Allen Carr – Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu (2007)

  • SİGARAYI BIRAKMANIN KOLAY YOLU, Allen Carr, çeviren: Emre Üstünuçar, D&R Store Yayınları, psikoloji, 203 sayfa

Allen Carr’ın sigarayı bırakma yöntemi, sigara bağımlılığını sona erdirmek konusunda en bilinen yöntemlerden biri. “Sigarasızlığa bir şans” tanıyın cümlesiyle başlayan bu kitap, sigarayı bırakmak isteyen tiryakilere bunun yapılabilmesini sağlayacak önerilerde bulunuyor. Dolayısıyla yöntem, tiryakilere şok taktikler, ilaçlar ve bantlar olmadan aniden sigara bıraktıracağını savunuyor. Sigarayı bırakmak, bir tiryaki için dünyanın en zor şeyi. Fakat Carr’ın, “sigarayı bırakmayacak tiryakiye daha rastlamadım” dediğini de belirtelim. Sigarayı bir türlü bırakamayan, fakat “bir de bu yöntemi deneyelim” diyen müptelalara önerilir.

Emanuel Berman – Diğer Ses (2007)

  • DİĞER SES, Emanuel Berman, çeviren: Bessi Meshulam, Bağlam Yayıncılık, psikoloji, 133 sayfa

‘Diğer Ses’, Freud’un öğrencisi, hastası ve yakın arkadaşı olan Sandor Ferenczi’nin psikanalitik tedaviye yaptığı katkılara odaklanan bir çalışma. Ferenczi’nin psikanalitik tedavide her zaman bir yenilikçi olarak kabul edildi. Bu yenilikçiliğinden kaynaklı olarak, psikanalizin hiçbir zaman mutlak doğrulardan  oluşmadığını ve bu disiplinde kesin bir ideolojinin olmadığını savundu. Emanuel Berman’ın bu çalışması, psikanalizin içinden olup bu disiplin hakkındaki farklı durumları dile getiren bir “diğer ses”in çalışmalarına odaklanıyor. Kitap, psikanalize dair eleştirilere ulaşmak ve bu disipline dair farklı yorumları öğrenmek isteyenlere önerilir.

Michel-Louis Rouguette – Yaratıcılık (2007)

  • YARATICILIK, Michel-Louis Rouguette, çeviren: İsmail Yerguz, Dost Yayınevi, psikoloji, 125 sayfa

Yaratıcılık konusu, bilindiği gibi çoğu araştırmaya konu oldu. Rouguette’in bu çalışması ise, yaratıcılığın kategorik bir alan ya da araştırma sahası olarak silindiğini savunarak, kavramın bilişsel köklerinden global düzeydeki ticari ve siyasi örgütlenmelere dek uzanan çerçevesini çizmeye çalışıyor. Rouguette’in çalışmasının ilgi çeken yönlerinden biri, bu alanda geliştirilmiş ölçme ve değerlendirme sistemlerinin tarihi kronolojisini vermesidir diyebiliriz. “Esas sorun yaratıcılık kavramının gerçek statüsünü bilmektir.” diyen Rouguette, bu kavramı, sadece psikoloji disiplinine hapsetmekten çok, onu gündelik hayatın içine yerleştirmeye çalışıyor.

Sigmund Freud – Çocukta Fobinin Analizi (2011)

  • ÇOCUKTA FOBİNİN ANALİZİ, Sigmund Freud, çeviren: Dilman Muradoğlu, Say Yayınları, psikanaliz, 158 sayfa

Sigmund Freud ‘Çocukta Fobinin Analizi’nde, Hans isimli çocuğun hastalığını ve tedavi sürecini anlatıyor. Hans’ın hastalığının ilk raporları, çocuk üç yaşındayken kaleme alınmış, tedavi süreci de beş yaşındayken sona ermişti. Hans deneyimi, Freud’un birçok çalışmasında karşımıza çıkar. Örneğin Freud, Hans’ın hastalığını takıntılar, semptomlar, anksiyete, totemizm, fobi, hayvan korkuları ve “Kurt Adam” vakası gibi konular bağlamında, farklı çalışmalarında irdelemişti. Burada, genel olarak çocukluk nevrozu bağlamında Hans’ın yaşadığı sorunlara odaklanan Freud’un yaklaşımı, çocuğun masumiyetini elinden almakla suçlanıp eleştirilmişti.

