Karl Marx – Fransız Üçlemesi (2016)

  • FRANSIZ ÜÇLEMESİ, Karl Marx, çeviren: Erkin Özalp, Yordam Kitap, siyaset, 495 sayfa

fransiz-uclemesi

‘Fransız Üçlemesi’, Karl Marx’ın Fransa’daki sınıf mücadelelerini konu alan üç çalışmasından oluşuyor. Bunlar, Şubat 1848 Devrimi ve sonrasında yaşanan gelişmelerin çözümlendiği ‘Fransa’da Sınıf Mücadeleleri’ ile ‘Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i ve 1871 Paris Komünü deneyiminin analiz edildiği ‘Fransa’da İç Savaş’. Fransa’da işçi sınıfının cumhuriyetin ilan edilmesindeki hayati rolü, işçi sınıfının kapitalist düzen ve onun siyasal kurumları hakkındaki yanılsamaları, yenilgilerden çıkarılması gereken dersler ve Louis Bonaparte’ın hükümet darbesi yapmasını mümkün kılan koşullar ile burjuva cumhuriyetçilerinin politikalarının bundaki etkileri, bu yazılarda ele alınan kimi konular.

Karl Marx – Hayal Et (2017)

  • HAYAL ET, Karl Marx, çeviren: kolektif, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 672 sayfa

hayal-et

Karl Marx’ın devasa külliyatından seçme metinler barındıran, David McLellan’ın editörlüğünü yaptığı nitelikli bir çalışma. Kitabın dünya çapında en iyi Marx antolojisi olduğu, önemli otoriteler tarafından dillendirildi. Burada Marx’ın 1837-1844’yi kapsayan ilk yazılarından geç dönem politik metinlerine uzanan ve polemik, mektuplaşma, felsefe, bilim, din, politik-ekonomi, ahlak ve hukuk gibi zengin çeşitliliğe sahip yazılar yer alıyor. Kitap hem Marx’ın düşünce evrenini öğrenmek için birebir hem de kendisi hakkında derinlikli çalışmalar yapmak açısından iyi bir başlangıç olmaya aday.

Işık Ergüden – Hapishane Çağı (2017)

  • HAPİSHANE ÇAĞI, Işık Ergüden, Sel Yayınları, siyaset, Işık Ergüden, Sel Yayınları, siyaset, 180 sayfa

hapishane-cagi

Etrafından koparılan, dört duvar arasına kapatılan insan bize ne ifade ediyor? Örneğin insanların neyle suçlandıklarını bilmedikleri, rehine gibi tutuldukları ve hukuk sisteminin adeta bir intikam aracına dönüştürüldüğü bugün? Kendisi de uzun yıllar cezaevinde kalmış, hem bir denemeci hem de iki yüzden fazla kitabın çevirmeni olan Işık Ergüden, hapishane ve kapatılma kavramları üzerine derinlemesine düşünüyor. Ergüden’in kitabı, hapishanenin insanlık dışılığını gözler önüne seriyor ve bundan da önemlisi, bütün bu baskı ve şiddet çarkına rağmen ayakta kalmanın, direnmenin, onurunu ve haysiyetini korumanın, zamana ve mekâna meydan okumanın ve umudu diri tutmanın bu süreçte neden hayati olduğunu gösteriyor.

Gérard Rabinovitch – Terörizm mi Direniş mi? (2017)

  • TERÖRİZM Mİ DİRENİŞ Mİ?, Gérard Rabinovitch, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayınları, felsefe, 84 sayfa

terorizm-mi-direnis-mi

Bütün kötü iktidarların ilk faaliyeti, dili yozlaştırmak, kavramları dejenere etmektir. Hep söylenegeldiği gibi tahakküm en başta dilde kurulur ve buradan başka alanlara yayılır. İşte Fransız filozof ve sosyolog Gerard Rabinovitch bu kısa ama öz yapıtında, manipülasyonun sınır tanımadığı günümüzde bilinçli olarak birbiriyle karıştırılan veya yersiz şekillerde kullanılan “terörizm” ve “direniş” kavramlarını zengin bir düşünsel zemin bağlamında hakiki anlamlarına kavuşturuyor. Yazar bunu da Sokrates’ten Arendt’e, Adorno’dan Benjamin ve Camus’ye pek çok düşünürün fikirleri ile 2. Dünya Savaşı’ndaki direnişin deneyimleri bağlamında yapıyor.

Gérard Chaliand ve Arnaud Blin (ed.) – Terörizmin Tarihi (2016)

  • TERÖRİZMİN TARİHİ, editör: Gérard Chaliand ve Arnaud Blin, çeviren: Bülent Tanatar, Nora Kitap, tarih

terorizmin-tarihi

Antikçağ’dan IŞİD’e, terörün çağlar boyu tezahür eden biçimlerini irdeleyen bir kitap. Zelotlar ve Haşhaşiler, modern terörün icadı, 19. yüzyılın anarşist teröristleri, savaşlar ve ulusal kurtuluş savaşlarında terörizm, intihar eylemleri, 11 Eylül’den sonra radikal İslamcı terörizm tehdidi, IŞİD döneminde cihatçılık gibi önemli bilgiler, bu kitapta.

Daron Acemoğlu ve James A. Robinson – Diktatörlük ve Demokrasinin Ekonomik Kökenleri (2016)

diktatorluk-ve-demokrasinin-ekonomik-kokenleri

Demokrasi toplumdaki sosyal uçurumları derinleştirmeye, çatışmayı beslemeye ve siyasette felce neden olabilir mi?

Bu, ekonomik büyüme için kötü müdür?

