Guglielmo Ferrero – Sezarların Kadınları (2009)

İtalyan tarihçi Guglielmo Ferrero ‘Sezarların Kadınları’nda, Antik Roma’da kişilikleriyle öne çıkmış kadınların biyografilerini veriyor.

Kitap, Livia, Julia, Agrippina, Octavia ve Messalina isimli bu kadınların yaşamlarını, devlet içindeki rolleri ve güçlü olmalarını sağlayan özgünlükleri çerçevesinden anlatıyor.

Ferrero bu anlatımını, kadınların kişiliklerinin yanı sıra, Roma İmparatorluğu’nda evlilik, aile yapısı, eğitim ve özgürlükler gibi konularla destekleyerek yapıyor.

Kitap, tarihin derinliklerinde unutulmaya terkedilmiş, Roma’nın yıkılışına kadar geçen döneme damgasını vurmuş kadınlar ile Roma’nın sosyal hayatına dair önemli ayrıntılar barındırıyor.

  • Künye: Guglielmo Ferrero – Sezarların Kadınları, çeviren: Şebnem Duran, İlya Yayınları, mitoloji, 187 sayfa

Bahattin Yaman – Sarayın Terzileri (2018)

Osmanlı padişah kıyafetlerine bakıldığında, klasikleşmiş bir tarzla karşılaşırız:

Başta sorgucuyla sarık, üstte kaftan, altta şalvar ve ayakta çizme.

Peki, sarayın giyimi nasıl standartlaştı?

Bahattin Yaman bu ilgi çekici çalışmasında, II. Mahmud’tan sonra bu klasik çizginin terkedilmesine kadar, Osmanlı’da küçük değişikliklerle tam üç asır sürdürülmüş bir giyim tarzının tarihsel gelişimini inceliyor.

Hassa kıyafet birimlerinin arşiv belgelerinden yola çıkan Yaman çalışmasında,

  • Osmanlı devlet geleneğinde giysinin önemini,
  • Osmanlı’da ölen sultanların giysilerini bohçalayarak saklama geleneğini,
  • Sarayın giyim standartlarındaki karakteristik özellikleri ve saray giyiminin gelişimini,
  • Hassa kıyafet üretim biriminin imparatorluk yöneticilerinin giyimindeki rolünü,
  • yüzyılda II. Mahmud dönemindeki Batılılaşma serüveninin saray giyimine etkilerini,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Künye: Bahattin Yaman – Sarayın Terzileri: 16-18. Yüzyıl Osmanlı Hassa Kıyafet Birimleri, Kitap Yayınevi, tarih, 79 sayfa, 2018

Stefan Zweig – Castellio Calvin’e Karşı (2018)

On altıncı yüzyılın reform hareketinin önderlerinden Calvin, Katolik Kilisesi’ne karşı mücadele ederken “düşünce ve inanç özgürlüğü”nü savunmuş ve zorlu bir savaştan sonra, Cenevre’de iktidarı ele geçirmişti.

Fakat iktidar süreci, Calvin’in bir diktatöre dönüşmesiyle sonuçlandı.

Bu dönemde insanları diri diri yaktıracak denli vahşileşmiş Calvin, kendi düşünceleri dışında her türlü fikri sert biçimde bastıran, topluma kendini zorla kabul ettiren bir tirana dönüşür.

Fakat Calvin’in diktatörlüğünün nefes aldırmadığı bu yıllarda, döneminin önde gelen bilginlerinden Sebastian Castellio, bu teröre isyan edecektir.

Calvin’in kendi görüşlerine aykırı fikirleri savunduğu gerekçesiyle Miguel Servet adında bir başka bilgini din adına yaktırmasından sonra Castellio, “Bir insanı öldürmek asla bir öğretiyi savunmak değildir, bilakis: Bir insanı öldürmektir.” diyecektir.

İşte tarihsel kişiliklere dair biyografileri çok sevilen Stefan Zweig, şimdi bu iki karakteri, yaşadıkları çağın gerçekleri içinde karşımıza çıkarıyor.

