İrfan Karaca – Apê Musa’nın Küçük Generalleri (2008)

İrfan Karaca’nın ‘Apê Musa’nın Küçük Generalleri’, sıcak savaşın yoğun bir şekilde yaşandığı 1992-97 yılları arasında Diyarbakır’da gazete dağıtımcılığı yapan çocukların maruz kaldıkları gözaltına alınmanın, işkenceye uğramanın ve ajanlık dayatmalarının bir belgeseli.

Gazete muhabirlerinin, yazarlarının, dağıtımcılarının, bayilerin ve okurların öldürüldüğü o günlerde, JİTEM, kontr-gerilla ve polis kıskacında gazete dağıtmak, hatırlanacağı gibi, inanılmaz zorluklar ve bedel ödemelerle yapılan işlerdi.

Karaca belgelerle desteklediği kitabı, çocukların başından geçenleri ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sererken, o sıkıntılı dönemde öldürülen gazeteci-yazar, muhabir, dağıtımcı, gazete bayii ve gazete çalışanlarının bir listesini de sunuyor.

  • Künye: İrfan Karaca – Apê Musa’nın Küçük Generalleri, Berçem Yayınları, siyaset, 311 sayfa

Nazif Ay – İslam’a Veda (2017)

Bizde, dinde hurafeler fazladır.

Türkiye’de iktidara gelmiş sağ partilerin çoğu da hem olan hurafeleri kullanmayı çok iyi bilir, hem de hurafe bulamadığı yerde onu icat etmede mahirdir.

Peki dindar tam olarak kime denir?

Din bilimleri alanında uzman Nazif Ay, Türkiye’de dinin ne olduğu ve dindarın tam olarak ne anlama geldiği üzerine düşünüyor.

Tarikat ve cemaatlerin dini ahlaktan uzaklaştırdığını belirten Ay, bu veriyi merkeze alarak bizdeki din anlayışına bakıyor.

Kitabın yanıtını aradığı sorular şöyle:

Mütedeyyin kesim tam olarak kimlerden oluşur?

Belli başlı tarikatlar hangileridir?

Fethullah Gülen mitinin İslamcı kesimdeki karşılığı nedir?

15 Temmuz dindarlar arasındaki bir çatışma mıydı?

Erdoğan’ın Başkanlık talebinin dini boyutu nedir?

Hz. Muhammed yaşasaydı, referanduma “evet” mi “hayır” mı derdi?

Din konusunda güncel tartışmalar için iyi bir kaynak.

  • Künye: Nazif Ay – İslam’a Veda, Librum Kitap, din, 248 sayfa

Franco “Bifo” Berardi – Gelecekten Sonra (2014)

Karl Marx ‘Grundrisse’de, kapitalist üretim mekanizmasını “çeşitli mekanik ve entelektüel organlardan oluşan geniş bir otomat” olarak gözlemlemişti.

İtalyan Otonomist Franco “Bifo” Berardi de bu çalışmasında, Marx’ın tezini dijital kapitalizmin yeni koşulları için tekrarlıyor.

“Otomatın”, yani emeğin organlarını ve kısımlarına parçalara ayırma ve yeniden düzenleme gücünün katbekat arttığını söyleyen Berardi, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin ağsal gücü sayesinde, kapitalist emek süreçlerinin emeği düzenleme kapasitesinin, sadece uzamsal olarak tüm dünyaya yayılmakla kalmadığını, zamansal olarak da yoğunlaştığını söylüyor.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Gelecekten Sonra, çeviren: Osman Şişman ve Sinem Özer, Otonom Yayıncılık, siyaset, 198 sayfa

Kolektif – İş Cinayetleri Almanağı 2013 (2014)

Soma’daki iş cinayeti, Türkiye çapında haklı bir infial yarattı.

Adalet Arayana Destek Grubu tarafından hazırlanan verilerine göreyse, geçen yıl ölen işçi sayısı en az 1235.