Neslim Güvendeğer Doksat – Çocuk Ruh Sağlığı (2011)

  • ÇOCUK RUH SAĞLIĞI, Neslim Güvendeğer Doksat, Som Kitap, psikoloji, 176 sayfa

Neslim Güvender Doksat ‘Çocuk Ruh Sağlığı’nda, çocukların zihinsel-ruhsal gelişimini ve çocuğun ruhsal hastalıklarını kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Kendisi de çocuk ruh sağlığı alanında deneyimli bir isim olan Doksat, çocuğun normal gelişiminden ergenliğine uzanarak, bu sürecin kendine özgü koşullarını anlatıyor. Çocuğun biyolojik ve psikolojik gelişiminin yapı taşlarını irdeleyen yazar, bebeklik ve çocukluk dönemlerinde ortaya çıkabilecek ruhsal hastalıklara ebeyvenlerin nasıl yaklaşması gerektiği konusunda da bilgiler veriyor. Kitap, anne-babalara olduğu kadar, eğitimcilere ve çocuk ruh sağlığı alanında çalışanlara da hitap ediyor.

Nuray Sakallı – Sosyal Etkiler (2010)

  • SOSYAL ETKİLER, Nuray Sakallı, İmge Yayınları, psikoloji, 255 sayfa

Nuray Sakallı, ilk baskısı 2001’de yapılan ‘Sosyal Etkiler’de, sosyal kurallar, sosyal baskı, grup etkileri, gruba uyma, ricalara boyun eğme, emirleri düşünmeden yerine getirme, güç, lider ve liderlik, azınlığın etkileri, tutum değişimi gibi, sosyal etkinin farklı türevlerini kapsamlı bir şekilde masaya yatırıyor. Sosyal psikoloji alanının yetkin çalışmalarından olan kitap bilhassa, bireylerin gruplara uymasında etkili olan faktörleri apaçık ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz. Kitapta ayrıca, sosyal etkiler ile reklamcılık ve televizyonun birey üzerindeki etkileri konusunda yapılan araştırmaların sonuçları de irdeleniyor.

Thomas W. Laqueur – Tek Kişilik Seks (2007)

  • TEK KİŞİLİK SEKS, Thomas W. Laqueur, çeviren: Sermet Yalçın, Literatür Yayıncılık, tarih, 587 sayfa

Thomas W. Laqueur, ‘Tek Kişilik Seks’te, mastürbasyonun kültürel tarihinin izini sürüyor. Mastürbasyon on sekizinci yüzyıla kadar üzerinde fazlaca durulmayan bir konuyken, 1712 yılında, Londra’nın arka sokaklarından birinde yayımlanan ‘Onania’ adlı bir kitapçıkla tıbbi, soyal ve psikolojik bir sorun haline gelerek gündeme oturdu. Daha sonra, çok farklı toplumsal, kültürel ve politik nedenler mastürbasyona farklı anlamlar da yükledi. Çünkü 1900’lü yıllara gelindiğinde, tüm özgürlük talepleriyle beraber, cinsel özgürlük talepleri de artmaya başladı. İşte mastürbasyon da bu tarz bir cinsel özgürlük talebi içinde kendine yer buldu. Fakat bu, mastürbasyonun tabu olarak kalmasına engel olamadı. Laqueuer, mastürbasyon konusunu, Kitabı Mukaddes’ten başlayarak Aristoteles’e, Rousseau’ya, Freud’a ve internet çağına kadar uzanan geniş bir yelpazede inceliyor.

