Nikolay Gavriloviç G. Çernişevski – Adressiz Mektuplar (2009)

Nikolay Gavriloviç Çernişevski, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada daha çok ‘Nasıl Yapmalı?’ adlı yapıtıyla bilinir.

Çernişevskiy aynı zamanda, bir köylü devrimi ideoloğu ve Marksist estetiğin temellerini atanlardan biriydi.

İki bölümden oluşan ‘Adressiz Mektuplar’, okuru, Çernişevski’nin dünyasına davet ediyor.

Kitabın Lebedyev-Polyanskiy imzalı ilk bölümünde, Çernişevski’yi çocukluğu, yetiştiği aile ortamı, çalkantılı öğrencilik yılları, Sibirya’ya kürek mahkûmu olarak gönderilişi ve değişik alanlara yönelik teorik ve pratik çalışmaları ekseninde anlatıyor.

Bu bölümde, Çernişevski’nin devrimci özellikleri ve sosyalist kültüre katkıları da inceleniyor.

Kitaba adını veren ikinci bölümü ise, Çernişevski’nin Çarlık Rusya’sını siyasi ve ekonomik açıdan eleştirel bir gözle değerlendiren mektuplarından oluşuyor.

  • Künye: Nikolay Gavriloviç G. Çernişevski – Adressiz Mektuplar, çeviren: Arif Berberoğlu, Evrensel Yayınları, inceleme, 183 sayfa

Jonathan Aitken – Nazarbayev: Kazakistan’ı Yaratan Adam (2009)

Göçer bir aileden gelen Nur Sultan Nazarbayev, gençliğinde bir demir çelik fabrikasında yüksek fırın işçisi olarak çalıştı.

Genç bir Komünist Parti üyesi olarak siyasete giren Nazarbayev, Nikita Kruşçev, Mihail Suslov, Leonid Brejnev ve Yuri Andropov dönemlerini yaşadı.

Daha sonra önlenemez bir hızla yükselen Nazarbayev, 1991 yılında kurulan Kazakistan’ın o günden bu yana devlet başkanlığını yürütüyor.

Jonathan Aitken elimizdeki çalışması ‘Nazarbayev’de, ülkesinde diktatörlük kurmakla da itham edilen Nur Sultan Nazarbayev’in, çelik işçiliğinden dünyanın stratejik açıdan en önemli ülkelerinden Kazakistan’ın devlet başkanlığına, önlenemez yükselişini anlatıyor.

  • Künye: Jonathan Aitken – Nazarbayev: Kazakistan’ı Yaratan Adam, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Turkuvaz Kitap, biyografi, 287 sayfa

Şeyhmus Diken – Bir Kürdün AKP Okumaları (2009)

Kuşkusuz Türkiye’nin son dönemlerde yaşadığı büyük dönüşümlerden biri de, Kürt sorununda gelinen aşama.

Fakat hükümetin yaklaşımının, beklentileri tam anlamıyla karşılamadığı da bazı kesimler tarafından dillendirilen şikâyetlerden.

Şeyhmus Diken ‘Bir Kürdün AKP Okumaları’nda, partinin Kürt sorununun çözümüne yaklaşımını eleştirel bir bakışla değerlendiriyor.

Diken, AKP’nin demokrasinin askıya alındığı diktatörlükler ve darbeler döneminde, ancak darbecilere “kısmet” olabilecek bir oy çokluğuyla iktidara geldiğini, fakat buna rağmen sorunun çözümünü hakkıyla üstlenemediğini savunuyor.

Yazar, AKP’nin söz konusu politik gücü temsil edememesinin “Kürde yansıyan yüzünü” anlatıyor.

  • Künye: Şeyhmus Diken – Bir Kürdün Akp Okumaları, Evrensel Yayınları, siyaset, 192 sayfa

A. Ahat Andican – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye ve Orta Asya (2009)

1980’lerden itibaren Sovyet Bloku üzerine çalışmalar yapan Ahat Andican, 1990’lı yıllarda Avrasya-Türkiye ilişkilerinin kurulmasına da katkı sağladı.

Andican, deneyimlerinin bir ürünü olan elimizdeki kitabında, bölgeyi çok boyutlu bir bakışla inceliyor.

