Zafer Yılmaz – Yeni Türkiye’nin Ruhu (2018)

Türkiye, her ânı sonu gelmeyecek gibi görünen siyasi ve ekonomik krizlerle dolu bir ülke.

Maalesef bu krizlere yakın zamanda daha şiddetlileri de eklenecekmiş gibi görünüyor.

Zafer Yılmaz da, bu topyekûn kriz halinin, devletin kendisinin basitçe bir kurum olmanın çok ötesine geçerek siyasetin ta kendisi haline gelmesini sağladığını ve her siyasal faaliyetin devletle ilişkisi üzerinden anlaşılmasını siyasetin tüm icracılarına dayattığını belirtiyor.

Yılmaz, çok değerli incelemesi ‘Yeni Türkiye’nin Ruhu’nda, bu saptamadan yola çıkarak Türkiye siyasetinde belirleyici olan güç mücadelesine yön veren duygusal yatkınlıkları, kanaat üretim yapılarını ve baskın tahayyül biçimlerini; başka bir deyişle, siyasal eylemin ve düşüncenin belirleyici koşullarını tartışıyor.

Yılmaz, temelde güç mücadelesi üzerine kurulu bu siyasetin, siyaseti siyasal topluluğun eşit kuruluşuna, haklara ve özgürlükçü siyasal eyleme dair bir mesele olmaktan çıkararak, mütemadiyen bu topluluğu temsil iddiasındaki devletin muhafazasına/bekasına dair bir soruna dönüştürdüğünü ve ayrıca demokratik kurucu siyasal eylemi sürekli kılma çabasının yanında, eşitlik ve özgürlük doğrultusunda hakları genişletmeye çalışan siyasal eylemi ve demokrasiyi kurumsallaştırma gayretini de bastırdığını gözler önüne seriyor.

Yılmaz’ın çalışmasının en çok önemli iki katkısından biri, yaşadığımız dönemin dinamiklerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyması, ikincisi de ümidimizi diri tutabilmemizi sağlayacak imkânları daha görünür kılması.

Zafer Yılmaz, siyasal teori, siyasal düşünceler tarihi, yoksulluk araştırmaları, toplumsal hareketler, otoriterliğin kaynakları gibi konularda çalışıyor.

7 Şubat 2017 tarihinde yayımlanan 686 no’lu kararnameyle, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” barış bildirisini imzaladığı için görevine son verilen Yılmaz, Potsdam Üniversitesi Genel Sosyoloji Kürsüsü’nde misafir öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam ediyor.

  • Künye: Zafer Yılmaz – Yeni Türkiye’nin Ruhu: Hınç, Tahakküm, Muhtaçlaştırma, İletişim Yayınları, siyaset, 238 sayfa, 2018

Caner Sancaktar – Özyönetim Düşüncesi (2015)

Liberal temsili demokrasiye, özel mülkiyete, kapitalist ekonomiye ve devletçiliğe karşı gelişen 250 yıllık bir birikime dayanan özyönetim düşüncesi, mevcut hayattan memnun olmamak, bunu değiştirmek anlamına gelir.

Caner Sancaktar bu birikimi, Rousseau’ya, “sosyalist özyönetim” sistemiyle yönetilmiş Yugoslavya’ya ve Marx’a uzanarak tartışıyor.

  • Künye: Caner Sancaktar – Özyönetim Düşüncesi, Ayrıntı Yayınları

Menderes Çınar – Vesayetçi Demokrasiden “Milli” Demokrasiye (2015)

Türkiye demokrasisinin gelişimi içinde AKP, nasıl bir ilerlemeye veya gerilemeye işaret ediyor?

Menderes Çınar bu kitabında, Gezi direnişi, yolsuzluklar ve Cemaat operasyonu gibi kırılma noktalarını da hesaba katarak AKP’nin vesayetçiliğe karşı iktidarını pekiştirirken ülkede istikrarlı bir demokrasiyi sağlayamamasının nedenlerini tartışıyor.

  • Künye: Menderes Çınar – Vesayetçi Demokrasiden “Milli” Demokrasiye, Birikim Yayınları

Nesrin Uçarlar – Hiçbir Şey Yerinde Değil (2015)

Çatışma sonrası süreçte, adalet ve geçmişle yüzleşme talepleri nasıl karşılanmalı?

