Preston Hughes – Türkiye’nin Demokratikleşme Sürecinde Atatürkçülük (2009)

Preston Hughes, ilk baskısı 1992’de yapılan ‘Türkiye’nin Demokratikleşme Sürecinde Atatürkçülük’te, Atatürkçülüğün açık bir siyasi ideolojiye dönüşümünü ve bunun yanı sıra Türkiye’de laik demokrasinin kurumsallaşmasını inceliyor.

“Atatürkçülüğün Türkiye’deki demokratikleşme sürecinde pozitif ve negatif etkisi ne olmuştur?” sorusunun yanıtını arayan yazar, Türkiye’nin demokratikleşme çabasını ve bu süreçte karşılaştığı sorunları, Atatürkçülük kavramının bu süreçte üstlendiği rolü değerlendiriyor.

Son olarak belirtelim: Askeri görevli olarak Türkiye’de on üç yıl görev yapan Hughes, Türkiye’yi yakından tanıyan isimlerden.

  • Künye: Preston Hughes – Türkiye’nin Demokratikleşme Sürecinde Atatürkçülük, çeviren: Narin Özlem, Arkadaş Yayınevi, siyaset, 228 sayfa

Murat Çakır – DIE LINKE (2009)

Murat Çakır, ‘Almanya’da Sol Parti Deneyimi’ alt başlığını taşıyan bu kitabında, 2007 yılında kurulduktan kısa bir süre sonra Almanya’da etkili olan sol parti Die Linke’nin başarılarının altındaki dinamikleri ve bunun gelecekteki yansımalarını tartışıyor.

2004-2008 yılları arasında, partinin kuruluşunun hem aktörü hem de tanığı olan Çakır, sürecin partileşmeye dönüşmesini ve seçim başarılarını ayrıntılı bir biçimde anlatıyor.

Die Linke’nin şu anki güncel durumunu aktararak kitabına başlayan yazar, Almanya işçi hareketi geleneğinin devamı olduğunu ilan eden partinin olgunlaşmasını; partinin ortaya çıkışının temel toplumsal ve politik arka planını ve Die Linke’yi kuran iki temel güç olan PDS ile WASG’yi anlatıyor.

  • Künye: Murat Çakır – DIE LINKE: Bir Başarı Hikâyesi mi?, Tarem Yayınları, siyaset, 224 sayfa

Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Siyasal Hayat (2015)

Sınıflar arasındaki çelişki ve mücadeleler ekseninde siyasal hayatın dinamiklerini tartışmaya açan, görsel açıdan da oldukça zengin bir kaynak.

Osmanlı’da üretim ilişkilerinden 1908 Meclis-i Mebusan seçimlerine, Cumhuriyet’in korumacı-devletçi sanayisinden 12 Eylül darbesine ve Özallı yıllara, siyasal tarihimiz hakkında bir başucu kitabı.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Siyasal Hayat, hazırlayan: Gökhan Atılgan, Mustafa Şener, Ateş Uslu, Ebru Deniz Ozan, E. Attila Aytekin ve Cenk Saraçoğlu, Yordam Kitap, siyaset, 960 sayfa, 2015

Aytekin Ersal – Şeyh Sait’ten Dersim’e (2015)

Kuruluş yıllarında Cumhuriyet’in Kürt politikası neydi?

Kitap, o dönemdeki egemenlerin Şeyh Sait İsyanı ve Dersim katliamına yaklaşımlarını inceleyerek bu soruyu yanıtlıyor.

Şeyh Sait isyanının tarihi temelleri ve siyasi sonuçları, Dersim katliamına giden süreç ve bu iki gelişmenin günümüze yansımaları konularında aydınlanmak isteyenlere.

  • Künye: Aytekin Ersal – Şeyh Sait’ten Dersim’e, Tarihçi Kitabevi

Julius Fučik – Darağacından Notlar (2015)

Çekoslovakya Komünist Partisi’nin önderlerinden Julius Fučik’in, işkencelerle dolu hapishane günlerinde gizlice tuttuğu, cezaevindeki tutuklulara, gardiyanlara ve SS subaylarına ilişkin notlar.

