Tülin Öngen – Prometheus’un Sönmeyen Ateşi (2014)

İlk baskısı 1994’te yapılan ve uzun zamandır tükenmiş ‘Prometheus’un Sönmeyen Ateşi’ gözden geçirilmiş üçüncü baskısıyla yeniden okurunun karşısına çıktı.

Tülin Öngen, kapitalist sistemin mutlak zaferini ilan ettiği, neoliberalizmin pervasızlıkta sınır tanımadığı bir dönemde kaleme aldığı çalışmasında, teknolojik gelişme süreçlerinin, üretimin ve emeğin örgütlenmesinde yol açtığı değişiklikleri ve bu değişikliklerin sınıf yapıları üzerindeki etkilerini araştırıyor.

Kitap, çağdaş sınıf gerçekliğinin yeni boyutlarını ortaya koyması ve kapitalist sınıf ilişkilerinin son yüzyıldaki serüvenini sergilemesiyle bilhassa önemli.

  • Künye: Tülin Öngen – Prometheus’un Sönmeyen Ateşi, Yordam Kitap, siyaset, 335 sayfa

Onur Öymen – Bir Propaganda Silahı Olarak Basın (2014)

Nazilerden günümüze, iktidarlar basını nasıl silah gibi kullanır? Onur Öymen yanıtlıyor.

Onur Öymen, geçmişte ve bugün basını çıkarları için kullanmak isteyenlerle basın özgürlüğü için mücadele edenlerin öyküsünü sunuyor.

Basının özellikle dış politikanın oluşturulmasında, uygulanmasında, başka ülkelerin halklarının etkilenmesinde oynadığı rolü anlatan Öymen, basının zaman zaman nasıl bir propaganda veya dış politika silahı gibi kullanıldığını örnekleriyle ortaya koyuyor.

Kitapta, dünya tarihinde hapse atılan ilk gazetecilerden yakılan ve yasaklanan kitaplara, 1. Dünya Savaşı’ndaki propaganda faaliyetlerinden Nazilerin basını nasıl kullandıklarına ve 21. yüzyıl medyasının durumuna kadar pek çok konu irdeleniyor.

  • Künye: Onur Öymen – Bir Propaganda Silahı Olarak Basın, Remzi Kitabevi, siyaset, 494 sayfa

Engin Güner – Özal’lı Yıllarım (2014)

Engin Güner uzun yıllar, sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başdanışmanlığı ile özel kalem müdürlüğü görevlerini yürüttü.

Bu süreçte Türkiye ve dünyada birçok gelişmeye tanıklık eden Güner, anılarını elimizdeki kitapta bir araya getirmiş.

Güner çocukluk döneminden aktif siyaset hayatına uzanan anılarında,

Özal dönemindeki özelleştirme politikalarını,

Körfez krizinde yaşananları,

Özal’ı en çok üzen olayları,

Özal’ın Kürt sorunu konusundaki fikirleri ile bu sorunun çözümü konusunda ne düşündüğünü,

SSCB ve ABD gezilerinde Bush ve Gorbaçov’la aralarında yaşanan ilginç diyalogları

Ve Özal’ın ölümünün ardındaki gizemleri buna dair şüphelerini anlatıyor.

  • Künye: Engin Güner – Özal’lı Yıllarım, Doğan Kitap, anı, 284 sayfa

Esra Arsan ve Savaş Çoban (haz.) – Medya ve İktidar (2014)

Farklı yazarların yer aldığı ‘Medya ve İktidar’, özellikle Gezi Direnişi esnasındaki tutumuyla sınıfta kalan, tarihi boyunca iktidar yanlısı olagelmiş Türkiye medyasını hegemonya, statüko ve direniş perspektiflerinden değerlendiriyor.

