Roy Armes – Üçüncü Dünya Sineması ve Batı (2011)

  • ÜÇÜNCÜ DÜNYA SİNEMASI VE BATI, Roy Armes, çeviren ve yayıma hazırlayan: Zahit Atam, Doruk Yayınları, sinema, 612 sayfa

 

Roy Armes, nitelikli kitabı ‘Üçüncü Dünya Sineması ve Batı’da, Üçüncü Dünya’da film yapımına odaklanıyor. Konuyu irdelerken, Üçüncü Dünya kuramcılarının ve eleştirmenlerinin çalışmalarına verdiği zengin referanslarla da öne çıkan kitap, bu sinemanın ortaya çıkmasını sağlayan toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlamı ele alarak açılıyor. Çalışmanın devamında da, Üçüncü Dünya’da film yönetimi ve yapımının teori ve pratiği; ayrıca Hindistan Yarımadası, Doğu ve Güneydoğu Asya, Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika gibi ulusal film endüstrileri irdeleniyor. Zahit Atam’ın kapsamlı bir önsözle katkıda bulunduğu kitabın son bölümünde ise, Yılmaz Güney, Satyajit Ray, Yusuf Şahin, Glauber Rocha, Ousmane Sembene ve Jorge Sanjinés gibi Üçüncü Dünya ülkelerinin dünya sinemasına armağan ettiği yönetmenlerin üretimleri ele alınıyor.

Mike Wayne – Politik Film: Üçüncü Sinemanın Diyalektiği (2011)

  • POLİTİK FİLM: ÜÇÜNCÜ SİNEMANIN DİYALEKTİĞİ, Mike Wayne, çeviren: Ertan Yılmaz, Yordam Kitap, sinema, 192 sayfa

Daha önce Türkçede ‘Marksizm ve Medya Çalışmaları’ isimli kitabı yayımlanan Mike Wayne elimizdeki eserinde, 1960 ve 1970’li yıllarda ortaya çıkan “Üçüncü Sinema”nın detaylı bir analizini yapıyor. Politik filmlerden oluşan üçüncü sinema, egemen, anaakım sinemadan oluşan Birinci Sinema ile sanat ve yönetmen sinemasından oluşan İkinci Sinema’dan sonra gelir. Eric Hobsbawm, Walter Benjamin ve Georg Lukács gibi düşünürlerden de beslenen Wayne, türün kendine has yönlerini, önemli Avrupalı öncülerini ve “haydut” figürünün burada kendine nasıl yer bulduğunu araştırıyor. Yavuz Turgul’un ‘Eşkıya’sı da, Wayne’ın incelemesine konu ettiği filmlerden.

Yvonne Tasker (der.) – 50 Çağdaş Sinemacı (2007)

  • 50 ÇAĞDAŞ SİNEMACI, derleyen: Yvonne Tasker, çeviren: Nur Gökçeoğlu, Dost Kitabevi, sinema, 524 sayfa

 

Yvonne Tasker, derleyip yayına hazırladığı ’50 Çağdaş Sinemacı’da, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’dan seçilen elli önemli isme yer veriyor. Sinema 20. yüzyılın son çeyreğinede devasa dönüşümler yaşadı. Bu dönüşümlerin ortaya çıkmasında, görsel anlatım olanaklarının çeşitlenmesi kadar, teknolojinin ve pazar koşullarının muazzam değişimi de rol oynadı. Tasker’in kitabına aldığı elli sinemacı, bir yönüyle bu dönüşümleri en iyi verebilecek isimler olmalarıyla ilgiye değer. Kitap, Martin Scorsese’den Spielberg’e, Luc Besson’dan David Lynch’e, Wim Wenders’ten Coen kardeşlere kadar, elli ismin sinemanın teknik ve estetik ifade olanaklarına getirdiği yeniliklere kafa yormuş. Çok sayıda yazarın makaleleriyle katkıda bulunduğu kitap, yedinci sanata yeni ifadeler getiren bu yönetmenler üzerinden, çağdaş sinema araştırmalarına önemli bir katkı sunuyor.

