Nancy J. Davis ve Robert V. Robinson – Dinsel Hareketler ve Sosyal Refah (2015)

Mısır’da Müslüman Kardeşler, İsrail’de Sefarad Tevrat Muhafızları, İtalya’da Komünyon ve Kurtuluş, ABD’de Kurtuluş Ordusu…

Nancy Davis ve Robert Robinson’ın kaleme aldıkları bu çalışma, dünya çapında tanınmış, farklı ülkelerden dört dinsel hareketin dayandığı tarihsel, siyasi ve toplumsal kaynakların kapsamlı bir analizini sunuyor.

  • Künye: Nancy J. Davis ve Robert V. Robinson – Dinsel Hareketler ve Sosyal Refah, çeviren: Hasan Şen ve Balım Sultan Yetgin, İletişim Yayınları

Ahmet Gülen – Türkiye’de Partili Cumhurbaşkanı Tartışmalarının Kısa Tarihçesi (2018)

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından Mustafa Kemal Atatürk ve kendisinin ardından gelen İsmet İnönü, hem CHP Genel Başkanlığı ve hem de Cumhurbaşkanlığı görevlerini üstlenmişti.

Bugün sağ cenahta yer alan siyasetçiler şimdilerde canı gönülden “Partili Cumhurbaşkanlığı”nı savunurken, Atatürk ve İsmet İnönü’nün bu konumunu referans gösterse de, onların öncüleri olan Demokrat Parti idarecileri o zamanlar bugünkü sağ parti idarecileriyle tamı tamına zıt söylemlere sahipti.

CHP’ye muhalif parti idarecilerine göre Cumhurbaşkanı partisiz olmalı ve Devlet Başkanı partiler arası ilişkilerde bir tür hakem görevi üstlenmeliydi.

İşte Ahmet Gülen de bu önemli çalışmasında, ağırlıklı olarak çok partili dönemlerde kurulan muhalefet partilerinin “Parti Başkanlığı – Devlet Başkanlığı” birleşmesine değerlendirmelerinin ve buna yönelttikleri eleştirilerinin izini sürüyor.

1923-1950 arasında iktidarda bulunan CHP idarecilerinin eleştiriler karşısındaki tutum ve davranışlarını da irdeleyen Gülen’in çalışması, cumhuriyetin erken dönemi sayılan ilk 27 yılında ortaya çıkan “Partili Cumhurbaşkanı” tartışmalarına ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: Ahmet Gülen – Türkiye’de Partili Cumhurbaşkanı Tartışmalarının Kısa Tarihçesi (1923-1950), Tarihçi Kitabevi, tarih, 120 sayfa, 2018

Mahmut Memduh Uyan – Kardeşim Hepsi Hikâye! (2015)

Devrimci Yol Ana Gerilla Birliği Komutanı Mahmut Memduh Uyan’ın 1970’li yıllardan bugüne uzanan anıları.

Yazar, Ankara’daki öğrencilik yıllarını, bu dönemdeki mahalle direnişlerini; Karadeniz ve Dersim dağları ile Suriye ve Lübnan’daki faaliyetlerini; sonu gelmez işkencelerle geçen tutsaklık günlerini; Mamak ve Ceyhan hapishanelerindeki yıllarını anlatıyor.

  • Künye: Mahmut Memduh Uyan – Kardeşim Hepsi Hikâye!, Dipnot Yayınları

Chantal Mouffe – Dünyayı Politik Düşünmek (2015)

Neoliberal çağda etkili muhalefet geliştirmek mümkün mü?

Chantal Mouffe, alternatifin olmadığının söylendiği günümüzde, meydan okumanın farklı yolları üzerine düşünüyor.

“Agonistik çoğulculuk” adını verdiği bir demokrasi modeli geliştiren düşünüre göre siyasal düşünebilme, radikal olumsuzluğun ontolojik boyutunun tanınmasını gerekli kılar.