Bu tabloya, basına haber olmayan ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmiş işçilerimiz dâhil değil.

Almanak, Gökdere Köprü Barajı inşaatında 2012’de meydana gelen patlamanın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen halen naaşlarına ulaşılamayan beş işçiyi, 2011’de Elbistan’da meydana gelen göçükten beri 50 milyon metreküp toprağın altında ulaşılmayı bekleyen dokuz işçiyi ve bunun gibi ihmallerin kurbanı olmuş işçilerimizi unutmamaya davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – İş Cinayetleri Almanağı 2013, hazırlayan: Adalet Arayana Destek Grubu, Bir Umut Yayıncılık, almanak, 311 sayfa

Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili (2014)

Psikolog Marshall B. Rosenberg, genç yaşlarında karşılaştığı şiddete karşı barışçıl bir alternatif sunmak için, karşılaştırmalı din bilimleri ekseninde şiddetin dil, düşünce ve iletişim tarzımızda aşılmasına ön ayak olması açısından şiddetsiz iletişim kuramını geliştirmişti.

Şiddeti “yıkıcı bir mitoloji” olarak tanımlayan ve bunun insanları nesnelere dönüştüren bir dille tamamlandığını söyleyen Rosenberg’in elimizdeki kitabı, kimi tarihsel ve güncel örnek üzerinden şiddetsiz iletişimin nasıl olması gerektiğini anlatıyor, okuruna kişisel, sosyal, siyasi ve kültürel alanda barış dilini nasıl inşa edebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili, çeviren: Vivet Alevi ve Can Baldan, Maya Kitap, psikoloji, 191 sayfa

Henry David Thoreau – Ekonomik İtaatsizlik (2014)

Sivil itaatsizlik kavramının babası, kalkınmacılık anlayışının azılı karşıtı Henry David Thoreau ‘Ekonomik İtaatsizlik’i yalnız, ormanda ve tüm medeniyetten uzak, Concord Massachussetts’teki neredeyse kendisiyle özdeşleşmiş Walden Gölü kıyısında yazdı. Thoreau metninde, “medeniyet”in insanı doğadan kopardığı gibi, onu nasıl kendi kendine yeten bir varlık durumundan her şeyi başkalarından bekleyen tembel ve pasif bir varlığa indirgediğini anlatıyor.

“Medeniyet”e ve şehir hayatına bizi bağlayan tek şeyin ekonomik gerçekler olduğunu düşünen Thoreau, en başta ekonomik anlamda itaatsiz olmayı öğrenmemiz gerektiğini belirtiyor.

  • Künye: Henry David Thoreau – Ekonomik İtaatsizlik, çeviren: Eylül Desen Kaytancı, Kafe Kültür Yayıncılık, siyaset, 112 sayfa

Étienne Balibar – Şiddet ve Medenilik (2014)

Eleştirel Marksist felsefeci Étienne Balibar, farklı yazı ve sunumlarını bir araya getiren ‘Şiddet ve Medenilik’te, günümüzün aşırı şiddet biçimlerine, bunlarda güvenlikçi ve otoriter reflekslerin ne derece etkili olduğuna odaklanıyor ve siyaseti şiddet karşıtı olarak tanımlayabilecek farklı medenilik stratejilerini tartışıyor.

Balibar’ın, hukuk, kurumlar, ideoloji ve siyasetin, şiddetin ortaya çıkışı üzerinde etkilerini aydınlatmasıyla ilgi çeken çalışması, şiddet ve iktidar ile şiddetin kapitalizm, emperyalizm, demokratik ve komünist hareketlerin 19. ve 20. yüzyıllardaki dokunaklı tarihiyle ilişkisini tartışmaya açıyor.