Rıza Oylum (haz.) – Uzakdoğu Sineması (2011)

  • UZAKDOĞU SİNEMASI, hazırlayan: Rıza Oylum, Başka Yerler Yayınları, sinema, 100 sayfa

 

Rıza Oylum’un hazırladığı ‘Uzakdoğu Sineması’nda, Çin, Güney Kore, Honk Kong, Japonya, Tayland ve Vietnam ülkelerinin sinemaları inceleniyor. Özellikle 2000 sonrası dönemin en yaratıcı sinemalarından olan Uzakdoğu sineması, korku, gerilim, şiddet ve savaş filmleri gibi farklı türleri özgün bir şekilde yorumladı. Elimizdeki çalışmayı ilgi çekici kılan bir husus, söz konusu coğrafyanın sinemasını merak eden tüm okurları hedefleyerek kaleme alınması. Akıcı bir üslupla kaleme alınan; dipnotların, uzun cümlelerin ve yabancı kelimelerin hiç kullanılmadığı çalışma, Uzakdoğu filmlerini, yönetmenlerini ve renklerini merak edenlere önerilir.

David Mamet – Film Yönetmek Üzerine (2007)

  • FİLM YÖNETMEK ÜZERİNE, David Mamet, çeviren: Gülnur Güven, Hil Yayın, sinema, 100 sayfa

‘Film Yönetmek Üzerine’, oyun yazarı olarak daha önce Pulitzer ödülü kazanmış olan yönetmen David Mamet’in Columbia Üniversitesi Sinema Okulu’nda verdiği beş dersten oluşuyor. Mamet bilindiği gibi, ‘Postacı Kapıyı İki Kere Çalar’, ‘Dokunulmazlar’, ‘Hoffa’ ve ‘Başkanın Adamları’ gibi önemli filmlerin senaryolarını yazmış, ‘Oyun Evi’, ‘Oleanna’ ve ‘İspanyol Mahkum’ gibi filmlerin de yönetmenliğini yapmıştı. Dolayısıyla bu kitap, sinema konusunda önemli tecrübelere sahip bir ismin, mesleğinin kilit noktalarını sinema meraklılarıyla okuyucuyla paylaşması anlamına da geliyor.

Ludvig Hertzberg (der.) – Jim Jarmusch (2007)

  • JIM JARMUSCH, derleyen: Ludvig Hertzberg, çeviren: Selim Özgül, Agora Kitaplığı, sinema, 270 sayfa

Jim Jarmusch denince, sinema meraklılarının ilk aklına gelen, kendisine ün getiren ilk filmi ‘Cenetten de Garip’ olacaktır herhalde. Ludvig Hertberg’in derlediği bu çalışma, sinema tarihinin önemli isimlerinden Jarmusch’un sanatına odaklanan çok sayıda makaleden oluşuyor. Jarmusch, sinema anlayışı hakkında şöyle demişti: “Ben önce bir hikâye tasarlayıp yazmak, onu senaryo haline getirmek ve sonra o senaryoya uygun oyuncular seçmek yerine, önce karakterlere kafa yormaya başlayıp, daha sonra onlar hakkında bir hikâye kurmayı ve yazmayı seviyorum.” Elimizdeki kitap, bu özgün ismin sanatına dair bilinmeyen ayrıntıları sunmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Daniel Wallace – Büyük Balık (2011)

  • BÜYÜK BALIK, Daniel Wallace, çeviren: Begüm Kovulmaz, Yapı Kredi Yayınları, roman, 150 sayfa

Daniel Wallace ‘Büyük Balık’ta, Edward Bloom adlı karakterinin sıra dışı hayatını tasvir ediyor. Roman, Bloom’un hayatına dair ayrıntıları oğluyla paylaşması üzerine kurulmuş. Fakat Bloom bunu, hayatını bildik, alelade bir şekilde ortaya dökerek değil, fıkralar ve hikâyeler anlatarak  yapar. Dolayısıyla roman, barındırdığı çok sayıda fıkra ve hikâyeyle, Bloom’un hayatına dair bilinmeyenleri ortaya çıkarma işini okuruna havale ediyor. Bu yönüyle zevkli bir okuma vaat eden roman, aynı zamanda özgün bir tipi de edebiyata armağan ediyor. Wallace’ın romanının, 2003 yılında Tim Burton tarafından sinemaya uyarlandığını da hatırlatalım.

