Michael Tomasello – İnsan İletişiminin Kökenleri (2017)

Gelişim psikolojisi alanında çalışan Michael Tomasello’dan, insan iletişiminin evrimsel kökenleri hakkında kapsamlı bir inceleme.

Tomasello, insanların dil yardımıyla birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarını ve bu kabiliyetin evrimde nasıl ortaya çıkmış olabileceğini anlamak için öncelikle insanların birbirleriyle doğal jestlerle nasıl iletişim kurduklarına bakıyor.

İnsana özgü ilk iletişim biçimlerinin işaret ve jestler olduğunu belirten yazar, bunların daha sonra uzlaşımsal dillerin ortaya çıkışında gerekli olan, tümüyle insana özgü toplumsal idrak ve güdülenim biçimlerinin büyük bir bölümünü içlerinde barındırmaları dolayısıyla, insan iletişiminin evriminde kritik geçiş noktaları olduklarını söylüyor.

  • Primatlardaki maksatlı iletişim nasıl gelişti?
  • İnsanlarda işbirliğine dayalı iletişim nasıl gelişti?
  • İletişimde bireysel ve sosyal kökenler nelerdir?
  • İletişim, büyük maymunların jestlerinden insan diline doğru ne şekilde evrildi?

Yetkin anlatımıyla dikkat çeken çalışma, konuştuğumuz her bir dilin hangi aşamalardan geçerek bugünlere geldiğini daha yakından görmek isteyenler için şahane bir fırsat.

Alanın en itibarlı isimlerinden Michael Tomsello’nun, bu konuda pek çok çalışma yürüttüğünü de belirtelim.

  • Künye: Michael Tomasello – İnsan İletişiminin Kökenleri, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, bilim, 288 sayfa

Ian Robertson – Zafer Sarhoşluğu (2014)

Gücün beyin üzerindeki etkilerini araştıran Ian Robertson, liderlerin beyinlerinde testosteronu artıran gücün, antidepresan ve kaygı giderici özelliklere sahip olduğunu söylüyor.

Gücün denetlenmemesinin, kaçınılmaz olarak beynin işlevlerini çarpıtarak yargı bozukluğu ve risklere karşı kör olmaya yol açacağını savunan Robertson, gücün denetlenmesinde serbest seçimler, liderler için sınırlı görev süresi, özgür basın ve bağımsız yargının ne denli elzem olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Ian Robertson – Zafer Sarhoşluğu, çeviren: Samet Öksüz, Say Yayınları, psikoloji, 327 sayfa

Koray Karabekiroğlu – Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım? (2008)

Koray Karabekiroğlu’nun ‘Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?’ı, ebeveynleri, çocuğun ruhsal gelişimi konusunda bilgilendirmeyi amaçlıyor.

Çocuk ruh sağlığının temel kavramlarına odaklanan çalışma, çocuklardaki inatçılık, kıskançlık, okul korkusu, anne depresyonu, çocuk eğitimi gibi, temel duygu ve durumlara odaklanan yazılar barındırıyor.

  • Üstün zekâlı çocuklarda sık görülen özelliklerin neler olduğu,
  • Bebeklerin neden uyku sorunu yaşadığı,
  • Çocukta kendine güvenin nasıl geliştirilebileceği,
  • Ve hiperaktiviteyi üretici ve yaratıcı bir sürece dönüştürmek, kitapta yer alan kimi konular.

Künye: Koray Karabekiroğlu – Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?, Turkuaz Yayınları, psikoloji, 335 sayfa

Oğuz Tan – Depresyon (2008)

Belli başlı belirtileri hayattan eskisi kadar zevk almama, isteksizlik, uykusuzluk, iştahsızlık, yorgunluk, unutkanlık ve cinsel ilgide azalma olan depresyon, modern bireyin en büyük sıkıntılarından.