Muş, Bitlis, Van, Hakkâri, Mardin, Batman, Diyarbakır ve İstanbul hattında yapılan 56 görüşmeden yola çıkarak bu soruya yanıt arayan Nesrin Uçarlar imzalı bu çalışma, Kürt coğrafyasında devlet şiddetini yaşamış tanıkların anlatımlarını ve taleplerini kayda geçiriyor.

  • Künye: Nesrin Uçarlar – Hiçbir Şey Yerinde Değil, İletişim Yayınları

Onur Bütün – Yedi Kat Yerin Altından Uğultular Geliyor (2015)

Türkiye maden işçilerinin en önemli deneyimlerinden olan, Yeraltı Maden-İş Sendikası’nın kapsamlı bir tarihi, bu kitapta.

Onur Bütün’ün, söyleşilerle desteklediği muazzam çalışması, sendika bünyesinde komite ve konseylerin nasıl kurulduğu ve işlediğinden işgal edilen ve yasadışı üretim yapan maden ocaklarında üretim sürecinin nasıl organize edildiğine, konuyu zengin bir çerçevede ele alıyor.

  • Künye: Onur Bütün – Yedi Kat Yerin Altından Uğultular Geliyor, Dipnot Yayınları

William James – Pragmatizm (2015)

Bizzat pragmatizmin kurucusunun kaleminden, pek bilinmeyen ya da eksik anlaşılan bu felsefi kurama dair temel bir eser.

William James ilk baskısı 1907’de yapılan kitabında, sekiz derste, pragmatizmin ne olduğundan pragmatik doğruluk teorisine ve pragmatik bakış açısı ile rasyonalist bakış açısı arasındaki farklara pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: William James – Pragmatizm, çeviren: Tahir Karakaş, İletişim Yayınları

William Davies – Mutluluk Endüstrisi (2018)

Mutluluğa karşı olunabilir mi?

Aristoteles mutluluğu –ahlaki açıdan daha geniş anlamıyla– insanlığın nihai amacı olarak görüyordu.

Bu kuşkusuz herkesin katılmayacağı bir yorum.

Nietzsche ise, “İnsanlar mutlu olmak için çabalamaz; bu sadece İngilizlere özgü bir davranıştır,” demişti.

Öte yandan pozitif psikoloji ve mutluluk ölçümü 1990’lardan bu yana siyasi ve ekonomik kültürümüze nüfuz etti ve bugün de, siyasetçilerle yöneticilerin mutluluk ve esenlik mefhumlarını sahiplenme şekline yönelik kaygılar artmış durumda.

Bunun yanı sıra “mutluluk bilimi”, nihayetinde çektikleri ıstıraplardan ötürü insanları sorumlu tutup –tabii dâhiyane bir şekilde onları ilaçla tedavi ederek– sorunu oluşturan koşulları yok sayacak bir konuma gelme riski taşıyor.

İşte William Davies’in şahane çalışması ‘Mutluluk Endüstrisi’, yeni nesil kapitalist sistemin mutluluğumuzu bahane ederek yaşamımızın kontrolünü nasıl ele geçirdiğini gözler önüne seriyor.

Davies, hem büyük şirketlerin, piyasaların ve hükümetlerin, haz ve mutluluk arayışımızdan faydalanarak, tüketim davranışlarımıza nasıl yön verdiğini örnekler eşliğinde açıklıyor hem de bu korkunç kısırdöngüden nasıl kurtulabileceğimizi gösteriyor.

Kitabı, reklamların, motivasyon artırmaya yönelik işyeri terapilerinin, zindelik ve esenlik vaat eden guruların, yaşam koçlarının, spor hocalarının, pozitif psikoloji uzmanlarının ve mutluluk iktisatçılarının yarattığı statüye, güce, kariyere ve paraya odaklanmış bu tüketim sarmalının gerçekte neye hizmet ettiğini daha iyi kavramak isteyenlere şiddetle öneririz.

Kitaptan iki alıntı:

“Zihni izlenip ölçümlenmesi gereken kendine has davranış ve hastalıklara sahip, mekanik ya da organik bir nesne olarak gören bilimsel bakış açısı belki de sıkıntılarımızın çözümünden ziyade onları yaratan köklü kültürel nedenlerden biridir.”

“‘Mutluluk endüstrisi’ güçlüye zayıfın haklarını hatırlatmak yerine zayıfa güçlü olmayı dayatıyor. Rekabet ve acımasızlık sağlıklı sayılıyor.”

