Vitali Solomonovic Vygodski – Büyük Bir Keşfin Hikâyesi: Kapital (2008)

Vitali Solomonovic Vygodski, ‘Büyük Bir Keşfin Hikâyesi: Kapital’de, Marx’ın bu ünlü eserinin ortaya çıkış serüvenini anlatıyor.

Çalışma, Marx’ın bu eserinde teorize ettiği ekonomik öğretisini, bizzat kendisinin kişisel gelişimi ve evrimi içinde anlamaya çalışmasıyla önemli bir konuya eğiliyor.

Vygodski’nin özenli çalışmasında,

Marx’ın kapitalist üretim tarzının yasalarını nasıl keşfettiği,

Artı Değer gibi teorileri ‘Kapital’e almadan önce bunları ne şekilde tamamladığı,

Burjuva ekonomi politiğinin yetersizliklerini nasıl aştığı,

Ve ekonomi bilimini işçi sınıfı açısından nasıl devrimci bir hale getirdiği gibi konular tartışılmakta.

  • Künye: Vitali Solomonovic Vygodski – Büyük Bir Keşfin Hikâyesi: Kapital, çeviren: Atilla Özdemir, Daktylos Yayınları, inceleme, 173 sayfa

Kolektif – Kuşku ile Komşuluk: Türkiye ve Rusya İlişkilerinde Değişen Dinamikler (2017)

24 Kasım 2015’te Türkiye tarafından bir Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra, iki ülke arasındaki ilişkileri bütünüyle etkisi altına alan bir kriz yaşandı.

Yalnızca Moskova ve Ankara’nın iktidar koridorlarını değil, sıradan insanları da etkileyen bu kriz, daha sonra karşılıklı adımlarla kısmen aşılsa da, iki ülke arasında oluşan şüphe ve kırgınlıkları tümüyle silip atamadı.

İşte bu nitelikli derleme de, bu bunalımdan yola çıkarak iki ülkenin tarihsel ve güncel ilişkilerinin kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Kitapta irdelenen kimi önemli konular:

  • Türkiye ve Rusya arasındaki benzerlikler,
  • Rus Kilisesi’nin tarihsel rolü,
  • 1945’teki Türkiye-SSCB krizinin temel sebepleri,
  • Soğuk Savaş döneminde Türkiye-Rusya ilişkilerinde Suriye boyutu,
  • Rusya Federasyonu ders kitaplarında Osmanlı-Türk imgesi,
  • 1992’den itibaren iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesini sağlayan koşullar,
  • Türkiye-Rusya askeri rekabetinin dönüşümü,
  • Türkiye-Rusya ilişkilerine Avrupa Birliği etkisi,
  • Rusya’nın Suriye krizindeki müdahalesinin Türkiye’ye etkileri,
  • Ve Türkiye-Rusya enerji ilişkileri…

Çalışmaya yazılarıyla katkıda bulunan isimler de şöyle:

Ayşe Zarakol, Elçin Macar, Behlül Özkan, Kaan Kutlu Ataç, Evren Balta, Süheyla Demir, Şener Aktürk, Emre Erşen, Sıtkı Egeli, Erel Tellal, Mitat Çelikpala, Ayşem Biriz Karaçay, Fulya Hisarlıoğlu, Sinem Akgül-Açıkmeşe, Gencer Özcan, Sezin Öney ve Sinan Birdal.

  • Künye: Kolektif – Kuşku ile Komşuluk: Türkiye ve Rusya İlişkilerinde Değişen Dinamikler, derleyen: Gencer Özcan, Evren Balta ve Burç Beşgül, İletişim Yayınları, siyaset, 358 sayfa

Vamık D. Volkan – Göçmenler ve Mülteciler (2017)

Göçmen ve mülteci konusu, birçoğumuza bugünün bir sorunu olarak görünse de, gelecekte daha da içinden çıkılmaz bir hal alması bekleniyor.

Kendisi de bir göçmen olan Vamık D. Volkan, kişisel deneyimleri ve klinik gözlemleri ile psikanalitik kuramların ışığında, göçmen ve mülteci sorununa odaklanıyor.

Yalnızca göçmenlerin değil, onların gittiği yerlerin sakinlerinin psikolojilerine de odaklanmasıyla önem kazanan kitap, siyasetin bu konuda yaşadığı çözümsüzlüklerin aşılması için kimi çıkış yolları da sunuyor.