  • Künye: Chantal Mouffe – Dünyayı Politik Düşünmek, çeviren: Murat Bozluolcay, İletişim Yayınları

Süreyya Algül – DİSK (2015)

Türkiye’nin en önemli sendikal deneyimlerinden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu (DİSK), sendika-siyaset ilişkisi çerçevesinde ele alan nitelikli bir çalışma.

Süreyya Algül, 1967-1975 zaman aralağında, DİSK’in beslendiği siyasal kaynakları, DİSK kadrolarının politizasyon süreçlerini, bu süreçlerin genel olarak sendikal hareket ve siyasal örgütler içindeki yansımalarını irdeliyor.

  • Künye: Süreyya Algül – Türkiye’de Sendika-Siyaset İlişkisi: DİSK (1967-1975), İletişim Yayınları

Walter Benjamin – Walter Benjamin Kitabı (2018)

Kısa bir ömür sürmesine rağmen Walter Benjamin, ortaya koyduğu fikirlerle yirminci yüzyıl Batı düşüncesinin en etkili isimlerindendi.

Ve etkileri hiç sonlanmadı, bilakis son zamanlarda kendisine artan ilgide önemli bir artış da söz konusu.

Hannah Arendt’in “Zengin ve garip olan şeyleri, derinliklerindeki incileri ve mercanları alıp su üstüne çıkarmak için denizin dibine kadar inen bir inci avcısı,” dediği Benjamin, bir felsefeci ve eleştirel kuramcı olarak çok çeşitli alanlarda kalem oynattı.

İşte bu kapsamlı kitap da, Benjamin’in seçme yazılarını bir araya getiriyor.

Bu yazılar, estetik kuramından kültür kuramına, siyasal teolojiden Alman Romantizmine ve film kuramına, Benjamin’in ne denli zengin bir alanda düşünce ürettiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Walter Benjamin – Walter Benjamin Kitabı: Seçme Yazılar, hazırlayan ve çeviren: Tunç Tayanç, Dipnot Yayınları, felsefe, 542 sayfa, 2018

Simon Blackburn – Etik (2018)

Belki yozlaşmanın sınır tanımadığı günümüzde etik, kimi zaman pek karşılığı olmayan bir kavram ve olgu olarak görünebilir.

Öyle ya, Tanrı’nın olmadığının ilan edildiği günümüzde, ayrıca bilim de insanın hepten bencil, çıkarcı ve saldırgan bir varlık olduğunu her fırsatta yüzümüze vurmuşken.

Oysa etik, tam da zorlu zamanlarda sınanır ve asıl önemini ve vazgeçilmezliğini de böylesi zamanlardan alır.

Simon Blackburn, elimizdeki kitabında tam da bunu anlatıyor.

Yazar, şimdiye kadar arzu, mutluluk, özgürlük ve ölüm gibi temalar etrafında yürütülmüş etik tartışmaları bir baştan diğer başa kuşatıyor.

Blackburn bunu yaparken, hayatın anlamı üzerine bizi düşünmeye davet ediyor ve yaşadığımız dünyanın dehşetine ve yarattığı karamsarlığa rağmen etik değerler konusunda neden ümidimizi yitirmememiz gerektiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Simon Blackburn – Etik, çeviren: Erkan Uzun, Dost Kitabevi, felsefe, 194 sayfa, 2018

Raoul Vaneigem – Dokunulmaz Olan Hiçbir Şey Yoktur, Her Şey Söylenebilir (2018)

Orman kanunlarının geçerli olduğu yerlerde sesini yükselten her zaman en haklı olandır.

Raoul Vaneigem ise, düşünce özgürlüğünün akla hayale gelmeyen gerekçelerle kısıtlandığı bir dünyada, söz söyleme hakkının yalnızca medeniyetin en önemli ölçütü olmakla kalmayıp su ve ekmek gibi bir hak ve ihtiyaç olduğunu anlatıyor.

Vaneigem’in burada tanımladığı şekliyle düşünce özgürlüğü, sadece zorlu dönemlerde dikta rejimlerine kafa tutmak anlamına gelmiyor.