Yine bir mizaç bozukluğu olan manik depresif de, bazen depresyon, bazen de “mani” denilen aşırı neşe ve taşkınlık dönemiyle kendini gösterir.

Psikiyatri uzmanı Oğuz Tan, ‘Depresyon’ isimli bu çalışmasında, iki mizaç bozukluğu olan depresyon ile manik depresifin ne olduğuna dair bilgiler veriyor ve bu sıkıntıların nasıl aşılabileceğine odaklanıyor.

Tan, hastaların ve doktorların dilinden vaka örnekleriyle depresyonun sebeplerini verirken, hastalığın belirtileri ile tedavi yöntemlerini de anlatıyor.

  • Künye: Oğuz Tan – Depresyon, Timaş Yayınları, psikoloji, 298 sayfa

Jonathan Haidt – Mutluluk Varsayımı (2014)

Sosyal psikoloji profesörü Jonathan Haidt ‘Mutluluk Varsayımı’nda, Platon’dan Buda’ya uzanarak modern gerçeklikle kadim bilgeliği bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Doğu’nun ve Batı’nın felsefi bilgeliklerini buluşturan Haidt, kitabının her bölümünde, dünyada klasik düşüncenin ortaya çıktığı üç büyük bölge olan Hindistan, Çin ve Akdeniz coğrafyalarındaki uygarlıklar tarafından keşfedilmiş, bilhassa mutluluğa odaklanan düşünceleri inceliyor.

Haidt bu düşünceleri bugünkü bilimsel araştırmaların verileri ışığında sorguluyor ve bu bilgeliklerin modern hayata mutluluk perspektifi kazandırmak açısından ne gibi dersler sunabileceğini irdeliyor.

  • Künye: Jonathan Haidt – Mutluluk Varsayımı, çeviren: Özcan Özgür, Hil Yayın, sosyal psikoloji, 336 sayfa

Liliane Maury – Piaget ve Çocuk (2008)

Lilian Maury, ‘Piaget ve Çocuk’ta, İsviçreli ünlü psikolog Jean Piaget’in teorileri üzerinden, çocuğun hazır bir dünya karşısındaki konumunu ve tutumunu, iletişim ve etkileşim sorunlarını ele alıyor.

Piaget, çocuğun gözleriyle iletişimi ve içerden dışarıya evreni anlatırken, bu büyüme adaylarının kendilerine has iletişim ve etkileşim süreçlerini anlamaya ve anlatmaya çalışmıştı.

Piaget yaptığı araştırmalar neticesinde, çocukta düşünce ile dil gelişiminin süreklilik içinde olmaktan çok, evrelerden ge­çerek oluştuğunu ve birey-çevre ilişkilerinde etkin bir şekilde yapılandığını saptamıştı.

Yine, çocuk zihniyetinin yetişki­nin zihniyetiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını savunan Piaget, çocuğun mantığının kendine özgü olduğunu söyler.

Maury, Piaget’in bakış açısının günümüzdeki anlamını ele alırken, buna dair yorumlar ile eleştirilerin bir analizini sunuyor.

  • Künye: Liliane Maury – Piaget ve Çocuk, çeviren: Nurten Sarıca, De Ki Yayınları, eğitim, 118 sayfa

Aud Dalsegg ve Inger Wesche – Psikopatın Pençesinden Kurtulmak (2014)

Çevremizde çok sayıda “gündelik yaşam psikopatı” bulunduğu ve bunların psikopat özellikler taşıdığı konusunda bizi uyaran Aud Dalsegg ve Inger Wesche elimizdeki ilgi çekici çalışmalarında, psikopatlar ile onların kurbanı olmuş insanların dünyasına iniyor.

Sorunun kendisini aydınlattığı gibi, sağlığa zararlı insanlardan nasıl kurtulabileceğimize dair somut öneriler de getiren kitap, yanı sıra psikopatların hedefi olmuş çocukların durumunu ve olayların onlar açısından sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Çok sayıda gerçek hikâye barındıran çalışma, bizzat işinde ve özel yaşamında bu sorunla karşı karşıya kalanlar için yararlı.