Kitapta,

Kemalist iktidar ve basın,

Türkiye medyasının ekonomi politiği,

Kamu için haber kaynağı teşkil eden ana akım medya dışındaki oluşumlar,

AKP iktidarı ve yeni medya karteli,

Ve birer alternatif medya organı olarak Özgür Gündem ve Birgün gelenekleri gibi konular irdeleniyor.

Kitaba Mustafa Sönmez, Semra Somersan, Hüseyin Aykol, Bedri Adanır, Ragıp Duran ve İsmail Saymaz gibi isimler de katkıda bulunmuş.

  • Künye: Kolektif – Medya ve İktidar, hazırlayan: Esra Arsan ve Savaş Çoban, Evrensel Yayınları, siyaset, 235 sayfa

Nilgün Tutal Cheviron – Küresel İletişim (2014)

Nilgün Tutal Cheviron, küreselleşme ve iletişim ilişkisini eleştirel ve ayrıntılı bir bakışla inceliyor.

Yazar ilk olarak, iletişim bilimlerinin küreselleşme söylemlerini nasıl bir ideolojik kurguyla meşrulaştırdığını tartışıyor, küreselleşme övgülerinin kendilerine dayanak yaptığı iletişim değerlerinin asla küreselleşme değerleri olamayacağını gözler önüne seriyor.

İletişim toplumu mitini yaratanların egemen ideolojinin yaygınlaştırılmasına nasıl katkıda bulundukları, Batı’da öteki algısının gelişimi ve ekonomik küreselleşmenin meşrulaştırıldığı uluslararası bir uzam olarak CNN televizyonu, Cheviron’un tartıştığı diğer konular.

  • Künye: Nilgün Tutal Cheviron – Küresel İletişim, Ekslibris Yayıncılık, inceleme, 240 sayfa

Aleix Saló – Euro Kâbusu (2014)

Aleix Saló, dünya ekonomisinin dönüm noktalarını adım adım takip ederek uygulanan yanlış politikalar sonucunda yaşanan önemli darboğazları saptıyor ve tüketim kültürünün toplumsal alanda yarattığı çürümeyi gözler önüne seriyor.

Saló,

11 Eylül saldırılarının Batı’da güvenlik öncelikli siyasetlerin öne çıkmasına nasıl bahane olduğunu,

Seattle ile başlayan küreselleşme karşıtı hareketlerin nedenlerini,

Küreselleşmenin neden şüphe çektiğini,

Sovyet Bloğu’nun çöküşünün ABD’nin ekonomik modelini yaygınlaştırmasına etkilerini,

Ve 2008’de ABD’de başlayan ekonomik krizin nasıl olup da Euro Bölgesi’ni alt üst ettiğini anlatıyor.

  • Künye: Aleix Saló – Euro Kâbusu, çeviren: Arda Koval, Say Yayınları, iktisat, 191 sayfa

Cihan Aksan ve Jon Bailes (haz.) – Güçlünün Silahı (2014)

Farklı yazarların katkıda bulunduğu ‘Güçlünün Silahı’, Amerikan devlet terörünü masaya yatırıyor.

Gilbert Achcar, Judith Butler, Noam Chomsky, Richard A. Falk ve Edward S. Herman gibi önemli isimlerin yazılarının yer aldığı kitap, Amerika’nın terör uygulamalarını uluslararası hukuk ve insan hakları, ahlak, meşruiyet ve sorumluluk bağlamında irdeliyor.

Kitapta Amerika’nın işkence terörü, medyada terör imgesi, terörizm araştırmaları ve akademi, uluslararası finans kuruluşları ve terör ekonomisi, ABD militarizminin yönlendirme gücü, İsrail devlet terörüne ABD desteği ve ABD’nin Latin Amerika’daki terör faaliyetleri tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Güçlünün Silahı, hazırlayan: Cihan Aksan ve Jon Bailes, çeviren: Serap Arslanpay, Metis Yayınları, siyaset, 265 sayfa

Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı (2008)

Yücel Sayman’ın ‘Özgürlük Zamanı’, kendisinin 2003 yılından bu yana, pazar günleri Evrensel gazetesinde kaleme aldığı köşe yazılarından yaptığı bir seçme.