Göçmen ve mültecilerin yaşadıkları ve bizim farkında olamadığımız psikolojik travmaları ortaya koyan kitap, kapsamı ve zenginliğiyle hem bu alanda çalışanlara hem de mülteci olmanın ne anlama geldiğini, bunun ruhumuzda yarattığı yarılmayı merak eden her okura hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Vamık D. Volkan – Göçmenler ve Mülteciler, Pusula Yayınevi, siyaset, 151 sayfa

Derya Sazak – İtirazım Var (2017)

1983 yılında muhabir olarak Milliyet gazetesine giren ve burada 30 yıl boyunca çeşitli görevler alan ve en son gazetenin genel yayın yönetmenliğini sürdürürken İmralı Zabıtları ve Gezi Direnişi haberleri nedeniyle gazeteden ayrılan Derya Sazak’ın bu sürece dair deneyim ve anıları.

  • 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde neler yaşandı?
  • Öcalan’ın “paralel devlet” uyarısı ne anlama geliyordu?
  • Meclis darbe komisyonundan çıkan sonuçlar bize ne söylüyor?
  • Brüksel kaynaklı 15 Temmuz istihbarat raporunda ne diyordu?
  • Sabancı cinayetinde gizemini koruyan noktalar ne?
  • MİT Müsteşarı Koman “İçinizden birileri öldürülecek” sözünü kimlere söyledi?
  • Ahmet Altan’ın “Atakürt” başlıklı yazısına kimler ne tepki verdi?
  • Siyasetçiler ile gazetecilerin 28 Şubat muhtırasına karşı tavrı nasıldı?
  • Çiller zamanında örtülü ödenekten 500 milyar nereye gitti?
  • Aydın Doğan iktidarla nasıl barıştı?
  • Orhan Pamuk’un “Hayır” dediği röportajının Hürriyet’te yayımlanmama sürecinde neler yaşandı?
  • Hürriyet’in Sabiha Gökçen manşeti nasıl korkunç sonuçlar doğurdu?

Derya Sazak’ın kitabında bu ve bunun gibi pek çok sorunun yanıtı aranıyor.

Kitap, yalnızca medyada uzun yıllar çalışmış bir gazetecinin anıları olarak değil, yakın dönem Türkiye’sinde siyasetin ve medyanın asıl amacından nasıl uzaklaştığını ve aralarında bulunması gereken mesafeyi ne denli ihlal ettiklerini açıkça görmek için de okunmalı.

  • Künye: Derya Sazak – İtirazım Var, İletişim Yayınları, medya, siyaset, 312 sayfa

James C. Scott – Devlet Gibi Görmek (2008)

James C. Scott, alt başlığı ‘İnsanlık Durumunu Geliştirmeye Yönelik Projeler Nasıl Başarısız Oldu?’ olan bu kitabında, yüksek modernizmin doğası gereği barındırdığı tehditlere ve yaratmış olduğu tahribatlara odaklanıyor.

Yazar, yüksek modernizmi, kalıcı soyadlarının, nüfus ve kadastro kayıtlarının yaratılmasıyla, ağırlık ve ölçü birimlerinin, dilin standartlaşmasıyla kendini dayattığını ve bunun toplum mühendisliğiyle de doruğuna ulaştığını söylüyor.

Sovyet kamulaştırması, Çin’deki Büyük Atılım ve Tanzanya’daki zorunlu yerleşikleştirme, Scott’ın tartıştığı toplum mühendisliğine, yani “geliştirmeye” yönelik devlet projelerine birkaç örnek.

  • Künye: James C. Scott – Devlet Gibi Görmek, çeviren: Nil Erdoğan, Versus Kitap, sosyoloji, 666 sayfa

Uğur Tanyeli – Yıkarak Yapmak: Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık (2017)

Uğur Tanyeli, mimarlık kuramına önemli katkılar sunan yeni kitabında, mimarlık bilgi alanındaki egemen iktidar yapılarını, yani mimarlık söylemlerini, önyargılarını, stereotiplerini ve inançlarını sorunsallaştırıyor.

Tanyeli’nin burada hesaplaştığı ikinci husus ise, mimarlık söylemlerindeki gizli totalitarizm.

Yazara göre, mimarlık düşüncesinin çoğu metninde, dünyanın kişisel bir beceriyle cennet kılınabileceği gibi totaliteryen bir beklentiden söz edilir.

Mimara fırsat verilirse, tüm sorunlarımızı rasyonel mesleki kavrayışıyla çözeceği inancının beyhude olduğunu düşünen Tanyeli, böyle bir inancın, örtük bir biçimde siyasal iktidarların diktatoryel tutumuna su taşıdığını söylüyor. Çünkü mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısadır ve her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya işaret etmektedir.