Zweig, Castellio bağlamında, zorbalığa karşı tek başına ayakta duran bir vicdanın çarpıcı mücadelesini sunuyor.

Kitap, sadece kendi dönemini değil, kendinden sonraki düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü mücadelesine büyük katkı sağlayacak Castellio’nun efsanevi mücadelesini bize yeniden hatırlatmasıyla önemli.

  • Künye: Stefan Zweig – Castellio Calvin’e Karşı: Ya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı, çeviren: Mustafa Topal ve Kıvanç Koçak, İletişim Yayınları, biyografi, 241 sayfa, 2018

Sam Stall – Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi (2009)

Sam Stall ‘Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi’de, tarihte en çok adı geçen kedileri anlatıyor.

Yazar, bilim, tarih ve sanata katkıda bulunan, büyük edebiyat yapıtlarına esin kaynağı olan birçok kedinin portresini veriyor.

Stall, genel olarak gamsız, nankör ve insan ırkının ne yaptığıyla ilgilenmeyen bir hayvan olarak bilinen kedi cinsinden bazı üyelerin, kendilerine özgü yollarla yüzyıllar boyu insanlık yararına gösterdikleri çabayı, eğlenceli bir üslupla anlatıyor.

Bu çabaya, ünlü kedilerin tümünün olumlu yönde katkıda bulunduğu söylenemez.

Zira Stall, bunlardan “karşı kahramanlar” olarak tanımlanabilecek olanlarının marifetlerini aktarmayı da ihmal etmiyor.

  • Künye: Sam Stall – Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi, çeviren: Ayşen Anadol, Can Yayınları, anlatı, 133 sayfa

Malcolm Barber – Tapınak Şövalyelerinin Yargılanışı (2009)

Malcolm Barber ‘Tapınak Şövalyelerinin Yargılanışı’nda, tarihte ve bugün Tapınakçılar aleyhinde öne sürülen suçlamaların ne ölçüde doğru olduğunu inceliyor.

Yaklaşık iki yüzyıl boyunca haçlı seferlerinde savaşan Tapınak Şövalyeleri, Fransa Kralı IV. Philippe’in emri ile tutuklanır.

Barber, şövalyelerin, İsa’yı reddetmek, kutsal haçın üzerine tükürmek, uygunsuz biçimde öpüşmek, eşcinsellik ve putlara tapınmak gibi ciddi suçlarla itham edilmesinden, beş yıl süren yargılamalar sonucunda tarikatın feshedilmesine kadar uzanan süreci inceliyor.

Yazar, kazığa dikilerek yakılma ve ömür boyu hapse mahkûm edilme gibi cezalarla sonuçlanan yargılamaları inceliyor.

  • Künye: Malcolm Barber – Tapınak Şövalyelerinin Yargılanışı, çeviren: Nuri Plümer, Phoenix Yayınları, tarih, 608 sayfa

John Steinbeck – Bir Savaş Vardı (2009)

John Steinbeck, 2. Dünya Savaşı’ndan gelişmeleri, savaş muhabiri olarak çeşitli cephelerde izlemişti. Yazarın o dönem Avrupa ve Afrika’dan gönderdiği yazılar da büyük ilgiyle karşılanmıştı.

Söz konusu yazıları barındıran bu kitap, insanları seven, onların acılarını hisseden Steinbeck’in ne denli duyarlı olduğunu göstermeleriyle büyük öneme haiz.

“Yıllarca korku tarafından sömürüldük biz, sadece ve sadece korku tarafından.” diyen Steinbeck, hâlâ etkisini sürdüren bu korkunçluğu kayda geçiriyor; büyük acılarla yüz yüze bırakılan insanları tasvir ediyor.

Bu yazılar kuşkusuz, Steinbeck’in “çok eskiden” dediği savaş kadar, günümüzün “barışçıl” dünyasını da tasvir ediyor.

