Mehmet Akar – Gazap Rüzgârları (2008)

Mehmet Akar ikinci romanı ‘Gazap Rüzgârları’nda, sorumluları bulunmadığı veya bulunamadığı için, Türkiye’nin kanayan yarası olmaya devam eden “faili meçhul” cinayetleri hikâye ediyor.

Akar’ın kurgusu, Türk ve Kürtlerden oluşan bir grup üniversite öğrencisinin töre cinayetlerine dair yaptıkları bir araştırma üzerinden ilerliyor.

Gençlerin araştırma esnasında karşılaştıkları sorunlar, zalimane sokak infazları ve sonrasında yaşananlar, romanın başlıca konularını oluşturuyor.

Bu gençlerin içinde yer alan ve romanın başkarakteri olarak öne çıkan Serhat ise, daha önce infaz edilmiş Helin, İlkay, Zekeriya ve Mustafa isimli arkadaşlarının ölümlerinin izini sürerek, zorlu bir görev üstlenecektir.

  • Künye: Mehmet Akar – Gazap Rüzgârları, Ceylan Yayınları, roman, 240 sayfa

Nehir Roggendorf – Efsunlu Kemal (2008)

Nehir Roggendorf’un ‘Efsunlu Kemal’i, Mustafa Kemal’in 57 yıllık yaşamöyküsünü anlatıyor.

Roggendorf’un özel arşiv, özel belgeler ve gizli tutanaklara dayanarak kaleme aldığı roman, Atatürk’ün hayat macerasını anlatmasının yanı sıra, yüzyılın başlarından itibaren dünyada büyük bir hızla yaşanan dönüşümleri de kurguya dâhil ediyor.

Roggendorf romanında, o dönem dünyanın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun durumunu, Atatürk’ün çocukluğunu, Osmanlı topraklarının işgalini, Kuvayi Milliye hareketinin doğuşunu, Kurtuluş Savaşı’nı ve Mustafa Kemal’in bu savaştaki rolünü öykülüyor.

Roman, Mustafa Kemal’i lider olarak öne çıkaran kişisel kabiliyetlerini, tarihi gelişmeler ekseninde anlatıyor.

  • Künye: Nehir Roggendorf – Efsunlu Kemal, Sınır Ötesi Yayınları, roman, 738 sayfa

Christian Jungersen – İstisna (2014)

İnsan psikolojisinin derin dehlizlerinde, şiddettin yavaş yavaş mayalanışı ve bir kıvılcımla aniden su yüzüne çıkışı…

Jungersen, aynı işyerinde çalışan dört kadından ikisinin ölüm tehdidi almasının ertesinde, iş ortamında hızla yükselen gerilimi ve kadınların saplantılı bir şekilde içlerindeki şiddeti keşfedişlerini anlatıyor.

  • Künye: Christian Jungersen – İstisna, çeviren: Nur Beier, Ayrıntı Yayınları

Adalet Ağaoğlu – Göç Temizliği (2014)

Adalet Ağaoğlu’ndan yaşadıkları, anımsadıkları ve düşündükleri üzerine bir anı-roman.

Türkiye edebiyatına önemli romanlar armağan etmiş Ağaoğlu, bu sefer bir anlamda kendi hayatını ilmek ilmek örüyor.

“Kimseyi rahatsız etmeyen yazı, hiçbir anlam taşımaz” diyen yazar, göç teması ekseninde, bir Türkiyeli yazar olarak ne yaşadığının yanıtını arıyor.

  • Künye: Adalet Ağaoğlu – Göç Temizliği, Everest Yayınları

John Holloway – Öfke Günleri: Paranın Hükümranlığına Karşı Öfke (2017)

John Holloway’in Leeds Üniversitesi’nde verdiği derslerden oluşan ‘Öfke Günleri’, hayatın asıl yükünü çeken sınıfların öfkesine ve bu öfkenin dünyanın kaynaklarını tüketen egemenlere, paranın hükümranlığına, sermayenin iktidarına, yani başka bir deyişle asıl düşmanlara nasıl yöneltilebileceğini tartışıyor.

Dünya çapında özellikle son yıllarda doruğa ulaşan söz konusu öfkenin nasıl gerçek bir demokrasiye yol açabileceğini irdeleyen Holloway, sömürü üzerine kurulu bu dünyada zenginleri daha da zengin hale getirmemenin tamamıyla bu öfkeyi doğru yola yönlendirmekle mümkün olduğunu belirtiyor.

  • Künye: John Holloway – Öfke Günleri: Paranın Hükümranlığına Karşı Öfke, çeviren: Utku Özmakas, İletişim Yayınları, siyaset, 86 sayfa

Luan Starova – Kül Kalesi (2008)

Luan Starova, ‘Kül Kalesi’ veya diğer adıyla ‘Siciller’ isimli bu romanında, Manastır’da ortaya çıkarılan Osmanlı kadı sicillerinin, romanın başkahramanı Baba üzerindeki etkisini hikâye ediyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan dönemdeki mahkeme kayıtlarının bulunması, nereden geldiğinin ve ne olduğuna kafa yoran, Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk başbakanlarından Fethi Okyar’ın kuzeni Baba’nın hayatını değiştirir.