Bu soruların yanıtını arayan eldeki eser, demokrasinin ne yaptığını, nasıl meydana geldiğini ve ne tür güçlüklerle karşılaştığını tartışıyor.

  • Künye: Daron Acemoğlu ve James A. Robinson – Diktatörlük ve Demokrasinin Ekonomik Kökenleri, çeviren: Ebru Tutu, Sevil Kurdoğlu ve Ümit Tatlıcan, Bağlam Yayınları, iktisat, 2016

Ingmar Karlsson – Bölgeler Avrupası (2007)

  • BÖLGELER AVRUPASI, Ingmar Karlsson, çeviren: Turhan Kayaoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 104 sayfa

bolgeler-avrupasi

Ingmar Karlsson, ‘Bölgeler Avrupası’nda, günümüzde sık kullanılmaya başlanan bir kavram olan “Bölgeler Avrupası” kavramanı tarihsel ve güncel yönleriyle ele alarak, kavramın bugünkü kullanım alanlarını, özellikle de Avrupa Birliği’nin bugünü ve geleceğiyle ilişkili olarak tartışıyor. Karlsson, bölge kavramının Avrupa’da 15. yüzyıldan bu yana aldığı biçimleri idari bölgelerden, sosyal ve fonksiyonel bölgelere, makro ve yöresel bölgelerden, cephe bölgeleri ve ulusötesi bölgelere kadar inceliyor. Kitapta, Dr. Orhan Kurmuş’un kaleme aldığı, Karlsson’un yaklaşımını değerlendiren bir yazı da bulunuyor. Kurmuş, Karlsson’un incelemesini ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’ye uyarlayarak, hem okurların konuyu pratik bir şekilde anlamasını sağlıyor hem de AB üyeliği çerçevesinde, gelecekte bölgesellik üzerinden ülkede meydana gelebilecek gelişmeleri değerlendiriyor.

Werner Biermann ve Arno Klönne – Kapitalizmin Suç Tarihi (2007)

  • KAPİTALİZMİN SUÇ TARİHİ, Werner Biermann ve Arno Klönne, çeviren: Bülent Özçelik, Phoenix Yayınları, tarih, 205 sayfa

kapitalizmin-suc-tarihi

‘Kapitalizmin Suç Tarihi’, kapitalist dünya politikasının geçmişteki ve bugünkü görünümünü, yani modern emperyalizmi sistemli bir şekilde ele almayı amaçlıyor. Biermann ve Klönne’nin, Bush dönemine kadar olan dönemin suç kültürünü derledikleri bu çalışma, suç-kapitalizm ilişkisini kapsamlı bir şekilde inceliyor. 19. yüzyıl kapitalizmi, Avrupa’nın denizaşırı yayılışı, Amerika kıtasının kıymetli madenlerinin Avrupalı sömürgeciler tarafından çalınması, köle ticareti, Karayipler’de şeker tarımı, modernleşme yoluyla Hindistan tekstil sanayisinin ortadan kaldırılması ve petroldeki karanlık işler, kitapta karşımıza çıkacak belli başlı konular.

Faik Kurtulan – Paranın Baronları (2007)

  • PARANIN BARONLARI, Faik Kurtulan, Günizi Yayıncılık, siyaset, 324 sayfa

paranin-baronlari

Faik Kurtulan, ‘Paranın Baronları’nda, esas olarak, Soner Yalçın’ın ‘Efendi 2’ kitabında ele alınan konulara hem cevap vermeyi hem de ekleme yapmayı amaçlıyor. Kurtulan, Sabetayistlerin Türkiye’de birinci sınıf vatandaş olduklarını, ülkenin kilit yönetim kademelerinde, medyada, kültür ve sanatta doruk noktalarda bulunduklarını söylüyor. Yabancı dilde kaleme alınmış kitaplar, yurt dışındaki gazeteler ve yurt dışında yayınlanan internet sitelerini inceleyen Kurtulan, Illuminati-Sabetayizm ve Siyonizm’in birbiriyle kopmaz bağlar taşıdığını savunuyor. Sabetayizmi bir ideoloji olarak tanımlayan Kurtulan, bunun sadece bir ırk meselesi çerçevesinden anlaşılamayacağını, dünyanın bütününü kapsayan bir söylem olduğunu savunuyor.

D. L. Raby – Günümüzde Latin Amerika ve Sosyalizm (2007)

  • GÜNÜMÜZDE LATİN AMERİKA VE SOSYALİZM, D. L. Raby, çeviren: Ertan Günçiner, Yordam Kitap, siyaset, 365 sayfa

gunumuzde-latin-amerika

D. L. Raby, ‘Günümüzde latin Amerika ve Sosyalizm’de, çoğu zaman çağdaş sol hareketler için esin kaynağı olmuş Latin Amerika’daki devrimci hareketliliğin ayrıntılı bir analizini yapıyor. “Sovyetler Birliği’nin çöküşü sosyalizmin öldüğü anlamına mı geliyor?”, “Eğer öyle değilse, geleceğin sosyalizmi hangi ilkeler üzerinde yükselecek?” ve “Latin Amerika deneyimi, sosyalizmin geleceğine dair kuramsal tartışmalar nasıl bir katkı sağlayabilir?” gibi sorulara verilebilecek makul cevapların izini süren Raby, bu cevapları mümkün kılabilecek en güçlü pratiğin Latin Amerika olduğunu söylüyor. Küba ve Venezüella başta olmak üzere, kıta ülkelerindeki devrimci hareketleri tarihsel ve çağdaş özellikleriyle ele alan Raby, buradan hareketle, Hugo Chavez, Fidel Castro ve diğer devrimci önderlerin başarılarının kaynağına odaklanıyor.