Osman Saffet Arolat – Babıâli Anılarım (2015)

Duayen gazeteci Osman Saffet Arolat’ın 50 yıllık gazetecilik anıları.

Türkiye’nin inişli çıkışlı ve olaylarla örülü bir döneminde geçen bu anılar, Arolat’ın gazetecilik mesleğini icra ederken tanık olduklarını paylaştıkları gibi, bu dönemde değişen ve dönüşen Türkiye’nin, siyasetin ve ekonominin keyifle okunacak bir panoramasını da sunmakta.

  • Künye: Osman Saffet Arolat – Babıâli Anılarım, İş Kültür Yayınları

Yasemin Giritli İnceoğlu ve Nebahat Akgün Çomak – Metin Çözümlemeleri (2009)

Şimdiye kadar Türkiye’de kuramlara, kuramcıların yaşamları ve eserlerine yönelik birçok kitap yayımlandı.

Fakat bu kuramların film, reklam, gazete haber başlıkları gibi örneklere nasıl uyarlanacağına dair kitaplar bulunmuyor.

İşte elimizdeki çalışma, konularında uzman hocaların çeşitli metin çözümleme kuramları ve kuramcıları üzerine yazılarından oluşuyor.

Kitabın bu yönüyle hem Umberto Eco, Jürgen Habermas, Guy Debord, Teun A. van Dijk gibi kuramcıları anlamak açısından hem de sosyal bilimler, özellikle de medya ve iletişim öğrencileri ile öğretmenleri için rehber nitelikte olduğunu söylemeliyiz.

Kitaba metinleriyle katılan isimler şöyle: Yasemin Giritli İnceoğlu, Nebahat Akgün Çomak, Nurdoğan Rigel, Emine Yavaşgel, Nilgün Tutal Cheviron, Nilüfer Pembecioğlu, Halime Yücel, Altan Kar, Sevgi Kesim Güven, Seda Çakar Mengü ve Murat Mengü.

  • Künye: Yasemin Giritli İnceoğlu ve Nebahat Akgün Çomak – Metin Çözümlemeleri, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 379 sayfa

Burak Özçetin – Kitle İletişim Kuramları (2018)

Burak Özçetin’in elimizdeki yoğun ve titiz çalışması, kitle iletişim kuramları hakkında bir başvuru kaynağı.

Kitap, iletişim bilimlerindeki paradigmatik farklılığa, anaakım ve eleştirel kuram olmak üzere her iki paradigmanın ontolojik, epistemolojik ve metodolojik olarak insan-toplum ve kitle iletişim araçları arasındaki ilişkilenmelere yönelik kavramsal-kuramsal tartışmalarına ilişkin sarih bir anlatıma sahip olmasıyla dikkat çekiyor.

On bölümden oluşan kitapta,

  • İletişim araştırmaları ve kitle iletişim kuramlarının temel ilgi alanları,
  • Chicago Okulu,
  • Sembolik etkileşimcilik,
  • Walter Lippmann ve Kamuoyu,
  • Harold D. Lasswell ve Propaganda,
  • Carl Hovland ve iknanın yapısı,
  • Kitle iletişim modelleri,
  • Eleştirel iletişim kuramları,
  • Frankfurt Okulu,
  • İngiliz kültürel çalışmaları,
  • İletişimin ekonomi politiği,
  • Medya ve modernite,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli konu ele alınıyor.

Kitap bu yönüyle, iletişim kuramlarının, sosyal ve beşeri bilimler içerisinde derinlikli bir çalışma alanı olduğunu ortaya koymasıyla da çok önemli.

  • Künye: Burak Özçetin – Kitle İletişim Kuramları: Kavramlar, Okullar, Modeller, İletişim Yayınları, medya, 280 sayfa, 2018

Kolektif – Yeni ve Geleneksel Medya Okumaları (2015)

Geleneksel medya ile yeni medya arasındaki kitlesel kullanım farkları neler?

Bu kitaba katılan yazarlar geleneksel ve online gazetecilik, sanal arkadaşlık siteleri, mobil uygulamalar ve bunun gibi pek çok yeni teknolojinin bizden aldıklarının ve bize verdiklerinin izini sürüyor.

