesimlerle, “öteki”yle ilişkileri,
  • Çingenelerin çalışma yaşamı,
  • Sınıfsal bir konum olarak çingene/roman olmak,
  • Çingene mahalleleri ve evleri,
  • Çingenelerde müzik ve dans, düğün, sünnet, Hıdırellez, köstek kesme, gelincik yaktırma, kına ve dövme ve asker uğurlama gibi gelenekler,
  • Türkiye’de çingenelere yönelik ayrımcılık ve önyargılar,
  • Ve çingene çocuklarının gelecek hayalleri gibi konular irdeleniyor.

Bir psikolog olarak sahada birebir çalışan Koptekin’in kitabı, okurunu çingene/romanlara dair bilinen klişelerle yüzleşmeye, onlara gerçekçi ve bir pencereden çağırıyor.

  • Künye: Derya Koptekin – Biz Romanlar Siz Gacolar: Çingene/Roman Çocukların Kimlik İnşası, İletişim Yayınları, inceleme, 205 sayfa

Terry Eagleton – Tanrı’nın Ölümü ve Kültür (2014)

Seküler çağda Tanrı yok olmadı, farklı kılıklara büründü.

Eagleton Tanrı’dan ziyade, onun gözden kayboluşunun yol açtığı krizle ve kültürün, Tanrı’nın yokluğundan kaynaklı boşluğu kapama vazifesi üstlenmesiyle ilgileniyor.

Düşünür bu tartışmasına da Aydınlanma ile başlayıp, radikal İslam’ın dinamikleri ve sözüm ona teröre karşı savaşın yükselişiyle çerçeveliyor.

  • Künye: Terry Eagleton – Tanrı’nın Ölümü ve Kültür, çeviren: Selin Dingiloğlu, Yordam Kitap, kültür, 272 sayfa

Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar (2017)

Meşrutiyet ve Cumhuriyet gibi Türkiye’nin siyaset, kültür ve düşünce tarihinde önemli dönüşümler yaratmış iki tarihsel dönemin ülkenin aydınları üzerindeki etkileri nasıl oldu?

Mustafa Oral’ın bu soru anlamında büyük önem arz eden elimizdeki çalışması,  bu dönemin aydınlarını en iyi temsil eden on iki ismin düşünce ve tutumlarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Antonio Gramsci, “Bütün insanlar entelektüeldir, ama toplumda herkes entelektüel işlevi görmez.” demişti.

Bu toprakların aydınının neden sesinin hiç çıkmadığını, neden hayır diyemediğini ve neden uzun yıllardır süren bir inzivaya çekildiğini merak edenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitapta portrelerine yer verilen isimler ise şöyle:

Ziya Gökalp, M. Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Tuncer Baykara, Mükrimin Halil Yinanç, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Tansel, Falih Rıfkı Atay, Halide Edip Adıvar, İsmail Habip Sevük ve Faruk Nafiz Çamlıbel.

  • Künye: Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar, Yeni İnsan Yayınevi, tarih,

Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri (2008)

Mahmut Makal’ın ‘Memleketin Sahibi’, yazarın köy yaşamı ve köylünün inançları konusundaki gözlemlerini barındırıyor.

“Kayalık, dere olan, ören denilen eski viranelerin bulunduğu yerler hakkında öyle söylentiler ve inanışlar vardır ki, bunları duyup dinleyenin bu köyden kaçası gelir.” diyen Makal, Anadolu köylüsünün cinlere, şeytanlara, yatırlara ya da ölümsüzlüğün sırrına eren dedelere dair inanışlarını anlatıyor.

Makal ustanın çalışması, bir mizah eseri, folklorik bir çalışma veya lezzetli bir edebi metin olarak okunabilir.

Kitap, Anadolu köylüsünün ilginç inanışlarını gözlemlemesi ve köylünün yenileşmeye bakışını can alıcı noktalar üzerinden yakalamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri, Literatür Yayıncılık, anlatı, 164 sayfa

Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak (2017)

Kültür, eleştiri ve medya teorisinde uzmanlaşmış bir araştırmacı ve akademisyen olan Dominic Pettman elimizdeki çalışmasında, internet ve sosyal medyanın insan ilişkilerinde yarattığı muazzam dönüşümü kayda alıyor.

İnternet ve sosyal ağlarla teknolojik, kültürel, toplumsal ve politik ilişkilerimizin geldiği yeni boyutu, “dikkat dağılmasının dijitalleşmesi” olarak tanımlayan Pettman, teknolojik vaatlere ve pratiklere kuşkuyla yaklaşmamız ve tetikte olmamız çağrısında bulunuyor.