Nazilerin daha sonra, 1943’te idam edeceği Fučik’in aynı zamanda edebiyat eleştirmeniydi ve kendisinin bu yönü de anlatıyı güçlü kılan hususlardan.

‘Darağacından Notlar’,  bir döneme, o dönemde yaşanan korkunç olaylara daha yakından bakmamız için iyi bir vesile.

  • Künye: Julius Fučik – Darağacından Notlar, çeviren: Celal Üster, Yordam Kitap

Yaşar Seyman – Benazir (2015)

İki kez Pakistan başbakanlığı yapmış, 2007’de suikasta uğrayan Benazir Bottu’nun zorluklar ve mücadeleyle örülü hayat hikâyesi.

Butto’nun çocukluğu, yetiştiği çevre, üniversite yılları, babasının idamı, mücadele yılları, hapishane günleri, Amerika yılları, başbakanlığı, sürgün dönemi ve Butto sonrası Pakistan’ın dönüşümü, kitaptaki ilginç konular arasında.

  • Künye: Yaşar Seyman – Benazir, Bilgi Yayınevi

Hüseyin Aykol – Türkiye’de Siyasi Parti Kapatmanın Tarihi (2009)

Gazeteci Hüseyin Aykol, geniş bir arşiv çalışmasına dayanan ‘Türkiye’de Parti Kapatmanın Tarihi’nde, Türkiye’nin “kesintili” demokrasi tarihinde kapatılma sürecinden geçen ve kapatılan partilerin serüvenini anlatıyor.

Aykol’un nitelikli çalışması aynı zamanda, siyasal partileri kapatmanın yararsızlığını ve kapatılan bir partinin toplumsal tabanı varsa, uygulamada başka bir isimle yeniden siyaset sahnesine döndüğü gerçeğini de gözler önüne seriyor.

“Türkiye’de kapatılan siyasi partilerden söz açıldığında birçok kişi ve kaynak, Anayasa Mahkemesi’nin kapattığı 24 partiyi hatırlıyor; oysa Cumhuriyet tarihimizin 86 yılı boyunca değişik mahkeme ve otoritelerce kapatılan parti sayısı aslında 60’tır.” diyen Aykol, çalışmasının ekler bölümünde de, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde siyasi partilerle ilgili düzenlemeler gibi aydınlatıcı bilgileri okurlarına sunuyor.

  • Künye: Hüseyin Aykol – Türkiye’de Siyasi Parti Kapatmanın Tarihi, İmge Kitabevi, siyaset, 390 sayfa

M. Nuri Durmaz – Marx’ın Yasaları (2019)

Nuri Durmaz’ın bu çalışması, bizdeki Marx okumalarına zengin bir katkı sunuyor.

Kitap, çok yönlü bir sorgulamayla ilerliyor.

Bir yandan Marx’ın pozitivist mi veya Aydınlanmacı mı olduğu tezlerine karşı, Marx’ın yapıtlarını derinlemesine izleyerek yanıt veriyor, diğer yandan da, Marx’ın yapıtındaki potansiyelleri yeniden öne çıkarıyor.

Bunu yaparken Marx’ın onto-epistemolojisinin yasa fikri üzerinden nasıl anlaşılması gerektiğini sorgulayan Durmaz, modern bilgi yapısının bilim ile felsefeyi ayrıştıran müdahalesiyle yüzleşiyor ve sosyal bilimi birbirinden ilişkisiz mikro iktidar alanlarına dönüştüren güncel katı disipliner ayrıştırma politikasına muhalefet ediyor.

Yazara göre, toplumsal gerçekliğe ilişkin entelektüel faaliyet bir mücadeledir ve dolayısıyla ne bilim ile felsefe ayrıştırılabilir, ne de sosyal bilim disipliner parçalanmışlığa kurban edilebilir.

Zira her iki sistemik müdahale de toplumsal gerçeklik üzerinde eyleyen sosyal bilimin cendereye alınması anlamına gelir.

Kitabın, pozitivist, indirgemeci, mekanizm ve ekonomizm karşısında radikalizmin teorik cephesine katkı sunduğunu söylemeliyiz.