  • Künye: John Steinbeck – Bir Savaş Vardı, çeviren: Ülkü Tamer, Remzi Kitabevi, anlatı, 198 sayfa

Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi (2018)

1960’ların ortalarında Amerika’da kurulan Kara Panterler, siyahilerin hakları için silahlı mücadele de dâhil olmak üzere yoğun bir mücadele yürütmüş ve hızla ülkenin gündemine oturmuştu.

Yazık ki bizde, Kara Panterler hakkında halen yeteri kadar kaynak bulunmuyor.

İşte, 1968 devrimci hareketinden gelen Terry Cannon’un şimdi Türkçeye kazandırılan elimizdeki kitabı, bu boşluğu doldurmaya aday bir çalışma.

Cannon’un coşkulu bir tarzda kaleme aldığı kitabı, Kara Panterler’in modern devletin ezilen kimliklere uyguladığı baskıya karşı nasıl bir duruş sergilediğini ve bu örgütün hem kurulduğu dönem hem de günümüz açısından ne gibi roller üstlendiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi: Tüm İktidar Halka, çevirmen: Esra Karaoğullarından, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 96 sayfa, 2018

Evelyne Bloch-Dano – Sebzelerin Efsanevi Tarihi (2015)

Evelyne Bloch-Dano, dünya kültür tarihinde ihmal edilmiş sebzeye hak ettiği değeri veriyor.

Lahana turşusunun Hollanda denizciliğinin gelişmesine katkısı ve cadılar bayramında balkabağından önce hangi sebzenin yer aldığı benzeri konular kadar, barındırdığı sebze yemekleri tarifleriyle de ilgiyi fazlasıyla hak eden bir kitap.

Kitaptan öğreneceğimiz diğer ilgi çekici konular ise şöyle:

  • Rönesans döneminde enginar, afrodizyak etkilerinden dolayı çok rağbet görüyordu.
  • Avrupalılar yerelması yemeyi Kanada yerlilerinden öğrenmişlerdi.
  • Marcel Proust taze fasulye tutkunuydu.
  • Gregor Mendel kalıtım yasasını bezelyeler üzerinden keşfetmişti.
  • Domatesin adamotuyla karanlık ilişkisi, Avrupalıların uzun süre ondan sakınmalarına sebep olmuştu.
  • Külkedisi balkabağından arabası sayesinde prensesliğe terfi etmiş, başka bir prensesin prenses olduğuysa bir bezelye tanesi sayesinde anlaşılmıştı.
  • Biber gazının ana maddesi olan capsaicine’i en yoğun olarak barındıran biber türlerinden biri Kuzey Hindistan’da keşfedilmişti…

Künye: Evelyne Bloch-Dano – Sebzelerin Efsanevi Tarihi, çeviren: Nihan Özyıldırım, Ruhun Gıdası Kitaplar

C. W. Ceram – Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler (2015)

Arkeolojinin insanoğlunun yarattığı ilk uygarlıklara dair keşiflerinin keyifle okunacak bir hikâyesi.

Eski çağın görkemli heykel ve tapınaklarından piramitlerin gizemlerine, Nemrut dağının altındaki saray söylentisinden II. Montezuma’nın hazinesine pek çok ilgi çekici konu, bu meşhur romanın konuları arasında.

  • Künye: C. W. Ceram – Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler, çeviren: Hayrullah Örs, Remzi Kitabevi

George Rudé – Fransız Devrimi (2015)

Hollanda’daki “yurtseverler” gibi, Avrupa’da güçlü toplumsal muhalefetler bulunmasına rağmen, 1789 devrimi neden Fransa’da gerçekleşti?

George Rudé bu nitelikli incelemesinde, toplumu dönüştürmeye yönelik etkiler yaratan bu ilerici atılımın ortaya çıkışını anlamak için, dönemin Fransız toplumuna, kurumlarına ve hükümet düzenine kapsamlı bir şekilde bakıyor.

Rudé bunu yaparken, dönemin sağlam bir toplumsal ve siyasi tasvirini yapıyor.

  • Künye: George Rudé – Fransız Devrimi, çeviren: Ali İhsan Dalgıç, İletişim Yayınları