Emilio Gentile – “Demokraside Halk Her Zaman Egemendir” (Yalan!) (2017)

İtalyan faşizminin ideolojisi ve kültürü, totalitarizm ve siyasal din konularında birçok çalışması bulunan Emilio Gentile, doğrudan, temsili, müzakereci, katılımcı ve özgürlükçü demokrasinin ve halkın egemenliğinin zayıfladığı ve demokratik faaliyetin hepten “sahne demokrasisi”ne dönüştüğü günümüzü ve bunun barındırabileceği muazzam tehlikeleri tartışıyor.

Gentile temsili demokrasinin, egemen halka sadece seçimlerde figüran olma rolü düştüğü “sahne demokrasisi”ne dönüştüğünü, bu nedenle günümüz demokrasilerinin ağır bir rahatsızlıktan mustarip olduğunu belirtiyor.

Demokraside halkın her zaman egemen olduğu beyanını hangi anlamda yanlış addettiğini ayrıntılı bir şekilde ele alan Gentile bunu yaparken de, 21. yüzyılın başından, dünyada demokrasinin düşmanlarını yenip muzaffer olmasından itibaren, zaman içinde geriye, köklerine doğru halk egemenliğinin zaferi için yürütülen uzun mücadelenin başlangıcı olan 18. yüzyılın demokratik devrimlerine uzanıyor.

Yazar, demokrasinin zafer kazanmasıyla beraber, gerçek demokrasilerde bir rahatsızlık belirtisi görüldüğünü, bütün bu rahatsızlıkların arasında temel ve en uyarıcı olanının da egemen halkta iktidarlara, demokratik kurumlara ve partilere karşı kendisinin artık egemen olmadığına dair giderek derinleşen kanaatle beliren hayal kırıklığı, hoşnutsuzluk ve güvensizlik olduğunu söylüyor.

Demokrasinin güncel tehlikelerine dair sağlam tezler barındıran bu ilginç kitaptan bir alıntı:

“Bugün demokrasiye, iktidarlara ve egemen halkın kendisine atfedilen bütün kusurlar arasında bence en feci olanları, ikiyüzlülük, yalan, kandırma ve sembolik olarak Put sözcüğünde özetlenebilecek, gerçeğin olduğu gibi kabul ve algılanması yerine, yanlış veya yanılsatıcı algılanması ve kavranmasına dair her şey.”

  • Künye: Emilio Gentile – “Demokraside Halk Her Zaman Egemendir” (Yalan!), çeviren: Volkan Çandar, İletişim Yayınları, siyaset, 134 sayfa

Guy Warneford Nightingale – Çanakkale Cephesinden Mektuplar (2014)

İtilaf Devletleri’nden bir askerin annesi, kız kardeşi ve babasına gönderdiği mektuplar, Çanakkale savaşının insani boyutunu gözler önüne seriyor.

Mektuplar, İngiliz askerlerin cepheye gelmeden önceki ve cephedeki psikolojilerini sansürsüz tasvir etmesiyle önemli.

  • Künye: Guy Warneford Nightingale – Çanakkale Cephesinden Mektuplar, çeviren: Yahya Yeşilyurt ve Recep Gülmez, Ötüken Yayınları, mektup, 200 sayfa

Erk Acarer – çArşı Ulan! (2014)

çArşı, Gezi Direnişi esnasında daha bir devleşerek diğer taraftar gruplarından hızla sıyrılıp öne çıkmıştı.

Erk Acarer, avangart haller ve mizah denince ilk akla gelen gruplardan olan çArşı’yı Gezi’deki sıra dışı eylemlerini çerçeve alarak anlatıyor.

Hem de grubu benzerlerinden ayıran anarşist ruhunu ve çArşı tarihinin önde gelen şahsiyetlerini ihmal etmeden.

  • Künye: Erk Acarer – çArşı Ulan!, Yitik Ülke Yayınları, anlatı, 136 sayfa

Lütfi Bergen – Kent-İslam ve Kapitalizm (2014)

İslamcılığın bir modernleşme ideolojisi, bir Batıcılık fikriyatı ve en nihayetinde sekülerlik olduğuna dikkat çeken yazılar.

“Batı’nın bilimini alalım” fikrinin İslâmî bir temeli bulunmadığını özellikle vurgulayan Bergen, rantta sınır tanımayan şimdinin kentleşme sürecini küresel kapitalizmin yeni kolonyal siyaseti olarak okuyor.

  • Künye: Lütfi Bergen – Kent-İslam ve Kapitalizm, Doğu Kitabevi, kent çalışmaları, 304 sayfa

Çetin Ağaşe – Belgelerle 17 Aralık (2014)

Kimilerini “yüzyıllık yolsuzluk” olarak tanımladığı 17 Aralık 2013 tarihli operasyonun ve sonrasında yaşananların dehşet uyandıran bir belgesel dökümü.

Çetin Ağaşe’nin bu kapsamlı çalışmasında 85 milyar Euronun nerelerden, nasıl gelip kimlere aktarıldığını adım adım ortaya koyan çok sayıda belge yer alıyor.

17 Aralık operasyonuyla Türkiye’nin gündemine oturan dudak uçuklatan çıkar çarkı, pekâlâ romanlara, filmlere konu olabilecek bol entrikalı, sağlam bir hikâye olarak da okunabilir.

