Buket Uzuner – Yolda (2016)

Hepsi taşıtlarda geçen, uzun seyahatlerde yanımıza oturan yabancı yolcunun gizemiyle örülmüş hikâyeler.

Dr. John E., Miyako San, Juan Goytisolo, Stalin gibi karakterlerin yer aldığı yedi yol hikâyesinden oluşan kitap, okurunu Honolulu’dan Hiroşima’ya, Marakeş’ten Madrid’e, Berlin’den Helsinki ve Montreal’e uzanan keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Buket Uzuner – Yolda, Everest Yayınları

Kolektif – Ben miyim Kurban? (2016)

Türkiye edebiyatından seçilmiş, kadına karşı şiddeti tüm çarpıcılığıyla gözler önüne seren öyküler.

Ayşe Kulin’den Mine Söğüt’e, Tomris Uyar’dan Nilüfer Açıkalın’a pek çok yazarın öyküleriyle yer aldığı kitap, gün geçtikçe yıkıcı bir hal alan ve toplumda infial yaratan kadına yönelik şiddeti kamuoyunun gündemine taşıyor.

  • Künye: Kolektif – Ben miyim Kurban?, derleyen: Didem Görkay ve Recep Usta, Mona Kitap

Mustafa Semih Arıcı – Özlem Benim Karadeniz (2016)

Her şehrin bir hikâyesi vardır.

O şehirlerde yaşayan insanların ise bin bir hikâyesi.

İşte Mustafa Semih Arıcı da, Karadeniz insanını acısı ve mutluluğuyla resmeden öyküler sunuyor.

Beyaz Reis’ten Rizeli Azeri’ye, Dursun Kaptan’dan Ardahan-Rize kovboyuna, Sarıbey’den Tosun’a ve Pardi’ye gerçek pek çok karakter, sıra dışı hikâyeleriyle karşımızda.

  • Künye: Mustafa Semih Arıcı – Özlem Benim Karadeniz, kendi yayını

Ray Bradbury – Güneşin Altın Elmaları (2016)

Fantazi, korku ve bilimkurgu edebiyatına damga vurmuş Ray Bradbury’nin birbirinden güzel 32 öyküsü.

Aile ve toplum, iktidarın baskı mekanizmaları, hayal gücünün sınırları, yalnızlık, uygarlığın yozlaşması gibi ilgi çekici temalar barındıran bu öyküler, Bradbury’nin ne denli iyi bir yazar olduğunun somut göstergesi olarak karşımızda.

  • Künye: Ray Bradbury – Güneşin Altın Elmaları, çeviren: Mehmet Moralı, İthaki Yayınları

A. S. Byatt – Küçük Kara Hikâyeler Kitabı (2016)

İngiliz yazın dünyasının önde gelen isimlerinden ve tanınmış bir eleştirmeninden A. S. Byatt’tan keyifle okunacak küçük hikâyeler.

Burada yer alan Ormandaki Şey’den Beden Sanatı’na, Ham Malzeme’den Pembe Kurdele’ye ve Taş Kadın’a uzanan pek çok öykü, Byatt’ın masalları günlük hayatımıza katma yeteneğini gözler önüne sermekte.

  • Künye: Antonia Susan Byatt – Küçük Kara Hikâyeler Kitabı, çeviren: Zarife Biliz, Alfa Yayınları

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Öyküler (2016)

Okurunu, Tolstoy’un dehasına bir kez daha tanık olmaya davet eden, yazarın zenginlik ve yoksulluk, mutluluk ve keder, doğa ve sanat gibi evrensel temalar etrafında gelişen öykülerini bir araya getiren nitelikli bir kitap.

Sekiz öyküden oluşan kitapta, Tolstoy’un ünlü hikâyelerinden Efendi ve Uşağı da yer almakta.

  • Künye: Lev Nikolayeviç Tolstoy – Öyküler, çeviren: Mehmet Özgül, İletişim Yayınları

Honoré de Balzac – Modern Çağ Uyarıcıları Risalesi (2016)

Balzac’tan ihtiyaçlar ve zevkler arasındaki ilişki bağlamında, alkol, şeker, çay, kahve ve tütün gibi modern çağ uyarıcılarının bir yorumu.

Balzac, bu maddeler nedeniyle, modern toplumların görülmemiş biçimde değişikliğe uğrayacağını savunuyor.

Kitapta, yazarın Z. Markas adlı bir çöküş öyküsü de yer alıyor.

  • Künye: Honoré de Balzac – Modern Çağ Uyarıcıları Risalesi ve Z. Markas, çeviren: M. Emin Özcan, Notos Kitap

Edgar Allan Poe – Kuyu ve Sarkaç (2014)

Edgar Allan Poe’dan gelen her şey kabulümüz, fakat bu öykü seçkisinin bizi ayrıca heyecanlandırdığı da bir gerçek.

Poe’nun akla gelebilecek tüm ünlü, kimileri defalarca filme uyarlanmış öyküleri tek kitapta.

Biz okurlara düşen ise, bu fantastik, gotik ve gizemli metinlerin içine girmek.

Tedirginlik, korku ve dehşetle…

  • Künye: Edgar Allan Poe – Kuyu ve Sarkaç, çeviren: Nazire Ersöz, Can Yayınları

Ertuğ Uçar – Dünyayı Seyretmek İçin Bir Yer (2010)

‘Rüya Arızaları’ ve ‘Yalnızlığın 17 Hali’, Ertuğ Uçar’ın daha önce yayımlanmış kitapları. Uçar, öykülerinden oluşan ‘Dünyayı Seyretmek İçin Bir Yer’de ise, deniz fenerleri hikâyeleriyle okurunun karşısına çıkıyor.

Araştırmalara dayalı notlar eşliğinde kaleme alınan ve zevkle okunan öykülerde deniz fenerleri, insanın tarihsel yalnızlığının evi olarak tasvir edilmiş.

Uçar’ın metinleri, sadece öykünün değil, anı, belgesel ve tarih anlatımı gibi farklı türlerin sınırlarında geziniyor. Yazar, tarihi bilgilere dayanan yarı kurgu öyküler, kurgu öyküler ve ansiklopedik bilgiler eşliğinde, deniz fenerlerinin dününü, bugününü ve yarınını anlatıyor.

  • Künye: Ertuğ Uçar – Dünyayı Seyretmek İçin Bir Yer, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 98 sayfa

Anton Çehov – Memurun Ölümü (2010)

‘Memurun Ölümü’, öykü ve tiyatro yazınının usta ismi Anton Çehov’un bütün öykülerinin ilk cildi.

Burada bulunan ve 1880-1884 yılları arasında yazılmış altmış iki öykü, Mehmet Özgül’ün öykülerin asıllarından yaptığı çeviriyle okurların karşısına çıkıyor.

İlk öykülerini yirmi yaşlarında daha tıp fakültesi öğrencisiyken yazan Çehov, mizahi metinler yazdığı için adını Antoşa Çehonte diye değiştirmişti.

Çehov’un bu ciltte bir araya getirilen ilk öyküleri, seçkiye adını veren öyküdeki gibi, Rusya’nın taşra kentlerinde yaşayan bürokrasi sınıfını keskin bir gözlem gücüyle eleştiriyor, iğneliyor, onların gülünç taraflarını öne çıkarıyor.

  • Künye: Anton Çehov – Memurun Ölümü, çeviren: Mehmet Özgül, Everest Yayınları, öykü, 322 sayfa