Türkiye ve Orta Asya arasındaki ilişkilerin 700 yıllık tarihsel sürecini irdeleyen Andican, bu ilişkileri günümüz koşullarında değerlendiriyor.

Osmanlı’nın güçlü bir devlet olmasında, Orta Asya kaynaklı etkenler; Osmanlı’nın kimlik arayışında bölgenin etkisi; İttihat ve Terakki’nin Panislamizm hayallerinin Türkistan’daki etkileri ve Mustafa Kemal’in dış Türkler politikası, Andican’ın odaklandığı konulardan.

  • Künye: A. Ahat Andican – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye ve Orta Asya, Doğan Kitap, inceleme, 625 sayfa

Konstantin Nikolayeviç Leontyev – Diplomatik Mektuplar, Notlar, Raporlar (2009)

Rus diplomat Konstantin Nikolayeviç Leontyev, Girit, Edirne, Tulça, Selanik ve Yanina gibi, Osmanlı’nın Balkan şehirlerinde konsolos olarak görev yaptı.

Elimizdeki kitap, Leontyev’in ‘Diplomatiçeskie Doneseniya, Pisma, Zapiski, Otçyotı’ isimli kitabından Türkiye’yle ilgili yazışmalar seçilerek hazırlanmış.

Leontyev’in yazışmaları, Osmanlı-Rus ilişkileri, Türkiye toplumu ve devletinin sosyal ve siyasal yapısı, Türkiye’deki reformlar, diplomatlar arasındaki ilişkiler ve Türkiye’yi yönetenlerin portresi gibi konulara odaklanıyor.

  • Künye: Konstantin Nikolayeviç Leontyev – Diplomatik Mektuplar, Notlar, Raporlar, çeviren: Mais Alizade, Kaynak Yayınları, tarih, 253 sayfa

Mehmet Can Orhan – Celal Bayar (2019)

Türkiye siyaset tarihinde çok önemli yeri olan, yaklaşık seksen yıl boyunca aktif siyaset hayatı yürütmüş Celal Bayar’ı, Cumhuriyetin ilk sağcı lideri olarak işleyen özgün bir biyografi.

Mehmet Can Orhan çalışmasında, Celal Bayar’ın ailesi, çocukluğu, eğitim yılları ve yaşadığı çevreyi izleyerek başlıyor.

Daha sonra Bayar’ın siyaset hayatının dönüm noktalarını inceleyen Orhan, Bayar’ın komitacı günlerinden başlayarak Kuvayı Milliye, İttihat ve Terakki ile CHP ve DP bünyesinde yürüttüğü siyasi faaliyetlerini masaya yatırıyor.

Kitapta, Bayar’ın cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık günleri ile Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü ile ilişkileri de önemli yer tutuyor.

Özellikle Bayar’ın siyaset yapış tarzı hakkında aydınlanmak isteyenlerin edinmesi gereken bir çalışma.

  • Künye: Mehmet Can Orhan – Celal Bayar: Cumhuriyetin İlk Sağ Lideri, Doğu Kitabevi, biyografi, 156 sayfa, 2019

Tezcan Karakuş Candan, Ali Hakkan ve Gökçe Bolat – Kaçak Saray (2015)

Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nden üç yöneticinin, Atatürk Orman Çiftliği’nin talanıyla ilgili, yaşanan büyük hukuksuzluğu gözler önüne seren tanıklıkları burada.

Saray’ın inşasında Atatürk’ün vasiyetinin ve yasaların nasıl çiğnendiğini, AKP’nin çiftlik arazisini neden Cumhuriyet’le hesaplaşma alanı olarak gördüğünü ve Saray’ın maliyetinin kamuoyundan neden gizlendiğini anlamak isteyenlere.

  • Künye: Tezcan Karakuş Candan, Ali Hakkan ve Gökçe Bolat – Kaçak Saray, Kırmızı Kedi Yayınevi

Karl Marx ve Friedrich Engels – Çizgilerle Komünist Manifesto (2019)

Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından kaleme alınan ‘Komünist Manifesto’, 1848 Şubatında Londra’da yayımlanmıştı.

Tam 171 yıl önce yayımlanan ve dünyada sayısız dile çevrilen Manifesto, şimdi de İtalyan çizer Rodolfo Marcenaro tarafından canlandırılan bir çalışmayla okurun karşısına çıkıyor.