  • Künye: Aud Dalsegg ve Inger Wesche – Psikopatın Pençesinden Kurtulmak, çeviren: Deniz Canefe, Paloma Yayınevi, psikoloji, 279 sayfa

Carol Gilligan – Kadının Farklı Sesi (2017)

Sosyal psikoloji alanındaki önemli çalışmalarıyla bilinen feminist teorisyen Carol Gilligan’dan, erkek psikolojisini ve davranışlarını genelleyerek kadınlara da uyarlayan egemen psikoloji bilimiyle bir hesaplaşma.

Gilligan, bu alanda yapılan çalışmalarda erkeklerden edinilen verilerin herkes için uygulanmasına, psikolojik ve ahlaki gelişiminde kadın ile erkek arasında önemli farklar bulunduğunu belirterek karşı çıkar.

Yayımlandığı zaman büyük ilgiyle karşılanan kitap, kadınlar hakkında üretilen toplumsal kuramlara karşı çıkıyor.

Çalışma, kadının psikolojisini, sesini ve haklarını daha görünür kılarak hem daha sonraki çalışmalar için öncü bir rol üstlendi hem de akademinin sınırlarını aşarak siyasi tartışmalara da uzandı.

Egemen psikolojinin kadının erkeğe itaat etmesi gerektiği anlayışını nasıl meşrulaştırdığına daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Carol Gilligan – Kadının Farklı Sesi, çeviren: Duygu Dinçer, Fulden Arısan ve Merve Elma, Pinhan Yayıncılık, psikoloji, 288 sayfa

Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili (2014)

Psikolog Marshall B. Rosenberg, genç yaşlarında karşılaştığı şiddete karşı barışçıl bir alternatif sunmak için, karşılaştırmalı din bilimleri ekseninde şiddetin dil, düşünce ve iletişim tarzımızda aşılmasına ön ayak olması açısından şiddetsiz iletişim kuramını geliştirmişti.

Şiddeti “yıkıcı bir mitoloji” olarak tanımlayan ve bunun insanları nesnelere dönüştüren bir dille tamamlandığını söyleyen Rosenberg’in elimizdeki kitabı, kimi tarihsel ve güncel örnek üzerinden şiddetsiz iletişimin nasıl olması gerektiğini anlatıyor, okuruna kişisel, sosyal, siyasi ve kültürel alanda barış dilini nasıl inşa edebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili, çeviren: Vivet Alevi ve Can Baldan, Maya Kitap, psikoloji, 191 sayfa

Mary Papenfuss – Katil Babalar (2017)

Bir babayı çocuğunu öldürmeye iten çarpık dürtüler nelerdir?

Her cinayet dehşet vericidir ve affedilemezdir, ama dünyanın en korkunç olayı, anne veya babaları tarafından bir çocuğun öldürülmesidir.

Bu ürpertici kitap, yaşanmış gerçek olaylardan yola çıkarak bu korkunçluğun izini sürüyor.

Burada anlatılan hikâyeler o denli akıl almaz ki, bizim insan davranışları hakkındaki düşüncelerimizi sarsıp yıkıyor.

Kimi gerçek vakaların peşine düşen gazeteci Mary Papenfuss, bu cinayetlerin mağdurlarının arkadaşları ve aileleriyle görüşerek kitabını yazmış.

Yazar bu amaçla polis dosyalarını inceliyor ve burada ortaya konan “katil baba” profillerini bizimle paylaşıyor.

Kitap, hem bu tür aşırı suçların modern toplumda neden ortaya çıktığına yanıt veriyor hem de bu konuda ne gibi önlemler alabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Mary Papenfuss – Katil Babalar, çeviren: Kumru Acaroğlu, Paloma Yayınevi, psikoloji, 276 sayfa