Galit Atlas – Duygusal Miras (2022)

‘Duygusal Miras’, travmayı, terapiyi ve iyileşme sürecini anlamak isteyenler için temel bir kitap.

Galit Atlas, yaralı büyüklerin sıkça dile getirilmeyen gizli travmalarını bedenlerinde, zihinlerinde, benliklerinde ve ruhlarında taşıyanların hikâyelerini anlatıyor.

Sevdiğimiz insanlar, bizi yetiştirenler ve bugün olduğumuz kişiye dönüştürenler içimizde yaşarlar; duygusal acılarını paylaşırız, anılarını hayal ederiz ve bu şeyler hayatımıza her zaman fark etmediğimiz şekillerde etki eder.

Atlas, ‘Duygusal Miras’ ile bizi potansiyelimizi yaşamaktan alıkoyan, kendimiz için istediklerimizle sahip olabileceklerimiz arasında boşluklar yaratan ve bir hayaletmiş gibi rahatsız eden aile sırlarını kendimize açabilmemiz için adım atmamıza destek oluyor.

Bu dönüştürücü kitapta, yaşam mücadelelerimiz ile hepimizin taşıdığı “duygusal miras” arasındaki bağlantıları belirlememize yardımcı olmak için danışanlarının hikayelerini, kendi hikayelerini ve onlarca yıllık araştırmalarını bir araya getiriyor.

Çünkü ancak bu hayaletlerin bıraktığı izleri takip ederek kaderimizi gerçekten değiştirebiliriz.

  • Künye: Galit Atlas – Duygusal Miras, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 224 sayfa, 2022

Florence Littauer ve Marita Littauer – Kişilik Bulmacası (2022)

  • Her şeyin eğlenceli olmasını isteyen, fakat bir konuya odaklanabilme süresi çok kısa bir Popüler Optimist misiniz?
  • Yapmaya değer her şeyin doğru yapılmaya değer olduğuna inanan bir Mükemmeliyetçi Melankolik misiniz?
  • Sorumlu olmak isteyen ve insanlara, olaylara sizin gibi bakmadığında sinirlenen bir Güçlü Kolerik misiniz?
  • Sorun yaratacaksa o oyunu oynamamayı tercih eden bir Barışçıl Soğukkanlı mısınız?

İnsanların kişiliklerini anlamanın bir yolunu bulamayınca onları kendi bakış açımıza göre yargılama ve kendi görüşlerimize uymadıkları zaman kınama eğilimine gireriz.

Oysa onlar yalnızca yaşama başka açıdan bakmaktadırlar.

‘Kişilik Bulmacası’ bu doğrultuda insanlarla kurduğumuz ilişkide, bu kişilik tiplerinden kaynaklanan parçaları bir araya getirmemize yardımcı olacak türden bir çalışma.

  • Künye: Florence Littauer ve Marita Littauer – Kişilik Bulmacası, çeviren: Osman Akınhay, Aura Kitapları, psikoloji, 304 sayfa, 2022

Vincent Delecroix – Kaybetmeyi Öğrenmek (2022)

10 Ekim gibi onlarca katliama tanık olmuş bir toplumuz.

Peki, bütün bu süreçlerde tam olarak neler yaşadık, neye dönüştük?

Vincent Delecroix katliam, yas, yoksulluk ve bireysel kaybın antropolojik temellerini irdeliyor.

Hepimiz hayatımızın bir döneminde şahsi veya kitlesel olarak kaybı deneyimliyoruz: Katliamlar ve toplumsal yas; kültürel, ulusal veya bölgesel kimliklerin kaybına yönelik hayalî korkular; nörodejeneratif hastalıklarda bireysel kimlik kaybı, prekarite ve sosyal statünün veya maddi yaşam koşullarının kaybı, aynı zamanda mülkiyet eleştirisi ve mülksüzleştirme istenci…

Bu deneyimlerin tümü, varlık ve hiçlik arasında süzülen olağandışı bir kategoriyi, kaybedileni ortaya çıkarır.

Önemsiz kalıntı olarak kaybedilen, duygulanımların varlığından siyaset alanına ve etiğe (varlığın kendisini tehdit etmeden kaybedilemeyecek olan) uzanan ekonomik bir yapının temel unsurudur.