Bu sicillerin, Balkan halklarının ortak hazinesi olduğunu düşünen Baba, siciller aracılığıyla bu halkların geçmişlerinin izini sürer.

  • Künye: Luan Starova – Kül Kalesi, çeviren: Suat Engüllü, Yapı Kredi Yayınları, roman, 254 sayfa

Agatha Christie – Miss Marple’ın Son Maceraları (2008)

Polisiye edebiyatın ünlü isimlerinden Agatha Christie’nin ‘Miss Marple’ın Son Maceraları’ isimli bu romanı, özellikle birbiriyle ilişkisiz görünürken, ilerleyen sayfalarda tümü ortak bir paydaya doğru yol alan metinleriyle ilgi çekiyor.

Burada, kilisedeki yaralı adam, ölü adamın gömdüğü hazinenin gizemi, karısını hançerleyerek öldürmekle suçlanan adam ve at kazasında parmağı olan kahya kadın gibi, ilk etapta birbirinden bağımsız görünen metinler bulunuyor.

Fakat ilerleyen sayfalarda, her öykü bir şekilde Miss Marple’a bağlanıyor.

Miss Marple ile metinler arasında kurulan yetkin bağ ise, tam da Christie’nin tarzına yakışacak türden.

  • Künye: Agatha Christie – Miss Marple’ın Son Maceraları, çeviren: Çiğdem Öztekin, Altın Kitaplar, roman, 192 sayfa

Alanna Knight – Stuart Safiri (2008)

Alanna Knight ‘Stuart Safiri’ isimli gerilim-polisiye romanında, başkahramanı Tam Eildor’un yaptığı bir zaman yolculuğunu hikâye ediyor.

Yirmi üçüncü yüzyılda zaman makinesiyle yolculuk yapmaya çalışan Eildor, kendini yanlışlıkla 19. yüzyılın ilk çeyreğinde bulur.

Eildor, burada kendisini İskoçyalı bir avukat olarak tanıtır.

Eildor’un yanlışlıkla bu zamana düşmesi yetmiyormuş gibi, kendisini bir cinayetin de içinde bulur.

Çünkü Galler Prensi George, metresi Sarah’yı yatağında ölü bulmuştur.

Prens, Eildor’a giderek bu cinayeti araştırmasını ister.

Olayı aydınlatmaya çalışan Eildor’sa, kıymetli Stuart Safiri’nin de cinayetin hemen ertesinde çalındığını fark eder.

  • Künye: Alanna Knight – Stuart Safiri, çeviren: Gökçe Özdemir, Babıali Kültür Yayınları, roman, 288 sayfa

Samim Kocagöz – Doludizgin (2008)

‘Doludizgin’, Samim Kocagöz’ün daha önce yayınlanan ve Kurtuluş Savaşı’nı işlediği ‘Kalpaklılar’ romanının devamı.

Kocagöz belgelere dayanarak kurguladığı ilk romanında, Kuvayı Milliye’nin doğuşu, cephelerdeki çarpışmalar ve gerici ayaklanmalar ekseninde, bağımsızlık için verilen savaşı hikâye etmişti.

Yazarın devam romanı ‘Doludizgin’ ise, Kurtuluş Savaşı’nın son evresini anlatıyor.

Kocagöz’ün, yine belgelere dayanarak oluşturduğu bu romanı, Kuvayı Milliye’nin düzenli ordulara dönüşerek karşı saldırıya geçmesine, bağımsızlığa kavuşulmasına ve İzmir’e ulaşılmasına kadarki süreyi kapsıyor.

  • Künye: Samim Kocagöz – Doludizgin, Literatür Yayıncılık, roman, 339 sayfa

Martin Davies – Ulieta’nın Gizemi (2008)

Martin Davies’in ‘Ulieta’nın Gizemi’, Ulieta isimli gizemli bir kuşun izini süren iki bilim adamının hikâyesini anlatıyor.

On sekizinci yüzyılda bulunan, dünyada eşi olmayan ve Ulieta olarak isimlendirilen bir kuş, doğabilimci Joseph Banks’a verilir.

Fakat Ulieta günün birinde kaybolur ve aradan iki yüzyıl geçtikten sonra yine bir doğabilimci olan John Fitzgerald bu gizemli kuşun peşine düşer.

Yalnız Fitzgerald bu serüveninde, Banks’ın tuhaf hayatıyla karşılaşacaktır.

Davies’in kurgusunu ilginç kılan husus, bilimin iki yüzyıllık serüvenini anlatırken, iki bilim adamının kişisel dünyalarını da yetkin bir şekilde olay örgüsüne yedirmesidir diyebiliriz.

  • Künye: Martin Davies – Ulieta’nın Gizemi, çeviren: Salih Uyan, Babıali Kültür Yayınları, roman, 358 sayfa