Dünyanın nasıl işlediğini ne kadar derinden fark edersek, elimizi kolumuzu bağlayan bir öfke, hınç, bunalım, utanç ve acizlik sarmalına kapılmamızın da o kadar kolay olduğunu belirten Pettman’a göre, sosyal medyanın bu kadar bağımlılık yaratmasının başlıca nedenlerinden biri de, kitlelerin yeni afyonu olması.

Bugünün gelip dayandığı yeni sosyallik ve toplumsallaşma biçimleri hakkında aydınlanmak açısından çok iyi bir çalışma.

  • Künye: Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak, çeviren: Yunus Çetin, Sel Yayıncılık, medya çalışmaları, 126 sayfa

Kolektif – Zonguldak (2017)

Genel olarak Karadeniz bölgesi üzerine yapılmış muhtelif çalışmalar bulunuyor bulunmasına, ama doğrudan Zonguldak’ı ele alan çalışmalar çok az.

İşte bu zengin derleme de, Zonguldak’ı bir işçi sınıfı, madencilik, toplumsal cinsiyet, sanat, edebiyat ve farklı toplumsallıkların yaşandığı bir mekân olarak bir uçtan diğer uca irdelemesiyle önemli bir işlev üstleniyor.

Kitapta,

  • Devletin Zonguldak kömür havzasındaki işçi sınıfı kimliği üzerindeki etkileri,
  • Son büyük yürüyüşün ardından Zonguldak kömür madeni işçilerinde direniş ve dayanışma,
  • Zonguldak’ta termik santral karşıtı mücadeleler,
  • Zonguldak’da feminist kadınların örgütlenme girişimleri,
  • Türk sinemasında Zonguldak,
  • Zonguldak’ta tiyatro,
  • Zonguldak’taki madenci ve çöpçü katırlar,
  • Zonguldak Kömürspor,
  • Çocuk cinsel istismarı ve Zonguldak,
  • Ve bunun gibi, ilgi çekici konular yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: E. Attila Aytekin, H. Tarık Şengül, Ayça Erinç Yıldırım, Akın Bakioğlu, Evrim Yılmaz, Hanen Çiftdoğan, Naz Hıdır, Atilla Barutçu, Güzin Yamaner, Hasan Anıl Sepetci, Şeyma Balcı, Mete Arif Tokmak, Figen Uzar Özdemir, Caner Özdemir, Fahri Bozbaş ve Ayça Demir.

  • Künye: Kolektif – Zonguldak, derleyen: Atilla Barutçu ve Figen Uzar Özdemir, İletişim Yayınları, şehir, 349 sayfa

Mirgün Cabas – 2001: Eski Türkiye’nin Son Yılı (2017)

2001, Türkiye’nin hem siyasi hem ekonomik hem de toplumsal olarak büyük kırılmalar yaşadığı ve bizi bugünlere getiren süreçlerin adım adım ortaya çıktığı simge yıllardan biri.

İşte deneyimli gazeteci Mirgün Cabas da, bu yıl içinde yaşanmış her biri diğerinden önemli tam otuz olayı kayda alarak hem aydınlatıcı hem de tebessüm ettiren bir belgesel ortaya koymuş.

Dile kolay, tamı tamına on altı yıl geçmiş aradan.

Kitapta AKP’nin kuruluşundan MGK krizine, ekonomik krizin ortaya çıkışından krizin sebep olduğu protestolara, Kemal Derviş’in gelişinden Bülent Ecevit’in iktidardan düşürülme sürecine, 11 Eylül saldırılarından “Hayata Dönüş” operasyonunun yarattığı büyük yıkıma ve Abdullah Öcalan’ı İmralı’dan kaçırma teklifini reddeden PKK sorumlularına kadar pek çok önemli konu anlatılıyor.

Cabas, 2001’in yalnızca siyasi ve ekonomik gelişmelerini anlatmakla yetinmiyor.

Reha Muhtar’ın sıra dışı haberciliği, UFO’ya taş atan köylü, kendisini kapkaç profesörü olarak tanımlayan kişi de bu anlamda okuyacağımız keyifli konular.

Kitabı nitelikli kılan bir husus da, bu dönemi yaşamış kimi aktörlerle yapılmış söyleşilere yer vermesi.

Cabas’ın röportaj yaptığı Mesut Yılmaz, Dinç Bilgin, Mehmet Bekaroğlu, Murat Yetkin ve Mehmet Demirkol’un da içinde bulunduğu on beş isim, 2001 yılında aktörü, tarafı veya tanığı oldukları gelişmeleri analiz ediyor.

Mirgün Cabas’ın iyi bir gazetecilik çalışması olan kitabı, Türkiye’nin bugününü daha iyi kavramak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Mirgün Cabas – 2001: Eski Türkiye’nin Son Yılı, Can Yayınları, tarih, 544 sayfa