Bu özgün deneme, çoklu kayıp deneyimlerinden (yas, yoksulluk, unutuş, nostalji, feda etme), onların gün ışığına çıkardığı ve günümüzde kültürlerin ve bireylerin antropolojik temellerini oluşturan yapılara (ekonomi, oyun, tarih) giden yolun izini sürüyor.

Bu yolda, Freud, Derrida, Rilke, Agamben, François d’Assise, Benjamin, Hegel, Ricoeur, Bataille, Kundera, Beckett, Canetti gibi yazarlara rastlıyoruz…

  • Künye: Vincent Delecroix – Kaybetmeyi Öğrenmek, çeviren: Catherine Colette Kebapçıoğlu ve Yağmur Alev, Runik Kitap, antropoloji, 188 sayfa, 2022

Serol Teber – Politik Psikoloji Notları (2022)

‘Politik-Psikoloji Notları’nda Serol Teber tam anlamıyla Frankfurt Okulu’nun tilmizi haline gelmiştir.

Liberal yazarlarda görülen ortak öğeler olan emperyalizm kuramını yok sayma, tarihsel olarak verili sınıf mücadelelerini görmezden gelme, bunların yerini çeşitli psikolojik, Veberyen eleştirilerle doldurma eğilimi, dünyanın geleceğine ilişkin karamsarlık ve umutsuzluk bütün boyutları ile ortaya çıkar.

Öyle bir karamsarlık vardır ki girişte Teber şunları yazmıştır: ‘ve insan, yapabileceği son etkinliğin ancak intihar olduğunu, fakat artık, intihar edebilecek kadar olsun bir etkinlik yeteneğinin kalmadığını anlar…’

Kitaptan bir alıntı:

“Politik psikoloji, çeşitli toplumbilim disiplinleri arası temel erekleri gözden kaçırmadan, reelpolitik yapıların, insanın psişik yapısı üzerine olan etkilerini araştırma, kuramsal/ampirik bulgulardan çıkarsamalar yapma, yeni yöntemler oluşturma, insan ve toplum üzerine yeni bilgiler edinme, eski bilgileri bu yenilerinin ışığında yeniden yorumlama çabasına girmiştir. Burada, sosyolojinin, politolojinin, psikolojinin, sosyal psikolojinin ve psikiyatrinin, politik-psikolojiye büyük katkıları olmaktadır. Gerçekte politik psikoloji, böylesi birikimlerin ortak paydasını oluşturmaktadır.”

  • Künye: Serol Teber – Politik Psikoloji Notları, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 248 sayfa, 2022

Leonard Mlodinow – Duygusal (2022)

Duyguların ve düşüncelerin karşılıklı ilişkisini keşfetmek açısından çok önemli bir kitap.

Leonard Mlodinow, evrim ve biyolojiden de yararlanarak duygularımızı nasıl daha iyi anlayacağımızı ve onlardan nasıl en iyi şekilde faydalanacağımızı anlatıyor.

Yoksa hepimize yalan mı söylediler?

Başarının anahtarı olarak yıllar boyunca rasyonel düşünme işaret edildi, düşünme ve hissetmenin davranışlarımızda ayrı ve karşıt güçler olduğu hepimize benimsetildi, ancak son dönemde araştırmacılar tarafından yeni bir keşif ortaya atıldı: Duygular da en az düşünmek kadar önemlidir!

Başkalarıyla nasıl daha iyi bağlantı kurabileceğimizin; hayal kırıklıklarımızı, korkularımızı, endişelerimizi nasıl anlamlandırabileceğimizin; daha mutlu bir yaşam sürdürmek için neler yapabileceğimizin cevabı duygularımızı anlamakta yatıyor.

Öncü bilim insanlarının laboratuvarlarına dalan ve felaketle flört eden gerçek dünya senaryolarına yolculuk yapan Leonard Mlodinow, duygularımızın nasıl yardımcı olabileceğini, neden bazen incittiğini ve her iki durumda da neler öğrenebileceğimizi gösteriyor.

Tüm dünyada büyük yankı uyandıran ‘Subliminal’in yazarı Mlodinow, evrimimize ve biyolojimize ilişkin derin kavrayışları kullanarak, duygularımızı daha iyi anlamamız ve onların faydalarını en üst düzeye çıkarmamız için bize araçlar sunuyor.

Karakteristik netliği ve büyüleyici hikayeleriyle ‘Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?’, yeni duygu bilimini keşfediyor ve bize doğanın en büyük armağanlarından birinden en iyi şekilde yararlanmamız için temel bir rehber sunuyor.