  • Künye: Kolektif – Yeni ve Geleneksel Medya Okumaları, editör: Ramazan Çelik ve Sertaç Dalgalıdere, İskenderiye Yayınları

Sedef Kabaş – Soru Sorma Sanatı (2009)

Sedef Kabaş ‘Soru Sorma Sanatı’nda, dünyada ve Türkiye’deki röportaj ve söyleşi geleneğini, siyaset bilimi, iletişim, hukuk, halkla ilişkiler ve psikoloji gibi farklı disiplinler aracılığıyla inceliyor.

Röportaj ve söyleşi arasındaki fark; röportajın tarihsel gelişimi; röportajın haber dünyası içindeki önemi; röportaj yapılırken dikkate alınması gereken noktalar; televizyon, radyo ve gazetede söyleşinin aldığı biçim ve içerik değişikliği, Kabaş’ın irdelediği konulardan birkaçı.

Yazarın ayrıca, Türkiye basınında söyleşi yapan gazetecilerin bilgi, tecrübe ve görüşlerinden de yararlanarak, konuya dair nitelikli, rehber bir çalışmaya imza attığını söylemeliyiz.

  • Künye: Sedef Kabaş – Soru Sorma Sanatı, Doğan Kitap, inceleme, 351 sayfa

David Hoffman – Vatandaşlar Ayaklanıyor (2015)

Bağımsız haber kuruluşu Internews’in kurucusu David Hoffman, despotların başlıca silahı olan cehalet ve korku hükümranlığını yıkmada medyanın rolünü yeniden tanımlıyor.

Türkiye gibi gazeteciliğin can çekiştiği ülkelerde ilaç niyetine okunabilecek kitap, medyanın evrimini ve dijital teknolojilerin imkânlarını tartışıyor.

  • Künye: David Hoffman – Vatandaşlar Ayaklanıyor, çeviren: Füsun Özlen, Paloma Yayınevi

Udo Ulfkotte – Satılmış Gazeteciler (2018)

Birçok gazeteci gerçekle olan ilişkisini kaybetmiştir.

Örneğin milyonlarca insan hayatın binlerce derdi yüzünden ne yapacağını kara kara düşünürken, hakikat için ve halk için habercilik yaptığını iddia eden birçok gazeteci, insanların çektiği acıların sorumlusu olan zenginlerle neden ilişki kurmaya çalışır?

Alman gazeteci Udo Ulfkotte’nin, yayınlandığı zaman büyük yankı getirmiş kitabı ‘Satılmış Gazeteciler’, medyanın sıradan okurun hiç bilmediği kirli gerçeklerini gün yüzüne çıkarıyor.

Gazetecilerin hangi lobi kuruluşlarında çalıştıkları, gizli servis çalışanlarının nasıl haber yaptırıp yazı yazdırdığı, saygın “gazeteci” ödüllerinin ardındaki kirli hesaplar, medyanın bizi aldatarak güçlülerin çıkarları için nasıl manipüle ettiği ve Irak, Afganistan savaşlarını nasıl cansiperane savundukları, Ulfkotte’nin verdiği örneklerden yalnızca birkaçı.

Bizde ikinci baskısına ulaşan bu kitabı okuyup haberin arka planını yakından tanıyan her okur, “haberlerimizi”  birdenbire bambaşka gözlerle görmeye başlayacaktır.

  • Künye: Udo Ulfkotte – Satılmış Gazeteciler, çeviren: Hüseyin Salihoğlu, İmge Kitabevi, medya, 315 sayfa, 2018

Mike Wayne – Marksizm ve Medya Araştırmaları (2009)

Mike Wayne ‘Marksizm ve Medya Araştırmaları’nda, anahtar Marksist kavramlar aracılığıyla kapsamlı bir medya analizine girişiyor.

Yazar analizini yaparken, kimi bölümlerde internet, dijital teknoloji, televizyon, yazılı medya, sinema, belgesel ve Biri Bizi Gözetliyor türü programlar gibi, argümanlarını daha sağlam kılan çeşitli medya örneklerinden yararlanıyor.