  • Künye: Étienne Balibar – Şiddet ve Medenilik, çeviren: Sevgi Tamgüç, İletişim Yayınları, inceleme, 391 sayfa

Kolektif – George Habaş: Düşle Gerçek Arasında (2008)

‘George Habaş: Düşle Gerçek Arasında’, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin kurucusu George Habaş’ın yazılarından, söyleşilerinden ve ölümünden sonra onun için kaleme alınan yazılardan oluşuyor.

Kitap temelde, Filistin’in mücadele geleneğinde önemli bir yer edinen Habaş’ın siyaset anlayışını aktarıyor.

Fakat kitap tam da bunun üzerinden Filistin’de yaşananların gerçekte tüm dünyayı nasıl etkilediğini ayrıntılarıyla ortaya koyarak, okurunu burada yaşananlarla empati kurmaya davet ediyor.

Kitap aracılığıyla, yüzlerce, hatta binlerce kez yıkıma uğrayan Filistin halkının, muazzam bir mücadele iradesi göstererek her seferinde küllerinden kendisini nasıl yeniden yaratabildiğine tanık oluyoruz.

Çalışma, bir diğer adı ‘El-Hakim’ olan Habaş’ın öyküsünün yanı sıra, Filistin’in, İsrail’in ve tüm Ortadoğu’nun trajik öyküsünü anlatıyor.

  • Künye: Kolektif – George Habaş: Düşle Gerçek Arasında, çeviren: Özge Kelekçi, Ceylan Yayınları, siyaset, 320 sayfa

Solmaz Kâmuran – “…Devlet ‘Çete’ Olmasın…” Dediğinizde (2008)

Solmaz Kâmuran, son kitabı “…Devlet ‘Çete’ Olmasın…” Dediğinizde’, Türkiye’de iktidarların baskısına uğramış sanatçı, bilim insanı ve aydınları, Çetin Altan’ın meslek hayatı boyunca maruz kaldıklarını örnekleyerek veriyor.

Altan, 1946 yılında muhabir olarak Ulus Gazetesi’nde çalışmaya başlamasından bugüne, Türk Ceza Yasası’nın tartışmalı maddelerine dayanılarak açılan 300’den fazla ceza davasından geçmiş.

Altan, Nilgün Cerrahoğlu’yla yaptığı bir söyleşide, “Ben istiyorum ki devlet çete olmaktan çıkıp hukuka otursun” dediği için hakkında 159. maddeye dayanılarak dava açılmıştı.

Kâmuran’ın çalışmasının ilk bölümü, genel kavramlar ve ceza yasasının tartışmalı maddelerinin tarihçesine; ikinci bölümü, Altan’a açılan bu davanın belgelerine ve dava sürecine ayrılmış.

Kitabın sonunda da, DGM tarafından hazırlanan Susurluk Çetesi’yle ilgili bir rapora yer verilmiş.

  • Künye: Solmaz Kâmuran – “…Devlet ‘Çete’ Olmasın…” Dediğinizde, İnkılap Kitabevi, siyaset, 301 sayfa

Olgan Akbulut – Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuk Zemini (2008)

Türkiye’nin bugününde yaşadığımız sorunların öne çıkanlarından biri de, farklılıklara tahammülün olmaması.

Hukukçu Olgan Akbulut bu kitabında, birlikte yaşamanın hukuki zeminini sorguluyor.

Yazar siyaset bilimi, sosyoloji, antropoloji, etnoloji, eğitim bilimi, psikoloji vb. disiplinlerin verilerinden de yararlanarak, şu anki güncel tartışmaları değerlendiriyor. Azınlıklar,

Etnik ve dilsel kimlikler,

Farklı kültürlerin korunması,

Ana dilde, ana dilinde eğitim,

Azınlık dillerinin mahkemelerde, kamu kurumlarında, radyo ve televizyon yayınlarında, trafik işaretlerinde kullanılması,

Bireysel haklar ve özerklik, kitapta irdelenen kimi konular.

  • Künye: Olgan Akbulut – Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuk Zemini, On İki Levha Yayınları, hukuk, 402 sayfa