  • Künye: Leonard Mlodinow – Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 276 sayfa, 2022

Daniel T. Willingham – Çocuklar Okulu Neden Sevmez? (2022)

  • Beynimiz nasıl çalışıyor?
  • Nasıl öğreniyoruz?
  • Niçin unutuyoruz?
  • Çocuklar niçin Yıldız Savaşları’na dair her şeyi hatırlarken sizin söylediklerinizi unutur?
  • Farklı öğrenme stilleri için farklı öğretme şekilleri gerekli mi?

Bilişsel psikolog Daniel Willingham, zihinsel faaliyetlerin nasıl düzenlendiğine ilişkin en güncel bilgileri açıklıyor.

Bilgi inşa etme ve kalıcı öğrenme deneyimleri yaratmada hikâye, duygu, hafıza, bağlam ve rutinin önemini ortaya koyarak okul ve eğitim bağlamında bunlardan nasıl yararlanabileceğimizi gösteriyor.

‘Çocuklar Okulu Neden Sevmez?’, başta öğretmenler olmak üzere, anne-babalar, öğrenciler ve “nasıl öğrendiğimiz” konusunu öteden beri merak eden herkes için, çarpıcı olgular, etkili öğrenme stratejileri hakkında araştırmaya dayalı bilgiler ve pratik tavsiyelerle dolu değerli bir kaynak.

  • Künye: Daniel T. Willingham – Çocuklar Okulu Neden Sevmez?, çeviren: İnci Katırcı, Nova Kitap, psikoloji, 400 sayfa, 2022

Celeste Headlee – Hiçbir Şey Yapmama Sanatı (2022)

Kendimizi mutlu etmek için hararetle çalışıyoruz.

  • Peki neden bu kadar mutsuzuz?
  • Neden zamanımızı anlam yerine verimlilikle ölçüyoruz?
  • Neden biraz ara veremiyoruz?

Yüksek performans için bedenlerimizi ve zihinlerimizi daha uygun hale getirmek için sürekli yeni yollarını aramamıza rağmen, insanlar daha az yerine daha çok çalışıyor, daha akıllı değil ama daha çok yaşıyor, giderek daha yalnız ve endişeli hale geliyor.

Hayatımızın her alanında mutlak en iyi için çalışıyor, doğal olarak iyi yaptığımız şeyleri görmezden geliyoruz.

Görünüşe göre, dahili bir soruna harici çözümler arıyoruz: Cezalandırıcı diyetlerde, üretkenlik uygulamalarında veya en son kişisel gelişim planlarında aradığımız şeyi bulamayacağız.

Yapmamız gereken, kendimize nasıl zaman ayıracağımızı öğrenmek ve gerçekten değerli olanı yeniden tanımlamak.

Celeste Headlee, tarih, nörobilim, sosyal bilimler ve paleontolojiden temel alarak, zaman kullanımı, tembellik, sıkı çalışma ve hatta nihai hedeflerimiz hakkında uzun süredir devam eden varsayımları inceliyor ve tutunduğumuz alışkanlıkların bize zarar verdiğini ortaya koyuyor.

Hepimizi daha mutsuz, daha sağlıksız ve daha az üretken yapan trendi tersine çevirmenin ve gelişmemizi sağlayan bir yaşam biçimine geri dönmenin zamanı geldi.

Headlee, üretkenliğin doğuştan gelen bir erdem olmadığını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor: Önemli olan çok çalışmak değil, akıllıca çalışmak.

Bazen daha azını yaparak daha fazlasını başarırsınız.

  • Künye: Celeste Headlee – Hiçbir Şey Yapmama Sanatı: Çok Çalışmaktan, Fazla Mesaiden Nasıl Kurtulur ve Hayatın Tadını Çıkarırız, çeviren: Mervenur Vural, Nova Kitap, psikoloji, 288 sayfa, 2022

Susan Forward ve Joan Torres – Kadınlardan Nefret Eden Erkekler ve Onları Seven Kadınlar (2022)

Aşk ve romantizm heyecan vericidir.

Özellikle de ilişkinin ilk zamanlarında.

Duygular ve arzular doruğa çıkar, göz kamaştırıcı bir ışıltı içinde kendimizi harika hissederiz.

Çoğu kişi, yaşadığı deneyimi “bulutların üstüne çıkmak” diye tarif eder.

