Nadeem Aslam – Viran Ülkenin Bekçisi (2016)

Yıkımların ve işgallerin darmadağın ettiği, tarihin bahtsız en ülkelerinden Afganistan…

Bir aşk hikâyesi ekseninde ilerleyen romanında Nadeem Aslam, Taliban, Amerikalılar ve Sovyetler üçgeninde, bir halkın yaşadığı büyük yıkımın etkilerini adım adım izliyor.

Ölümün kutsandığı bir coğrafyada aşkın hükmü nedir?

  • Künye: Nadeem Aslam – Viran Ülkenin Bekçisi, çeviren: Ayça Çınaroğlu, Kırmızı Kedi Yayınevi

Müjgan Tekin – Ağıt (2009)

‘Ağıt’, Müjgan Tekin’in üçüncü romanı.

‘Ararat’tan ve Ağrı’dan Yükselen Çığlık’ alt başlığını taşıyan romanında Tekin, üç zamanlı bir öyküyle okurun karşısına çıkıyor.

1991’de Erivan’da, 1915’te Harput’ta ve 2005 Türkiye’sinde geçen roman, Ermeni tehciri zamanlarında ve Hocalı katliamında yaşananları hikâye ediyor.

1915’te yaşanan olaylardan sonra bir Ermeni kızı Türkleşmiş, 1990’lı yılların başında Karabağ’da yaşanan olaylardan sonra da bir Azeri kızı Ermenileşmiştir.

Tekin, kaderleri yeni baştan çizilen bu iki karakterin serüveni aracılığıyla, toplumlar arasındaki düşmanlığın anlamsızlığını hikâye ediyor.

  • Künye: Müjgan Tekin – Ağıt, Galata Yayınları, roman, 216 sayfa

Nikolay Alekseyeviç Nekrasov – Rusya’da Kimler İyi Yaşar (2016)

Nikolay Alekseyeviç Nekrasov’un doruk yapıtı kabul edilen, 19. yüzyıl Rusya’sından “insan manzaraları” sunan güçlü bir eser.

On dokuzuncu yüzyıl Rus halk yaşantısının bir ansiklopedisi sayılabilecek bu poema, bir grup aykırı mujiğin Rusya’da kimlerin mutlu yaşadığı sorusuna yanıt arayışını konu edinmekte.

  • Künye: Nikolay Alekseyeviç Nekrasov – Rusya’da Kimler İyi Yaşar, çeviren: Arif Berberoğlu, Everest Yayınları

Robert Walser – Haydut (2016)

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından gelen görece huzurlu 1920’lerde, yönünü bulmaya çalışan bir bohemin başından geçenler…

Romanın, burjuva toplum düzenine bir türlü ayak uyduramayan avare karakteri Haydut, belirsizlikler içinde yolunu bulmaya çalışırken, toplumun farklı kesimlerinden gelen ilginç karakterlerle karşılaşacaktır.

  • Künye: Robert Walser – Haydut, çeviren: Cemal Ener, Can Yayınları

Eyüphan Erkul – Karayılan (2009)

Eyüphan Erkul’un ilk romanı ‘Düş Önüme Serçe’, 2001 yılında yayımlanmıştı.

Erkul, ‘Karayılan’ isimli ikinci romanında ise, Kurtuluş Savaşı’nın ünlü kahramanlarından birinin hikâyesini anlatıyor.

Karayılan, Milli Mücadele zamanlarında Antep’i İngiliz ve Fransız güçlerine karşı korumasıyla efsaneleşen, yine bu güçler tarafından öldürülen isimlerden biri.

Erkul’un uzun araştırmaların ürünü olan eseri, Karayılan’ın yaşamını, yetiştiği çevreyi, savaşta ortaya koyduğu başarıları ve öldürülüşünü anlatıyor.

Roman, dönemin işgal güçlerini, Antep halkının içinde bulunduğu büyük çıkmazı ve tüm imkânsızlıklara rağmen zoru başaranların hikâyesini lirik bir üslupla tasvir ediyor diyebiliriz.

  • Künye: Eyüphan Erkul – Karayılan, Doğan Kitap, roman, 203 sayfa

John Steinbeck – Kaygılarımızın Kışı (2009)

John Steinbeck ‘Kaygılarımızın Kışı’nda, para, açgözlülük, hırs ve ahlak düşüklüğünün toplum üzerindeki olumsuz etkilerini hikâye ediyor.

Roman, başkahramanı Ethan Allen Hawley’in yaşadıkları üzerinden, bu kirlenmenin bir insanın hayatını nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor.

Bir zamanlar ailesine ait bir dükkânda artık tezgâhtar olarak çalışmakta olan Hawley, üst üste yaşadığı başarısızlıklar nedeniyle daha karamsar ve mutsuz bir insan olmuştur.

Ayrıca karısının ısrarları ve ergenlik çağındaki iki çocuğunun ondan karşılayamayacağı maddi taleplerde bulunmaları, bu mutsuzluğa tuz biber eker.

Hawley, vicdanından taviz verip vermemek arasında kararsız kalacaktır.