  • Künye: William Davies – Mutluluk Endüstrisi, çeviren: Müge Çavdar, Sel Yayıncılık, inceleme, 294 sayfa, 2018

Onur Atalay – Türk’e Tapmak (2018)

Onur Atalay’ın bu önemli çalışması, Kemalizmi, özellikle 1930’lardaki inşa ve gelişim süreci bağlamında, siyasetin dinselleşmesinin, kutsallaşmasının bir örneği olarak irdeliyor.

Atalay bunu yaparken, siyasetin kutsallaşması ile alakalı teorik çerçevenin iki savaş arası Türkiyesi tecrübesini ne oranda açıkladığını ve Türkiye’nin izlediği yolun Faşist İtalya, Nazi Almanya ve Bolşevik Rusya gibi dönemin “siyasal dinlerine” ne kadar benzediğini, hangi noktalarda onlardan ayrıldığını açıklığa kavuşturuyor.

Kemalizmin seküler din boyutunu çok yönlü bir şekilde irdelemesiyle, döneme dair yapılan çalışmalara önemli katkı sunan kitap,

  • Medeniyet, bilim, millet ve sonunda şef kavramlarının kutsallık halesiyle nasıl çevrildiğini,
  • Cumhuriyet’in “yeni insan”ının onlar vasıtasıyla nasıl mayalandığını,
  • Osmanlı’dan ve geleneksel inanç sisteminden kopuşun yarattığı manevi boşluk duygusunun farklı bir tarzda nasıl ikame edildiğini ortaya koyuyor.

Çalışma bütün bu yönleriyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin sadece ilk yıllarını değil bugününü de daha iyi kavramak için sağlam veriler barındırıyor.

  • Künye: Onur Atalay – Türk’e Tapmak: Seküler Din ve İki Savaş Arası Kemalizm, İletişim Yayınları, siyaset, 360 sayfa, 2018

 

 

Isaiah Berlin – Isaiah Berlin’le Konuşmalar (2009)

Yirminci yüzyıl liberalizminin önemli düşünürlerinden Isaiah Berlin, özellikle negatif ve pozitif özgürlük arasında yaptığı ayrımla bilinir.

İranlı felsefeci Ramin Jahanbegloo’nun, Berlin’le yaptığı beş söyleşiden oluşan ‘Isaiah Berlin’le Konuşmalar’, Berlin’in eserlerine iyi bir giriş niteliğinde.

Söyleşiler, Berlin’in düşünceler tarihi alanındaki çalışmalarında yer alan tarihselcilik, çoğulculuk ve özgürlük üzerine görüşlerini okura sunuyor.

Kitapta ayrıca, düşünürün, modern siyasetin doğuşu, on dokuzuncu yüzyıl Rus düşüncesi, kültürel görecilik, Aydınlanma karşıtlığı ve insan hakları gibi konulardaki fikirleri de yer alıyor.

  • Künye: Isaiah Berlin – Isaiah Berlin’le Konuşmalar, söyleşi: Ramin Jahanbegloo, çeviren: Zeynel Kılınç, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 203 sayfa

Ellen Meiksins Wood – Yurttaşlardan Lordlara (2009)

Ellen Meiksins Wood, önemli iktisatçılarımızdan Prof. Oya Köymen tarafından Türkçeye kazandırılan ‘Yurttaşlardan Lordlara’ başlıklı bu çarpıcı çalışmasında, emeğiyle geçinen mülksüz insanların hangi gerekçe ve dalaverelerle siyasetten dışlandıklarını irdeliyor.

Siyaset teorisinde eskiçağdan ortaçağa kadar aristokratlar, mülksüz insanlar ve devlet ilişkisini inceleyen Wood, devlete neden itaat edilmesi gerektiği, hangi koşullarda başkaldırılabileceği, eşitsizliğin meşrulaştırılması, demokrasi savunucuları ile karşıtlarının mücadelesi ve adaletin kıstasları konularını; Platon, Aristoteles, Cicero, Aquinolu Thomas gibi düşünürler üzerinden değerlendiriyor.

  • Künye: Ellen Meiksins Wood – Yurttaşlardan Lordlara: Eskiçağlardan Ortaçağlara Batı Siyasi Düşüncesinin Toplumsal Tarihi, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, siyaset, 255 sayfa