Wayne’ın, bir medya tarihçesini vermekten özellikle imtina eden çalışmasının asıl özgünlüğünün, karşılıklı bir dinamik içinde, güncel medya uygulamalarının analizine Marksizmin kavramları çerçevesinden bakması ve aynı zamanda medyanın bu kavramlarla nasıl ilişki kurabildiğini göstermesidir diyebiliriz.

  • Künye: Mike Wayne – Marksizm ve Medya Araştırmaları, çeviren: Barış Cezar, Yordam Kitap, medya, 350 sayfa

Kolektif – Medyanın Milliyetçiliği, Milliyetçiliğin Medyası (2015)

Televizyondan radyoya, sinemadan yazılı basına, milliyetçiliğin medyadaki yansımalarını farklı kuramsal yaklaşımlarla irdeleyen, milli kimlikler üzerinde medyanın etkilerini serimleyen nitelikli bir derleme.

Kitapta,

  • Radyoda milliyetçi söylem,
  • Canlı yayında Türk Milli Futbol Takımı’nın milliyetçilikle imtihanı,
  • Milliyetçiliğin söylemi bağlamında Dağ filmi eleştirisi,
  • Kış Uykusu filminde Türk milliyetçiliğinde aydın-halk ikiliği,
  • Kürt sorununda şiddetin söylemsel kurgulanışı,
  • 90’lı yıllarda devlet söyleminin yazılı basın metinlerindeki etkileri,
  • Suriyeli göçmenlerin yazılı basındaki temsilindeki sorunlar,
  • Ve spor haberlerinde milliyetçiliğin inşası gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gökhan Aşçı, Batu Anadolu, Ayşegül Akaydın, Zuhal Akmeşe, Murat İri, Nalan Özde Köseoğlu, Anıl Karaoğlu, Taha Baran, Tebessüm Yılmaz, Mehmet Ferhat Sönmez ve Hasan Ramazan Yılmaz.

  • Künye: Kolektif – Medyanın Milliyetçiliği, Milliyetçiliğin Medyası, editör: Murat İri, Derin Yayınları, medya, 200 sayfa, 2015

Faruk Bildirici – Günahlarımızda Yıkandık (2018)

Bugün Türkiye medyası, tarihinin en taraflı, en yozlaşmış ve en ahlaksız dönemlerini yaşıyor.

2010 tarihinden bu yana da Hürriyet gazetesinin Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevini yürüten Faruk Bildirici’nin, bu dönemde kaleme aldığı medya etiğiyle ilgili yazıları, bu açıdan önemli bir boşluğu dolduruyor.

Bu yönüyle Bildiri’nin yazıları, yalnızca Hürriyet okurlarını değil, onlarla birlikte tüm medya camiasını, iletişim akademisyenlerini ve özellikle gazeteciliğe yeni başlayanlar ile gazeteci olma hevesiyle İletişim Fakültelerinde okuyan gençleri de hedefliyor.

Bildirici’nin sekiz yılı geçen ombudsmanlık deneyimimden damıttığı bu kitabı, etik standartları örnekler üzerinden medya ve iletişim camiasına anlatıyor, gazeteciliğin mutfağını okurlara tanıtıyor ve okurların medyaya daha farklı, daha bilinçli ve tabii daha hoşgörülü yaklaşmasına yardımcı oluyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Gazetecinin neden her zaman şüpheci olması gerektiği,
  • Haberlerde ölüme saygı göstermek,
  • İntiharlara medya etkisi,
  • Kadın haberlerinde erkek dili,
  • Ayrımcılık ve nefret söylemi,
  • Haberlerin şiddetin sıradanlaşmasına katkısı,
  • Polis bakışıyla polisiye haberler yapmanın sakıncaları,
  • Barış gazeteciliği,
  • Haber yapımında ve masumiyet karinesine dikkat etmek,
  • İş dünyasına güzellemeler,
  • Reklam kokan habercilik,
  • Özel hayatın korunması,
  • Haberde sözcüklerim seçimi ve Türkçenin kullanımındaki sıkıntılar,
  • Haber fotoğrafçılığında etik,
  • Kaynak gösterme ahlakı,
  • Özel uçak gazeteciliği,
  • Hapsedilen basın özgürlüğü…

Künye: Faruk Bildirici – Günahlarımızda Yıkandık, Ayrıntı Yayınları, medya, 432 sayfa, 2018