Şenol Erdoğan (haz.) – Sinema Manifestoları (2007)

  • SİNEMA MANİFESTOLARI, hazırlayan: Şenol Erdoğan, Altıkırkbeş Yayınları, sinema, 166 sayfa

‘Sinema Manifestoları’, alternatif bir sinema tarihi olarak düşünülebilir. Çünkü kitap genel olmaktan çok, sinema tarihinin lokal, daha doğrusu anarşik unsurlarını ele alıyor. Kitapta, Fütürist sinemacılar; “sine-göz” sinemasının babası Vertov; Hollywood sinemasına muhalif “newyorker”lar; 1960’ların Alman sinemasında, kalıplardan sıkılan “Yeni Alman Sineması” yaratıcıları; seks, küfür ve şiddetsiz bir sinemanın sinema olmayacağını savunan “İhlal” sinemacıları; “Şizoid” sinemacılar ve son olarak da dijital videodan internet filmciliğine giden yolda, sinemada muhalif olmuş kişi ve kuramlar ele alınıyor. Alternatif sinemayı merak edenlere önerilir.

Z. Tül Akbal Süalp ve Aslı Güneş (ed.) – Taşrada Var Bir Zaman (2010)

  • TAŞRADA BİR ZAMAN, editör: Z. Tül Akbal Süalp ve Aslı Güneş, Çitlembik Yayınları, kültür, 310 sayfa

‘Taşrada Bir Zaman’, taşra kavramı konusundaki tartışmaları bir araya getirmesiyle ilgi çekiyor. Birçok ismin katkıda bulunduğu kitap, özellikle son on yıldır Türkiye sinemasında öne çıkan “taşra” temasının sebeplerine dair yapılan bir araştırmanın sonucunda ortaya çıktı. Kitaptaki makaleler, taşranın sadece sinemada değil, diğer sanat kollarında, hatta toplumsal hayatın genelinde de popüler olduğunu ortaya koyuyor. Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler şöyle: Jale Parla, Z. Tül Akbal Süalp, Necla Algan, Tanıl Bora, Aslı Kayhan, Fatih Özgüven, Burçe Çelik, Behçet Güleryüz, Mesut Varlık, Aslı Güneş, Janet Barış ve Ayşe Kayhan.

Richard Tapper (ed.) – Yeni İran Sineması (2007)

  • YENİ İRAN SİNEMASI, editör: Richard Tapper, çeviren: Kemal Sarısözen, Kapı Yayınları, sinema, 340 sayfa

Richard Tapper’ın editörlüğünde hazırlanan ‘Yeni İran Sineması’, her biri kendi alanlarında birer uzman olarak kabul edilen isimlerin, İran sinemasını, siyaset, temsil ve kimlik yönleriyle ele alan yazılarından oluşuyor. 90’lı yıllardan sonra gelişme kaydeden İran sineması, sadece özgün bir ulusal sinema olmasıyla değil, dünyanın en yenilikçi ve heyecan uyandırıcı sinemalarından biri olmasıyla da ünlendi. Makaleler, İran sinemasının gelişimi, sinemanın İran kültürü ve toplumundaki yeri, İran sinemasının bir dünya sineması haline gelişi gibi konuları irdeliyor. Kitap, İran sinemasını hem genel bir bakış açısıyla hem de birtakım filmler ve yönetmenler üzerinden incelemesiyle ilgiye değer.