  • Künye: John Steinbeck – Kaygılarımızın Kışı, çeviren: Leyla Özcengiz, Remzi Kitabevi, roman, 311 sayfa

Johan Harstad – Ay’da 172 Saat (2015)

Bir ay üssünde gizemli ve dehşet uyandırıcı olaylara tanık olan üç astronotun gerilim dolu hikâyesi…

Midori, Antoine ve Mia, NASA’nın uzun yıllar sonra Ay’a düzenlediği insanlı yolculukta görev almıştır.

Ay’daki DARLAH 2 üssüne yerleşen üç meslektaş, bir süre sonra burada sıra dışı olaylara tanık olacaktır.

Johan Harstad’ın romanını, korku, gerilim ve özellikle bilimkurgu-korku türlerine ilgi duyanların sevenlerin severek okuyacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Johan Harstad – Ay’da 172 Saat, çeviren: Ezgi Dikici, İthaki Yayınları, roman, 320 sayfa, 2019

Margaret Doody – Aristoteles ve Şiirsel Adalet (2016)

Bundan uzun bir süre önce, tam olarak MÖ 330’da, Atina’nın önde gelen simalarından Anthia evinden kaçırılır.

Bu esnada Stephanos ile hocası Aristoteles de, felsefenin ezeli ve ebedi soruları üzerine düşünmeyi bir kenara bırakarak bu gizemli, karmaşık olayı çözmek için yola çıkar.

Bu yolculuk oldukça tehlikelidir ve ikili de yol boyunca kafalarını karıştıracak pek çok şeyle karşılaşırlar.

Garip yabancılarla ilgili söylentiler, kılık değiştirmeler, cinayetler ve yol üstünde bir psikopat bu olaylardan birkaçıdır.

  • Künye: Margaret Doody – Aristoteles ve Şiirsel Adalet, çeviren: Belkıs Çorakçı Dişbudak, Alfa Yayınları, roman, 447 sayfa, 2016

Nikolaos Mavrokordatos – Philothei Parerga / Bir Allahseverin Meşgaleleri (2019)

El yazması 1719’a tarihlenen ‘Philothei Parerga’nın (Bir Allahseverin Meşgaleleri), kimilerine göre, Yunan edebiyatının roman türündeki ilk denemesi.

Kurgudaki olaylar 1715 civarındaki İstanbul’da geçiyor ve mektup, politika, ahlak ve tarih üzerine tartışmalar ile polisiye bir dava ve dönemin önde gelen kimi isimlerine yönelik eleştiriler barındırıyor.

Özgün kurgusu ve üslubuyla dikkat çeken ‘Philothei Parerga’, aynı zamanda Fenerli Rumların Osmanlı politikası ve Batı ile Doğu arasındaki kültürel ilişkileri hakkında ve ayrıca, Sultan III. Ahmet ve İsveç Kralı XII. Şarl gibi dönemin hükümdarlarına dair canlı tasvirleriyle de, okurunu cezbedecek türden.

Karanlık zindanlar, Boğaz manzaraları, Osmanlı’nın ilahiyat tartışmaları, Osmanlı’nın lalelere olan tutkuları ve başkent İstanbul’da beraber yaşayan milletler, metinde karşımıza çıkan diğer konular.

Kitabın yazarı Nikolaos Mavrokordatos’a (İslerletzade Nikola) gelince…

Nikolaos Mavrokordatos, 1715 yılında Sultan III. Ahmet tarafından Eflak hospodarı olarak atandı ve Avusturyalılara esir düştüğü kısa bir dönemde kesintiye uğramakla birlikte 1730’daki vefatına kadar bu görevini sürürdü.

Mavrokordatos, çokdilli toplumu ve gelişen uluslararası ilişkileriyle 17-18. yüzyılların Osmanlı İmparatorluğu’nda dil ve diplomasi yetenekleriyle önemli konumlara gelen Fenerli Rumlar’ın entelektüel çevresinin bir üyesiydi.

  • Künye: Nikolaos Mavrokordatos – Philothei Parerga / Bir Allahseverin Meşgaleleri, sunuş: Jacques Bouchard, çeviren: Ekin Dedeoğlu, İstos Yayın, roman, 222 sayfa, 2019

Zorz Sari – Odessa’dan Mektup (2009)

Yunanistanlı yazar Zorz Sari ‘Odessa’dan Mektup Var’da, bir gencin mektupları aracılığıyla Birinci Dünya Savaşı’nı, aşkı, özlemi, İstanbul’u ve Heybeliada’yı anlatıyor.

Savaş sırasında, ailesinden uzakta Odessa’da yaşayan Yunanlı genç Hristoforos, eşi Eliza’ya aşk mektupları yazar.

Odessa’daki yaşamını, çocuğuna duyduğu özlemi ve eşine karşı hissettiği aşkı anlatan genç adam, bir araya gelecekleri günü bekleyerek, mektupları hiçbir zaman postaya vermez.

Bu esnada başka bir kadınla da aşk yaşayan genç adam, yeni aşkıyla eşi arasında bocalayacak; doğup büyüdüğü ve yaşadığı Odessa’nın bombardımana uğramasıyla da, düşünemeyeceği acılarla yüz yüze gelecektir.

  • Künye: Zorz Sari – Odessa’dan Mektup, çeviren: Suat Baran, Apollon Yayıncılık, roman, 152 sayfa