Kitabın öne çıkan kimi konularını şöyle özetleyebiliriz:

  • Mimarlık düşüncesinin altmetni olarak totalitarizm,
  • Yenilik, icat, yaratıcılık ve diğer mimarlık mucizeleri,
  • Mimarlıktaki kutsallık illüzyonları,
  • Anarşist mimarlığın imkânları…

Künye: Uğur Tanyeli – Yıkarak Yapmak: Anarşist Bir Mimarlık Kuramı İçin Altlık, Metis Yayınları, mimari, 376 sayfa

Ellen Meiksins Wood – Sermaye İmparatorluğu (2014)

Ellen Meiksins Wood, Oya Köymen’in yetkin çevirisiyle Türkçeye kazandırılan ‘Sermaye İmparatorluğu’nda, Doğu-Batı ekseninde tarihsel bir gezintiye çıkarak yeni ve eski emperyalizmin özgüllüklerini ortaya çıkarıyor.

Wood’un ayrıntıcı bakışının en iyi örneği diyebileceğimiz kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Kapitalizmde iktisadi ve siyasi güç arasındaki ilişkilerin dönüşümü,
  • Kapitalizmin iktisadi zorunluluklarının genişlemesi,
  • İngiltere’nin egemenliğinin İrlanda’ya ve denizaşırı Amerika’ya yayılması,
  • Tarihte Arap, Çin, Hollanda ve Roma gibi uygarlıklarda emperyalist güç ilişkileri,
  • Günümüzün ABD egemenliğindeki “küreselleşme” ve bu yeni emperyalizmin doğurduğu sonsuz savaş döngüsü.

Künye: Ellen Meiksins Wood – Sermaye İmparatorluğu, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, inceleme, 190 sayfa

Yevgeni Primakov – Politikanın Mayınlı Tarlası (2008)

Yevgeni Primakov’un anıları, Rus politik ve toplumsal yaşamının çok katmanlılığını göstermesiyle dikkat çekiyor.

Primakov, Rusya’da Dış İstihbarat Servisi Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi önemli görevler üstlendi.

Gorbaçov ve Yeltsin dönemlerinde görev almış bir siyasetçi olan Primakov, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına; toparlanma sürecinde yaşananlara; Çeçenistan ve Balkanlar’daki sıkıntılara; Körfez Savaşı’nda Rusya’nın diplomatik faaliyetlerine; Ortadoğu’daki gelişmelere ve Soğuk Savaş’ın ardından gelen yeni dünyaya tanık olmuş bir isim.

Kitap, bu çalkantılı dönemi yaşayan bir siyasetçinin birebir tanıklığını sunmasıyla önemli bir tarihi belge niteliğinde.

  • Künye: Yevgeni Primakov – Politikanın Mayınlı Tarlası, çeviren: Fatma Arıkan, Selis Kitaplar, anı, 464 sayfa

Ercan Çağlayan – Cumhuriyet’in Diyarbakır’da Kimlik İnşası (2014)

Ercan Çağlayan, tek parti iktidarında Diyarbakır’daki kimlik inşa sürecini, bu sürecin devlet ve halkın nazarında tekabül ettiği siyasal ve toplumsal düzlemi irdeliyor.

Cumhuriyet’in Diyarbakır’daki kimlik inşa sürecinin başta siyaset kurumu olmak üzere, umumi müfettişlikler, zorunlu iskân ve sürgün gibi demografik müdahaleler ile zorunlu eğitim, Türk Ocakları, Millet Mektepleri ve Halkevlerinin çalışmalarıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Çağlayan, Kemalist Cumhuriyet’in mekânı ve insanı ulusallaştırması üzerinden giriştiği kimlik inşasını Diyarbakır örneği üzerinden ortaya koymasıyla, alana önemli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Ercan Çağlayan – Cumhuriyet’in Diyarbakır’da Kimlik İnşası, İletişim Yayınları, tarih, 319 sayfa

Nedim Şener – Hayırsever Terörist: Yasin El Kadı (2014)

Nedim Şener, AKP iktidarı ile Türkiye’nin gündemine giren gizemli isimlerden Şeyh Yasin El Kadı’nın karanlık hikâyesini anlatıyor.

Şener, El Kadı’nın ABD’ye göre El Kaide’ye finans desteği sağlayan işadamlarından biri olduğunu ve ABD’nin girişimi ile BM Güvenlik Konseyi’nin, El Kaide’yle bağlantısı nedeniyle 17 Ekim 2001 tarihinde El Kadı’nın malvarlığını dondurma kararı aldığını hatırlatıyor.

Şener, BM’nin söz konusu kararının kaldırılmasından sonra, bu sefer de 17 Aralık ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonları ile gündeme gelen El Kadı’nın ilişkileri üzerinden, Türkiye’de Cemaat-Ticaret-Hükümet üçgeninin nasıl çalıştığını araştırıyor.

  • Künye: Nedim Şener – Hayırsever Terörist: Yasin El Kadı, Destek Yayınları, inceleme, 390 sayfa