Randolph S. Charlton ve Irvin D. Yalom (ed.) – Cinsel Terapi (2007)

  • CİNSEL TERAPİ, Randolph S. Charlton ve Irvin D. Yalom, çeviren: Gökhan Kotiloğlu, Prestij Yayınları, psikoloji, 349 sayfa

‘Cinsel Terapi’nin editörlüğünü Randolph S. Charlton, genel editörlüğünü ise ünlü psikiyatrist Irvin D. Yalom üstlenmiş. Hem klinik uzmanlara, hem de tecrübeli terapistlere hitap etmeyi amaçlayan kitap, tavsiyeler ile çok sayıda vaka örnekleri barındırıyor. Kitap, bu alanda çalışmalarda bulunmuş ve uzman sıfatına haiz çok sayıda terapist-yazarın, cinsel bozuklukların tedavisiyle ilgili yazılarını okurlara sunuyor. Uzmanların yanı sıra, her kesimden okurlara da hitap eden kitap, cinsel bozukluklara sahip hastaların tedavi süreci boyunca rastlanılan özel sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik terapötik yöntemlerle ilgili aydınlatıcı bilgiler veriyor.

Julia Kristeva – Ruhun Yeni Hastalıkları (2007)

  • RUHUN YENİ HASTALIKLARI, Julia Kristeva, çeviren: Nilgün Tutal, Ayrıntı Yayınları, psikanaliz, 253 sayfa

Önceleri daha sağlam, daha belirlenmiş olan ruh, günümüzde çokça dile getirildiği gibi, muazzam bir çöküş içinde. Kristeva’nın ‘Ruhun Yeni Hastalıkları’ da, günümüzün yitik ruhunun yeni hastalıklarının peşine düşüyor. Kristeva, dilbilim ve psikanalizi harmanlayarak, anlam yapılarının çöktüğü günümüzde, ruhu yeniden tanımlayıp konumlandırmaya çalışıyor. Özne için temsilleri ve anlamsal değerlerini kaybeden ruhun, yani “psişik aygıtın” bozulduğunu, çalışamadığını söyleyen Kristeva, psikanalizin modern bireyi bu hastalıktan nasıl kurtarabileceğini araştırıyor. Kristeva’nın bunu yaparken başvurduğu zengin kaynaklar ise kitabın en önemli yönlerinden.

Louann Brizendine – Kadın Beyni (2007)

  • KADIN BEYNİ, Louann Brizendine, çeviren: Zeynep Heyzen Ateş, Kelebek Arges Yayınları, psikoloji, 295 sayfa

Louann Brizendine’in, ilginç bir konuyu irdeleyen elimizdeki ‘Kadın Beyni’ adlı kitabı, “Her beyin kadın doğar. Bazıları erkek büyür” cümlesiyle başlıyor. Brizendine bu cümleyi, doğumdan sekiz hafta sonra testosteronun, erkek beyninin iletişim merkezine yayıldığı ve erkeklerin daha sonra bu özelliklerini yitirdikleri gerçeğinden hareketle söylüyor. Nöropsikiyatrist olan Brizendine’in çalışması, görüldüğü gibi ağırlıklı olarak kadın beyninin kendine has yönlerine odaklanıyor. “Kadınlar, erkeklerin hiç hatırlamadıkları kavgalarını asla unutmazlar.”, “Genç bir kız görünüşüne ve telefon konuşmalarına hiçbir şeye olmadığı kadar takıntılıdır.” ve “Seks düşüncesi, bir kadının beynine gün aşırı uğrarken, erkeklerin hemen hemen hiç aklından çıkmaz.” gibi tanımlar,  Brizendine’ne göre kadın beynini farklı kılan hususlardan birkaçı. Kitap, kadının bedenine daha çok ilgi duyan erkekleri, görünenin altındaki perdeyi aralamaya davet ediyor.