Fakat bazen, çok geçmeden sihirli duyguların üzerine karanlık gölgeler düşer.

Ne olduğunu anlayamadan ilişkinin dengesi bozulur, çaresizlik ve öfke hüküm sürmeye başlar.

Bir kadın olarak ilişkiniz hakkında kafa karışıklığı yaşıyorsanız, kendinize şu soruları sorun:

  • Beraber olduğunuz erkek, kendisinde nasıl yaşadığınızı ve nasıl davrandığınızı kontrol etme hakkı mı görüyor?
  • Size karşı kıskanç ve sahiplenici mi davranıyor?
  • Onu memnun etmek için hayatınızdaki önemli etkinliklerden ve insanlardan vazgeçtiğiniz oldu mu?
  • Öngörülemez ani öfke patlamaları yaşıyor mu?
  • Duygularınızı değersizleştiriyor, fikirlerinizi önemsizleştiriyor mu?
  • İlişkinizde ters giden her şey için sizi mi suçluyor?
  • Onunla birlikteyken kendinizi dengesiz veya yetersiz hissediyor musunuz?
  • Ne yaparsanız yapın, ona verdiğiniz sevgi, ilgi ve desteği yeterli bulmuyor mu?
  • Kendinizi sık sık haklı olduğunuz halde özür dilerken buluyor musunuz?
  • Eğer bu soruların çoğuna evet cevabını veriyorsanız, mizojinist bir erkekle beraber olabilirsiniz.

‘Zor Bir Ailede Büyümek’ ve ‘Zor Anneler’ kitaplarından tanıdığımız Susan Forward, ‘Kadınlardan Nefret Eden Erkekler ve Onları Seven Kadınlar’da, mizojinizmin damga vurduğu yıkıcı ilişkilere sıkışmış kadınları ve erkekleri ele alıyor.

Örnek vakalar eşliğinde istismar kısırdöngüsünü kırmanın ve yaraları iyileştirmenin yollarını gösterirken, okurlarına yeniden sağlıklı ve sevgi dolu birliktelikler yaşamak için cesaret aşılıyor.

  • Künye: Susan Forward ve Joan Torres – Kadınlardan Nefret Eden Erkekler ve Onları Seven Kadınlar, çeviren: Esma Eda Tülek, İletişim Yayınları, psikoloji, 326 sayfa, 2022

Elliot Aronson ve Joshua Aronson – Sosyal Hayvan (2022)

İnsan davranışlarının kalıp ve güdülerini irdeleyen ‘Sosyal İnsan’, sosyal psikoloji alanında yazılan gelmiş geçmiş en iyi kitap.

Elliot Aronson ve Joshua Aronson, konuyu terörizm, itaat, siyaset, ırk ilişkileri, reklam, savaş ve din gibi farklı konular üzerinden izliyor.

Kitapta, sosyal psikolojinin ne olduğu, sosyal biliş, kendini haklı çıkarma çabası, konformite, kitle iletişimi, propaganda, ikna, insan saldırganlığı, önyargı, hoşlanma, sevme, bağ kurma ve bir bilim olarak sosyal psikolojinin ne anlama geldiği gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

  • Künye: Elliot Aronson ve Joshua Aronson – Sosyal Hayvan, çeviren: Aslı Candaş, Literatür Yayıncılık, psikoloji, 496 sayfa, 2022

Astrid Neuy-Bartmann – Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (2022)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) tanımı, nedenleri ve modern tedavi planlarını kapsamlı biçimde açıklayan bir rehber.

Astrid Neuy-Bartmann, DEHB ile mücadelede kullanılabilecek pratik ile somut yardım önerilerinde bulunuyor.

Kitap, çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde görülen DEHB, çeşitli formlarıyla ele alınıyor.

DEHB semptomlarının çocukluktan yetişkinliğe kadar uzanan süreçte nasıl bir gelişim gösterdiği ortaya konuluyor.

En yeni bilimsel bilgileri dikkate alarak konunun sadece uzmanlarca değil, DEHB’liler ve yakınları tarafından da hızla kavranmasını sağlayan kitap, günlük hayatta karşılaşılan ve ilişkileri çıkmaza sokan çeşitli sorunları gidermek için birebir.

  • Künye: Astrid Neuy-Bartmann – Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu: Tanı ve Baş Etme Yolları, çeviren: Atilla Dirim, İletişim Yayınları, psikoloji, 261 sayfa, 2022