  • Künye: Çetin Ağaşe – Belgelerle 17 Aralık, Parafiks Yayınları, siyaset, 368 sayfa

Noam Chomsky – Propaganda ve Toplumsal Zihin (2014)

Noam Chomsky’nin düşünsel serüveninin belli başlı duraklarını izlemek için şahane bir fırsat.

Düşünür, dil ve zihin hakkındaki görüşleri ile dilbilim teorilerini açıklıyor, günümüz medyası ve toplumsal alanda siyasetin inşa edilmesiyle ilgili tartışmalara da katkı sunuyor.

  • Künye: Noam Chomsky – Propaganda ve Toplumsal Zihin, söyleşiler: David Barsamian, çeviren: Zahit Atam, İthaki Yayınları, felsefe, 320 sayfa

Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar (2017)

Meşrutiyet ve Cumhuriyet gibi Türkiye’nin siyaset, kültür ve düşünce tarihinde önemli dönüşümler yaratmış iki tarihsel dönemin ülkenin aydınları üzerindeki etkileri nasıl oldu?

Mustafa Oral’ın bu soru anlamında büyük önem arz eden elimizdeki çalışması,  bu dönemin aydınlarını en iyi temsil eden on iki ismin düşünce ve tutumlarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Antonio Gramsci, “Bütün insanlar entelektüeldir, ama toplumda herkes entelektüel işlevi görmez.” demişti.

Bu toprakların aydınının neden sesinin hiç çıkmadığını, neden hayır diyemediğini ve neden uzun yıllardır süren bir inzivaya çekildiğini merak edenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitapta portrelerine yer verilen isimler ise şöyle:

Ziya Gökalp, M. Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Tuncer Baykara, Mükrimin Halil Yinanç, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Tansel, Falih Rıfkı Atay, Halide Edip Adıvar, İsmail Habip Sevük ve Faruk Nafiz Çamlıbel.

  • Künye: Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar, Yeni İnsan Yayınevi, tarih,

Gamze Yücesan-Özdemir ve Ali Murat Özdemir – Sermayenin Adaleti (2008)

Gamze Yücesan-Özdemir ve Ali Murat Özdemir, ‘Sermayenin Adaleti’nde, Türkiye’deki emek ve sosyal politika ilişkisini inceliyor.

Kitabın ‘Emek Sürecinin Örgütlenmesi’ başlıklı ilk bölümü, Türkiye’de son dönem emek örgütlenmesi ve bu alanda yapılan çalışmaları,

‘Bir Baskı Aracı Olarak Emek Piyasası’ başlıklı ikinci bölüm, Türkiye emek piyasasını, yapısını, işleyişini, içerdiklerini ve dışladıklarını,

‘Sosyal Politikanın Dönüşümü’ başlıklı üçüncü bölüm ise Türkiye’de sağlık ve sosyal güvenlik gibi sosyal politikanın temel alanlarındaki dönüşümü inceliyor.

Ekonomi politik yöntemi benimseyen çalışma, emeği tekrar akademinin gündemine almasıyla önemli.

  • Künye: Gamze Yücesan-Özdemir ve Ali Murat Özdemir – Sermayenin Adaleti, Dipnot Yayınları, siyaset, 239 sayfa

Andrey Vladimiroviç Anikin – Marx Öncesi Siyasal İktisat (2008)

Sovyet İktisatçı Andrey Vladimiroviç Anikin’in, siyasal iktisat hakkında uzmanlık bilgisine sahip olmayan genel okura hitap eden çalışması ‘Marx Öncesi Siyasal İktisat’, köleci toplumun siyasal iktisadından 19. yüzyıl ortalarının siyasal iktisadına giden yolu anlatıyor.

Anikin’in çalışması, 1975 yılında yayınlandığından bu yana, bu alandaki en önemli eserlerden biri sayılıyor.

Bunun başlıca nedenlerinden biri de, yazarın kolay anlaşılabilir, popüler bir dil kullanması.

Bunun dışında, siyasal iktisadın tüm devrelerinin, ilk zamanlarından başlayarak derli toplu bir şekilde sunulması, kitabı nitelikli kılan başlıca etkenlerden.

  • Künye: Andrey Vladimiroviç Anikin – Marx Öncesi Siyasal İktisat, çeviren: Aydemir Güler, Yazılama Yayınları, siyaset, 418 sayfa

Michael Lebowitz – Bugünden Kuralım: 21. Yüzyıl İçin Sosyalizm (2008)

Güney Amerika’daki sol hükümet deneyimleri, günümüzün sol siyaseti için büyük bir umut kaynağı oldu.

İşte İktisat profesörü Michael Lebowitz’in ‘Bugünden Kuralım’ isimli bu kitabında yer alan makalelerin çoğu, Venezuela’da yaşanan somut gelişmeler üzerinden, sol siyasetin geleceği kurmasının ne şekilde mümkün olabileceğine kafa yoruyor.

Venezuela’da bizzat bulunarak, buradaki yeni oluşumu inceleyen Lebowitz, bir sosyalizm tasavvuru için anti-kapitalizmin ötesine geçmenin bir zorunluluk olduğunu ve bunun şartlarının da Venezuela’da yaşanan çarpıcı süreçte çok net bir şekilde görülebileceğini söylüyor.

  • Künye: Michael Lebowitz – Bugünden Kuralım: 21. Yüzyıl İçin Sosyalizm, çeviren: Pelin Üçer ve İbrahim Akbulut, Yordam Kitap, siyaset, 159 sayfa