Yazılar özgürlük konusunun yanı sıra, korkmak, kıstırılmışlık, söylenti üzerine siyaset yapmak, şiddet, yazmak, insan hakları, küreselleşme, barış hakkını savunmak, demokrasi, laiklik ve yargı gibi pek çok konuya uzanıyor.

“Özgürlük mücadelesi sonsuzluğa açılan yolu döşeme mücadelesidir. Bıkmak, usanmak, vazgeçmek, uzlaşmak, bırakıvermek, ihanet etmek yok!” diyen Sayman, kitabın sonunda yer alan ‘Ah Bir Özgür Olsam’ başlıklı bölümde de, okuyuculara özgürlük konulu bir yazı demeti sunuyor.

  • Künye: Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı, Evrensel Yayınları, deneme, 343 sayfa

A. Can Ataş – Küresel Hegemonya ve İşgal Demokrasisi (2008)

Can Ataş, ‘Küresel Hegemonya ve İşgal Demokrasisi’nde, Amerika’nın başını çektiği ve diğer sermaye birikimini tamamlamış ülkeleri de peşine kattığı küreselleşmeyi, diğer bir deyişle yeni sömürgeciliği tartışıyor.

Ataş’ın temel analizi, sermayenin yükselen gücünün, günümüzde küreselleşme adı altında başta ABD, sonra Avrupa devletleri ile yer yer Japonya’nın ekonomik güçlerini kullanarak Ortadoğu ülkeleri üzerinde kurmak istedikleri egemenliğe dayanıyor.

Ataş, sermayenin söz konusu tarihsel gelişimini anlatırken, coğrafi konumu ile enerji kaynakları açısından stratejik bir noktada bulunan Türkiye’nin bu süreç içindeki yerine ve küreselleşme karşıtı hareketin bugünkü konumuna odaklanıyor.

  • Künye: A. Can Ataş – Küresel Hegemonya ve İşgal Demokrasisi, Güncel Yayıncılık, siyaset, 214 sayfa

Ergin Yıldızoğlu – Laiklik Savunulmalıdır (2017)

Yıllar önce de, henüz iktidardaki AKP ile Fethullah Gülen’in arası bozulmadan çok önce, cemaatçi yapının devlet kurumlarında ve siyasette örgütlenmesinin ne denli tehlikeli olduğuna, bunun laikliğin ihlali anlamına geldiğine dair uyarılar yapılıyordu.

Fakat bu uyarılar, eski düzenden yana olanları tutucu refleksleri denip küçümsendi ve dikkate alınmadı.

Cemaatin neredeyse devleti tümüyle ele geçirdiği, artık herkesin malumu.

Bu gerçek, laikliğin neden taviz verilemez bir şekilde savunulması gerektiğinin güncel ve ne yazık ki trajik örneklerinden biri.

İşte Ergin Yıldızoğlu da bu kitabında, laikliğin neden önemli ve vazgeçilmez olduğunu gözler önüne seriyor.

Yazar, AKP’nin on dört yıllık iktidarını, tamı tamına bu bağlamda bir yeniden okumaya tabi tutuyor.

Kitap,

Siyasal İslamın laiklikle giriştiği savaşı,

AKP’nin AB, demokrasi ve bireysel özgürlükleri kendi çıkarına kullanarak iktidara yerleşmesi,

AKP’nin yükselişinde farklı tutumlar alan kişi ve kesimler,

Ve yaşanan son gelişmelerin laikliği neden önemli kıldığı gibi, pek çok konuyu tartışıyor.

Yıldızoğlu’nun çalışması, AKP iktidarının bir serencamı olarak okunabilir.

  • Künye: Ergin Yıldızoğlu – Laiklik Savunulmalıdır, Tekin Yayınevi, siyaset, 168 sayfa