Eseri yorumlamakla yetinmeyen Marcanero, aynı zamanda tipik burjuva karakterlerini de, temsil ettikleri sınıfın politik, ahlaki ve kültürel anlayışlarıyla ustaca resmediyor.

Son dönemlerde, klasik eserlerin çizgiroman yorumu büyük ilgi topluyor. Marcenaro da, sosyalizm tarihinin en önemli belgesini özgün bir üslupla yorumluyor.

  • Künye: Karl Marx ve Friedrich Engels – Çizgilerle Komünist Manifesto, çizgiler: Rodolfo Marcenaro, çeviren: Nail Satlıgan, Yordam Kitap, siyaset, 102 sayfa

Ahmet Refik – Osmanlı Devrinde Zorbalar (2019)

“Halkın arzusu hak, adalet ve sükûnla istirahatken, kadısından şeyhülislamına bütün devlet ricali kendi menfaatleri peşinde devlet işlerini boşlamış ve meydan zorbalara kalmıştır. Böylece Kara Yazıcı’dan Dağlar Delisi’ne, Rum Mehmet’ten Katırcı Oğlu’na, Deli Birader’den Şaban Ağa’ya, Cellat Kara Ali’den Deli İlâhi’ye pek çok zorba kendi hâkimiyetini kurmuş ve zalim kurallarını koymuştur.”

Ahmet Refik’in ‘Osmanlı Devrinde Zorbalar’ı, bundan yıllarca önce, ilk olarak 1933’te yayımlanmıştı.

Neredeyse hiçbir yerde temin edilemeyen bu kısa ama etkileyici kitap, şimdi yeni bir baskıyla raflardaki yerini aldı.

Ahmet Refik burada, Osmanlı’da oluşan yönetim boşluğunun zorba karakterlerin ortaya çıkışına nasıl imkân sağladığını, zorbaların toplumsal ve siyasal alanda kendilerini nasıl meşrulaştırdıklarını ve zorbaların güç ve nüfuz edinme yöntemlerini ayrıntılı bir bakışla inceliyor.

Ahmet Refik’in sözünü sakınmayan yaklaşımıyla, Osmanlı devlet elitine objektif eleştiriler getirdiği kitabı, bir alternatif tarih çalışması olarak okunabilir.

Yazara kulak veriyoruz:

“Cahilliğin nüfuz sayesinde hâkim olması büyük bir felâkettir. İlmi, marifeti, irfanı, hatta haysiyet ve onuru mahveden en öldürücü hastalık, ilimden ziyade bağlılıkla ortaya çıkan cahillere karşı gösterilen saygı ve itibardır.”

“Halk mesut olmadıkça, İstanbul’da, kubbe altında oturmayı milleti soymak için dayanak olarak düşünen dimağlar yaşadıkça, padişah saltanatını muhafaza eylemeyi milletin refahına tercih ederek devletin idaresini muhterislere ve ehil olmayanlara bıraktıkça, memlekette pek çok Dağlar Delisi’nin zuhur edeceği aşikârdı.”

  • Künye: Ahmet Refik – Osmanlı Devrinde Zorbalar, Gram Yayınları, tarih, 64 sayfa, 2019

Dieter Duhm – Kapitalizmde Korku (2009)

Dieter Duhm, Türkçede ilk baskısı 1987 yılında yapılan ‘Kapitalizmde Korku’da, kapitalizmde korkunun kaynaklarını ve görünüm biçimlerini, hem toplumsal hem de bireysel düzlemde inceliyor.

Duhm kitabına, korkunun psikolojik teorisiyle başlıyor.

Kapitalizmin korku üreten tipik özellikleri; kapitalist toplumda korkunun ortaya çıkması ve yeniden üretilmesi; korkunun bireysel sonuçları; kapitalist toplum insanının nitelikleri; korkunun toplumsal biçimleri ve bu korkunun nasıl aşılabileceği, Duhm’un anlaşılabilir bir üslupla ele aldığı konulardan birkaçı.

Ayrıca Aziz Nesin’in, kitabın ilk baskısı için kaleme aldığı önsöz de bu yeni yayımda yer alıyor.

  • Künye: Dieter Duhm – Kapitalizmde Korku, çeviren: Sargut Sölçün, Kırmızı Yayınları, siyaset, 280 sayfa