Kendisine göre düşünce özgürlüğü, çatışmalardan ve savaşlardan azade toplumlarda da, şeffaflığın sağlanması, iktidarın dizginlenmesi, büyük şirketlerin sömürüsünün önüne geçilmesi ve gücün baştan çıkarıcılığının insanları esir almaması için de hayati öneme sahip.

Vaneigem, okurunu, nasıl bir yaşam sürmek istediği üzerine düşünmeye ve zalimliğin hükümranlığını imkânsız kılacak sorumluluk sahibi bir birey olmaya davet ediyor.

Kitap, yazarın Türkçe baskı için kaleme aldığı bir Önsöz ile Cemal Bali Akal’ın ‘İfade Özgürlüğünü Sınırlamak Saçmalıktır’ başlıklı bir Sonsöz’le sunuluyor.

  • Künye: Raoul Vaneigem – Dokunulmaz Olan Hiçbir Şey Yoktur, Her Şey Söylenebilir: İfade Özgürlüğü Üzerine Düşünceler, çeviren: İrem Selin Nacar, Dost Kitabevi, siyaset, 85 sayfa, 2018

Michael Smith – Seçkin Katiller (2009)

Michael Smith ‘Seçkin Katiller’de, ABD’nin gizli özel istihbarat harekât timinin, yirmi beş yıllık kanlı hikâyesini anlatıyor.

Sunday Times gazetesinin muhabiri ve İngiliz ordusunda çalışmış bir istihbarat ajanı olan yazar, ‘Faaliyet’ ismini verdiği bu örgütün, “teröre karşı savaş” bahanesiyle yaptığı çalışmalarla ABD’nin dünya imparatorluğunu nasıl garantiye almayı amaçladığını gösteriyor.

‘Faaliyet’in birçok eski üyesiyle yapılan görüşmelere de yer veren çalışma, Vietnam’dan Kolombiya’ya, İtalya’dan Irak’a uzanan harekâtlarla, bu örgüt aracılığıyla karanlık ve kirli politikaların nasıl üretildiğini açığa çıkarıyor.

Kitap, Haluk Gerger’in önsözüyle okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Michael Smith – Seçkin Katiller, çeviren: İbrahim Bingöl, Timsah Kitap, siyaset, 371 sayfa

Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek – Tanrı’ya ve İnsana Dair (2018)

Kısa bir süre önce burada, sosyolog Zygmunt Bauman ile teolog Stanislaw Obirek’in iyi ile kötü, parçalanmış benlik, modern çağın karmaşaları, insanın ve medeniyetin geleceği üzerine diyaloglarını sunan ‘Dünyaya ve Kendimize Dair’ adlı kitaba yer vermiştik.

Yazarlar elimizdeki kitapta ise, her şeyden önce tüm insanlara aynı inancı, aynı değerleri ve bir yerde aynı düşünce biçimini dayatan anlayışlarla hesaplaşıyor ve farklı inançların, farklı düşüncelerin kendilerine hayat bulacakları bir dünyanın imkânlarını konuşuyorlar.

Yazarlar, manevi sıkıntılarını, bunları aşma umutlarını ve arınmaya dair fikirlerini farklı entelektüel ve kurumsal çerçevelerde kayda geçirse de, Bauman’ın da altını çizdiği gibi, farklı noktalardan yola çıkıp aynı yerde buluşuyorlar.

Dolayısıyla diyaloğu hem teorik hem de pratik alanda yapılmış bir egzersiz olarak düşünebiliriz.

Farklılıkların yaşayacağı bir dünyanın muhtemel yararlarıyla olduğu kadar, riskler ve tuzaklarla da dolu olabileceğini belirten yazarlar, farkındalığı ve öz-denetimi daha güçlü, daha iyi bir öz-kavrayışın yolumuzu aydınlatabileceğini düşünüyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek – Tanrı’ya ve İnsana Dair, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2018