Entelektüel üretimlerin modern bilgi yapısının boğucu kıskacı ile “sterilizasyona” zorlanarak içeriksizleştirildiği bugün, Durmaz’ın çalışması, bir yıkıcı teorik eleştiri olarak radikalizme başvurmasıyla önemli.

Kitap, bu Cuma (19 Nisan) raflardaki yerini alıyor.

  • Künye: M. Nuri Durmaz – Marx’ın Yasaları: Onto-Epistemolojik Bir Okuma, Metis Yayınları, felsefe, 344 sayfa, 2019

Gökhan Atılgan – Behice Boran (2009)

Gökhan Atılgan’ın Behice Boran biyografisi, iki sene önce yayımlanmıştı.

Kitabın ikinci baskısı için yeni kaynaklardan yararlanılmış, anlatım bozuklukları giderilmiş, bazı ekler yapılmış ve kitabın sonuna da adlar dizini eklenmiş.

Çalışma, Türkiye’nin önemli Marksist aydınlarından Boran’ın siyasal ve entelektüel portresini çiziyor.

Beş bölümden oluşan kapsamlı kitapta, salt bir eylemci olmayan, toplum bilimlerinde çığır açmış çalışmaları bulunan Boran’ın hayatına ve çalışmalarına dair çok sayıda ayrıntıya ulaşmak mümkün.

Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal yapısının çözümlenmesinde sınıf analizini yetkin bir biçimde kullanışıyla öne çıkan Boran’ın, ülkedeki sosyalist düşünceye en büyük katkısı, bilindiği gibi, sosyalist devrim tezi.

Atılgan, Behice Boran’ın siyasal ve entelektüel serüveninin yanı sıra, Türkiye sosyalist hareketinin tarihini de izliyor.

  • Künye: Gökhan Atılgan – Behice Boran: Öğretim Üyesi, Siyasetçi, Kuramcı, Yordam Kitap, biyografi, 488 sayfa

Tektaş Ağaoğlu – Almanya’da Faşizm (2019)

Almanya’da faşizmin serüveni, her otoriter rejimin kendine çokça pay çıkarabileceği derslerle doludur.

Tektaş Ağaoğlu’nun bu kitabı ise, Türkiye’de faşizmin kurumsallaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, 1977’de yayımlanmıştı.

Yazarın Halim Togan takma adıyla yazdığı bu kitap, Nazilerin yükselişi ve düşüşünü ayrıntılı bir bakışla izliyor.

Kitap, yeteneksiz bir ressamın nasıl dünyanın başına bela olabileceğini ve daha da önemlisi, Adolf Hitler’in bir hiç olmasına rağmen, sanayicilerin, bankacıların ve büyük toprak sahiplerince kollanıp desteklenmesinin onu nasıl büyük bir canavara dönüştürebileceğini göstermesiyle dikkat çekiyor.

Bu yönüyle çalışma, Hitler’i kişi olarak merkeze almayıp, esas olarak onu iktidara getiren ve onu kullanan perde arkasındaki kişi ve kurumları çok iyi ortaya koymasıyla önemli.

Bu baskısında ayrıca 85 görselin de eklendiği kitaptan birkaç alıntı:

“Artık savaşmak kolay çünkü devletin bütün kaynaklarından yararlanacağız. Radyo ve basın elimizde. Bir propaganda şaheseri yaratacağız. Ve bu defa parasızlık da çekilmeyecek!”

“Bir kere iktidara geçtik mi, onu kimseye vermeyeceğiz. Bakanlıklara bir daha ancak ölülerimizin üzerine basarak girebilirler.”

“Krupp, Thyssen, Karl Bosch, Siemens, Dr. Oetker, Audi, BMW, Daimler, Volkswagen, Porsche, Hugo Boss ve diğerleri Hitler ve Nazilere bolca para, öğüt, destek verdi; yol haritasını çizdi; köle işçiler için toplama kamplarının yerlerini belirledi.”

  • Künye: Tektaş Ağaoğlu – Almanya’da Faşizm, h2O Kitap, tarih, 208 sayfa, 2019